Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g95 Aralık s. 28-29
  • Dünyaya Bakış

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Dünyaya Bakış
  • Uyanış!—1995
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Alman Kiliseleri Soykırımdaki Sorumluluğunu Kabul Ediyor
  • İlişkileri Bitirmek İçin Tapınak
  • Gözler İki İş Yapar
  • Filmler İçin “Bir Koruyucu Aziz”
  • Yaşam Ötesi mi yoksa Halüsinasyon mu?
  • Dünyanın Yarısı El Değmemiş Durumda
  • Kumarbazlar Tanrı İçin mi Oynuyor?
  • Yatak İstirahatının Dezavantajları
  • Dünyanın En Zengin Ülkeleri
  • Kutsal Kitap Hayatları Değiştirir
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2011
  • Kutsal Sayılan Yerlerde İbadet Etmek Doğru mu?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur (Halka Yönelik)—2016
  • Dünyaya Bakış
    Uyanış!—2003
Uyanış!—1995
g95 Aralık s. 28-29

Dünyaya Bakış

Alman Kiliseleri Soykırımdaki Sorumluluğunu Kabul Ediyor

Ocak 1995, Nazilerin Yahudilere, Slavlara, Çingenelere, Yehova’nın Şahitlerine ve diğerlerine sistemli şekilde zulmettiği Auschwitz’daki (Polonya) toplama kampının boşaltılmasının 50. yıldönümüyle işaretlendi. Almanya’da bazı kiliseler bu olaydaki sorumluluklarının bir kısmını kabul ediyor. Süddeutsche Zeitung gazetesi, Alman Piskoposlar Konferansının, o dönemi “ülkemizin ve aynı zamanda kilisemizin suç dolu tarihi” olarak tanımlayıp şunu kabul ettiğini bildirdi: “Katoliklerde çok hata ve suç vardı. Birçok Katolik, Nasyonal Sosyalist ideolojiye inanıp, işlenen suçlara karşı kayıtsız kaldı.” Almanya’daki Protestan Kiliseleri Konseyinin başkanı şunu itiraf etti: “Bunların bilincine varmanın acı süreci içinde, Hıristiyan ilahiyatının ve kilisenin de, Yahudilere karşı sürdürülen dışlama ve düşmanlık politikasının uzun tarihinde yer aldığını fark ettik.”

İlişkileri Bitirmek İçin Tapınak

Boşanmayı ya da istenmeyen başka ilişkileri bitirmeyi ümit eden insanlar, Tokyo’nun 80 kilometre kuzeyinde bulunan Ashikaga’daki Şinto tapınağına akın ediyor. Asahi Evening News gazetesi, Bağı Koparan Tapınak olarak bilinen bu yerin Japonya’da boşanma dilekçesini kabul eden tek Şinto tapınağı durumunda olduğunu söylüyor. Her gün çok sayıda tapıcı gelir. Her biri isteğini ince tahta bir levha olan ema üzerine yazıp tapınağın avlusuna asar ve tanrıların cevaplandırması için dua eder. Gazete, yaklaşık yüz yıl önce tapınak kurulduğunda, ‘zengin yöresel tüccarların eşlerinin, kocalarının sevgililerini bırakıp kendilerine dönmesini dileyen dualar yazdığını’ açıklıyor. Buna rağmen, bugün sunulan ciddi ricalar artık barışmaya yönelik değil.

Gözler İki İş Yapar

Araştırmacılar, insan gözünün birden fazla işlevi olduğunu söylüyor. Tabii, bunlardan biri bize bilinçli görüş sağlamasıdır. Son zamanlarda keşfedilen ve The New England Journal of Medicine dergisinde anlatılan diğeri ise, vücudun günlük iç saatini düzenlemek için ışık vuruşlarını kaydetmektir. Bu ikinci işlev görme yetisinden bağımsız işlediği için, tamamen kör olup ışığı algılamayan insanlar bile normal olarak çalışan biyolojik saatlere sahip olabilir. Bu buluş, körlüğün tedavisinde değişikliklere neden olabilir. Örneğin genel bir uygulama, tamamen kör olanların gözlerinin görünüş açısından daha hoş olan suni gözlerle değiştirilmesidir. Aynı zamanda, tamamen kör olan insanlar retinanın ışığı kaydetme yeteneğini engelleyen glokom gibi rahatsızlıklar için genellikle muayene edilmez. Sonuç olarak araştırma ekibi başkanı Dr. Charles A. Czeisler, bu insanların çoğunun artık iç saatlerini 24 saatlik gece-gündüz devresine ayarlayamadıklarını söyledi; bu da zaman farkından kaynaklanan yorgunluğu andıran kalıcı bir uyku bozukluğuyla sonuçlanıyor.

Filmler İçin “Bir Koruyucu Aziz”

Bir Madrid (İspanya) gazetesi olan El País, film endüstrisinin yakında sadece kendisine ait bir “koruyucu aziz”e sahip olacağını bildiriyor. Vatikan, sinema endüstrisinin ilk yüzüncü yıldönümünü kutlamak üzere olası adayları değerlendiriyor. Bazı film yapımcılarının ilkel bir “Hollywood yapımı” olarak saydığı [İsa’nın] doğum sahnesini icat eden Assisili Francesco en gözde aday. Teklif edilen diğer bir isim, eğlenceyi çocuklar için eğitim aracı olarak kullanan Salesli papaz Juan Bosco. Bir film yönetmeni, “ilk büyük şovlardan biri olan Engizisyon’u icat eden Aziz Domingo de Guzmán”ı önerdi. Geçmişi çok eskiye dayanmayan bir olgu olan TV’nin “koruyucu azize” olarak zaten “Santa” Clara’sı var. Kapatıldığı hücrenin penceresinden bakarak Son Akşam Yemeği törenine katıldığından aday gösterildi. Bununla beraber, azizlerin programcılık alanında güçleri olduğuna ilişkin delil yoktur.

Yaşam Ötesi mi yoksa Halüsinasyon mu?

Medya, sık sık yarı ölü duruma geldikten sonra bir an için yaşam ötesini gördüklerini iddia eden hastaların “ölüme yaklaşma deneyimleri”yle ilgili haberler yayımlıyor. Alman nörologlardan oluşan bir ekip, son zamanlarda yaptıkları deneylere dayanarak bu tür deneyimlerin halüsinasyona yol açan oksijen eksikliğinden kaynaklandığını ileri sürdü. Hollanda gazetesi De Gooi en Eemlander’a göre ekip, hipervantilasyonla en fazla 22 saniye baygın kalan, sağlıklı 42 genci inceledi. Sonra bu gençler, “ölüme yaklaşma deneyimi”ne son derece benzeyen duygular ve görüntüler tarif etti. Bazıları canlı renkler ve ışıklar gördüklerini, kendilerine kuşbakışı baktıklarını, sevdiklerini hoş bir yerde gördüklerini ve buna benzer şeyler anlattılar. Çoğu genç, duygularını, bilinçli duruma dönmek istenmeyecek kadar hoş ve barışçı olarak tarif etti.

Dünyanın Yarısı El Değmemiş Durumda

New Scientist dergisinin bildirdiğine göre, “insanlığın yoğun çabasına rağmen Yer gezegeninin toprak yüzeyinin neredeyse yarısı hâlâ ıssızdır.” Yeni bir araştırma “90 milyon kilometre kare toprağın, yani toplam kara alanının yüzde 52’sinin doğallığının hâlâ bozulmadığını gösterdi.” Bu araştırmanın sonucu, gezegenin yalnızca üçte birinin insan faaliyetinden etkilenmediğinin belirlendiği 1989 yılındaki araştırmanın sonuçlarından neden bu kadar çok yüksek? Çünkü Uluslararası Çevre Korumacılığından Lee Hannah’ın yaptığı bu son araştırma, önceki gibi en az 4.000 kilometre kare yerine, 1.000 kilometre karelik küçük alanları kapsadı. Makale şunu bildirdi: “Hatta daha küçük ölçeklerde yapılan bir araştırma sonucunda, gezegende insan elinin değmediği yerlerle ilgili daha büyük bir oranın ortaya çıkması olasıdır.” Böyle olmakla birlikte, Hannah el değmemiş toprağın büyük bir bölümünün insanlar ve hayvanlar için yaşanılmaz “kaya, buz ve devinen kumlar”dan oluştuğuna dikkat çekiyor. O, “gezegenin oturulabilir yüzeyinin yaklaşık dörtte üçünde doğal çevre insan yüzünden bozulmuştur” diyor. Araştırmada üç kategori vardı: bozulmamış bölge (yüzde 52), kısmen bozulmuş bölge (yüzde 24) ve büyük ölçüde bozulmuş bölge (yüzde 24).

Kumarbazlar Tanrı İçin mi Oynuyor?

Her yıl tüm dünyada yaklaşık 29 milyon insan Nevada (ABD), Las Vegas’a akın ediyor. Tabii, çoğu orada kumar oynamak için bulunuyor, fakat bazıları dua edip ibadet etmek de istiyor. The New York Times, Katolik piskoposluğunun bu yüzden kısa süre önce 3,5 milyon dolara, şehrin en büyük dört otel-kumarhanesinden sadece bir blok ötede 2.200 kişilik bir kilise yaptırdığını bildiriyor. Kilisedeki tapıcıların yaklaşık yüzde 80’i turist olduğundan ve çoğu şehre kumar oynamak için geldiğinden kilise, onları bağış tabağına kumar fişleri koymaya davet ediyor. Kilisede ayrıca müşterileri fişlerini para olarak kullanmaya davet eden hediye mağazası var. Hatta mağaza İsa Mesih’in bir suretini taşıyan hatıra kumar fişleri de veriyor. Kilise, bir süreliğine, kiliseye bağışlanan fişleri bozdurmak üzere bütün kumar salonlarına haftalık turlar yapması için bir Fransisken papazı görevlendirdi.

Yatak İstirahatının Dezavantajları

Londra’nın The Times gazetesi şu iddiada bulunuyor: “Uzun yatak istirahatı hastalara yarardan çok zarar getirebilir.” Yaklaşık 50 yıl önce, doktor Sir Richard Asher bu standart uygulamadan kuşkulandı ve tromboz, kas tonüsü kaybı, kemiklerde kalsiyum kaybı, böbrek taşları, kabızlık ve depresyon gibi sağlık tehlikelerine dikkat çekti. O zamandan beri yapılan incelemeler bu uyarıyı doğruladı; otopsiler, akciğerde öldürücü damar tıkanıklığıyla sonuçlanan tromboz riskinin ölüm öncesi yatak istirahatının uzunluğuyla doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Diğer taraftan, doktorlar siyatik ve hamileliğin ileri evrelerinde görülen komplikasyonlardan kaynaklanan akut sırt ağrıları olduğunda yatak istirahatını tavsiye ediyor. Diğer akut ve ciddi hastalıklarda da istirahattan başka bir seçenek olmayabilir. Bununla beraber, doktorlar bir kere kriz atlatıldıktan sonra ayağa kalkıp dolaşmanın iyileşmeyi hızlandıracağına inanıyor.

Dünyanın En Zengin Ülkeleri

Dünya bankası tarafından hazırlanan bir rapora göre dünyanın en zengin ülkesi İsviçre. Kişi başına düşen gayri safi milli hasıla, yani üretilen bütün mal ve hizmetlerin değeri 1993 yılında 36.410 dolardı. Bu, listede yedinci sırada yer alan Amerika Birleşik Devletlerininkinden neredeyse 12.000 dolar daha fazlaydı. İsviçreyi Lüksemburg, Japonya, Danimarka, Norveç, İsveç, Amerika Birleşik Devletleri, İzlanda, Almanya ve Kuveyt izledi. Mozambik kişi başına sadece 80 dolar üreterek dünyanın en fakir ülkesi kaldı. İlk onu gösteren bu yeni listede, petrol üreticisi Ortadoğu ülkelerinden birkaçının bulunmaması göze çarptı; bu da düşen petrol fiyatlarının bir yansımasıydı. Eğer satın alma gücünü incelerseniz, liste buna bağlı olarak değişir. Fiyatlar, Amerika Birleşik Devletlerinde çoğu zengin ülkelerdekinden daha düşük olduğu için Amerikalıların parasının satın alma gücü, Lüksemburg hariç diğer her ülkeden daha yüksektir. O zaman liste şöyle değişiyor: Lüksemburg, Amerika Birleşik Devletleri, İsviçre, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Hong Kong, Japonya, Almanya, Singapur ve Kanada.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş