Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g99 Ekim s. 4-9
  • Çocukların Alın Teriyle

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Çocukların Alın Teriyle
  • Uyanış!—1999
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Sorunun Kapsamı
  • Çocuk Emeğini Kullanmanın Nedenleri
  • Çocuk Emeğinin Farklı Türleri
  • Mahvolan Çocukluk
  • Çocuklarınızı Nasıl Koruyabilirsiniz?
    Uyanış!—2007
  • Çocukları Bebeklikten İtibaren Yetiştirmek
    Mutlu Bir Aile Hayatı
  • Çocuklarımızı Kim Koruyacak?
    Uyanış!—1999
  • Çocuğunuzu Bebeklikten Başlayarak Eğitin
    Aile Mutluluğunun Sırrı
Daha Fazla
Uyanış!—1999
g99 Ekim s. 4-9

Çocukların Alın Teriyle

“Artık üretim sürecinin bir kısmı olan çocuklara toplumun geleceği değil de sanki ekonomik değeri olan bir eşya gibi davranılıyor.”—Chira Hongladarom, Tayland İnsan Kaynakları Enstitüsü Müdürü.

BİR dahaki sefere kızınıza bebek alırken, bu oyuncağın Güneydoğu Asya’daki küçük çocuklar tarafından üretilmiş olabileceğini hatırlayın. Ya da oğlunuz topa tekme vurduğunda, o topun, annesi ve dört kız kardeşiyle birlikte günde 75 sente çalışan üç yaşında bir kız çocuğu tarafından dikilmiş olabileceğini düşünün. Bir halı aldığınızda ise, bunun çok kötü koşullarda saatlerce ve günlerce çalışan altı yaşındaki bir erkek çocuğun kıvrak parmaklarıyla dokunmuş olabileceğini düşünün.

Çocuk emeği kullanımı ne kadar yaygındır? Bunun çocuklar üzerindeki etkisi nedir? Durumu düzeltmek için ne yapılabilir?

Sorunun Kapsamı

Uluslararası Çalışma Örgütüne (ILO) göre, gelişmekte olan ülkelerde 5 ila 14 yaşlarındaki 250 milyon çocuğun çalıştığı tahmin ediliyor.a Onların yüzde 61’inin Asya’da, yüzde 32’sinin Afrika’da ve yüzde 7’sinin Latin Amerika’da olduğu sanılıyor. Çocuk emeği, sanayileşmiş ülkelerde de görülen bir olgudur.

Güney Avrupa’da çok sayıda çocuk, özellikle tarım işçiliği gibi mevsimlik işlerde ya da küçük atölyelerde bir ücret karşılığında çalıştırılıyor. Yakın geçmişte, Orta ve Doğu Avrupa’da komünizmden kapitalizme geçişin ardından çocuk işçilerin sayısı arttı. Amerika Birleşik Devletlerinde çocuk işçilerin resmi sayısı 5,5 milyondur; ancak bu sayı kötü çalışma koşullarındaki atölyelerde yasadışı olarak çalıştırılan ya da büyük çiftliklerde mevsimlik ve göçmen işçiler olarak kullanılan 12 yaşın altındaki çocukları kapsamamaktadır. Nasıl oldu da bu milyonlarca çocuk iş gücünün bir kısmı haline geldi?

Çocuk Emeğini Kullanmanın Nedenleri

Yoksulluğun Sömürülmesi. “Çocukları tehlikeli ve güçsüz bırakan işlere iten en etkili güç,” The State of the World’s Children 1997’ ye göre, “yoksulluğun sömürülmesidir.” “Yoksul aileler için, çocuğun geliriyle ya da ana-babasının çalışabilmesi için ev işlerine yardımıyla oluşan ufak katkı, açlıkla kıt kanaat yaşamak arasındaki farkı yaratabilir.” Çocuk işçilerin ana-babaları genellikle işsiz ya da yeterli işi olmayan kişilerdir. Onların güvenli bir gelire şiddetle ihtiyaçları vardır. Peki neden iş tekliflerini onların yerine çocukları alıyor? Çünkü çocuklara daha az para ödenebilir. Çünkü çocuklar daha uysaldır ve daha kolay biçimlendirilebilirler; birçoğu söyleyen kişinin yetkisini hemen hemen hiç sorgulamadan kendisine verilen her işi yapar. Çünkü çocukların baskıya karşı örgütlü bir direniş gösterme olasılığı daha azdır. Çünkü çocuklar fiziksel olarak kötü muamele gördüklerinde karşılık vermezler.

Eğitim Eksikliği. Sudhir, Hindistan’da yaşayan 11 yaşındaki bir erkek çocuğudur ve okulu bırakıp çalışmaya başlayan milyonlarca çocuktan biridir. Bunu neden yaptı? “Okulda öğretmenler iyi öğretmiyordu,” yanıtını veriyor. “Alfabeyi öğretmelerini istediğimizde bizi döverlerdi. Derste uyurlardı. . . . . Anlamadığımız zaman bize öğretmezlerdi.” Sudhir’in okulla ilgili değerlendirmesi ne yazık ki doğru. Gelişmekte olan ülkelerde sosyal harcamalarla ilgili kesintiler eğitime özellikle ağır bir darbe indirmiştir. 1994’te dünyanın en az gelişmiş 14 ülkesinde yürütülen bir BM araştırması bazı ilginç olguları ortaya koydu. Örneğin bu ülkelerin yarısında birinci sınıfların dersliklerinde her 10 öğrenciden yalnızca 4’ü için sıra var. Öğrencilerin yarısının ders kitabı yok, sınıfların yarısında yazı tahtası yok. Doğal olarak, bu okullardaki öğrencilerin birçoğu sonunda okulu bırakıp işe giriyor.

Geleneksel Beklentiler. Bir iş ne kadar tehlikeli ve zorsa, etnik azınlıklardan, toplumun alt tabakasından ya da çeşitli yoksunluklar içinde bulunan, yoksul kesimden kişilere bırakılma olasılığı o kadar fazladır. Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu bir Asya ülkesiyle ilgili şunları bildiriyor: “Bazı insanların yönetmek ve beyinleriyle çalışmak üzere, büyük çoğunluğunsa bedenen çalışmak üzere doğduğu düşünülüyor.” Batı’da da tutumlar pek farklı değildir. Çoğunluğu oluşturan gruplar kendi çocuklarının tehlikeli işlerde çalışmasını istemeyebilir, ancak ırksal, etnik ya da ekonomik azınlıktan olan gençlerin bu tür bir iş yapması onların uykularını kaçırmaz. Örneğin, Kuzey Avrupa’da çocuk işçiler büyük olasılıkla Türk ya da Afrikalıdır; Amerika Birleşik Devletlerinde ise Asyalı ya da Latin Amerikalı olabilirler. Çocuk emeği kullanımı, tüketime yönelik günümüz toplumu tarafından körüklenmektedir. Düşük fiyatlı ürünlere talep fazladır. Bu ürünlerin, adları bilinmeyen, milyonlarca sömürülmüş çocuk tarafından üretilmiş olabileceği pek az kişinin umurundadır.

Çocuk Emeğinin Farklı Türleri

Çocuk emeği hangi yollarla kullanılıyor? Genel olarak, çocuk işçilerin çoğu ev hizmetlerinde çalışıyorlar. Bu işçilere “dünyanın en unutulmuş çocukları” denmiştir. Ev hizmetleri her zaman değilse de çok kere tehlikelidir. Evde uşak olarak çalıştırılan çocuklara çoğunlukla çok düşük bir ücret verilir, hatta hiçbir şey ödenmeyebilir. Ödeme ve çalışma koşulları patronları tarafından, tümüyle kendi keyiflerine göre belirleniyor. Şefkatten, okuldan, oyundan ve sosyal faaliyetlerden yoksun bırakılıyorlar. Ayrıca, fiziksel ve cinsel istismara açık durumdalar.

Bazı çocuklar da zorla çalıştırılan rehineler durumuna düşüyor. Güney Asya’da ve başka yerlerde birçok durumda sekiz ya da dokuz gibi küçük yaşlardaki çocuklar, ana-babaları tarafından alınan küçük borçlar karşılığında fabrika sahiplerine ya da temsilcilerine rehin bırakılıyor. Bu çocuklar ömür boyu köle kalsalar bile borcu azaltmayı başaramazlar.

Çocukların seks ticareti yoluyla sömürülmesi konusunda ne denebilir? Her yıl dünya çapında en az bir milyon kızın seks ticaretinin tuzağına düştüğü tahmin ediliyor. Erkek çocukları da sık sık cinsel sömürüye uğruyor. HIV enfeksiyonundan hiç söz etmesek bile, bu tür istismarın yol açtığı zihinsel ve duygusal zarar, bunu çocuk çalıştırmanın en tehlikeli yollarından biri durumuna getiriyor. Senegalli 15 yaşındaki bir fahişe “toplumdaki yerimiz serserilerinkiyle aynı,” diyor. “Kimse bizi tanımak ya da bizimle birlikte görünmek istemiyor.”b

Çocuk işçilerin büyük bir oranı sanayi ve tarım sektörlerinde sömürülüyor. Yetişkinler için fazla riskli sayılan maden ocaklarında çocuk işçiler ter döküyor. Birçoğu tüberküloz, bronşit ve astıma yakalanıyor. Tarım işçisi olan çocuklar haşere öldürücülerin zararlı etkilerine, yılan ya da böcek sokmalarına maruz kalıyor. Bazı çocuklar palalarla şekerkamışı keserken sakatlanıyorlar. Başka milyonlarca çocuk çalışma mekânları olarak sokakları seçiyor. Örnek olarak, on yaşındaki Shireen’e bakalım; onun işi çöpleri karıştırmak. Okula hiç gitmedi, fakat hayat okulunun iyi bir öğrencisi. Eğer 30 ila 50 sentlik kullanılmış kağıt ve plastik torba satarsa öğle yemeğini çıkarabilir. Daha az kazanırsa aç kalır. Genellikle evdeki ihmalden ya da istismardan kaçan sokak çocukları, sokaklarda daha fazla istismara ve sömürüye uğruyorlar. Bir Asya şehrinin sokaklarında şekerleme satan on yaşındaki Jossie, “kötülerin eline düşmemek için her gün dua ediyorum,” diyor.

Mahvolan Çocukluk

Bu tür işlerde çalıştırılmalarının sonucu olarak, on milyonlarca çocuk ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalıyor. Bunlardan bazıları işin türünden ya da kötü çalışma koşullarından kaynaklanıyor. Çocuklar ve genç işçiler genel olarak ciddi iş kazalarına yetişkinlerden daha fazla maruz kalıyorlar. Bunun nedeni, çocuğun vücut yapısının yetişkinden farklı olmasıdır. Ağır bir iş yaptığında omurgası ve leğen kemiği kolayca deforme olabilir. Ayrıca, çocuklar kimyasal maddelerle ya da radyasyonla karşılaştığında yetişkinlerden daha çok zarar görür. Üstelik, çocukların fiziksel yapısı yorucu ve tekdüze işlerde saatlerce çalışmaya uygun değilse de çok kere yapmak zorunda oldukları işler bu türdendir. Çoğunlukla tehlikelerin farkında olmazlar, alınması gereken önlemler hakkında da fazla bilgileri yoktur.

Çocuk emeğini kullanmanın, onların ruhsal, duygusal ve zekâ gelişimleri üzerinde de ciddi sonuçları vardır. Böyle çocuklar sevgiden yoksundur. Dayak, hakaret, aç bırakılarak cezalandırılma ve cinsel istismar çok sık karşılaştıkları şeylerdir. Bir araştırmaya göre, 250 milyon çocuk işçinin yaklaşık yarısı okulu bırakmıştır. Ayrıca, saatlerce bir işte çalışan çocukların öğrenme kapasitelerinin de zarar görebildiği gözlenmiştir.

Tüm bunların anlamı nedir? Çocuk işçilerin çoğu ömür boyu yoksulluğa, perişanlığa, hastalanmaya, cahilliğe ve sosyal açıdan işlevsiz kalmaya mahkûmdur. Ya da gazeteci Robin Wright’ın belirttiği gibi, “20. yüzyılın sonundaki dünya, bilimsel ve teknik ilerlemesinin tümü karşılığında, 21. yüzyılın dünyasına girmek şöyle dursun, normal bir yaşam umudu bile taşıyamayan milyonlarca çocuk meydana getirdi.” Ciddiye alınması gereken bu düşünceler şu soruları ortaya çıkarıyor: Çocuklara nasıl davranılmalı? Çocuk emeğinin istismarı ile ilgili ufukta beliren bir çözüm var mı?

[Dipnotlar]

a Genel olarak ILO, zorunlu eğitimi bitirme yaşının 15’ten büyük olmaması şartıyla, çocukların çalışmasına izin verilen asgari yaşı 15 olarak belirlemiştir. Dünyada şu anda çalışan çocuk sayısını saptamakta en yaygın kullanılan ölçüt bu olmuştur.

b Çocuklara yapılan cinsel sömürüyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için 8 Temmuz 1997 tarihli Uyan! Dergisinin 11-15. sayfalarına bakın.

[Sayfa 5’teki çerçeve]

Çocuk Emeği Nedir?

TÜM toplumlarda çocukların çoğu şu ya da bu şekilde çalışır. Yaptıkları işin türü topluma ve zamana göre değişir. İş, çocuğun eğitiminin temel bir kısmı ve ana-babanın evlatlarına önemli becerileri aktarma yollarından biri olabilir. Bazı ülkelerde, çocuklar atölyelerde ve küçük çaplı hizmetlerde çalışarak ileride gerçek anlamda işçiler olmak üzere yavaş yavaş yetişirler. Başka ülkelerde, ergenlik çağındaki gençler cep harçlıklarını çıkarmak için haftada birkaç saat çalışır. Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu bunu “yararlı, çocuğun okuluna, eğlencesine ve dinlenmesine engel olmadan fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal veya sosyal gelişimini destekleyip katkıda bulunan” bir çalışma türü olarak niteliyor.

Öte yandan, çocuk emeği, çocukların düşük ücretle ve çoğu kere sağlıksız koşullarda çalışmasıyla ilintilidir. Bu çalışma türü, The State of the World’s Children 1997’nin belirttiği gibi “açıkça yıkıcı veya sömürücüdür. Kimse çocukları fahişeler olarak kullanıp sömürmenin herhangi bir koşulda kabul edilebilir olduğunu alenen savunamaz. Aynı şey, ‘rehine çocuk işçiler’ için de söylenebilir; bu terim, ana-babalarının ya da büyükanne ve büyükbabalarının aldığı borç para karşılığında neredeyse köle edilen çocuklar için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu, güvenlik ve sağlık açısından içerdikleri korkunç tehlikelerle ünlü sanayi kolları için de geçerlidir. . . . . Tehlikeli işlere hiçbir çocuk için göz yumulamaz.”

[Sayfa 8, 9’daki çerçeve/resim]

“Hâlâ Yapılacak Çok İş Var”

ULUSLARARASI Çalışma Örgütü (ILO) çocuk emeğinin en kötü kullanım yollarını ortadan kaldırma çabalarına öncülük ediyor. ILO, 15 yaşın altındaki çocukların işçi olarak çalıştırılmasını engelleyen yasalar çıkarmaları için hükümetleri harekete geçirmeye çalışıyor. Ayrıca, 12 yaşın altındaki çocukların çalıştırılmasını yasaklayacak ve en tehlikeli sömürü biçimlerini yasadışı sayacak yeni sözleşmeler hazırlanmasını destekliyor. ABD Çalışma Bakanlığının Uluslararası Çocuk Emeği Programı Yöneticisi Sonia Rosen ile bu çabaların başarısı hakkında görüşüldü. Kendisi çeşitli ILO programlarıyla yakın bir işbirliği yapmıştır. İşte görüşmeden bazı alıntılar.

Soru: Çocuk emeği kullanımıyla mücadelenin en etkili yöntemi nedir?

Cevap: Elimizde tek bir çözüm yolu bile yok. Ancak, uluslararası düzeyde tartıştığımız konular çözümde kilit önem taşıyan meselelerdir; bunlar, zorunlu ve ücretsiz olması tercih edilen evrensel bir ilköğretimle birlikte yasaların yeterince etkili uygulanması konularıdır. Elbette, ana-babalar için yeterli işin olması da yaşamsaldır.

Çocuk emeği kullanımıyla mücadelede kaydedilen gelişme sizi tatmin ediyor mu?

Cevap: Asla tatmin olmuş değilim. Biz diyoruz ki, bir tek çocuğun bile kötü koşullarda çalışması, istenmeyen bir durumdur. ILO programları aracılığıyla büyük aşamalar kaydettik. Ancak hâlâ yapılacak çok iş var.

Soru: Uluslararası toplum çocuk emeği kullanımına son verme yönündeki çabalara nasıl karşılık veriyor?

Cevap: Artık bu soruyu nasıl yanıtlayacağımı bilmiyorum. Şimdi tüm dünyada, çocuk emeği sorununun ilgilenilmesi gereken bir konu olduğu yönünde bir ölçüde ortak bir görüşe varılmasını sağlayabildik. Sanırım bu noktada sorulması gereken asıl sorular şunlar: Nasıl ve ne kadar çabuk ilgilenilmeli? Çocuk emeğinin belirli kullanım yollarına yönelik olarak yararlanabileceğimiz en iyi yöntemler neler? Bana göre karşılaştığımız asıl zorluk bu.

Soru: Çocuk işçiler bundan sonra ne bekleyebilir?

Cevap: Dünyanın tüm ülkeleri çocuk emeğinin en kötü kullanım yollarına ilişkin bir sözleşmeyi sonuca bağlamak üzere yakında Cenevre’ye tekrar gelecek. Bu gerçekten büyük bir umut; tüm ülkeler ve yanı sıra işçi ve işveren örgütleri gelecek. Çocuk emeğinin bu en kötü kullanım yollarını ortadan kaldırmayı amaçlayan yeni bir yapı oluşturulacağını ümit ediyoruz.

Sonia Rosen’in iyimserliğini herkes paylaşmıyor. Save the Children (Çocukları Koruyun) adlı kuruluşun başkanı Charles MacCormack’ın bazı çekinceleri var. “Bunun olmasını sağlayacak siyasi irade ve kamu bilinci yok,” diyor. Neden? Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu şu açıklamayı yapıyor: “Çocuk emeği kullanımı çoğu kez karmaşık bir konudur. Onu ayakta tutan büyük güçler var. Bunlar arasında birçok işveren, çıkar grupları, serbest piyasanın ne pahasına olursa olsun korunmasını öneren ekonomistler ve belirli bir sınıfa ya da kasta ait çocukların kendilerini birtakım haklardan yoksun bıraktığına inanan gelenekçiler bulunuyor.”

[Resim]

Sonia Rosen

[Sayfa 5’teki resimler]

Çocuk emeğinin üzücü tarihi, madenlerde ve pamuk imalathanelerindeki zorlu çalışmayı da içerir

[Tanıtım notu]

U.S. National Archive

[Sayfa 7’deki resim]

Çöpleri karıştırırken

[Sayfa 7’deki resim]

Yakacak odun toplamak zahmetli bir iş

[Tanıtım notu]

BM 148046/ J. P. Laffont-SYGMA

[Sayfa 7’deki resim]

İplik atölyesinde işçilik

[Tanıtım notu]

CORBIS/Dean Conger

[Sayfa 8’deki resim]

Günde altı sent gibi az bir para kazanan sokak satıcısı çocuklar

[Tanıtım notu]

BM 148027/Jean Pierre Laffont

[Sayfa 8’deki resim]

Marangoz atölyesinde işçilik

[Tanıtım notu]

BM 148079/ J. P. Laffont-SYGMA

[Sayfa 9’daki resim]

Ekmek parası için mücadele

[Tanıtım notu]

BM 148048/J. P. Laffont-SYGMA

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş