THOMAS LOUGHEED | YAŞAM ÖYKÜSÜ
Yehova Hep Tam İhtiyacım Olduğunda Yardım Etti
1953 yılında 12 yaşındayken üniversite profesörü olan dedemi ziyaret ettim. O, Kanada Birleşik Kilisesi’nin dindar bir üyesiydi. Ancak bu ziyaret pek de hoş geçmedi. Neden?
Bir Yehova’nın Şahidi olan annem bana Kutsal Kitap’taki hakikatleri sevmeyi öğretti. Fakat dedem Şahitler üçlemeye inanmadıkları için onları eleştiriyordu. Sonra annemin yeni çıkan “Make Sure of All Things” (Her Şeyin Doğruluğunu Araştırın)a kitabını ceketimin cebine koyduğunu hatırladım. Kitabı cebimden çıkardım, “üçleme” konusuna baktım ve listedeki bazı ayetleri yüksek sesle okudum. Dedem de aynı ayetleri evindeki Kutsal Kitap’tan okudu. Aniden Kutsal Kitap’ı kapattı ve odadan çıktı. Kilise öğretisiyle Kutsal Kitap’taki hakikat arasındaki farkı görebiliyordu ancak bunu itiraf etmiyordu.
O gün yaşananlar sayesinde hakikatin bu olduğuna ikna oldum. Bu, Yehova’nın tam ‘ihtiyacım olduğunda’ yardım ettiği sayısız olaydan sadece biri (İbraniler 4:16). Size hikâyemi anlatayım.
Yehova Doğru Kararlar Vermeme Yardım Etti
Dedem gibi babam da Yehova’nın Şahitlerini pek sevmiyordu. Kariyer yapabilmem için eğitim almamı istiyordu. Fakat 14 yaşında, vaftiz olduktan kısa bir süre sonra, Bob Allen adında tecrübeli bir öncü hayatta ne yapmak istediğimi sordu. Beni dikkatle dinledi ve daha sonra şöyle dedi: “Eğer hayatta başarılı olmak istiyorsan, liseyi bitirdikten hemen sonra Yehova’ya tamgün hizmet etmeyi düşün.” Bob ve karısı Doll’un öncülük yapmaktan gerçekten keyif aldıklarını görebiliyordum. Yehova’nın hayatımın çok önemli bir noktasında bana doğru yolu gösterdiğini hissettim.
Liseyi bitirdikten sonra Kanada’nın Toronto şehrindeki evimizden, iyi haberi duyurmak için ihtiyacın büyük olduğu Ottawa şehrine taşındım. Babam genellikle sakin bir adamdı fakat ayrılacağım gün bir hoşça kal bile demeden kapıyı çarpıp işe gitti. Anneme “Senin oğlun paraya ihtiyaç duyarsa benden istemesin!” demiş. O günden itibaren bana oğlum demek yerine annesinin oğlu diye hitap etti. Hayal kırıklığı yaşadığını anlıyordum fakat öncülük yapma kararımdan vazgeçmedim.
Ottawa’da John Higgs adlı eski bir görevli vaiz beni “öncü evine” taşınmaya davet etti. O zamanlar birçok kişinin yaptığı gibi öncülerin beraber yaşayabileceği bir ev ayarlamıştı. Bu ev görevli vaiz evi gibiydi. Aralık 1959’da 18 yaşındayken öncülüğe başladım.
Ottawa’da birçok kişi kapıyı elinde Kutsal Kitap’la açıyordu ve kilise öğretilerini savunmaya hazırdı. Ben John’la birlikte hizmete çıkarken onun nazikçe konuştuğunu ve Kutsal Yazılardan mantık yürüttüğünü gördüm. Böylece birçok kişi onu dinliyordu. Bana şöyle dedi: “İyi haberi duyurmaktan daha fazlasını yap. Onlara Kutsal Kitap’ı öğret.” Onunla birkaç hafta boyunca hizmete çıktıktan sonra ben de tetkikler idare etmeye başladım.
Yehova İşbirliği Yapmama Yardım Etti
22 yaşındayken Beytel’de hizmet etmeye davet edildim. Bunu hiç beklemiyordum ve orada hizmet etmeyi hiç düşünmemiştim. Yine de kabul ettim ve dergilerin sevkiyat için paketlenmesinden sorumlu olan departmana tayin edildim. Bir gün gözetmenimiz bizden çalışırken kullandığımız sistemi değiştirmemizi istedi. Bu hiç hoşuma gitmedi ve benden yaşça büyük bir biradere fikrini sordum. O bana işbirliği yapmanın ve büyük resme odaklanmanın önemini açıkladı. Yehova uyum içinde olmanın değerini görmeme yardım etti (Mezmur 133:1).
Kız kardeşim Janet, İngiltere’den Susan isimli bir kızla öncülük yapmaya başladı. Arkadaş oldular ve ben de Janet aracılığıyla Susan’la tanıştım. Kısa bir süre sonra birbirimize aşık olduk. Ancak ben 4 yıl Beytel’de hizmet etmeye söz vermiştim. Sözümü yerine getirdikten sonra 1967’de evlendik. Susan ve ben özel öncü olarak hizmet etmek için Ontario’nun London şehrine tayin edildik.
Yehova İnsanları Sevmeme Yardım Etti
O zamana kadar sadece büyük şehirlerde yaşamıştım. Ancak 1969’da Susan ve ben İngiliz Kolumbiyası’nın kuzeyine tayin edildik. Orası seyrek nüfuslu bir bölgeydi. Bu bizim için çok büyük bir değişiklikti. Artık günlerimizi madencilerle, oduncularla, kovboylarla ve yerli halkla konuşarak geçiriyorduk. Bu insanlar bana yardımsever ve misafirperver olmak konusunda çok şey öğretti. Çevre hizmetinde iki yıl geçirdikten sonra 1971’de Gilead’ın 51. sınıfına davet edildiğimizde çok mutlu olduk. Mezun olduktan sonra Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki büroya tayin edildik.
Susan ve ben, Gilead Okulu’ndaki sınıf arkadaşlarımızla birlikte, Eylül 1971’deki mezuniyetimizden kısa bir süre önce
Bu ülkeye ayak bastığımızda daha önce gördüğümüz hiçbir yere benzemeyen bir dünyayla karşılaştık. Kanada’dan gelmiş olmanın da etkisiyle, ülkenin başkenti Bangui’ye vardığımız anda bizi ilk karşılayan şey kavurucu sıcak oldu. Sık sık yağan yağmur, geriye yoğun nem ve yemyeşil bir manzara bırakıyordu. Çoğu insan yürüyerek ulaşım sağladığından sokaklar çok kalabalıktı. Gürültülü yıpranmış araçlar içlerine alabildikleri kadar yolcu taşıyordu. Kısmen asfaltla kaplanmış caddeler zamanla koyu kırmızı toprağın oluşturduğu tozlu patikalara karışıyordu. Sokaktaki satıcılar bir yandan sinekleri uzaklaştırmaya çalışırken bir yandan meyve, sebze, canlı ya da kesilmiş hayvanlar, hatta güneşte kurutulmuş tırtıllar ve termitler satıyordu. Tüm bu hareketliliğin, gürültünün ve hayatın ortasında insanın gözünden kaçmayan bir şey daha vardı: Askerler. Onların varlığı ülkenin içinde bulunduğu siyasi gerçeği hatırlatıyordu.
Çoğu insan yoksuldu ve Kutsal Kitap’a büyük ilgi duyuyordu. Susan ve ben oranın yerel dili olan Sango dilini öğrendik. Çok geçmeden 35 tetkik idare etmeye başladık. Bu kadar çok insana nasıl yetişeceğim diye kaygılanmaya başladım ama Susan çok çabuk uyum sağladı. Eğer bir tetkik belli bir süre sonra ibadetlere katılmaya başlamazsa tetkiki sonlandırırdı. Elbette her insan farklıydı ve hepsine karşı çok sabırlıydı. Tetkik eğer okumayı bilmiyorsa onlara bunu öğretirdik. Tetkiklerin çoğu vaftiz oldu ve hatta çocukları daha sonra Büroda bizimle hizmet etti. Onlar ve daha birçokları bizim sevgili çocuklarımız gibi oldular (3. Yuhanna 4).
Yehova Engelleri Aşmamıza Yardım Etti
Yehova’nın yardımını defalarca beklenmedik yollarla gördük. Örneğin bir keresinde Bangui’den Berbérati kasabasına küçük bir arabayla gidiyorduk. O zamanlar bu yolculuk toprak yollarda 14 saat sürüyordu. Yolun çamura saplanmış kamyonlar tarafından kapatıldığını gördük. İnsanlar etrafta dönüp duruyordu. Daha sonra 8 genç adam çamura batmamamız için arabayı taşımayı teklif etti. Arabadan indik, onlar arabayı taşıdı ve böylece yolculuğumuza devam ettik.
1976’da hükümet faaliyetlerimizi yasakladı. Bu süreçte ülkede kalabildik, fakat birçok şeye ulaşmak zordu. Örneğin Büromuz için ofis malzemeleri ya da onarım için duvar ustası bulmakta zorlanıyorduk. Bazen bu durum beni çok kaygılandırıyordu. Fakat Yehova’ya hararetle dua ettiğimde O bana yardım etti.
Bir süre sonra komşu ülke Çad’da savaş çıktı. Çad’ın başkenti Encemine’den birçok kişi Kamerun’a kaçmaya başladı. Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki büromuz Çad’la ilgileniyordu ve kaçanlar arasında kardeşlerimizin olacağını da biliyorduk. Bu yüzden kardeşlerimizin ihtiyaçlarını konuşmak için Kamerun bürosuyla iletişime geçtik. Çok kısa bir sürede Kamerun’un sınır kasabasındaki Kousséri’ye para gönderildi. Öğleye kadar kardeşlerimize yiyecek ve kalacak yer sağlanmış oldu. Günler sonra Birleşmiş Milletler’in mültecilerin ihtiyaçlarını değerlendirmek üzere bir heyet gönderdiğini duyduk. Fakat Yehova çoktan kullarıyla ilgilenmişti bile ve bunu bildiğimiz için mutluyduk.
Bir keresinde yasak sırasında Susan ve ben altı kardeşimizle birlikte tutuklandık. O kadar çok arkadaşımız bizi ziyarete geldi ki, polis buna sinir olmaya başladı. Polis gelenleri caydırmak için onlardan bir form doldurmalarını istedi. Ancak kardeşler itaat ettiler ve formu doldurmak için uzun bir sıra oluşturdular. Kısa bir süre sonra polis pes etti. Ayrıca hapishane bize yemek vermiyordu. Ancak ziyaretçilerimiz kısıtlı imkânlarına rağmen bize, diğer mahkûmlara ve hatta polislere yetecek kadar yiyecek getirdiler. Bu bana Yehova’nın her koşulda yardımcımız olduğunu hatırlattı (Mezmur 94:17).
Boseovski çifti
1979’da Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki yasak kaldırıldı. Fakat cesaret kırıklığıyla mücadele etmeye başlamıştım. Evet, görevim zordu ama asıl sorun takdir edilmediğimi hissetmemdi (Özdeyişler 17:22). Sonra 1980’de Gilead mezunu Peter ve Daphne Boseovski ülkeye tayin edildi. Peter’in zorluklar karşısındaki sakin tutumu ve neşeli tavrı tam da ihtiyacım olan şeydi.
Yasak kalktıktan sonra Susan’la çevre hizmetine tayin edildik ve ben aynı zamanda Temsil Heyetinde hizmet ediyordum. Susan da Gözcü Kulesi’nin Sango diline çevrilmesine yardımcı oluyordu. Her ay çevrilen malzemeleri Bangui’ye göndermenin bir yolunu bulmamız gerekiyordu. İşimize saygı duyan nazik Müslüman bir adam, Bangui’ye seyahat ediyordu ve bazen postalarımızı yanında taşıyordu. Yehova’nın yardımı sayesinde o dönemde Sango dilindeki Gözcü Kulesi’nin her sayısı çıktı.
1982 yılında görevli vaiz olan Olaf ve Barbara Kaue ile birlikte uzaktaki bölge kongrelerinin yapılacağı alanları kurmaya hazırlanırken
Çevre gözetmeni olarak cemaatleri ziyaret ettikten sonra, raporlarımı bazen zor koşullarda yazmak zorunda kalırdım
1986’da faaliyetimiz yeniden yasaklandı. Orta Afrika Cumhuriyeti’ne tayin edilen iki kardeşimizle, 1989’a kadar ülkede kalabildik. Ancak daha sonra bizi de sınır dışı ettiler. Susan ve ben Çad’a tayin edildik. Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki tropikal ormanların aksine Çad’ın büyük bir kısmı Sahra Çölü’nden oluşuyordu. Encemine’de genellikle öğleden sonra dörtte hizmete çıkardık çünkü o zaman hava daha serin olurdu. Daha erken bir saatte evin kapısını açmak, sıcak bir fırının kapağını açmak gibi oluyordu. O zamanlar Çad siyasal krizler yaşıyordu. Birçok kez faaliyetimizin orada da yasaklanacağından korktuk ama şükürler olsun ki bu hiç olmadı.
1991 yılında Çad’ın Encemine kentinde, Susan ve görevli vaiz arkadaşlarımız (soldan sağa) Darryl ve Suzan James, Olaf ve Barbara Kaue ile Jack Nobiss
Çad’da, Susan ve ben yine Yehova’nın yardım elini gördük. Susan, Sylvie adında bir kadınla Kutsal Kitap’ı incelemeye başladı. Kocası Benoît buna çok karşı çıkıyordu. Sylvie vaftiz edildikten kısa bir süre sonra devlet için çalışan Benoît iş için Mongo’ya gönderildi. Orası çölde bulunan küçük bir kasabaydı ve hiç Şahit yoktu. Sylvie’ye nasıl yardım edebileceğimizi düşünüyorduk. Ancak Mongo’ya vardıklarında Sylvie ve Benoît uluslararası bir projede çalışmak için gönderilen bir adamla tanıştı. Adam ve karısı Yehova’nın Şahidiydi! İki çift arkadaş oldu. Böylece Benoît Kutsal Kitap’ı incelemeye başladı ve daha sonra vaftiz edildi.
Sonunda Orta Afrika Cumhuriyeti’ne geri dönebildik. 1993’te yasak resmi olarak sona erdi. Bundan kısa bir süre önce Susan ve ben Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeb düzenlenecek bir kongrede dağıtılmak üzere Çad’dan yayınlar getiriyorduk. Ancak aracımız ıssız bir toprak yolda arıza yaptı. Neyse ki yakınlarda bir tıbbi yardım ekibi vardı. Ben de onlara yedek parçaları var mı diye sordum. Onlarda yoktu ancak acil bir uçuşun gelmesini beklediklerini söylediler. Şehirdeki üslerine telsizle neye ihtiyacım olduğunu söylediler ve 90 dakika içinde yedek parçamı aldım. Aracı tamir ettik ve kongreye tam zamanında varıp yayınları ulaştırdık.
Yehova Dayanmama Yardım Etti
Anne babam yaşlandıkça kız kardeşlerim Janet ve Laurie ile Janet’in kocası Garry onlara çok iyi destek oldular. Bu, Susan ve benim hizmetimize devam etmemizi sağladı. Babamın arkadaşları çocuklarını nadiren gördüklerinden şikâyet ederken babam gururla şöyle derdi: “Oğlum eşiyle birlikte tatillerini benimle geçirmek için kullanıyor. O bir görevli vaiz.” Bana artık oğlum diyordu ve kariyer seçimimi kabul etmişti.
2014 yılında sevgili eşim Susan ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. Tıbbi bakım için Kanada bürosuna davet edildik. Birçok kız kardeşimiz onu ziyarete geldi. Beytel’de sağlık görevlisi olarak çalışanlar bile uzun vardiyalarından sonra onu ziyaret etti. Onu cesaretlendirmeye gelenler, Susan’ın olumlu tavrından cesaret aldılar (Romalılar 1:12). 2016 yılında Susan vefat ettiğinde yüreğim burkuldu. Yehova’ya ömür boyu hizmet ettiği için ona çok değer veriyorum. O, Yehova hakkında başkalarıyla konuşmayı çok seviyordu. Dirildiğinde de bu işe devam ettiğini görmeyi dört gözle bekliyorum.
Susan’la birlikte tatil için Kanada’ya giderken, 2006
Orta Afrika Cumhuriyeti’ne dönme isteğimi dile getirdim ve bu isteğim kabul edildiğinde çok sevindim. Bugüne kadar oradaki Büroda hizmet ediyorum.
Yehova’nın kendisine hizmet edenleri asla unutmadığını bizzat gördüm. Zorluklar yaşamama rağmen bunlar Yehova’ya güvenmek ve O’nun sevgi dolu ilgisini görmek için harika fırsatlardı. Bizi gerçekten anlayan ve doğru zamanda destekleyen bir Tanrı’ya hizmet etmek ne büyük bir ayrıcalık.
a O zamanlar “Make Sure of All Things” kitabı Yehova’nın Şahitlerinin önemli konulardaki Kutsal Kitap ayetlerini bulmasına yardımcı oluyordu. Daha yeni olan Yaşamamıza Yön Veren Ayetler yayını buna benzer bir amaca hizmet eder.
b Yasak sırasında yayınlarımız Orta Afrika Cumhuriyeti yerine Çad’a gönderiliyordu.