Mukaddes Kitap Öyküleri
Bir Genç Ölüm Uykusuna Dalar—Bölüm 111
Bu makaleler özellikle çocuklar için hazırlanmıştır
İsa’nın Diriltilmesinden Pavlus’un Tutuklanmasına Kadar—(7. Kısım)
Bir gün, Pavlus’un hayatında gerçekten yeni bir olay oldu. Pavlus, Truva’da İsa’nın şakirtlerine bir konuşma veriyordu. Ertesi gün gemi ile yola çıkacağını ve onları uzun süre görmeyeceğini bildiğinden, ta gece yarısına kadar konuştu.
Eftihos adındaki genç pencere kenarında otururken uykuya daldı. Üçüncü kattaki percereden aşağı düştü. Tabii herkesin ne kadar endişelendiğini anlayabilirsin. Genci yerden kaldırdıklarında korktukları durumla karşılaştılar. Genç ölmüştü.
Pavlus, ölmüş olduğunu görünce, üzerine yatıp genci kucakladı. ‘Endişelenmeyin. O yaşıyor’ dedi. Gerçekten de yaşıyordu. Bir mucize olmuştu! Pavlus, onu hayata geri getirmişti! Kalabalığın üzerinde bir sevinç rüzgarı esti.
Yukarı çıktılar ve yemek yediler. Pavlus, gün doğuncaya dek konuşmasına devam etti. Bu arada Eftihos’un yeniden ölüm uykusuna dalmadığından emin olabilirsin. Sonra Pavlus, Timoteos ve onlarla beraber olanlar gemiye bindiler. Nereye gittiklerini biliyor musun?
Pavlus, üçüncü vaaz etme turunu bitirip evine dönmektedir. Bu seyahat esnasında Pavlus, 3 yıl boyunca tek başına Efesos’ta kaldı. Böylece bu tur onun ikinci turundan daha uzun bir seyahat oldu.
Truva’dan sonra gemileri Miletos’a uğradı ve orada biraz kaldılar. Efesos birkaç kilometre uzakta olduğundan, Pavlus, Efesos’taki ihtiyarlarla son bir kez görüşebilmek için onları yanına çağırdı. Nihayet geminin hareket saati geldiğinde, onlar, Pavlus’un kendilerinden ayrılırken büyük üzüntü duydular.
Sonunda gemi Kayseriye limanına yanaşır. Pavlus, orada şakirt Filipus’un evinde kalırken, peygamber Agabus Pavlus’u uyarır. Ona, Yeruşalim’e geldiğinde tutuklanacağını bildirir. Gerçekten de öyle olur. Kayseriye’de iki yıl hapiste kaldıktan sonra, mahkemesinin Roma imparatorunun önünde yapılması için Roma’ya gönderilir. Roma’ya yolculuğunda neler olur? Bir bakalım.
Resullerin İşleri 19-26 baplar.
Bir Adanın Önünde Gemi Batar—Bölüm 112
Pavlus’un, Kayseriye’de iki yıl hapiste kaldığını unutmayalım. Daha sonra o ve diğer bazı mahpuslar, Roma’ya gönderilmek üzere bir gemiye bindirilirler. Girit adasının dolaylarından geçerken çok kuvvetli bir fırtına ile karşılaşırlar. Rüzgar o denli kuvvetlidir ki, denizciler gemiye hakim olamazlar. Gündüzleri güneşi ve geceleri yıldızları göremeden sürüklenirler. Günler geçtikçe, gemidekiler kurtulma ümitlerini yitirirler.
Bu sırada Pavlus ayağa kalkar ve şöyle der: ‘Hiç biriniz hayatını kaybetmeyecek, yalnız gemi batacak. Dün gece bana Tanrı’nın bir meleği göründü ve “korkma Pavlus! Roma imparatorunun önüne çıkman gerektir. Tanrı seninle beraber bu gemideki herkesi kurtaracak” dedi.’
Fırtınanın on dördüncü günü, öğleye doğru gemiciler denizin sığlaştığını fark ederler. Gemi kayalıklara çarpmasın diye demir atarlar. Ertesi gün bir körfez görürler. Gemiyi oradaki kumsala doğru götürmek isterler.
Sahile yaklaştıkları esnada gemi kuma saplanır. Dalgaların çarpmasıyla parçalanmaya başlar. Görevli yüzbaşı: ‘Önce yüzme bilenler denize atlayıp karaya doğru yüzsün, geri kalanlar daha sonra atlayıp geminin parçalarına tutunsun’ der. Böyle yaparlar. Meleğin vaat ettiği gibi gemideki 276 kişinin tümü de kurtulup karaya çıkar.
Bu adanın adı Malta’dır. İnsanları çok iyi kimselerdir ve gemiden kurtulanlarla ilgilenirler. Hava düzeldiği zaman Pavlus, başka bir gemiyle Roma’ya gönderilir.
Resullerin İşleri 27:1-44; 28:1-14
Pavlus Roma’da—Bölüm 113
Pavlus Roma’da zincirlerle bağlıdır ve askerlerin gözetimi altında, bir evde tutukludur. Roma imparatorunun kendisi hakkında bir karara varmasını beklemektedir. Tutuklu iken ziyaret edilmesine izin verilir.
Roma’ya vardıktan üç gün sonra, Pavlus, Yahudi liderlerinden bazılarını davet eder. Roma’daki Yahudilerden birçoğu bu davete gelir. Pavlus, onlara, Tanrı’nın gökteki krallığını ve İsa’yı vaaz eder. Bazıları inanır ve İsa’nın takipçileri olur, fakat diğerleri inanmaz.
Pavlus, nöbetçi olarak kendisine verilen birçok askere de vaaz eder. Buradaki iki yıllık mahpusluğu esnasında ulaşabildiği herkese vaaz eder. Bunun sonucunda, imparatorun ev halkı bile krallığın iyi haberini işitir ve bazıları İsa’nın takipçisi olur.
Timoteos, bir süre için Pavlus’un yanına gelir. Timoteos da krallığı vaaz ettiği için daha önce hapsedilmiş, fakat sonra serbest bırakılmıştır. Pavlus’a yardımcı olabilmek ve onun mektuplarını yazmak için yanına gelir.
110 numaralı öyküdeki Filipi ve Efesos şehirlerini hatırlıyor musun? Pavlus, bu şehirlerdeki cemaatlerin kurulmasına yardımcı olmuştur. Şimdi hapiste olduğundan, bu cemaatlerdeki iman kardeşlerine mektuplar yazar. Bu mektuplar, Mukaddes Kitapta bulunmakta ve Efesoslular ve Filipililer diye adlandırılmaktadır. Filipi cemaatindeki arkadaşlarına neler yazacağını Timoteos’a söylemektedir.
Filipililer, Pavlus’a karşı son derece iyi ve nazik davranırlar. Hapiste iken ona bir hediye gönderirler ve şimdi o, buna karşılık teşekkürlerini bildirmektedir. Epafroditos bu hediyeyi getiren kimsedir. Fakat ölüm derecesinde hastalanmıştır. Şimdi artık, iyileşmiş ve eve gidebilecek duruma gelmiştir. Filipi’ye dönerken, Pavlus ve Timoteos’un mektuplarını da beraberinde götürecektir.
Hapiste olduğu sürede Pavlus, Mukaddes Kitapta bulunan iki mektubu daha yazar. Bunlardan biri, Kolose’deki İsa’nın takipçilerine yazılmıştır. Bu mektubun adının ne olduğunu biliyor musun? Koloseliler. Diğeri ise, yine Kolose’de yaşayan yakın bir arkadaşı olan Filimon’a yazdığı mektuptur. Bu mektup, Filimon’un hizmetçisi Onisimos hakkındadır.
Onisimos, Filimon’un yanından kaçıp Roma’ya gelir. Pavlus’un hapiste olduğunu öğrenir ve onu ziyaret eder. Pavlus, Onisimos’a vaaz eder, kısa bir süre sonra o da İsa’nın bir takipçisi olur. Onisimos evinden kaçtığına üzülür. Pavlus’un, Filimon’a yazdığı mektupta neler dediğini biliyor musun?
Pavlus, Onisimos’u bağışlamasını Filimon’dan rica eder. ‘Onu sana geri gönderiyorum. O artık sadece hizmetçin değil, İsa’nın takipçisi olan bir kardeşindir’ der. Onisimos, Kolose’ye geri dönerken, Koloseliler ve Filimon’a yazılan mektupları da beraberinde götürür. Geri dönen hizmetçisinin İsa’nın bir takipçisi olduğunu öğrendiği zaman Filimon’un mutluluğunu düşünebiliriz.
Pavlus, Filimon’a ve Filipililere yazdığında, gerçekten onlara iyi haberler verir. Filipililere, ‘size Timoteos’u gönderiyorum. Fakat kısa bir süre sonra ben de sizi ziyaret etmek istiyorum’ der. Filimon’a ise, ‘kalabileceğim bir yer hazırla’ diye yazar.
Pavlus, serbest bırakıldıktan sonra, birçok yöredeki İsa’nın takipçisi olan birader ve hemşireleri ziyaret eder. Fakat sonra tekrar Roma’da hapsedilir. Bu kez öldürüleceğini anlar. Timoteos’a yazıp derhal yanına gelmesini söyler. ‘Tanrı’ya sadık kaldım. O da beni mükafatlandıracaktır’ diye yazar. Birkaç yıl sonra Pavlus öldürülür ve Yeruşalim bu kez Romalılar tarafından tekrar yıkılır.
Fakat Mukaddes Kitapta daha birçok olaydan söz ediliyor. Yehova Tanrı, resul Yuhanna’ya Mukaddes Kitaba geçecek son kitapları ve Vahiy kitabını yazdırır. Vahiy kitabı gelecekten söz eder. Gelecekte neler olacağını şimdi öğrenelim.
Resullerin İşleri 28:16-31; Filipililer 1:13; 2:19-30; 4:18-23; İbraniler 13:23; Filimon 1:25; Koloseliler 4:7-9; II. Timoteos 4:7-9.