Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w85 1/7 s. 16-20
  • İnsanın Başarıları Gelecek Felaketi Önleyebilir mi?

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • İnsanın Başarıları Gelecek Felaketi Önleyebilir mi?
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1985 (Dinsel Seri 48-60)
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • BAŞARILAMAYAN HAYATİ ŞEYLER
  • FAKİRLİK SORUNU ÇÖZÜLMEDİ
  • TEKNOLOJİNİN SAVAŞ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
  • İNSANIN ÇABALARI NEDEN BAŞARISIZ KALMAKTADIR?
  • ŞEYTAN’IN ETKİSİ
  • HANGİ ÜMİT VAR?
  • İnsanlar Kalıcı Bir Barış Ve Güvenlik Sağlayabilir Mi?
    Gerçek Barış Ve Güvenlik
  • İman ve Geleceğiniz
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1998
  • İnsanlar Devamlı Bir Sulh Ve Güvenlik Sağlayabilirler mi?
    Hakiki Sulh ve Güvenlik—Hangi Kaynaktan?
  • Bizi Azat Edebilecek Hakikat Nerede Bulunuyor?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1983 (Dinsel Seri 25-36)
Daha Fazla
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1985 (Dinsel Seri 48-60)
w85 1/7 s. 16-20

İnsanın Başarıları Gelecek Felaketi Önleyebilir mi?

“Adımlarını doğrultmak yürüyen insanın elinde değildir.”—Yeremya 10:23

1, 2. İnsanlar 20. yüzyılda neleri başardılar?

YAŞADIĞIMIZ yirminci yüzyılda insan hayret verici işler başardı. Eğitim, fen ve teknik alanlarda büyük ilerlemeler kaydedildi. Bunların sağladığı sayısız yararları birçok insan günlük yaşamında görüyor. Değişik ülkelerde evlerde elektrik ile su tesisatı ve başka kolaylıklar var. Ayrıca, tıp bilimi, çiçek hastalığı gibi bir zamanlar insana zarar veren hastalıklar kontrol altına almaya yardım etti.

2 Haberleşme ve ulaşım alanlarında da büyük aşamalar yapıldı. Telefon, otomobil, tren ve uçaklar vasıtasıyla atalarımızın hayal bile edemediği bir hızla haberleşebilir ve değişik yerlere gidebiliriz. Bugün, yerin öbür ucundaki olaylar, uydular vasıtasıyla hemen bizlere iletilebilir.

BAŞARILAMAYAN HAYATİ ŞEYLER

3, 4. Mukaddes Kitabın peygamberliklerinde değinildiği gibi, insanlar hangi hayati şeyleri başaramadılar?

3 Bununla beraber, nükleer bir felaket insanın varlığını hâlâ tehdit etmeye devam etmektedir. Ayrıca insanların başaramadıkları gerçekten çok hayati şeyler de var. Örneğin, eğitim alanındaki ilerlemeler acaba insanları daha dürüst, doğru sözlü ve iyi ahlaklı olmaya sevk edebildi mi? Amerika Birleşik Devletlerinde bir yıldaki vergi kaçakçılığı yüz milyar doları aşmaktadır. Başka bir ülkede sadece bir kentte yedi yılda yolsuzluk yüzünden 17.000 memurun işten çıkarıldığı bildirilmektedir. Böyle davranışlar, II. Timoteos 3. baptaki “son günlerde” insanların ‘kendilerini seven, parayı seven, vefasız, iyilik sevmeyen’ kişiler olacaklarını önceden bildiren Mukaddes Kitap peygamberliğini hatırlatır.

4 Bir de cinsel ahlaksızlık var. Birçok yerde zina ve fuhuş öylesine olağan oldu ki, filmlerde, televizyon programlarında, tiyatro oyunlarında ve romanlarda iyi ahlaklı bir aileye rastlamak çok enderdir. Ahlaksızlık, her yıl dünya çapında 55 milyon kadının kürtaj yaptırmasına sebep olmaktadır! Bunu yapmak, her yıl Arjantin, Kanada, Fransa, Polonya veya diğer 145 ülkenin nüfusundan daha çok insanı yok etmek demektir! Böylece tıp biliminin bir dalı çocukların hayatını kurtaran bazı gelişmeleri selamlarken, başka bir dalı ise, henüz doğmamış milyonlarca çocuğu katletmektedir. Tıpkı Mukaddes Kitabın önceden söylediği gibi, yaşadığımız “son günlerde”, birçok insan “nefsine mağlup” ve “şefkatsiz” olmuştur.—II. Timoteos 3:3.

5. Bugün çok yaygın olan ahlaksızlığın sağlık yönünden ne gibi sonuçları vardır? Hangileridir?

5 Cinsel ahlaksızlık, cinsel temasla geçen hastalıkların salgınına neden olmaktadır. Hastalıkların birçok türü ilaçlara karşı bağışıklık kazanmıştır. Jenital herpes gibi yaygın oranda görülen bir hastalığın şimdiye kadar tedavisi bulunamamıştır. Bu hastalığa yakalanmış olan annelerden doğan herpesli bebeklerin sayısında büyük bir artış var. Bu herpesli bebeklerin yaklaşık yarısı ölmektedir. Sağ kalanların yarısında ise, fiziksel veya zihinsel sakatlıklar, özürler görülmektedir. Ayrıca doktorları şaşkına çeviren ve henüz tedavisi bilinmeyen öldürücü AIDS hastalığı da var. Associated Press basın ajansının bir haberine göre, (Edinilmiş Bağışıklık Noksanlığı Sendromu olan) AIDS, en azından 33 ülkede görülmüştür; “şimdi ise, küre çapında insan sağlığını tehdit” eder durumdadır. Özellikle eşcinselleri etkileyen bu hastalık, Romalılar 1:27’deki kaydı akla getirmektedir.

6. Tıp bilimi, dünya çapında, hastalığın ilerlemesini durdurabildi mi?

6 Tıp bilimi birçok hastalığın salgınını durduramıyor. Sadece Afrika’da milyonlarca insan sıtma, uyku hastalığı, cüzzam ve başka illetlerin etkisi altındadır. Gelişmiş ülkelerde kanser, kalp ve şeker hastalıkları siroz ile duygusal bozukluklar giderek artmaktadır. Bunlardan bazıları çağdaş sanayii toplumunun kaygıları veya yan ürünleri tarafından meydana getirilmiş veya kötüleştirilmiştir. Bazıları ise, her şeyi hoş gören bir yaşam biçiminden kaynaklanmaktadır.

7. Tıpta kaydedilen aşamaların, sonsuza kadar bizi tam sağlıkta tutmalarına ihtimal var mı?

7 Daha da çok hastalık kontrol altına alınmış olsaydı, acaba tıb bilimi, bizleri belirsiz bir süre için tam sağlıkta tutabilecek miydi? Birçok bilgin buna Hayır! demektedir. Belirttikleri gibi, insanın ömrü birkaç yıl daha uzatılabilirse de, başka hastalıklar daha da çok insan hayatını alacaktır. Bir bilim adamı şu sonuca vardı: “Yakın gelecekte, ömrü uzatıp, yaşlanma sürecini yavaşlatmamıza az imkân var.” Çok zaman önce Mukaddes Kitap, Mezmur 90:10’da şunu söyledi: “Yıllarımızın günleri yetmiş yıldır, ve kuvvetle seksen yıl olursa onların gururu, zahmet ve kederdir, çünkü çabuk geçer.”

FAKİRLİK SORUNU ÇÖZÜLMEDİ

8. Mukaddes Kitap teknolojinin, fakirlik sorunlarını çözemeyeceğini nasıl doğrulukla önceden bildirdi?

8 Teknoloji gerçi bazı insanların hayatını daha kolaylaştırdığı doğrudur. Ama birçok insanın, teknolojinin ürünlerini almak için parası yoktur. World Military and Social Expenditures 1983 (Dünya Askeri Ve Sosyal Harcamalar 1983) adlı yayın şöyle demektedir: “İki milyar insan yılda 500 dolardan az bir gelirle yaşamaktadır. Şunu da ekledi: “En azından beş kişiden biri, tamamen fakirlik içindedir; bu ise, öylesine bir yoksulluktur ki, sessiz bir soykırımı anlamına gelir.” Bu yayın daha sonra, her yıl gıdasızlıktan veya hastalıktan “11 milyon bebeğin bir yaşında olmadan önce öldüğüne” dikkat çekti.—Vahiy 6:5-8.

9. Birçok ülkede hangi acı durum hüküm sürmektedir?

9 The Detroit News gazetesine göre, bazı ülkelerde “birçok kadının, bir sürü çocuğu var, ama onlara bakmak için gerekli şeyleri yoktur. . . . . Çoğu kez bu gibi anneler, istenmeyen çocuğu. . . . sokağa bırakıyorlar.” Bu durumda olan milyonlarca çocuk var. Başka yerlerde ise, ana-babalar terk ediliyor. Asyalı bir gazeteci şöyle yazdı: “Aileleri onları artık besleyemediklerinden dolayı binlerce yaşlı insan evlerinden kovuluyor. Onlara yardım eden resmi kuruluşlar da yok. Çoğu kez, bu yaşlı kişilerin çocukları, onları trenden herhangi bir yere indiriyor veya gara bırakıyorlar.” Yazar buna şunu da eklemektedir: “Bu durum, yaşlılara karşı çok saygı duyulan bir kültür için ne şaşırtıcı bir değişiklik demektir.” Böylece çağımız, Süleymanın Meselleri 30:11’de sözü geçen şu gerçeği görüyor: “Nesil var ki, babasına lânet eder, ve anasına hayır dua etmez.”

10. Dünyanın parasal durumu ne kadar güvenilirdir? Bu durum, İsa’nın hangi peygamberliği akla getirir?

10 İnsan hükümetleri küre çapında hüküm süren fakirlik sorununu çözemezler. Az gelişmiş ülkeler ise, artan borçlarının yükü altında ezilmektedirler, borçlarını ödeyemiyorlar. Gelişmiş ülkelerin bile büyük oranda borçları var. Bunun bir belirtisi olarak A.B.D.’de, geçen yıl birçok banka iflas etti: En büyüklerinden biri iflas eşiğine geldiği zaman, ancak hükümetin milyarlarca doları aşan yardımıyla felaket önlenebildi. The New York Times gazetesine göre, korku böyle büyük bir bankanın iflası halinde “başka bankaların da iflasa sürüklenip, parasal sistemin bozulması” idi. Böylece felaketleri önlemek giderek zorlaşmaktadır. Aslında İngiltere’de çıkan Guardian gazetesinin şu gözlemi her geçen yıl daha da kesinlik kazanıyor: “Dünya, insanın sebep olduğu bir felaketin ve siyasal afetin eşiğindedir . . . . Tüm kıtalar, gelecekle ilgili ümitlerinin yok olduğunu görmektedirler.”—Luka 21:25, 26.

TEKNOLOJİNİN SAVAŞ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

11. Hükümetlerin çözemedikleri başka hangi sorun teknoloji yüzünden daha da büyüdü?

11 Teknoloji, hükümetlerin durduramadığı başka bir şeyi de daha kötü bir hale getirdi: Savaş. Teknoloji sayesinde büyük çapta kullanılan makineli tüfek, denizaltı, uçak, tank ve alev makineleri yüzünden I. Dünya Savaşı büyük bir katliamla sonuçlandı. İngiliz yazarı Richard Rees şöyle dedi: “1914-1918 savaşı iki gerçeği gün ışığına çıkardı: Birincisi, teknolojinin gelişmesi ancak birleşmiş bir dünyada felakete yol açmadan devam edebileceği bir noktaya ulaştı ve ikincisi ise, dünyada kurulmuş olan siyasal ve toplumsal teşkilatlar, dünyanın birleşmesini imkânsız kılmaktadırlar.” II. Dünya Savaşında, daha modern silahlarla aşağı yukarı 55 milyon insan öldürüldü; böylece bu görüş doğrulandı.

12. Bugün insanlık hangi yönden tehdit edilmektedir?

12 Bugün silahlar daha da korkunçtur ve hükümetler birlik durumundan daha da uzaktırlar. Nükleer silahlar konusunda, yazar Herman Wouk şöyle dedi: “Bu delilik . . . için harcanan hüner, emek ve para gerçekten insanın aklını durduruyor. Eğer milletler artık savaşı öğrenmeselerdi, insanlığın başaramayacağı bir şey kalmazdı.” Astronom Carl Sagan nükleer savaş hakkında şöyle konuştu: “Küre çapındaki uygarlığımızın yok olacağına pek şüphe yok.” Dünya çapında nükleer bir felaket insanlığı tehdit etmeğe devam ederken, birtakım çarpışmalar sayısız hayatları alıyor. A.B.D.’deki Savunma Enformasyon Merkezi, 1984 yılında 42 değişik savaş ve isyanın aynı anda devam etmekte olduğunu bildiriyordu! Hükümetler, ülkelerinde akan cürüm ve şiddet selini durduramıyorlar; nerede kaldı ki, küre çapında barışı getirsinler.

13. Günümüzde küresel çapta görülen şiddet eylemleri Mukaddes Kitabın peygamberliklerine uymakta mıdır?

13 Bütün bunlar, 1914’ten beri ‘Apokalipsin dört atlısından’ birinin ilerleyişi hakkında Vahiy 6:4’te anlatılan peygamberliğe uymaktadır: “Ve başka bir at, bir al at çıktı; ve onun üzerine binmiş olana, dünyadan barışı kaldırmağa ve birbirini boğazlatmak için ruhsat verildi; ve kendisine büyük bir kılıç verildi.”

İNSANIN ÇABALARI NEDEN BAŞARISIZ KALMAKTADIR?

14, 15. İnsanların şimdi amaçlarına ulaşmamalarının önemli bir sebebi nedir?

14 İnsanın felaketi önleyemeyeceğinden korkma için neden sebepler var? İnsanlar neden acaba amaçlarına ulaşamıyorlar? Mukaddes Kitap bunun önemli bir sebebini vermektedir: “Nasıl günah bir adam vasıtası ile, ve ölüm günah vasıtası ile dünyaya girdiyse, böylece ölüm de bütün insanlara geçti; çünkü hepsi günah işlediler.” (Romalılar 5:12) İlk ana-babamız Âdem ile Havva kâmil bir beden ve zihinle yaratılmışlardı. Onların kâmilliği, ancak Tanrı’nın yararlı kanunlarının sınırları içinde kalmalarına bağlıydı. Bu kanunların çerçevesi içinde olanların geniş kapsamlı bir seçme özgürlükleri vardı. Bununla birlikte Tekvin 3. babı, ilk ana-babamızın seçme özgürlüklerini kötüye kullandıklarını açıklar. Onlar Tanrı’dan ve O’nun kanunlarından bağımsız yaşamayı arzu ederek, kendileri için hangi şeyin iyi veya kötü olduğu konusunda karar vermek istediler. Bunu yapmak yetkisi ise, sadece Tanrı’ya aitti. Bu seçimi yaptıktan sonra, tek başlarına kaldılar. Mukaddes Kitap şöyle der: “Siz Yehova ile beraber oldukça sizinle beraberdir; . . . . fakat siz onu bırakırsanız, sizi bırakır.” (II. Tarihler 15:2) Tanrı’dan ayrılan Âdem ile Havva soysuzlaşmaya başladılar. Hastalığa, kedere ve sonunda da ölüme maruz kaldılar.—Tekvin 2:16, 17.

15 İlk ana-babamız nakâmil olduktan sonra jenetik kanunu, onların bütün çocuklarının nakâmilliği miras almalarına neden oldu. Mezmur yazarı şunu kabul etti: “Ben fesat içinde doğdum, ve anam günah içinde bana gebe kaldı.” (Mezmur 51:5) Tıp bilimi, hiçbir şekilde miras alınan bu nakâmilliğin sonuçlarını ortadan kaldıramaz. Hastalığı ve ölümü yenen bir tıbbi başarı beklemek, insanların asla ulaşamayacakları bir şeyi beklemek demektir.

16. Nakâmillik, insanların zihinsel durumunu nasıl etkiledi?

16 Miras alınan nakâmillik, zihinsel durumumuzu da etkilemiştir. Hepimiz yanlış olanı yapma eğilimiyle doğmaktayız. Ancak bu, insanların hareketlerini kontrol edemeyecekleri anlamına gelmez. Yollarını düzeltici önlemler alırlarsa, bunu başarabilirler. Süleymanın Meselleri bunu şöyle açıklar: “Bütün yollarında onu [Yehova’yı] tanı, o da senin yollarını doğrultur.” Bununla beraber, insanlar, yollarını düzeltmek için verilen öğütleri görmezlikten gelirlerse, başları kesinlikle derde girer. Fertler ve milletler Tanrı’dan ve kanunlarından ne kadar uzak kalırlarsa, doğuştan aldıkları bencillik eğilimlerinin etkisinde kalırlar ve o oranda kendilerine zarar verecek şekilde hareket ederler. Bu hususta New York Times gazetesinin bir başyazısında şöyle denildi: “Günümüzün manşetlerine bir göz atarsanız, dünyanın nereye gittiğini merak etmekten kendinizi alamazsınız. . . . . İnsanlar, kuruluşlar ve milletler, her şeyden önce bencil çıkarlarını düşündükler zaman neler oluyor görün. . . . Tüm ülkelerde, açık gerçek sırf bencillikle hareket etmenin iyi bir sonuç vermediği doğrultusundadır.”

ŞEYTAN’IN ETKİSİ

17, 18. İnsanların amaçlarına ulaşamadıklarını açıklamak için başka hangi önemli etken var?

17 İnsanların amaçlarına ulaşamamalarının ve felaketi önleyememelerinin başka önemli bir etkeni de “bu şeyler sisteminin tanrısı”ndan söz eden II. Korintoslular 4:4’te üzerine dikkat çekilen kişidir. Mukaddes Kitabın kaydından pek haberleri olmayanlar, bu ayette değinilen tanrının Kadirimutlak Tanrı olduğunu düşünebilirler. Ama aynı ayet bu tanrının “imansızlıkların fikirlerini kendilerinde körletmiş” olduğunu da söyler. Sevgi dolu Yaratıcımız şüphesiz bunu yapmaz. Burada sözü geçen tanrı, I. Yuhanna 5:19’da değinilen tanrı ile aynı kişidir: “Bütün dünya kötü olanın kudretindedir.”

18 Şu anda dünyayı kontrol eden tanrı, Vahiy 12:9’da “İblis ve Şeytan denilen büyük ejder, bütün dünyayı saptıran eski yılan” olarak tanıtılmıştır. Şeytan adı “Direnen” veya “Muhalif” anlamına gelir. İblis adı “Sahte Suçlayıcı” veya “İftiracı” demektir. Bu terimler uygundur, çünkü Âdem ile Havva ruhlar ülkesinden gelen kışkırtmayla isyan ettiler. Şeytan aslında Havva’ya şöyle demek istedi: ‘Sen Tanrı’nın kanunlarına muhtaç değilsin. Neyin iyi ve neyin kötü olduğuna bizzat kendin karar verebilirsin.’ Oysa Şeytan Tanrı’dan uzaklaşmakla soysuzlaştı. Bu gerçek, bizzat işlerine bakmakla anlaşılabilir; sadece onun kontrolü altında dünyaya bir göz atmak yeterlidir. İnsanlığın çirkin ve olumsuz tarihi, arkasında bulunan çirkin ve kötü bir etkinin varlığını doğrular.

HANGİ ÜMİT VAR?

19. Dünyamızın illetleri için tedavi olarak bazı gözlemciler neyi önerdiler?

19 Karmakarışık dünyanın bazı gözlemcileri, insanlığın hastalıklarının tedavisi için bazı ilginç yorumlar yaptılar. Montreal’de çıkan The Gazette şöyle dedi: “Milli politikacıların aşağı yukarı 150 grubunun hepsi ayrı bir yöne gidiyor; bu durum, yeryüzünü karmakarışık bir sonuca götürmüştür. Ulaşım ve haberleşme teknolojisi ise, dünyayı küresel bir toplum veya köy haline getirdiğinden, dünyanın en büyük sorunlarının çoğu küresel boyuttadır.” Gazete daha sonra şunu önerdi: “Bir tür dünya hükümetine ihtiyaç vardır.” Sosyolog Erich Formm, “ancak tarihin son 6000 yılı boyunca var olan [toplumsal ve siyasal] sistem yerine tamamen farklı bir sistem konulursa”, dünyamızın illetlerinin ortadan kaldırılabileceğini söyledi.—İtalik harfler tarafımızdan.

20. (a) İstenen hedeflere ulaşmak neden asla insanların çabalarıyla sağlanamayacaktır? (b) Gelecek için kime güvenmeliyiz?

20 Sözü geçen gözlemciler bunu fark etmeseler de, tüm toplumsal ve siyasal sistem “yerine tamamen farklı bir sistem konul”acaktır! Yakında tüm insanlık tek bir dünya hükümeti altında yaşayacak. Fakat bu, insan hükümeti olmayacak. Aynı zamanda bu hükümet, insanın harcadığı çabalarla da iktidara gelmeyecektir. İnsanlar başlarına gelecek felaketi önleyemezler. Tarihin gösterdiği gibi, onlar, şimdiki sistem yerine kesinlikle daha iyisini koyamazlar. Onlar miras alınan nakâmilliği, hastalığı ve ölümü ortadan kaldıramazlar. Şeytan ile cinlerini de yok edemezler. İnsanlık tarihi şu ilham edilen sözlerin doğruluğunu kanıtlamıştır: “Adımlarını doğrultmak yürüyen insanın elinde değildir.” (Yeremya 10:23) Bu nedenle, Tanrı’nın Sözü şu öğüdü verir: “Emîrlere ve kurtarışı olmıyan âdem oğluna güvenmeyin.” (Mezmur 146:3) Öyle ise kime güvenmelisin? Süleymanın Meselleri 3:5 şu teşviki verir: “Bütün yüreğinle Yehova’ya güven, ve kendi anlayışına dayanma.” Yehova’ya karşı neden böyle bir güven besleyelim? Çünkü O, insanın yapamadığını yapabilir. Gelecek makale buna dair bilgi verecektir.

TEKRARLAMA İÇİN SORULAR

İnsanlar hangi hayati şeyleri başaramadılar?

Teknoloji nasıl savaşın etkilerini kötüleştirdi?

İnsanın harcadığı çabalar neden çok defa başarısız kaldı?

İnsanın tarihine bakılırsa en hikmetli hareket tarzı hangisidir?

[Sayfa 20’deki pasaj]

“RAB [Yehova] bütün yollarında âdildir, ve bütün işlerinde inayetlidir. RAB kendisini çağıranların hepsine yakındır, onlar ki, onu hakikatle çağırırlar. Kendisinden korkanların dileğini yapar; ve feryatlarını işitir, ve onları kurtarır. RAB kendisini sevenlerin hepsini korur; ve bütün kötüleri helâk eder.”—Mezmur 145:17-20.

[Sayfa 17’deki resim]

Tıp bilimi hastalık ve ölüm salgınını durduramadı

[Sayfa 18’deki resim]

İnsan hükümetleri küre çapındaki fakirlik sorununu çözemezler.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş