Dünyaya Bakış
Suçların Yüksek Bedeli
Adalet Bakanlığı, Amerika Birleşik Devletlerinde her gün yaklaşık 94.000 suç işlenmekte olduğunu tahmin ediyor. Bu suçların ABD vatandaşlarına maliyeti nedir? Ekonomik analizler yapan Ed Rubenstein’a göre, araba, nakit ve mücevher gibi kişisel mal varlığı kayıpları da dahil olmak üzere doğrudan maliyetler yılda 20 milyar dolara yaklaşmaktadır. Ancak, bu miktara yasaların yürütülmesi, mahkeme, hapishane ve şartlı salıverilme maliyetleri de eklenmelidir. Tüm bunlar rakamı 100 milyar dolara çıkarmaktadır. Ayrıca, kurbanlar çok defa korku nöbetleri, travma ya da depresyonla karşılaştıklarından bu tür olumsuz duygulara karşı koyabilmek için evden çıkmayarak işten uzak kalmaktadırlar. Rubenstein bu nedenle üretim kayıplarının “suç kurbanlarının toplam masraflarını her yıl 250 ila 500 milyar dolara” tırmandırabileceğini söylüyor.
Dalavereci Rahipler
World Press Review’un raporuna göre, Tayland’da amfetamin müptelası yeni bir Budist rahip 23 yaşındaki bir İngiliz turistin ırzına geçerek öldürdüğünü itiraf etti. Ancak, bu suç son zamanlarda Budist din adamlarının başına dert olan “skandallar dizisinin” sadece bir örneği. “Artan sayıdaki suçlara ek olarak maddeci açgözlülük de Budizmi çürütmektedir.” Hangi yönden? “Özel şoförlerin kullandığı limuzinlerde seyahat eden bazı rahipler için şans getiren tılsımlı nesnelerin satışı kazançlı bir iştir.” Bunun sonucu olarak “halkın, bir zamanlar saygı gösterip güvendiği Budist din adamlarına inancı sarsılmaktadır.” Dergi aynı zamanda rahipler arasında “uyuşturucu kullanımını” kontrol altında tutabilmek amacıyla “manastırların dezintoksikasyon merkezleri açmış” olduklarını yazıyor.
Sızdıran Eldivenler
New Scientist dergisinin haberine göre, bir çift lateks eldiven, kullananları HIV ya da hepatite karşı korumakta yeterli olmayabilir. Bu, Wisconsin Tıp Fakültesindeki araştırmacıların “her üç eldivenden birinin HIV ya da hepatit virüsleri çapındaki virüsleri sızdırdığının” keşfedilmesiyle vardıkları sonuçtu. Üniversitenin alerji bölümü başkanı olan Jordan Fink, lateks eldivenler üzerindeki deneylerine 1992 yılında, doktorlar ve hemşireler alerjik reaksiyonlardan şikâyetçi olduklarında başlamıştı. O yıl, ABD hükümetinin, hastanın kanı ya da vücut salgılarıyla temasın olası olduğu durumlarda tıp personelinin eldiven kullanmasını zorunlu kılmaya başladığı yıldı. Dergi, Fink’e göre, ciltlerinde kesik ya da başka çatlaklar olan sağlık personelinin bir çiftten daha fazla eldiven giymeyi düşünmeleri gerektiğini yazıyor. Ancak, cildinde kesik ya da çatlak bulunmayan tıp personeli gereksiz yere telaşa kapılmamalıdır. Fink, “sağlam cilt iyi bir koruyucudur,” diyor.
Dolandırıcılara Karşı Koymak
Paula Lyons, Massachusetts eyaletinin Boston şehrindeki bir yerel TV istasyonunda 17 yıl süren tüketici muhabirliğinden sonra “dolandırıcıların kurnaz becerileri ve amansızlıkları” ile başa çıkabilme yollarının listesini çıkarmıştır. Ladies’ Home Journal’daki bir makaleye göre, Lyons’un önerileri şunları kapsıyor: Sizi arayan bir yabancıyla telefonda iş yapmayı reddedin. Anlamadığınız şeylere hiçbir zaman yatırım yapmayın. “Bedava” bir ödül için asla ödeme yapmayın. Para iadesi garantilerine fazla bel bağlamayın. Tanımadığınız hayır kurumlarına bağış yapmaktan kaçının. Bağımsız bir tamirci tarafından kontrolü yapılmadan, hiçbir zaman kullanılmış araba almayın. Lyons, “bu kurallar oldukça tutucu görülebilir” diyor, fakat “bunlar sizi piyasadaki en kötü dolandırma usullerinin bazılarından koruyabilir.”
Brezilya’nın Sağlık Sorunları
Brezilya’nın ulusal salgın hastalıklar merkezi yöneticisi Dr. Eduardo Levcovitz şöyle yakındı: “Bizim halkımızın hem sanayileşmiş Birinci Dünya’nın hastalıklarından hem de Üçüncü Dünya’nın önlenebilir hastalıklarından çekme şanssızlığı bulunuyor.” The Medical Post dergisinde alıntıda bulunulduğu şekilde Dr. Levcovitz, Brezilyalılar arasındaki sağlık sorunlarının temel nedenlerini sayıyor. Listenin başında kalp damar hastalıkları, kanser ve solunum yolları hastalıkları bulunuyor. Sonra, şiddet içeren suç ve kazalardan kaynaklanan ölümler geliyor. “Birinci Dünya” hastalıklarını takiben de, kötü yaşam koşullarından kaynaklanan bulaşıcı hastalıklar bulunuyor. The Medical Post şunları söylüyor: “Brezilya nüfusunun yarısında herhangi bir tür parazit enfeksiyonunun olduğu tahmin ediliyor.” Sadece sıtma hastalığı her yıl 500.000 Brezilyalıyı hasta etmektedir. Brezilya’da görülen diğer yaygın parazit hastalıkları Chagas hastalığı, şistozomiyaz, kancalı kurt, laysmanyas ve filaryoz hastalıklarıdır.
Organ Sıkıntısı
The Journal of the American Medical Association 1994 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde “organ nakline ihtiyaç duyan insanların sayısı organ bağışlayanların sayısından üçte bir daha fazlaydı” diye yazıyor. 1988’den 1994 yılına kadar, organ nakli yapılanların sayısı yüzde 49 artarken organ bağışlayanların sayısı sadece yüzde 37 arttı. Organ talebinin arzı aşması nedeniyle, bazı ağır hastalar bir organın bulunmasını beklerken ölmüşlerdir. Bu açmaz üzerinde yorum yapan New Scientist dergisi şöyle söylüyor: “Organ nakli ameliyatları olağan hale geldikçe, daha çok insan bunu istiyor ve bekleme listelerini kabartıyor.” Rapor bu nedenle şunları da söylüyor: “Organ nakilleri kendi başarılarının kurbanı olmuştur.”
Pahalı Komşu
Londra’da yayımlanan The Sunday Times gazetesi, İngiltere’de evsahiplerinin evlerini satarken, komşularıyla geçmişteki tüm anlaşmazlıklarını ayrıntılarıyla açıklamakla ilgili yasal bir yükümlülük altında olduklarını yazıyor. Evini alan kişileri, gürültücü bir komşusunu geçmişte iki kez yerel yetkililere şikâyet etmiş olduğundan haberdar etmeyen 80 yaşındaki bir dul kadına eksik bilgilendirme nedeniyle dava açılmış ve dava kazanılmıştır. Kırkbeş bin dolarlık bir tazminat kararından sonra dul kadın şimdi iflas durumu ile karşı karşıya bulunuyor. Yeni alıcılar mahkemeye, evde altı yıl boyunca yaşadıklarını, fakat kapı komşularıyla yan yana bir yaşamın kabul edilemez olduğunu ve bu nedenle evlerini satmaktan başka bir çareleri kalmadığını söylemişlerdir. Bazı alıcılar bu tür sorunlardan kaçınmak amacıyla, gelecekteki komşularının tutum ve davranışlarını inceletmek üzere özel dedektif tutmaya yönelmişlerdir. Üstünkörü bir inceleme 75 dolara (yaklaşık 7,5 milyon Türk lirasına) bile yaptırılabiliyor; bazı alıcılar daha kapsamlı bir araştırma için 1.500 dolara (yaklaşık 150 milyon Türk lirasına) kadar ödeme yapmaya hazırdırlar.
Sadık Denizatları
Oxford’lu zoologlardan Amanda Vincent, denizatlarının anlaşıldığı kadarıyla eşlerine ömür boyu sadık kaldıklarını keşfetmiştir. Londra’da yayımlanan The Times’ın haberine göre, Avustralya’nın güneydoğu sahili açıklarında 10 santim boyundaki Hippocampus whitei türünü inceleyen Dr. Vincent’ı, balıklar arasında böylesine bir sadakatle karşılaşmak hayrete düşürmüştür. Erkeğin eşini her sabah önceden düzenlenmiş bir yerde beklediği gözlemlenmiştir. Buluştuklarında, deniz atları renk değiştirir ve sonra bir dans yaparlar. Yavrular meydana getirmek paylaşılan bir deneyimdir. Dişi yumurtlar ve onları erkeğin kuyruğundaki özel bir kuluçka kesesine yerleştirir. Sonra erkeğin döllediği yumurtalar doğuma kadar kesede kalır. Eğer eşlerden biri ölürse, kalan denizatı sadece eşleşmemiş başka bir denizatıyla ilişki kurar. Her yıl milyonlarcası akvaryumlar için ve geleneksel Asya tıbbında kullanılmak üzere yakalandığından, bu sevimli yaratıkların soylarının tükenme tehlikesi altında bulunması üzücüdür.
Ağır Metallere Aç Bitkiler
Nikel, kurşun, çinko ve kadmiyum gibi ağır metaller toprağı kirlettiklerinde, toprak tehlikeli ve kullanılmaz hale gelir. Halen kullanılan temizleme yöntemleri toprağın üst tabakasının kazınıp çöp çukurlarına atılmasını ya da kirlenmiş toprağın alınıp hapsedilen metalleri serbest bırakması için kuvvetli asitlerle yıkanmasını gerektirmektedir. Ancak, bu temizleme yöntemleri çok pahalıdır. Bilim adamları şimdi sorunun çözümüne yardım edecek çok daha ucuz ve temiz bir yol üzerinde çalışıyorlar. Bu yöntemin adı bitki tedavi yöntemidir. Süreç, ağır metalleri topraktan emen ve metalleri yapraklarına, saplarına ve toprak üstündeki diğer kısımlarına geçiren bitkilerin kullanılmasını içerir. Science dergisinin söylediğine göre, ağır metaller bir kez topraktan çekildiklerinde, bitkilerce işlemden geçirilerek daha değerli metallere dönüşümü sağlanabilir.
“Gazla Yemek Pişirme ve Hırıldama”
Science News dergisinin, yukarıdaki başlık altında yazdığına göre, İngiliz araştırmacılar “gaz kullanarak yemek pişiren kadınların yemeklerini elektrik ocağı ve elektrikli fırın kullanarak hazırlayan kadınlara göre hırıldama, nefes darlığı ve diğer astım belirtilerini en az iki misli daha sık yaşadıklarını” gözlediler. Londra’daki St. Thomas Hastanesinde yürütülen çalışma, belirtilerin havalandırma için aspiratör kullanılması durumunda dahi görüldüğüne dikkat çekiyor. Araştırmada hem erkekler hem de kadınlar yer almış olmakla birlikte, “etkiler sadece kadınlarda görülmüştür”—bu da büyük olasılıkla kadınların mutfakta daha fazla zaman harcamalarından kaynaklanmaktadır.