Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g98 Eylül s. 30-31
  • 2000 Yılı Ne Kadar Önemli?

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • 2000 Yılı Ne Kadar Önemli?
  • Uyanış!—1998
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Zamanı Ölçen Yehova
  • “Bu Şeyler Ne Zaman Olacak?”
  • Üçüncü Binyıl Ne Zaman Başlıyor?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1999
  • 2000—İşaretlenmiş Bir Yıl mı?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1999
  • Üçüncü Milenyum Ümidinizi Gerçekleştirecek mi?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1991
  • Çok mu Erken Çok mu Geç?
    Uyanış!—2000
Daha Fazla
Uyanış!—1998
g98 Eylül s. 30-31

Mukaddes Kitabın Görüşü

2000 Yılı Ne Kadar Önemli?

ÇOĞU insan, batı ülkelerinde ve başka birçok ülkede takvimlerin 2000 olarak göstereceği yıla dinsel yönden hiç önem vermez. Örneğin, Yahudilerin, Müslümanların ve Hinduların, Batı takvimiyle uyuşmayan kendilerine ait dinsel takvimleri var. Çinliler dinsel ve geleneksel tarihler için bir ay takvimi kullanırlar. Dolayısıyla, bugün yaşayan milyarlarca insan—belki de dünya nüfusunun çoğu—2000 yılına özel bir anlam yüklemez.a

Yine de, özellikle Batı ülkelerinde, birçokları Gregoryen takviminde gösterilen yeni binyılın yaklaşan eşiğini merakla bekliyor. Bazıları için salt meraktan fazlası söz konusudur. Onlar 2000 yılını yeni bir çağa geçiş ve tarihte bir dönüm noktası olarak görüyorlar. Mukaddes Kitaba inandığını iddia eden birçok kişi peygamberliklerin gerçekleşmesini 2000 yılıyla bağdaştırır. Bazıları ruhi olaylarla ilgili büyük bir belirti bekliyor. Başkaları bir felaketten—dünyanın sonundan korkuyor. Mukaddes Kitap bu beklentiler için herhangi bir temel sağlıyor mu?

Zamanı Ölçen Yehova

Mukaddes Kitabın Tanrısı “Günleri eski olan” olarak tarif ediliyor. (Daniel 7:9) O, gezegenlerin dönüşlerinden, atomaltı parçacıkların hareketine kadar, yarattığı şeylerden birçoğunun işlevinde görüldüğü gibi, zamanı tam bir kesinlikle denetler. Kendine ait bir zaman çizelgesi vardır ve buna titizlikle bağlı kalır. Mukaddes Kitap şöyle der: “[İnsanların] muayyen vakitlerini ve meskenlerinin sınırlarını tayin [etti].” (Resullerin İşleri 17:26) Yehova titiz bir Zamanlayıcıdır.

Dolayısıyla, Mukaddes Kitap kronolojiye özel olarak dikkat çekiyor. Sistematik olarak insan tarihinin başlangıcına kadar geri saymayı mümkün kılan, bağlantılı, kesintisiz bir kayıt sağlıyor. Buna göre yapılan bir hesap, Tanrı’nın Âdem’i yarattığı yıl olarak MÖ 4026’ya işaret eder. Yaklaşık 2.000 yıl sonra İbrahim doğdu. İsa’nın doğumuna kadar 2.000 yıl daha geçti.

Mukaddes Kitap kronolojisini inceleyen bazıları, gelecekteki belirli tarihlere işaret eden keyfi denklemler kurmuşlardır. Örneğin, Âdem, İbrahim ve İsa arasında yaklaşık 2.000 yıllık sürelerin olmasına dayanarak, bazıları İsa’nın doğumundan sonraki 2.000 yıllık dönemin bitiminde doğaüstü bir olay olacağı kehanetinde bulunuyor. Bu, Mukaddes Kitap kronolojisine dayandığı iddia edilen birkaç zaman hesabı formülüne yalnızca bir örnektir.

Gerçi, Mukaddes Kitap Yehova Tanrı’nın kötülüğü ortadan kaldırıp yeni bir dünyaya yol açarak insan işlerine müdahale edeceği bir zamandan söz eder. Mukaddes Kitap peygamberlikleri “sonun vakti,” “dünyanın sonu,” “son günler” ve ‘Yehova’nın gününden’ söz eder. (Daniel 8:17; Matta 24:3; II. Timoteos 3:1; II. Petrus 3:11) Oysa, Mukaddes Kitapta önceden bildirilen “son” herhangi bir açıdan 2000 yılıyla bağlantılı değildir. Kutsal Yazılarda, ikinci binyılın sonu olarak Gregoryen takviminde hesaplanan tarihe özel önem kazandıran hiçbir şey yoktur.

“Bu Şeyler Ne Zaman Olacak?”

İsa’nın resulleri Tanrı’nın zaman çizelgesine duydukları yoğun ilgiyi İsa’ya şöyle sormakla belirttiler: “Bize söyle, bu şeyler ne zaman olacak, ve senin gelişine ve dünyanın sonuna alâmet ne olacak?” (Matta 24:3) Bugün birçokları gelecekle ilgili benzer bir merak içindedirler. Büyük önem taşıyan Mukaddes Kitap peygamberliklerine ve onların gerçekleşme zamanına yoğun ilgi duymak doğaldır. Ancak, bu konuda Tanrı’nın görüşünü saygıyla kabul etmek sağgörü yansıtır.

Yehova, İsa aracılığıyla düşüncelerini bildirip bu konuda açık bir cevap verdi. İsa göğe çıkmadan hemen önce, öğrencileri Tanrı’nın vaatlerinin gerçekleşme zamanını ona bir kez daha sordular. İsa şöyle cevap verdi: “Babanın kendi hâkimiyeti altına koyduğu zamanları yahut anları bilmek size ait değildir.” (Resullerin İşleri 1:7) İsa öğrencilerine daha önce başka bir fırsatta şöyle demişti: “O gün ve saat hakkında ne göklerin melekleri, ne de Oğul, yalnız Babadan başka kimse bir şey bilmez.”—Matta 24:36.

Açıkçası, özellikle Mukaddes Kitap peygamberliklerinin gelecekteki gerçekleşmesiyle ilgili ‘zamanlar yahut anlar hakkındaki bilgi’ insanların yetki alanının dışındadır. Tanrı bize bu tür bilgiler vermemeyi yeğledi. (Matta 24:22-44) Tanrı’nın isteğine aykırı olarak ‘o gün ve saatin’ şifresini çözerek O’nun amacını herhangi bir şekilde etkileyebilir miyiz? Bunun mümkün olamayacağı açıktır. (Sayılar 23:19; Romalılar 11:33, 34) Mukaddes Kitap şöyle der: “RABBİN öğüdü ebediyen . . . . durur.” (Mezmur 33:11) Her şeye kadir Tanrı olduğundan, O her zaman başarılıdır.—İşaya 55:8-11.

Tanrı’nın ‘zamanlar yahut anlar hakkındaki bilgiyi kendi hâkimiyeti altında’ tutma gücüne aldırmadan, birçokları yine de tahminlerde bulunmayı severler. Bazıları kendilerini felaket peygamberleri olarak tayin ederler. Bu nedenle, resul Pavlus Selâniklilere tarihler konusunda tahminlerde bulunanları dinlemenin tehlikesi hakkında kesin talimatlar verdi; şöyle yazdı: “Gerek ruhla, gerek sözle, gerek bizden imiş gibi mektupla, Rabbin günü hemen hazırmış gibi fikirde çabuk sarsılmamanızı ve şaşırmamanızı sizden rica ederiz. Hiç bir suretle kimse sizi aldatmasın.”—II. Selânikliler 2:1-3.

Yehova’nın Şahitleri, Tanrı’nın gelecekle ilgili amaçlarının O’nun önceden saptadığı zamanda, tam O’nun belirlediği gün ve saatte mutlaka yerine geleceğine kesinlikle inanırlar. (Habakkuk 2:3; II. Petrus 3:9, 10) Bu olayların çok uzak olmayan gelecekte gerçekleşeceğine de inanıyoruz. (II. Timoteos 3:1-5) Bununla beraber, bugün hızla çoğalan kuramlarla ilgili tahminlerde bulunmayız ve onları desteklemeyiz de.b Ne 2000 veya 2001 yılı, ne de insanların koyduğu başka herhangi bir zaman eşiği, kesinlikle Yehova’nın zaman çizelgesiyle bağlantılı değildir.

[Dipnotlar]

a Teknik açıdan, üçüncü binyıl olarak adlandırılan dönem 1 Ocak 2001’de başlar. İlk binyıl sıfır yılında değil, 1 yılında başladı. Oysa, genel anlamda “üçüncü binyıl” tanımı 2000 yılıyla bağdaştırılır. Bu makale 2000 yılıyla ilgili yaygın beklentiler üzerinde duruyor.

b 1 Eylül 1997 tarihli Kule dergisi, sayfa 22’de şöyle dedi: “Yehova’nın Şahitleri, Yehova’nın gününün ne zaman geleceğini bilmeye çok isteklidirler. Bu istekle bazen onun ne zaman gelebileceğini hesaplamaya kalkıştılar. Fakat böyle yapmakla, İsa’nın ilk öğrencileri gibi onlar da, ‘o vakit ne zamandır bilmezsiniz’ diyen Efendilerinin uyarısına dikkat etmemiş oldular. (Markos 13:32, 33) Alaycılar, zamansız beklentileri yüzünden İsa’nın sadık takipçileriyle eğlendiler. (II. Petrus 3:3, 4) Oysa, Petrus’un doğruladığı gibi, Yehova’nın günü O’nun vakit cetveline göre uygun zamanda gelecektir.”

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş