Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g95 Şubat s. 24-27
  • Sevilen ve Nefret Edilen—Çekingen Bir Yaratık

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Sevilen ve Nefret Edilen—Çekingen Bir Yaratık
  • Uyanış!—1995
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Sevilen ve Nefret Edilen
  • Sürü Halinde Avlanma
  • Kurtça İletişim
  • Güzel Bir Yaratık
  • Doğayı Kendi Haline Bırakmak
  • Kurdun Geleceği
  • Barış İçinde Yaşamak
  • Neden Bu Kadar Çok Yanlış Alarm Var?
    Uyanış!—1993
  • Rahat Bir Zihin Vücudu Daha Sağlıklı Yapar
    Uyanış!—1985 (Bilimsel Seri 13-16)
  • Harika Böcekler İnsan Yapısı Uçan Makinaları Gölgede Bırakır
    Uyanış!—1992
  • Bugün Bile Bir Cennette Yaşayabilir misiniz?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1984 (Dinsel Seri 37-47)
Daha Fazla
Uyanış!—1995
g95 Şubat s. 24-27

Sevilen ve Nefret Edilen—Çekingen Bir Yaratık

CANIS LUPUS. İşte orada, yüksek kayalıklarda sarp bir çıkıntıda, ay ışığı karanlıkta onun hatlarını çiziyor, baş yukarıda, uzun tüylü kuyruk bacaklarının arasında, ağız açık, ürkünç uluması geceyi deliyor. Onun ulumasının yalnızca düşüncesi bile heyecan ve korku ürpertilerine neden oluyor!

GENELDE boz kurt ya da bayağı kurt olarak bilinen, bu güzel fakat insanlardan uzak duran yaratığı kendi doğal ortamında görme ayrıcalığına çok az kişi sahip olmuştur. Bununla birlikte, bu hayranlık uyandıran hayvan birbirinden farklı ve çok sayıda imajı çağrıştırır.

Sevilen ve Nefret Edilen

Nasıl algılanırsa algılansın, “kurt” sözcüğünün uyandırdığı duygusal etkiler çok güçlüdür. O, yanlış anlaşılmanın, korku ve önyargının hedefi olmuştur. Bazı insanlar kurdu, bir yırtıcı hayvan olduğu için hor görürler. Kurt, koyun, sığır ve diğer çiflik hayvanlarını avladığından hayvan çiftliği sahiplerine sürekli bir dert kaynağı olmuştur. Destanlar ve masallar da kötü şöhretine katkıda bulunmuştur. “Koyun postuna bürünmüş kurt” ya da “kurt dumanlı havayı sever” deyişlerini kim duymamıştır ki? Masallar onu “Hain Kurt” olarak tanımlar. Bu masallardan biri, küçük bir kızı yeme tehdidinde bulunan bir kurdu anlatır. Bunlar kurdun insanlara saldırdığı fikrini uyandırmaktadır.

Bununla birlikte, biyologlar ve bilim adamları kurda başka bir açıdan bakmaktadırlar. Onlar kurdu, insanla karşılaşmaktan olabildiğince kaçınan, aşırı çekingen bir yaratık olarak görüyorlar. Aslında GEO dergisinde çıkan yakın tarihli bir makaleye göre kurtlar insanlardan korkarlar. Acımasız görünüşüne rağmen, Kuzey Amerika’da kendi doğal ortamında yaşayan sağlıklı kurdun insan için bir tehlike oluşturduğuna inanmak için bir dayanak yok gibi gözüküyor.

Kurtlar hakkında geniş araştırmalar yapan biyolog Paul Paquet bu vahşi yaratıkları çocukluğundan beri sevdiğini itiraf ediyor. Kendisi bazı gözlemlerini yazmıştır. Kurtların mutluluk, yalnızlık ve mizah gibi bazı duygular ifade ettiklerini sık sık gördüğünü iddia ediyor. Bir keresinde artık avlanamayan yaşlı ve sakat bir kurda, sürünün diğer üyelerinin yiyecek taşıdıklarını gözledi. O kurt artık yararlı olamayacak kadar yaşlanmış olmasına rağmen sürünün diğer üyeleri onun hayatına değer verip, onu yaşattılar. Sürü halinde ava çıkma özellikleri ise kendi varlıkları açısından tehlike oluşturdu.

Sürü Halinde Avlanma

Sürü halinde avlanmak kurtların sadece kendi karınlarını doyurma ve çocuklarını besleme şeklidir. Buna rağmen koyun ve sığırların kurtlar tarafından öldürülmelerinin hayvancılıkla uğraşanlar için çok can sıkıcı bir sorun olduğu kabul edilmelidir. Kurt bir yırtıcı olarak, mükemmel görme yeteneği, keskin bir koku alma duyusu, duyarlı bir kulak, inanılmaz güçlü bir çeneyle, hem koşuya hem de tırıs gitmeye uygun yapısıyla, av için çok iyi biçimde donatılmıştır. Ayrıca fırsatçıdır da. Böylesine kurnaz bir yaratığın kolayca yakalayabileceği ya da kapabileceği bir avı—özellikle besili bir koyunu yahut sığırı—geri çevireceğini düşünmek akılsızlık olurdu. Kurtların kolayca öldürülebilen zayıf ve sağlıksız olanları seçip sağlıklı olanlara daha fazla yiyecek bırakarak, doğal ortamdaki avlarına farkında olmadan “yarar” sağladıkları söylenebilir.

Kurtça İletişim

Peki, kilometrelerce öteden işitebilen ve duyanların içine korku düşüren şu ürkünç uluma için ne denebilir? Kurt için bu sadece ait olduğu sürünün toplumsal etkinliklerinden biri, bir iletişim türüdür. Bir av sırasında diğerlerinden ayrı düşen kurt, bir sırta tırmanıp sürünün diğer üyelerinin dikkatini çekmek için uluyabilir. Ya da uluma işi kendi bölgelerini belirlemek için de yapılabilir. Bazen kurtların sadece mutluluk ifadesi olarak uluduğu anlaşılıyor. Eğer bir sürü, ulumak için biraraya gelirse onların bir müzik şöleni yaptıklarını sanabilirsiniz. Bize tek sesli söylemeleri daha iyi gelebilirse de, onlar sanki çok sesli bir koro halinde söylemekten hoşlanıyor gibidirler. Doğal olarak onların daha başka iletişim yolları da var. Örneğin, inildeme, hırlama, havlama, topluca çıkarılan tiz sesler ve indeki yavruların attıkları çığlıklar. Duruş şekliyle iletişim, sürü içinde bir konum ve yakın bağlar oluşturmakta kullanılır.

Güzel Bir Yaratık

Bu gözeçarpar biçimde güzel yaratığa yakından bakın. Onun esas olarak gri (bazıları simsiyahtır), arasına yer yer siyah, beyaz, kahverengi tüyler serpiştirilmiş kalın postunu inceleyin. Delici açık sarı gözlerinin sabit bakışlarına dikkat edin. Yüz hatlarını inceleyin. Bütün bunlar kurdu seyretmeye değer harika bir hayvan haline getiriyor. Buna rağmen onun geleceği ile ilgili endişeler dile getirilmektedir. Endişelenmek için acaba nedenler var mı?

Aslında bir zamanlar Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’nın birçok yerinde alışılmış bir şey olan kurt görmek, bugün Kanada’da, Alaska’da, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Asya’nın nüfus yoğunluğu az bölgelerinde seyrek rastlanan bir olay durumuna geldi. İnsanlar bazı kurtlara üzerinde insan yaşamayan seçilmiş bölgeler ayrılması gerektiğini söylüyorlar. İnsanlar kartal, ayı, dağ aslanı gibi yırtıcılarla birlikte yaşamayı öğrendiklerine göre, “Neden aynı şekilde kurtla da yaşayamayalım?” diye soranlar var.

Doğayı Kendi Haline Bırakmak

Burada parola denetim altına almak ya da kökünü kazımak değil, korumaktır. Parklar artık doğada insanların oyun yeri olarak değil, hayvanlara ait güvenlik bölgeleri olarak kabul ediliyor. Canadian Geographic dergisine göre park yöneticileri artık doğaca denetlenen ekosistemler görmek istiyorlar. Kanada Banff Ulusal Parkındaki en önemli yırtıcı olan kurt, 40 yıl ortadan yok olduktan sonra Kayalık Dağların güneyindeki bu eski evine sadece 65 adet olarak döndü; yine de bu sayı birçoklarına göre çok olumlu bir işaretti. Fransa da, kurdun 50 yıl ortadan yok olduktan sonra tekrar döndüğünü rapor ediyor. İtalya’da da kurt dönüş yapıyor ve uluması yeniden Roma dolaylarındaki Tivoli’den duyulabiliyor.

Kurdun, varlığı tehlikede olan bir cins olarak Amerika Birleşik Devletlerindeki Yellowstone Ulusal Parkına yeniden getirilmesi düşünülüyor. Kurt 40 yıl evvel orada yok edilmeden önce bölgenin doğal sisteminin bir parçasıydı. Şimdi birçok kimse, özellikle parkı ziyaret edenler onları geri istiyorlar. Buna karşın hayvancılık sektörü kendi bölgelerine kurdun yeniden sokulmasından ciddi şekilde kaygı duyuyor. Kurt uzmanı biyolog L. David Mech, “Eğer kurtların Yellowstone’a geri dönmesi sağlanırsa, Park dışında denetim altında tutulmaları işi yaşamın bir gerçeği haline gelecek” diyor.

Acaba insanoğlunun ancak bir ölçüde kavradığı bir dünyada yaşayan kurda yarın neler getirecek?

Kurdun Geleceği

Uzun zamandır insan hoşgörüsünden en alt düzeyde yararlanmış bir hayvanın yeniden toparlanmasını destekleyenlerin sayısı, ona karşı gösterilen tutumda kesin bir değişmeye işaret ediyor. The Wolf—The Ecology and Behavior of an Endangered Species şu sözleri yazıyor: “Bu türü kötü durumundan kurtarmak için hâlâ vakit var. Bunun yapılıp yapılmaması, insanın kurdun davranışı ve ekolojisi ile ilgili bilgisine, kurdun yaşantısı üzerindeki araştırmalarının sürdürülmesine, kurdu bir rakip değil, yeryüzünü kendisiyle paylaşması gereken bir yaratık olarak düşünmeyi öğrenebilmesine bağlıdır.”

Barış İçinde Yaşamak

İnsanla kurdun birlikte barış içinde yaşaması geçen son birkaç yıl içinde daha iyi duruma getirilmiş olabilir, fakat çekişmenin olduğu yerde gerçek barışa ulaşılamaz. Bu barışın gerçekleştirilmesi, yakın bir gelecekte Yaratıcı’nın Krallık yönetimi altında bütün düşmanlık ve korkuların yerini güvenilir ve paylaşmaya hazır bir tutumun alacağı zamana bırakılmalıdır; söz konusu değişimin kapsamına bu güçlü fakat hassas ve çekingen yaratığa karşı gösterilen tutum da girer.

İlginç olarak Mukaddes Kitap kurdu değişik peygamberane tasvirlerde kullanarak, birbirine karşıt yönlerden görmemizi sağlar. Resullerin İşleri 20:29, 30’da, irtidat eden adamlar İsa’nın takipçilerinin koyun benzeri insanlarla dolu cemaatine saldırıp, bazı bireyleri sürüden uzaklaştıracak olan “azgın kurtlar” olarak mecazi şekilde tasvir ediliyor.

Mukaddes Yazıların İşaya kitabındaki peygamberlikler, nihai gerçekleşmeleri gelecekte olmakla birlikte, bugün birbirine düşman olarak bilinen hayvanların barış içinde birlikte yaşamalarını anlatıyor. İşaya 65:25’te yırtıcı hayvan-av ilişkisinin yok olduğuna dikkat edin: “Kurtla kuzu birlikte otlıyacaklar, ve aslan sığır gibi saman yiyecek . . . . Bütün mukaddes dağımda zarar vermiyecekler ve helâk etmiyecekler, RAB diyor.”

İnsan, çabalarıyla kurda karşı hoşgörülü olmaya çalıştığını gösteredursun, biraz önce alıntısı yapılan ayet, bize Tanrı’nın yeni şeyler sisteminde kurda yer verdiğini garantiliyor. Yer gezegeni o zaman Canis lupus da içinde olmak üzere bütün yaşam şekillerinin ortak evi olacak.

[Sayfa 25’teki resim tanıtım notu]

Thomas Kitchin/Victoria Hurst

[Sayfa 26’daki resim tanıtım notu]

Thomas Kitchin

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş