Cemaatinizdeki Çeşitliliğe Değer Verin
BİR tarla hizmeti buluşmasına katıldığınızı düşünün. İdareci iki biraderi eşleştiriyor. Onlardan biri hizmetteki gayretiyle bilinen bir birader, diğeri de şefkatli bir çoban olmasıyla tanınıyor. Kapanış duasından sonra, gayretiyle tanınan birader saatine bakıp hemen kapıya yöneliyor. Şefkatiyle tanınan ise yaşlı bir hemşirenin yanına oturup onunla sohbet etmeye başlıyor.
Sizce sonraki sahnede neler olacak? Acaba ilk birader, bir an önce hizmete çıkmak varken hizmet arkadaşının boşa vakit harcadığını mı düşünecek? Diğer birader de hizmet arkadaşının başkalarına karşı duyarsız, soğuk biri olduğu sonucuna mı varacak? Eğer birbirleri hakkında böyle düşünürlerse, hizmette güzel bir sabah geçireceklerken aralarında soğuk rüzgârlar esebilir. Dolayısıyla sonuç büyük oranda biraderlerin birbirine bakış açısına bağlı.
Hepimizin farklı farklı kişilikleri ve tercihleri var. 20 yıldan uzun süre önce vaftiz edilen Jessica şöyle diyor: “Belli bir şekilde düşünmeye ya da davranmaya o kadar alışabiliriz ki, farkında olmadan tek doğru yolun bizimki olduğuna inanabiliriz.”
Peki bakış açımızı nasıl genişletebiliriz ve aramızdaki farklılıklara duyduğumuz takdiri nasıl artırabiliriz? Bunun için atabileceğimiz ilk adım, Yehova’nın çeşitliliğe nasıl baktığını öğrenmektir.
YEHOVA ÇEŞİTLİLİĞİ SEVİYOR
Yehova için elbette aramızdaki birlik çok önemlidir. O “aynı düşünce tarzına ve aynı görüşe“ sahip olmamızı, aramızda “tam bir birlik” olmasını istiyor (1. Kor. 1:10). Ayrıca hepimizden O’nun tayin ettiği ‘tek çobanı’ izlememizi ve aynı kitaba, yani Kutsal Kitap’a göre yaşamamızı bekliyor (Yuhn. 10:16).
Yehova aynı zamanda çeşitliliği de çok seviyor. Yaratılışa baktığımızda bunu açıkça görebiliriz. Örneğin bazı hayvanlar koşarken, bazıları uçuyor, sürünüyor ya da yüzüyor. Bazı bitkiler gitgide uzayıp güçlenirken, bazıları kısa ve narin bir yapıya sahip. Yehova’nın bu muazzam çeşitliliğe dönüp baktığında “Çok iyi” demesi O’nun bu konudaki duygularını çok net şekilde gösteriyor (Başl. 1:30, 31).
Yehova toplumundaki çeşitliliği de çok seviyor. İşaya’nın kaleme aldığı sözleri düşünelim. O; kurt, kuzu, leopar ve oğlak gibi çeşitli hayvanların birlikte barış içinde yaşayacağını söylemişti (İşa. 11:6). Bu peygamberlik sözleri bugün nasıl yerine geliyor? Yehova’nın toplumundaki kişiler birlikte barış içinde yaşıyor. Peki bunun nedeni hepimizin tıpa tıp aynı olması mı? Hayır. İşaya’nın söz ettiği hayvanlar birbirinden çok farklıydı. Bugün de Yehova’nın toplumu çok çeşitli kişilerden oluşuyor. Hepimizin geçmişi, kişiliği ve mizacı farklı. Örneğin bazılarımız cesur ve kendinden emin, bazılarımız ise sessiz sakin ve utangaç. Yine de barış içindeyiz, çünkü çok önemli bir ortak noktamız var: Hepimiz ‘Yehova bilgisine’ sahibiz (İşa. 11:9).
Toplumundaki çeşitlilik Yehova’yı mutlu ediyor ve O bizi aynı olmaya zorlamıyor. Öyleyse biz de aramızdaki farklılıkların bizi bölmesine izin vermeyelim. Aksine bu farklılıkları Yehova’nın hikmetini, yaratıcılığını ve cömertliğini yansıtan birer hediye olarak görelim.
TAKDİRİMİZİ NASIL ARTIRABİLİRİZ?
Belki kardeşlerimiz arasındaki çeşitliliğe değer verdiğimizi sık sık dile getiriyor olabiliriz. Ama biri bizi sinirlendirdiğinde o kişinin düşünüş ya da davranış tarzını takdir etmekte zorlanabiliriz. Peki bu durumda bize ne yardım edebilir?
Kardeşlerinizin niyetlerinden şüphe etmeyin (1. Kor. 13:4, 7). Yehova için her kardeşimiz birer hazinedir. Onları bu yüzden çadırına konuk olarak davet etti (Mezm. 15:1, 2). Kardeşlerimizin Tanrı’nın sevgisinde kalmak için ne kadar çaba harcadıklarını aklımızda tutarsak, kişilik farklılıklarına katlanmamız ve birbirimize şefkatle davranmamız daha kolay olur (Efes. 4:32; Kol. 3:13).
Bakış açınızı genişletin. Kendi düşünce ya da davranış tarzımızın hoşumuza gitmesi normaldir. Ama bu, tek doğru tarzın bizimki olduğu anlamına gelmez. Sonuçta hepimiz farklı çevrelerde büyüdük. Yetiştiğimiz ortam iletişim kurma tarzımızı, değerlerimizi, hatta yeme-içme alışkanlıklarımızı etkiledi. Dolayısıyla, bizden farklı şekilde düşünen biri bizi kızdırdığında kendimize şöyle sorabiliriz: “Eğer farklı bir yerde, farklı bir dönemde ya da farklı bir ailede büyümüş olsaydım benim bakış açım nasıl olurdu?”
Başkalarının güzel niteliklerine odaklanın. Makalenin başında bahsettiğimiz senaryoya geri dönelim. O iki birader birbirlerinin niteliklerine olumlu açıdan bakarsa sonuç nasıl olur? O zaman gayretli birader, hizmet arkadaşının zamanı boşa harcadığını düşünmek yerine onun ne kadar sevgi dolu olduğuna odaklanır. Şefkatli birader de diğer biraderi sabırsız biri olarak görmez, bunun yerine hizmeti ne kadar sevdiğini fark eder. Onlar bu güzel niteliklere odaklanırlarsa birbirlerini değiştirmeye çalışmazlar. Böylece aralarında oluşabilecek bir gerginliğin önüne geçmiş olurlar ve birlikte barış içinde hizmet ederler (Rom. 12:10).
Öyleyse hepimiz aramızdaki çeşitliliği takdir etmek için çaba gösterelim (Filip. 2:2-4). Bunu yaptığımızda iç huzuruna sahip olacağız (Mezm. 119:165). Ayrıca birbirimize daha çok yaklaşacağız. Her şeyden önemlisi de Yehova’yla ilişkimiz güçlenecek. Çünkü “bütün kardeşler topluluğunu” sevgiyle bir araya getiren O’dur (1. Pet. 2:17).