Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g98 Eylül s. 4-7
  • Şişmanlık ve Sağlık

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Şişmanlık ve Sağlık
  • Uyanış!—1998
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Daha Çok Kilo, Daha Çok Risk
  • Yeni Ağırlık Tablosu
  • Neden Bu Kadar Kilo Alıyoruz?
  • Başarabilir miyiz?
  • Kilo Vermek Kaybedilecek Bir Savaş Mıdır?
    Uyanış!—1990 (Bilimsel Seri 33-34)
  • Şişmanlığın Sebepleri
    Uyanış!—2004
  • Neden Bu Kadar Şişmanım?
    Uyanış!—1994
  • Şişmanlık Gerçekten Bir Sorun mu?
    Uyanış!—2004
Daha Fazla
Uyanış!—1998
g98 Eylül s. 4-7

Şişmanlık ve Sağlık

Otuz beş yaşındaki Rosa, “artık elbiselerime sığamıyorum” diye sızlanıyor. “Şimdi 86 kiloya çıktım; bu kadar şişmanlayacağımı hiç düşünmezdim!” diyor.

ARTAN kiloları nedeniyle endişelenen tek kişi Rosa değil. Onun yaşadığı Amerika Birleşik Devletlerinde halkın yaklaşık üçte biri şişman.a Britanya’daki yetişkinlerde, şişmanlık oranı on yılda ikiye katlandı. Ayrıca, fazla kilonun ender görüldüğü bir ülke olan Japonya’da da şişmanlık giderek yaygınlaşıyor.

Olması gerekenden daha kilolu çocukların sayısı giderek artıyor. Altı ile on yedi yaşları arasındaki yaklaşık 4,7 milyon Amerikalı çocukta ciddi derecede şişmanlık görülürken, Kanadalı çocuklardaki şişmanlık oranı yaklaşık yüzde 20. Singapur’da çocuklar arasında şişmanlık son yıllarda üç kat artış gösterdi.

Kimi ülkelerde kilo alıp şişmanlamak, refah ve sağlığın kanıtı olarak görülür. Çünkü bu, yoksulluk ve yetersiz beslenmeden daha cazip bir durumdur. Fakat, gıda maddelerinin çoğunlukla kolayca elde edilebildiği Batı ülkelerinde kilo almak genelde cazip bir şey olarak görülmez. Tersine, bu durum ciddi bir kaygı nedenidir. Neden?

ABD halk sağlığı servisi eski başhekimi Dr. C. Everett Koop, “Halkın büyük bölümü şişmanlığın bir görünüm sorunu olduğuna inansa da, aslında bu ciddi bir hastalıktır” diyor. New York’ta endokrinolog olarak çalışan F. Xavier Pi-Sunyer şu açıklamada bulunuyor: “[Amerika’da şişmanlığın yayılması sonucunda] şeker, yüksek tansiyon, felç, kalp hastalığı ve hatta bazı kanser türleri riskiyle karşı karşıya gelen insanların sayısı artıyor.”

Daha Çok Kilo, Daha Çok Risk

Amerika’da yapılan ve hemşirelik mesleğinden 115.000 kişinin 16 yıl boyunca izlendiği bir araştırmayı ele alalım. Araştırmadan çıkan sonuca göre, yetişkinler 5 ila 9 kilo aldıklarında bile, kalp hastalığı riskini artırmış oluyorlar. The New England Journal of Medicine’da 14 Eylül 1995’te yayımlanan söz konusu araştırmanın ortaya çıkardığına göre, kanserden ölümlerin üçte biri, kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümlerin de yarısı fazla kiloya dayanıyor. 22/29 Mayıs 1996 tarihli The Journal of the American Medical Association (JAMA) dergisinde yayımlanan rapora göre, “erkeklerde yüksek tansiyonun %78’i, kadınlarda %65’i, doğrudan şişmanlığa bağlanabilir.” Amerikan Kanser Derneği, “dikkat çekici biçimde kilo fazlası olan” (ideal kilonun yüzde kırk ya da daha fazlası) kişilerin “daha yüksek bir kanser riski taşıdıklarını” söylüyor.

Fakat, tehlikeli olan yalnızca fazla kilo değil. Vücuttaki yağ dağılımı da hastalık riskini etkilemektedir. Karın bölümü fazla yağlı olan kişiler, aslında kalça ve bacaklarında daha fazla yağ olanlardan daha büyük bir risk altındalar. Karın bölgesindeki yağlarla, şeker, kalp hastalığı, göğüs ve rahim kanseri arasında bağlantı vardır.

Benzer şekilde, fazla kilolu gençlerde yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve şeker öncesi belirtiler görülmekte ve de bu gençler, çoğunlukla şişman yetişkinler olmaktadır. İngiliz tıp dergisi The Lancet’ta yayımlanmış verileri kullanan The New York Times, “çocukken şişman olan insanların, genel nüfusa oranla çok daha genç yaşlarda öldüğünü ve daha çok hastalandığını” bildiriyor.

Yeni Ağırlık Tablosu

ABD hükümeti, ülkede ciddi bir kilo bunalımı yaşandığı kanaatiyle, 1995 yılında ağırlık konusundaki önerileri katılaştırdı. (Arka sayfada bulunan çerçeveye bakın.) Güncelleştirilmiş tablo, “sağlıklı kilo,” “fazla kilo” ve “aşırı kilo” kavramlarını tanımlıyor. Söz konusu tablo, yaş dikkate alınmaksızın hem erkeklere hem de kadınlara uygulanıyor.

1990’daki tablo, orta yaşta karın bölgesinde görülen yağlanma konusunda toleranslıydı. Göstergeler, yetişkinlerin zamana bağlı olarak kilo alması gerekmediğini ortaya koyduğundan, yeni kılavuzda böyle bir tolerans tanınmıyor.b Bu nedenle, önceden normal kiloda görülen bir kişi, şimdi kendini fazla kilolular kategorisinde bulabilir. Örneğin, 1,68 boyunda, 35-65 yaşlarında, 75 kilo ağırlığında olan biri, 1990 tablosunda sağlıklı kilo listesinde bulunabilirdi. Fakat, yeni tabloya göre bu kişinin 5 kilo fazlası vardır!

Neden Bu Kadar Kilo Alıyoruz?

Kişinin şişmanlığa eğiliminde kalıtsal özelliklerin etkisi olabilir. Fakat bu, Batı ülkelerindeki kilo alma eğiliminin açıklaması değildir. Bu sorunun bir başka nedeni daha var.

Sağlık uzmanları yağlı yiyecekler yemenin yağlanmaya yol açabileceği konusunda görüş birliğindeler. Çok miktarda alınan et, süt ürünleri, unlu mamuller, ayaküstü gıdalar, çerezler, kızartmalar, soslar, et suları ve yağlar, vücutta yağ birikmesine ve dolayısıyla da şişmanlığa yol açabiliyor. Neden?

Evet, gıdalar yoluyla vücudumuzun harcadığından çok kalori almak, kilo almamıza neden olur. Bir gram proteinde ya da karbonhidrattaki dört kaloriyle karşılaştırıldığında, bir gram yağda dokuz kalori vardır. Bu nedenle, yağ yediğimizde daha çok kalori almış oluyoruz. Fakat diğer önemli bir etken de, insan bedeninin, karbonhidratlar, protein ve yağdan elde edilen enerjiyi kullanma şeklidir. Vücut, önce karbonhidratları ve proteini, sonra da yağı yakar. Kullanılmayan yağ kalorileri, vücut yağına dönüştürülür. Bu nedenle yağlı gıdaları kısmak, kilo vermenin önemli bir yoludur.

Yine de, aldıkları yağ miktarını azalttığına inanan bazıları şişmanlamaya devam ettiklerini görebilirler. Neden? Bir neden, çok miktarda yemek yiyor olmalarıdır. ABD’den bir beslenme uzmanı şöyle diyor: “Sofraya çok yemek geldiği için çok yiyoruz. Eğer önümüzde varsa, yiyoruz.” İnsanlar aynı zamanda, yağ oranı düşük ya da yağsız gıdaları çok tüketme eğiliminde. Fakat, ABD gıda endüstrisine danışmanlık hizmeti veren bir şirketin uzmanı şu açıklamada bulundu: “Yağı azaltılmış ürünler, çoğu kez [yüksek kalorili] şeker içeriği artırılarak tatlandırılır.” Bu nedenle, The New York Times şunu bildiriyor: “90’lı yıllarda, ödenen paranın karşılığını alma ve az yağlı ya da yağsız yiyecekler yeme şeklinde iki eğilim ortaya çıktı ve bu gelişme, oburluğa [dolayısıyla da kilo almaya] davetiye çıkardı.”

Hareketsiz yaşam biçiminin de kilo almaya katkısı oluyor. Britanya’da yapılan bir araştırmaya göre, bu bölgedeki yetişkinlerin üçte birinden fazlası hafif egzersizler için haftada 20 dakikadan az vakit ayırıyor. Aktif sporları hiç yapmayanlar ise yarıdan az. Birçok Batı ülkesinde, yürüyüşün yerini arabayla yolculuk alıyor. Ayrıca televizyon izlemeye ayrılan vaktin artması da tembelliği ve oburluğu teşvik ediyor. Amerika Birleşik Devletlerinde, çocuklar her hafta tahminen 26 saat televizyon başında oturuyor. Ve buna video oyunları için harcanan vakit dahil değil. Bu arada, beden eğitimi dersi verilen okulların oranı şu anda yalnızca yüzde 36 civarında.

Fazla kilolu olmanın psikolojik nedenleri de var. Johns Hopkins Kilo Merkezinden Dr. Lawrence Cheskin, “duygusal ihtiyaçlarımızdan dolayı yiyoruz” diyor. “Mutlu olunca yiyoruz, üzülünce yiyoruz. Gıdanın başka birçok şeyin yerini doldurabilecek bir madde olduğuna inanarak büyüdük.”

Başarabilir miyiz?

Fazla kiloyla ilgili sorunlar oldukça karmaşıktır. Her yıl tahminen 80 milyon Amerikalı rejim yapıyor. Fakat, biraz kilo verdikten sonra neredeyse tümü, eski yeme alışkanlıklarına çok geçmeden dönüyor. Beş yıl içinde bu kişilerin yüzde 95’i verdikleri kiloları yeniden alıyorlar.

Kilo vermek ve bu durumu korumak, yaşam biçiminde değişiklikler yapmayı gerektirir. Böyle değişiklikler için, aile ve arkadaşların yardımının yanı sıra, çaba ve kararlılık da gerek. Bazı durumlarda sağlık uzmanlarının yardımı da gerekli olabilir.c Ancak, çabalarınızın başarıya ulaşması için olumlu bir motivasyon şarttır. Kendinize, ‘Neden kilo vermek istiyorum?’ diye sormanız yerinde olur. Kendini daha iyi hissetme, daha iyi görünme ve yaşamınızı daha kaliteli kılma isteği, sağlıkla ilgili tehlikelerden kaçınma isteğine eşlik ederse, kilo verme çabalarınızda muhtemelen daha başarılı olacaksınız.

Hem besleyici hem de düşük kalorili olan, lezzetli, doyurucu gıdalardan bol bol yiyebilirsiniz. Fakat, kilo vermenize yardım edecek yiyecekleri ele almadan önce, bazı beslenme unsurlarının sağlık açısından nasıl riskli hale gelebildiğini inceleyelim.

[Dipnotlar]

a Şişmanlık, genelde ideal ağırlık olduğuna inanılan kilonun yüzde 20 fazlası ve daha yukarısı olarak tanımlanır.

b 1995 tablosu yaş gruplarının büyük bölümü için geçerli olmakla birlikte hepsini kapsamamaktadır. Dr. Robert M. Russell, JAMA’nın 19 Haziran 1996 sayısında “yeni ağırlık tablosunun 65 yaşın üstündeki kişiler için geçerli olmayabileceği konusunda genel bir mutabakat vardır” diyor. “Yaşlı kişilerde biraz fazla kilo hastalık dönemleri için bir enerji stoku sağlamasının yanında, kas ve kemik yapısını korumaya da yardımcı olduğundan, yararlı bile olabilir.”

c Kilo verme konusunda teklifler için Temmuz 1993 tarihli Uyan! dergisinin 12-14. sayfalarına bakın.

[Sayfa 6’daki çizelge]

Sizin bulunduğunuz kategori, “sağlıklı kilo” mu, “fazla kilo” mu, yoksa “aşırı kilo” mu? Buradaki tablo bu soruyu cevaplamanıza yardım edecek

Erkek ve Kadınlar İçin 1995 Yılı Ağırlık Tablosu

(Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)

Boy *

cm

198

190

180

170 SAĞLIKLI KİLO FAZLA KİLO AŞIRI KİLO

160

150

kg 30 40 50 60 70 80 90 100 110

Ağırlık†

İstatistikler ABD Tarım Dairesi; ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Dairesi verilerine dayanmaktadır

* Ayakkabısız

† Elbisesiz. Daha yüksek kilolar erkeklerin birçoğu gibi kaslı ve kemik yapısı iri olan kişiler için geçerlidir.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş