Enflasyonun Getirdiği Taleplere Göğüs Germek—Kısım 2
I. Dünya Savaşından Sonra İşin Yeniden Canlandırılması
1 Cemiyetin hapsedilmiş sorumlularının 1919’da serbest bırakılıp temize çıkartılmasından sonra va’zetme işine derhal yeniden başlandı. Yehova’nın kavmine 40 yılı aşkın bir süre başarılı şekilde hizmet etmiş olan mali yöndeki yöntemler tekrar uygulandı. Tutum şuydu: ‘Destekleyen Yehova olduğuna göre, şimdi de yapmak istediği şeyler için gerekli paraları kendisi sağlayacak!’
2 Cemiyet o ana kadar, sadece küçük baskı makinelerine sahipti. Mecmualar ve kitaplar Cemiyete ait olmayan matbaalarda bastırılıyordu. Şimdi Cemiyetin bizzat mecmualar bastırabilmesi için bir rotatif baskı makinesi satın almasının, Yehova’nın iradesi olduğu anlaşıldı. İlk rotatif baskı makinesi satın alınır alınmaz The Watch Tower mecmuasının ve (günlerimizde Awake! (Uyanın) olarak bilinen) Golden Age (Altınçağ) mecmuasının yayımlanması başlatıldı. İlk sayı 1 Ekim 1919’da çıktı. Matbaa 1 Mart 1922’de Concord Street 18, Brooklyn’e nakledildikten sonra, ciltli kitapların basılması için M. A. N. marka ikinci bir rotatif baskı makinesi satın alındı. Cemiyet, daha sonraki yıllarda ciltli kitaplar ve küçük kitaplar için sürekli ve büyük istek karşısında rotatiflerin sayısını artırdı. Bu durum daha büyük binaların inşaasını gerektiriyordu. Tarlada yayın talebini karşılamak üzere daha çok işçilere ihtiyaç baş gösterince büyüyen Beytel ailesini barındırmak için oturacak daha büyük konutlar inşa etmek gerekiyordu.
3 Gerçekten 1922’de Cedar Point, Ohio’daki kongrede ‘Kralı ve Krallığı İlan Edin! İlan Edin! İlan Edin!’ çağrısının yapılması, Krallığı va’zetme işinin daha da hızlandırılmasını gerektiren bir işaret olarak görülüyordu. Hemen sonra, cemaat müjdecilerinin evden eve yaptıkları va’zetme işi daha iyi şekilde teşkilâtlandırıldı.
4 Aynı zamanda Krallık mesajını geniş çapta yaymak üzere radyonun kullanılmasına başlandı. Yehova’nın kavmi 1927’de National Broadcasting Company (Milli Yayımlama Şirketi) ile, “İnsanlar İçin Özgürlük” başlıklı konuşmayı 53 istasyondan aynı anda yayımlanmak üzere bir anlaşma yaptı. Bu, o zamana kadar tek bir yayın yapmak amacıyla radyo istasyonlarının en geniş çapta birleştirilmesiydi. Bu ve Cemiyet’in diğer birçok masrafı vakfolmuş Şahitlerin yaptığı gönüllü teberrularla karşılandı. Ertesi yıl Yehova’nın kavmi başka bir radyo şebekesi kullanmaksızın aynı anda yayın yapmak üzere 107 radyo istasyonunu birleştirince, bu, tarihte yeni bir çığır açan olay oldu. O konuşmanın başlığı şu idi: “İnsanların Hükümdarı.”
5 O zaman öncülük işini teşvik etmek üzere, dolgun-vakitli vaizlere yayınlar ucuz bir ücretle sağlandı. Şimdi bu alanda dünyada 125.000’i aşkın kişi çalıştığından sevinç duymuyor muyuz? “İyi haber”in ilan edilişinin genişletilmesinde diğer bir tarihsel olay da 1937 yılında özel öncülük hizmetinin başlatılmasıyla oldu. Başlangıçta özel öncülerin sayısı birkaç yüz kişi iken bugün dünya çapında 14.000’e erişti ve artmağa devam ediyor.—Mezm. 110:3; İbr. 13:15.
6 Yehova, II. Dünya Savaşı sürerken, 1943’te hizmetçilerinin aklına Gilead Okulu’nu açma düşüncesini koydu. O zamandan beri 5.800’den fazla birader ve hemşire eğitildi ve dünyanın her tarafına gönderildi. Bu sadık kardeşlerin dünyanın her tarafında 200’ü aşkın ülkede yaşayan 170 civarında dil konuşan 2.000.000’dan fazla kişiden oluşan bir “büyük kalabalık”ın toplanmasında önemli payları olmuştur. İşte Yehova’nın, kardeşlerimizin gayretlerini gerçekten mübareklediğine dair ispatlar ortadadır.
7 Tabii, Yehova’nın Şahitlerinin dünyada yerine getirdikleri büyük va’zetme ve eğitim işinin masraflarını karşılamak için paranın gerekli olduğu inkâr edilemez. Bu sebepten şu soru sık sık yerinde olarak soruluyor: “Acaba gerekli olan paralar nereden geliyor? Acaba Yehova’nın Şahitleri, bazı dinsel teşekküllerin yaptıkları gibi, bu paraları piyangolar veya para toplama kampanyası vasıtasıyle elde etmeğe çalışıyorlar mı?” Bütün bu sorular bu makalenin 3. Kısmında cevaplandırılacaktır. (Devamı var)