Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g94 Temmuz s. 3-5
  • Bağımlılığa Kim Yakalanır Ve Neden?

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Bağımlılığa Kim Yakalanır Ve Neden?
  • Uyanış!—1994
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Uyuşturucular ve Alkol
  • Yeme Bozuklukları
  • Kutsal Kitap Uyuşturucu Bağımlılığını Yenmenize Yardım Edebilir mi?
    Ek Konular
  • Babam Uyuşturucu Veya Alkol Bağımlısıysa Ne Yapabilirim?
    Gençler Soruyor: Sorular ve Pratik Cevaplar, 2. Kitap
  • Madde Bağımlılığını Yenmek
    Uyanış!—1994
  • Faaliyetler Bağımlılık Durumuna Gelirse
    Uyanış!—1994
Daha Fazla
Uyanış!—1994
g94 Temmuz s. 3-5

Bağımlılığa Kim Yakalanır Ve Neden?

OTOYOLDA arabanızı sürerken birden motordan tuhaf takırtıların geldiğini duyarsanız ne yaparsınız? Sorunun kaynağını bulmak için otomobilinizin kaputunu mu açarsınız, yoksa sadece gürültünün duyulmasını engellemek üzere radyonuzun sesini mi yükseltirsiniz?

Cevap bellidir; ne var ki, arabaları değil, hayatları söz konusu olduğu halde, bağımlılar sürekli yanlış seçim yaparlar. Birçokları kişisel sorunlarıyla başa çıkmak yerine, uyuşturuculara, alkole ve hatta yiyecek gibi maddelere bağımlılık göstererek onları unutmaya çalışıyor.

Acaba birinin bağımlı olduğu ne zaman söylenebilir? Bir doktor şu tanımı yapıyor: “Aslında, eğer alışkanlık yaratan bir kimyasal maddeyi kullanmayı ya da bir faaliyette bulunmayı, yaşamınızda sorunlara neden olduğu halde, yine de bırakamıyorsanız ona bağımlısınız.”

Bu durumda, bağımlılıktan kurtulmadan önce deyim yerindeyse kaputun altında araştırılması gereken çok daha ciddi bir sorun vardır.

Uyuşturucular ve Alkol

İnsanın alkol ve uyuşturucu bağımlılığı yoluna koyulmasına hangi şey neden olur? Özellikle gençlerde, yaşıtlarının baskısı ve merak önemli bir rol oynayabilir. Gerçekten de, birçoklarının alkole ve uyuşturuculara bağımlı duruma gelmesine, bunları kötüye kullananlarla kurdukları zararlı arkadaşlıklar neden olmuştur. (I. Korintoslular 15:33) ABD’de yapılan bir araştırmanın lise öğrencilerinin yüzde 41’inin iki haftada bir içki alemi yaptığını ortaya koyması böyle açıklanabilir.

Bununla birlikte, bir maddeyi kötüye kullanmak ile bu maddeye bağımlı olmak arasında fark vardır. Bir maddeyi kötüye kullananlardan birçoğu ona bağımlı değildir.a Onu kötüye kullanmaktan vazgeçebilirler ve içlerinde tekrar başlama yönünde bir zorlayıcılık duymazlar. Bağımlılar ise ondan vazgeçemediklerini fark ederler. Üstelik, kendilerini aşırı zinde hissetmelerinden doğan neşeleri, ardından duydukları kederle gölgelenir. Addictions (Bağımlılık) adlı kitap şunları açıklıyor: “Bağımlılığın klasik gidişatı şöyledir: Bağımlılık sürecinin bir noktasında kişi kendinden nefret etmeye başlar ve bağımlılığının pençesinde olmak onun için korkunç bir işkence durumuna gelir.”

Bağımlıların çoğu alkol ve uyuşturucuları duygusal bunalımlarından kaçış yolu olarak kullanırlar. Böyle bunalımlar zamanımızda sık rastlanan olaylardır. Mukaddes Kitap içinde bulunduğumuz günleri ‘çetin anların’ yaşandığı bu sistemin ‘son günleri’ olarak tanımladığına göre, bu bizi aslında şaşırtmamalı. Mukaddes Kitap insanların “parayı seven,” “övünücü,” “nankör,” “azgın,” “hain,” “kibirli” olacaklarını önceden bildirdi. (II. Timoteos 3:1-4) Bu özellikler, bağımlılığa elverişli bir ortam yaratmıştır.

Susan’ın duygusal bunalımları, geçmişte gördüğü kötü davranışların sonucuydu. Böylece kokaine yöneldi. “Bu bana yapmacık bir denetim ve özsaygı duygusu veriyordu. Bana kokain almadan hissedemediğim bir güçlülük duygusu veriyordu” dedi.

Ergenlik çağındaki bağımlı erkekler üzerinde yapılan bir inceleme, bunların üçte birinden fazlasının fiziksel olarak kötüye kullanıldıklarını ortaya koydu. Yetişkin yaştaki 178 alkolik kadın üzerinde yapılan başka bir araştırma ise, bunların yüzde 88’ine şu ya da bu şekilde çok kötü davranılmış olduğunu gösterdi. Mukaddes Kitap Vaiz 7:7’de şunları der: “Gerçek gasıplık (zulüm) hikmetli adamı delirtir.” Yaşamla ilgili kötü deneyimleri sonucunda duygusal olarak acı çeken biri, daha sonra, rahatlayabilmek amacıyla mantıksızca uyuşturuculara ve alkole yönelebilir.

Fakat bağımlılık yapan maddeler sadece alkol ve uyuşturucular değildir.

Yeme Bozuklukları

Bazen, yeme bozukluğu (bazı uzmanlara göre bu da bir tür bağımlılıktır) rahatsız edici duygulardan kurtuluş yolu olarak görülür. Örneğin, kimileri bir kaçış yolu olarak, uğradıkları düş kırıklıklarının sorumluluğunu aşırı şişman olmalarına yıkarlar. Jennie, “bazen yaşamımdaki her yanlışlığın şişmanlığımla bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Bu sayede, biri benden hoşlanmazsa suçu hemen şişmanlığımın üstüne atabiliyorum” diyor.

Yiyecek, bazı kimselerde sahte bir denetim duygusu uyandırır.b Yiyecek bir kimsenin otoritesini hissettiği tek alan olabilir. Yeme bozukluğu olanların birçoğu kendilerinin bir yönden kusurlu olduklarını düşünürler. Kendilerini değerli hissetmek için, bedenlerinin yiyeceğe karşı duyduğu özlemi baskı altında tutmaya çalışırlar. Bir kadın şunları söyledi: “Bedenini, gaddar hükümdarı veya mutlak diktatörü olduğun kendi krallığın haline getirirsin.”

Yukarıda belirtilen kişisel deneyimler uyuşturuculara, alkole ve yiyeceklere bağımlılığın nedenlerini hiçbir şekilde bütünüyle açıklamaz. Çeşitli etkenler rol oynayabilir. Bazı uzmanlar, kalıtsal bir bağın bazılarını diğerlerine oranla bağımlılığa daha eğilimli kıldığını bile ileri sürüyorlar. National Institute on Drug Abuse’den Jack Henningfield, “Bizim gördüğümüz, kişilik, çevre, biyolojik yapı ve toplumca kabul edilirliğin etkileşimidir. Yalnızca bir etkene bakarak yanılmak istemiyoruz” diyor.

Sorun her ne ise, hiçbir bağımlı—bağımlılığının nedeni ne olursa olsun—fiziksel veya duygusal açıdan içinde bulunduğu duruma mahkûm değildir. Yardım alabilir.

[Dipnotlar]

a Alkol ve diğer uyuşturucuların kötüye kullanımı, bağımlılığa yol açsa da açmasa da, kuşkusuz bedeni kirletir ve İsa’nın takipçilerinin kaçınması gereken bir davranıştır.—II. Korintoslular 7:1.

b Yeme bozukluklarına ilişkin ek bilgi 1 Eylül 1992 tarihli Uyan! dergisinde bulunabilir.

[Sayfa 5’teki çerçeve]

Bağımlılık Dünya Çapında Bir Bela

▪ Meksika’da yapılan bir araştırma, 14 ila 65 yaş arasındaki her sekiz kişiden birinin alkolik olduğunu ortaya koydu.

▪ Toplum uzmanı Sarita Broden, Japonya’da yeme bozukluklarında oldukça büyük bir artış görüldüğünü bildiriyor. “Yeme bozukluklarıyla ilgili hem hastanede hem de dışarda tedavi gören hasta sayısı, 1940-1965 yılları arasında düzenli bir artış göstermişken, 1965-1985 döneminde sürekli sıçramalar yaparak arttı. 1981’den sonra anorekside ve bulimide (doymaz iştah hastalığı) görülen artış çarpıcıdır.”

▪ Çin’de eroin kullananların sayısının hızla arttığı anlaşılıyor. Kunming Drug Abuse Research Center’da çalışan Dr. Li Jianhua, “Eroin, Çin’in sınır bölgelerinden ülke içine, kırsal bölgelerden kentlere ve giderek daha çok genç arasına yayıldı” diyor.

▪ İsviçre’nin Zürih kentindeki uyuşturucu açık pazarı deneyi düş kırıklığıyla bitti. Dr. Albert Weittstein, “uyuşturucu satıcılarını bulup ortadan kaldırabileceğimizi sandık, fakat yanılmışız” deyip, bu pazarın yalnızca uzaktaki satıcılarla alıcıları çekmeye yaradığını belirtti.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş