Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g95 Haziran s. 16-17
  • “Baharat Adası” Zengibar

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • “Baharat Adası” Zengibar
  • Uyanış!—1995
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Karanfil ve Kullanılış Şekilleri
  • Halkı
  • Dünya Çapındaki Mukaddes Kitap Eğitiminin İlerlemesindeki Payım
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2003
  • Dünyaya Şekil Vermiş Olan Damak Zevkleri
    Uyanış!—1993
  • Hayata Lezzet Veren Baharatlar
    Uyanış!—1984 (Bilimsel Seri 9-12)
  • Bir Görünüp Bir Kaybolan Ada
    Uyanış!—2004
Daha Fazla
Uyanış!—1995
g95 Haziran s. 16-17

“Baharat Adası” Zengibar

ORTA Afrika’nın doğu kıyısından otuz beş kilometre ötede Zengibar adası bulunmaktadır. Hint Okyanusunun ılık mavi sularının çevrelediği beyaz plajlarla kaplı, uzayıp giden tepelerle ve alize rüzgârlarında salınan palmiye ağaçlarıyla süslü Zengibar, gerçekten tablo gibi bir adadır. Birbirinden en uzak iki noktası arasındaki uzaklık 85 kilometre, genişliği ise 39 kilometre olduğundan nispeten küçüktür; buna rağmen, Afrika’nın tarihinde önemli bir rol oynamıştır.

Yüzyıllar boyunca Persler, Araplar, Hintliler, Portekizliler, İngilizler, Asyalılar, Kuzey Amerikalılar ve tabii ki Afrika kıtasından gelenler Zengibar’a uğramışlardır. O zaman en çekici yönü kârlı köle ticaretiydi. Ayrıca, tüccarlar ve kâşifler oradan erzak alırlardı. Gerçekten, 19. yüzyılda Afrika’ya giden Avrupalı kâşiflerin çoğu bu küçük adadan geçtiler! Afrika’nın Kapısı olarak adlandırılmasına şaşmamak gerek.

Karanfil ve Kullanılış Şekilleri

Umman Sultanı Said bin Sultan, İran Körfezindeki yurdunu terk edip 1800’lü yılların ilk yarısında Zengibar’a yerleşti. Bu adanın yöneticisi olarak, Arap çiftlik sahiplerinin Hindistan cevizi yetiştirmeyi bırakıp çok daha kârlı bir bitki dikmelerini sağladı: karanfil. Yaşamının sonuna doğru, karanfilden elden edilen kârı geçen sadece iki şey vardı, köle ve fildişi ticareti. Böylece, köle ticareti kaldırıldığında, Zengibar baharat adası olarak tanındı. Bugün dünyanın başlıca karanfil kaynağıdır.

Karanfil aslında yaz kış yeşil tropikal bir ağacın kurutulmuş tomurcuğudur. Ağacın bilimsel adı, Eugenia caryophyllata’dır. Zengibar’da ortalama bir ağacın yüksekliği yaklaşık dokuz metredir. Tomurcuklar genelde kızılımsı-kahverenginde ve yaklaşık 1,3 santimetre büyüklükte olunca toplanır. Sağlıklı bir ağaç yaklaşık 34 kilo tomurcuk üretebilir. Toplandıktan sonra, tropikal bölgenin sıcak güneşinde kurutulmak üzere serilir.

Hoş kokusu ve keskin tadından ötürü, karanfil en çok yemeklerde kullanılır. Et ve sebze yemekleri çoğu kez karanfille daha lezzetli olur. Ya da dört veya beş tanesini hafifçe ezip kaynar suya atarak baharatlı bir çay yapabilirsiniz! Soğuk bir kış gününde, kırmızı şarap ısıtılıp içine birkaç tane karanfil atılarak ferahlatıcı bir içeceğe dönüştürülebilir. Bazıları içine yaklaşık 20 karanfil batırdıkları bir portakalı bir hafta süresince banyolarına asarak havayı tazelendirmekte kullanırlar. Diş hekimleri karanfil yağını diş ağrısını dindirmek üzere lokal uyuşturucu olarak kullanmışlardır. Karanfil, ağız gargaralarında ve parfümlerde de kullanılmaktadır. Bu küçük adanın baharat ürününden dolayı ünlü olmasına şaşmamak gerek!

Halkı

Zengibar’ın esas “tadı” yerel halktır. Adaya ayak bastığınız an Zengibarlılar tarafından sıcak şekilde karşılanırsınız. Oldukça rahat görünürler ve birbirleriyle sohbet etmek üzere vakit ayırırlar. Sohbet ederken birkaç kez tokalaşabilirler; bu bazen on dakikalık bir süre içinde üç veya dört kez olabilir. Söylenen herhangi komik bir şeye içten bir tepki olarak bu yola başvururlar.

Evlerini ziyaret ettiğinizde, size ünlü konukseverliklerini gösterirler. Konuğa her zaman her şeyin en iyisi verilmelidir. Yemek saatinde birden habersiz gelirse, tereddüt edilmeden sofraya çağrılır ve doyasıya yemesi beklenir. Bu tür bir konukseverlik Mukaddes Kitap devirlerini anımsatır.—Tekvin 18:1-8 ile karşılaştırın.

Zengibarlıların dış görünümü de, renkli ve egzotiktir. Kadınlar evden dışarı çıktıklarında, buibui denen, onları başlarından ayak bileklerine kadar örten pelerine benzer bir elbise giyerler. İlginçtir, bu Batı tarzındaki bir giysinin üzerine de giyilebilir. Erkekler ise, kanzu denen beyaz veya pastel renkli bir kaftan giyerler. Başlarına da kofiya denen, örgü bir takke takarlar.

Taş Kent olarak adlandırılan Zengibar kentinin tarihi yerlerini dolaşan bir kişi, kendini sanki tarihe bir yolculuk yapmış gibi hisseder. Labirenti andıran sokak ve bulvarlarda kaldırım bulunmaz. Sayısız denecek kadar çok olan dükkânların kapıları doğrudan sokaklara açılır! Sonra, örneğin zencefilli, şekerli bir Arap kahvesi olan Kahava satıcıları gibi birçok seyyar satıcı da vardır.

Yine de, Zengibar’ın güzelliğini ne sözler ne de resimler yeterince tarif edebilir. “Baharat adası” olarak yaptığı ünü birçok yönden hak etmiştir.

[Sayfa 16’daki harita]

(Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)

ZENGiBAR

[Sayfa 17’deki resim tanıtım notu]

Afrika ve çevresinin haritası: The Complete Encyclopedia of Illustration/J. G. Heck

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş