Sıkıntılarını Dram Haline Getiriyor musun?
“SENDEN nefret ediyorum!” Bazı evli çiftlerin birbirine böyle sözleri tekrar tekrar bağırarak söyledikleri herkesçe bilinmektedir. Öfkeli annelerin çocuklarına yüksek sesle sert tehditler savurdukları da sık sık duyulmuştur.
Acaba sorun nedir? Böyle kişiler sıkıntılarını veya üzüntülerini dram haline getirme zayıflığına kapılıyorlar. Günahkâr insanlar incitilmiş duygular veya bir umutsuzluk, ya da çaresizlik hissi yüzünden bazen çok mübalâğalı sözleri kullanarak aslında demek istemedikleri şeyleri söylüyorlar.
BİR ÖRNEK
Sıkıntıları dram haline getirmek yeni bir şey değildir. Peygamber Yunus olayı bunu bir örneğidir. Önce Ninevelilere Tanrı’nın ikaz mesajını getiremeyecek kadar korkan Yunus, büyük bir balık tarafından yutulup karaya kusturulmasıyla nihayet dersini almıştı. Bunun üzerine Tanrı’nın mesajını korkusuzca ilan ederek Ninevelileri üzerlerine 40 gün içinde harabiyet geleceğine dair uyardı. Oysa Nineve sakinleri kraldan en aşağı tebasına kadar Yunus’un va’zettiği mesaja karşılık verip tövbe ettiler. Yehova bunu görünce onları yok etmedi.—Yunus 1:1-17; 2:10; 3:1-10.
Yunus bunu hazmedemedi, çünkü yalancı peygamber haline düştüğünü zannetti! Bu nedenle şöyle dedi: “Ya Yehova (YD) niyaz ederim, canımı benden al; çünkü benim için ölmek yaşamaktan iyidir.” Daha sonra, ona gölge veren bir asma kabak fidanı birden bire ölünce, Yunus, Yehova’ya tekrar: “Benim için ölmek yaşamaktan iyidir” dedi. Evet, Yunus peygamber sıkıntılarını, ölmeyi yaşamaya tercih ettiğini söyleyecek derecede dram haline getirdi. Fakat Yehova, Ninevelilere neden merhamet gösterdiğine dair onun görüşünü düzeltti.—Yunus 4:1-11.
SIKINTILARIMIZI NEDEN DRAM HALİNE GETİREBİLİRİZ
Bugün birisi sırf “içini dökmek” için sık sık abartmalı sözler kullanabilir. Böyle sözler kişi, düşünmeden veya bunların doğru olduğuna inanmadan söyleyebilir. Veyahut böyle sözler kötü niyetini göstermek veya bir başkasını cezalandırmak isteyen biri tarafından söylenebilir. Kişiyi sevk eden etken ne olursa olsun, onun bu eğlime boyun eğmesi durumu kötüleştirir. Onunla çekiştiği kişi arasındaki uçurumu herhalde genişletecek ve barışmalarını ve uyumlu bir ilişkinin oluşmasını zorlaştıracak. Bunun bir nedeni, abartmalı sözleri kullanan kişi aslında bunlara inanmaz veya söylemek istemezken, sözlerine hedef olan kişinin onun gerçekten bunu demek istediğini hissedebilmesidir. Bu ne kadar sinirlendirici bir durum olabilir!
Ayrıca düşüncesizce söylenen mübalağalı sözlerin arkasında gurur yatabilir. Duyguları incitilmiş bir kişi, diğer bir ferdin yaptığı veya söylediği şeyin bir saygı, anlayış veya düşünce noksanlığı gösterdiğini hissedebilir. Ama sıkıntılarımızı dram haline getirmeye sevk eden etkenler ne olursa olsun, bu eğilimi yenmek için ne yapabiliriz?
BU EĞİLİMİ YENMEK İÇİN YARDIMCI ETKENLER
Alçakgönüllülük yardımcı bir etken olacaktır. Mukaddes Kitabın öğütlediği gibi başkalarını kendimizden daha iyi sayarsak bu tutumumuz canımız sıkıldığı, işimizde engellendiğimizi hissettiğimiz, sinirlendiğimiz veya cidden denendiğimiz zaman, bizi abartılmış sözleri kullanmaktan veya meseleleri bir dram haline getirmekten alıkoyacaktır.—Filipililer 2:1-4.
Zaptınefs de bu konuda çok yardımcı bir etkendir. Bunun sayesinde denendiğimiz zaman, sabırlı, başka sözlerle tahammüllü olabiliriz. Tanrı’nın sözü zaptınefs noksanlığına karşı bizi tekrar tekrar uyarıyor. Örneğin şöyle diyor: “Geç öfkelenen adam yiğitten iyidir; ve nefsine hâkim olan, şehir alan adamdan iyidir.” (Süleymanın Meselleri 16:32) Gerçi, zor şartlar altında zaptınefs göstermek, en kolay yol değildir, ama bunu öğrenmek bize büyük mükâfat verir.
Örneklerden çok şey öğrendiğimiz için Yehova Tanrı’nın Kendisinin bıraktığı örneği düşünelim: Kışkırtıldığı halde, Kendisi şöyle diyebildi: “Uzun zamandan beri sustum; sustum ve kendimi tuttum.” (İşaya 42:13, 14) Eğer kendimizi Yehova’ya kayıtsız şartsız vakfetmiş isek, zaptınefsi göstermekte O’nun örneğini takip etmeyi arzulamalıyız. Bu nitelik sıkıntılarımızı dram haline getirmekten kaçınmamıza kesinlikle yardımcı olacaktır.
Bencil olmayan sevgi niteliği, deneyici şartlar altında dram yaratmamak için bize özellikle yardım edecektir. Tanrı’nın ruhunun bir meyvesi olan sevgi, bazı kişilerin ara sıra neden bizi deneyecek tarzda konuştuklarını veya davrandıklarını takdir etmek için bize gereken anlayışı verir. Sevgi, başkalarının zayıflıklarını anlayışla karşılar. Evet, “sevgi çok sabreder lûtufla muamele eder, . . . . hiddetlenmez, kötülük saymaz; . . . . her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi ümit eder, her şeye sabreder.” Sevgi, bütün bu şeyleri yaptığı için bizim canımızı sıkan meseleleri dram haline getirmekten koruyacaktır.—I. Korintoslular 13:4-7.
Dua da bize yardımcı olacaktır. Örneğin, bizim semavi Babamızdan Kendi mukaddes ruhunu dilememiz yerindedir. (Luka 11:13) Zaptınefs, sevgi, barış, tahammül, huy yumuşaklığı ve ruhun diğer meyvelerini gösterip geliştirmemize yardımcı olması için O’na güvenle dua edebiliriz. (Galatyalılar 5:22, 23) Yehova, alçakgönüllülükle sunulan böyle duaları cevaplandırır, Kendisini sevenlere ruhunu verir. Böylece sıkıntılarımızı dram haline getirmek için gösterebileceğimiz herhangi bir eğilimi yenmekte ayrı bir yardım alacağız.
Hepimiz nakâmil oldukça başkalarını deneyeceğiz veya onlar tarafından deneneceğiz. Fakat alçakgönüllülük, zaptınefs, bencil olmayan sevgi ve özellikle Tanrı’nın yardımı için dua, zayıflık veya kusurlarımıza rağmen, birbirimize katlanmamıza yardımcı olacaklardır. Böylece sıkıntılarımızı dram haline getirmeye artık eskiden olduğu gibi eğilim göstermeyeceğiz.