Sağlığınızı Nasıl Koruyabilirsiniz?
BUGÜN, sağlığımızı en çok etkileyecek şeyin ne olduğuna karar vermek zordur. Medya, ticaret piyasasında beslenme, egzersiz, ek besinler ve sağlıkla bağlantılı başka bir sürü konuda bilgi tufanı yarattı. Ne yazık ki, bu bilgilerin çoğu çelişkilidir. Bilim yazarı Denise Grady şöyle diyor: “Bir tıp dergisinde yayımlanan her yeni araştırmanın, topluma ne yiyeceği, hangi ilaçları kullanacağı ve aslında nasıl yaşayacağı konusunda daha önce yapılmış tavsiyelerin tam tersini söylediği görülüyor.”
Bazı doktorlar, sağlık alanında çıkan her modayı denemektense, temel ilkelere bağlı kalmayı daha mantıklı bir yaklaşım olarak tavsiye eder. Örneğin, The American Medical Association Family Medical Guide (Amerikan Tıp Birliği Aile Sağlık Rehberi) şöyle söylüyor: “Yaşam tarzınızda olumlu değişiklikler yaparak ve ortaya çıkan herhangi bir hastalığın tespiti ve erken tedavisi amacıyla düzenli sağlık kontrollerinden geçerek, yaşamınız boyunca daha sağlıklı kalabilirsiniz.” Fakat ‘yaşam tarzındaki olumlu değişikliklerin’ en yararlıları hangileridir? Bunlardan üçünü ele alalım.
Sağlıklı Gıdaları Seçmek
Tıp otoriteleri, çok çeşitli gıdalar yememizi ve kalori ihtiyacımızın en büyük kısmını özellikle kepekli tahıllarda, baklagillerde, sebzelerde ve meyvelerde bulunan karmaşık yapılı karbonhidratlardan almamızı salık veriyorlar.a Bununla beraber, sağlığımızı sadece ne yediğimiz değil, aynı zamanda ne kadar yediğimiz de etkiliyor. Ölçülü yemek önemlidir. Düzenli olarak, vücudumuzun yakabildiğinden daha fazla kalori almak şişmanlığa neden olur. Bir sağlık rehberinin söylediğine göre, sonuçta bu, kalpte zorlanmaya, vücutta halsizliğe yol açar ve kişiyi “kalp hastalığına, şeker hastalığına, romatoit artrite ve başka birçok hastalığa daha duyarlı” hale getirir.
Son yıllarda besinlerdeki yağa çok dikkat edilmiştir. Birçok sağlık uzmanının dediğine göre, doymuş yağlar bakımından zengin bir beslenme, kalp hastalığı ve bazı kanser türleri riskini artırıyor. Bununla birlikte bu, beslenmemizden bütün yağları çıkarmamız gerektiği anlamına gelmez. Amerikan Beslenme Derneği’nin eski başkanı Mary Abbott Hess, “sağlıklı bir beslenmede neredeyse her gün, sevdiğiniz gıdalara bir miktar yer vardır” diyor. Kilit nokta, porsiyonları küçük tutmak ve diğer yağ kaynaklarını sınırlamaktır.
Beslenme alışkanlığınızı değiştirmenin kolay olmadığı doğrudur. Gerçekten bazıları, sevdikleri yiyeceklerden sürekli mahrum kalmak zorunda olurlarsa hayatın yaşamaya değer olmayacağını düşünebilir. Fakat, ya hep ya hiç gibi bir yaklaşımı benimsemektense ikisinin arasında bir denge kurmaya çalışın. Bu daha çok, bazı gıdaları hiç yememek yerine kısmak meselesidir. Daha önce sözü edilen Family Medical Guide (Aile Sağlık Rehberi) şöyle diyor: “Sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeniz, artık yaşamdan zevk alamayacağınız anlamına gelmez.”
Diyetisyenlerin belirttiğine göre, sağlıksız gıdaları yavaş yavaş bırakarak, beslenmenizde yaptığınız ayarlamaların etkisini hafifletebilirsiniz. Örneğin, beslenmenizi bir gün değil, bir hafta boyunca dengede tutmaya çalışın. Eğer her gün kırmızı et yiyorsanız, haftada üçe indirmeye çalışın. Aynı şey, doymuş yağlar bakımından zengin olan tereyağ, peynir, dondurma ve ayaküstü yenen çok yağlı gıdalar için de geçerlidir. Amaç, yağ alımınızı, toplam kalorinizin yüzde 30’unu geçmeyecek şekilde azaltmak olmalıdır.
Harvard Üniversitesinden Dr. Walter Willett, yağlı besinleri azaltıp, yerine nişasta ve şeker bakımından zengin gıdaları almaya karşı uyarıyor. Bu, çok defa kilo artışına yol açar. Beslenmenizde hem yağları hem de karbonhidratları azaltmanız daha iyi bir yaklaşımdır.
Ölçülü Egzersiz
Sağlıklı bir yaşam tarzı düzenli bir egzersiz programını içerir. ABD kamu sağlık hizmetinde görevli bir başhekimin fiziksel sağlık konulu raporunun editörü Dr. Steven Blair şöyle söylüyor: “Hareketsiz bir yaşam tarzını bırakıp, hafif fiziksel aktivitelerde bulunmaya başlayan insanlar kalp hastalıklarının yol açtığı ölüm oranını yüzde 50 azaltıyorlar.” Maalesef, bugün birçok insan hafif bir fiziksel aktivitede bile bulunmuyor. Örneğin, ABD’de 4 kişiden 1’inin tamamen hareketsiz olduğu söyleniyor. The Toronto Star’ın bildirdiğine göre, Kanada’da 1997 Fiziksel Aktivite Ölçütleri olarak adlandırılan bir araştırma, “Kanadalıların yüzde 63’ünün günde bir saatten daha az hareket ettiklerini” ortaya çıkardı. Ve İngiltere’de araştırmacıların söylediğine göre, inceleme yaptıkları bir grup çocuk “öyle hareketsizdi ki, uyanık oldukları ve uyudukları zamanki kalp atışları arasında çok az fark vardı.”—The Sunday Times.
Önceleri, sadece enerji gerektiren aerobik egzersizlerin sağlığa yararlı olduğu düşünülüyordu. Ancak, sağlığı düzeltmek için ağır idmanlar gerekli değildir. Gerçekten, kamu sağlık hizmetinde görevli bir başhekimin raporuna göre, “[hafif bir egzersizle] günde 150 kalori kadar yakmak kalp hastalığı, yüksek tansiyon, kanser ve şeker hastalığı riskini azaltabiliyor.”
Hoşlanacağınız bir egzersizi seçmeniz önemlidir. Yoksa, bunu yaşam tarzınızın bir kısmı yapmazsınız. Kilit nokta, hangi egzersizi yaptığınız değil, ne sıklıkta yaptığınızdır. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitüleri genel bir kural olarak şunu öneriyor: “Hem çocuklar hem de yetişkinler haftanın çoğu günü, mümkünse her gün, en azından 30 dakika, fazla yoğun olmayan fiziksel aktivitelerde bulunmayı hedef edinmelidirler.”
Fazla yoğun olmayan aktiviteler hangileridir? Yüzmek, çevik ve hızlı adımlarla yürümek, bisiklete binmek, araba yıkamak ve cilalamak; merdiven çıkmak ve bahçeyi temizlemek. Sağlığınızı korumanız için bir jimnastik salonuna veya sağlık merkezine kaydolmanıza gerek yok. Bununla beraber, bir uyarı notu var: Tıp otoriteleri, eğer bir kalp-damar hastalığınız varsa veya 40 yaşın üstünde bir erkek ya da 50 yaşın üstünde bir kadınsanız herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce doktorunuza danışmayı unutmamanızı salık veriyorlar.
Sigara, Uyuşturucular ve Alkol Hakkında Ne Denebilir?
Sigara: Sigara dumanı, 200’ü bilinen zehirler olan, 4.000’den fazla sağlığı tehdit eden bileşim içeriyor. Bununla beraber, zehirlerin sayısı ne olursa olsun, sigaranın insan sağlığı üzerinde yıkıcı etkisi olduğuna kuşku yok. Ölüme yol açan diğer tüketim maddelerinden çok azı tütünle boy ölçüşebilir. Örneğin ABD’de, otomobil kazalarıyla karşılaştırıldığında tütünle bağlantılı hastalıklardan ölenlerin sayısı on kat daha fazla. Dünya Sağlık Örgütü sigaranın küre çapında yılda üç milyon can aldığını tahmin ediyor!
Kanser ve kalp hastalığı riskinin artışının yanında, sigara içenler soğuk algınlığı, mide ülseri, kronik bronşit ve yüksek tansiyona içmeyenlerden daha sık yakalanıyorlar. Sigara ayrıca kişinin koku ve tat alma duyusunu köreltiyor. Açıkçası, bir bireyin sağlığını korumak için alabileceği en önemli önlemlerden biri sigarayı bırakmaktır. Fakat uyuşturucular ve alkol hakkında ne denebilir?
Uyuşturucular: Dünyanın her yerinde uyuşturucular pek çok insanın yaşamına ve sağlığına mal oldu. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Dairesi şunları söylüyor: “Uyuşturucular her yıl 14.000 Amerikalıyı öldürüyor.” Fakat, uyuşturucu ticaretinden sadece yasadışı uyuşturucu kullananlar etkilenmiyor. Birçok bağımlı, alışkanlıkları için gerekli parayı sağlamak üzere şiddete başvuruyor ve suç işliyor. The Sociology of Juvenile Delinquency (Çocuk Suçlarının Sosyolojisi) şunu diyor: “Crack [kokain] dağıtan şebekeler arasındaki rekabetler bazı varoşları, çok yüksek cinayet oranları nedeniyle polisin anarşi mezbeleliği olarak kabul ettiği, kentin ‘ölü bölgeleri’ haline getirdi.”
Elbette, uyuşturucular sadece ABD’nin problemi değil. Bir tahmine göre, dünya çapında her yıl 160.000 ila 210.000 kişi uyuşturucu enjekte ederken ölüyor. Ayrıca, milyonlarca kişi kat (uyarıcı yeşil yaprak), arekcevizi ve kokain gibi diğer zararlı uyuşturucu türlerini kullanıyor.
Alkol: Crack kokain ve eroin gibi sert uyuşturucular toplumun dikkatini çekmekle birlikte, alkolün kötüye kullanımı daha fazla zarara yol açıyor. The Medical Post’un bildirdiğine göre alkolizm, “10 Kanadalıdan birini etkiliyor ve sağlık bakım sistemine yıllık maliyeti 10 milyar dolardır.” ABD’de ölümle sonuçlanan otomobil kazaları ve yangınların yüzde 50’sinde, boğulmaların yüzde 45’inde ve yayaların geçirdiği kazaların yüzde 36’sında alkolün etken olduğu tahmin ediliyor. Alkolün kötüye kullanımı, aynı zamanda birçok şiddet içeren suçta rol oynuyor. Alkol çok defa cinayet, saldırı, tecavüz, çocuk istismarı veya intihar gibi olaylarda sessiz suç ortağıdır.
Sevdiğiniz birinin alkol, tütün veya uyuşturuculara fiziksel bağımlılığı varsa yardım isteyin.b Tanrı’nın Sözü olan Mukaddes Kitap, “dost her vakit sever; ve sıkıntı için kardeş doğmuştur” der. (Süleymanın Meselleri 17:17) Evet, hem ailenizin hem de dostlarınızın sevgi dolu desteğine güvenmeniz, zor bir durumla başa çıkmanızda size çok yardım edecektir.
Fakat, gerçekten sağlıklı olmanız için iyi bir fiziksel sağlıktan daha fazlası gerekiyor. Sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesinde zihinsel ve ruhi etkenler de önemli bir yer tutar. İzleyen makale bu konuyu ele alacak.
[Dipnotlar]
a Sağlıklı beslenmeyle ilgili detaylı bir inceleme için, 8 Eylül 1998 tarihli Uyan! dergisinin 7-13. sayfalarına bakın.
b Uyan! dergisinin 1 Aralık 1992 tarihli sayısındaki “Alkoliklere ve Ailelerine Yardım” başlıklı kısma bakın.
[Sayfa 5’teki pasaj]
“Sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeniz artık yaşamdan zevk alamayacağınız anlamına gelmez”
[Sayfa 6’daki pasaj]
Dünya Sağlık Örgütü sigaranın yılda üç milyon can aldığını tahmin ediyor
[Sayfa 7’deki pasaj]
“Sağlıklı bir beslenmede neredeyse her gün, sevdiğiniz gıdalara bir miktar yer vardır”
[Sayfa 5’teki resim]
Düzenli egzersiz sağlıklı bir yaşam tarzının bir kısmı olabilir
[Sayfa 6’daki resim]
Tütün ve uyuşturuculardan uzak durun
[Sayfa 7’deki resim]
Meyve ve sebzeler yararlıdır
[Sayfa 7’deki resim]
Günlük ev işleri bile sağlıklı egzersizler olabilir