Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g95 Eylül s. 28-29
  • Dünyaya Bakış

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Dünyaya Bakış
  • Uyanış!—1995
  • Altbaşlıklar
  • Amerika’daki Silahlar
  • Arjantin’de Tecavüz Üzerine Araştırma
  • Hapishanede Şeytana Tapınma
  • Kumarda Riske Giren Yalnızca Para Değil
  • Kuş Yuvası Çorbasının Artan Bedeli
  • Evden Kaçan Çocuklar
  • Hapis Oranı Artıyor
  • Gürültü Kirliliği
  • Strese Karşı Övgü
  • Kırk Yılda 80.000 Yer Sarsıntısı
  • ‘Son Mutlak Yetki Sistemi’
Uyanış!—1995
g95 Eylül s. 28-29

Dünyaya Bakış

Amerika’daki Silahlar

Yakın tarihli bir rapora göre, Amerika Birleşik Devletlerinde halkın elinde yaklaşık 200 milyon kadar ateşli silah var. Ortalama olarak her iki dakikada bir kişi vuruluyor. Her 14 dakikada bir kişi silahla vurulma sonucu ölüyor. Her altı dakikada bir çocuk veya ergenlik çağındaki genç ateşli bir silahla intihar ediyor. Rapor, Amerikalı çocukların bir günde okula getirdikleri silah sayısının 270.000 kadar olduğunu belirtiyor. Redbook dergisi şunları açıklıyor: “1979 ile 1991 yılları arasında yaklaşık 50.000 çocuk silahla öldürüldü; bu sayı Vietnam Savaşında ölen tüm Amerikalıların sayısına hemen hemen eşit.”

Arjantin’de Tecavüz Üzerine Araştırma

Ocak—Ekim 1994 tarihleri arasında Arjantin’in tek bir eyaleti, Córdoba, 254 tecavüz olayı bildirdi. Buenos Aires gazetesi Clarín, Córdoba’dan bir polis raporunun “ırza geçme olaylarının etrafını saran masalları dağıttığını” yazdı. Tecavüzcüler her zaman sadece karanlıkta meçhul kurbanlar yakalayan cinsel sapıklar değildir; bu rapora göre, her 10 kişiden 4’ü kendi evlerinde öz babaları, üvey babaları ya da diğer akrabaları tarafından tecavüze uğruyor. Polis raporundaki diğer istatistikler “bu yıl rapor edilen 254 olayın, yüzde 36’sının kurbanların evinde; yüzde 23’ünün dans salonlarından ayrılırken; yüzde 13’ünün sokaklarda; yüzde 10’unun boş arazilerde; yüzde 6’sının inşaat alanlarında ve yüzde 3’ünün futbol sahalarında, otobüs istasyonlarının tuvaletlerinde, hapishane hücrelerinde, gezi otobüslerinde meydana geldiğini” gösteriyor. Rapor, polisin, olayların yüzde 66,54’ünü çözdüğünden söz ederek sona eriyor.

Hapishanede Şeytana Tapınma

Colorado’daki (ABD) hapishane yöneticileri bir mahkûma hücresinde şeytancı ayinler yapma hakkı vermemişlerdi. Federal hapishanenin bir kuralı İblis’e tapınmayı yasaklamıştı; yöneticiler, mahkûmun tapınma için istediği kısa tahta değnek, gonk, siyah cüppe, mumlar ve şamdanlar, ayin kadehi ve tütsü içeren bazı maddelerin silah olarak kullanılabileceğini ileri sürdü. Oysa, geçenlerde Denver’da (ABD) Federal bir hâkim, mahkûmun hapishanede dininin gereğini yerine getirmesinin anayasal hakkı olduğu kararını vererek önceki kararı tersine çevirdi. Hâkim ayrıca, İblis’e tapınmaya karşı olan kuralın anayasaya aykırı olduğu sonucuna vardı. Associated Press’in haberine göre, hâkim kararında şunu yazdı: “İblis’e hakkını vermeliyiz.” Bu mahkûm, adam kaçırmaktan on yıl cezayla hapiste yatıyor.

Kumarda Riske Giren Yalnızca Para Değil

Avustralya gazetesi The Sydney Morning Herald’a göre, yeni kumarhanelerin açılmasıyla yetkililer beklenmeyen bir sorunla karşılaşıyor: “Kumar oynamak için çocuklarını terk eden ana-babalar.” Ana-babaları kumar masalarında saatler harcarken pek çok çocuk arabalarda kilitli olarak bulundu. Dillerde dolaşan bir olayda beş yaşındaki erkek çocukla 18 aylık kız kardeşi sabah saat yedide polis tarafından kurtarılıncaya kadar beş saat arabanın içinde kilitli kaldılar. Bir kumarhanenin dışına, üzerinde, çocuklarını bu şekilde bırakan ana-babaların 5.000 dolarlık para ve belki de hapis cezasıyla karşılaşacakları uyarısının farklı dillerde yazıldığı göze çarpan panolar asıldı. The Herald’a göre bir sosyal hizmet görevlisi kumar bağımlılığının “evliliklerin sona ermesine, suça, iş kaybına ve intiharlara” neden olduğunu bildirdi.

Kuş Yuvası Çorbasının Artan Bedeli

Hong Kong ve başka Asya şehirlerindeki lokantalarda, çok sevilen bir yemek, çoğu kez çorbası yapılan, yenilebilen bir kuş yuvasıdır. International Herald Tribune’e göre, pek çok Çinli, yuvadan yapılan yemeği sadece lezzetli değil, aynı zamanda sağlık iksiri olarak da görüyor. Çevre koruma grupları, Hong Kong’un sadece 1992’de yaklaşık 17 milyon salangan yuvası tükettiğini tahmin ediyor. Ancak fazla toplama nedeniyle, yuvaların toptan satış bedeli, kilo başına 500 dolar gibi bir rekor fiyata ulaştı; birinci kalite yuvalar bu miktarın sekiz katı fazlasına satılabilir. Yuvayı yapan salanganlar için bunun bedeli daha da yüksektir. Yuvalar toplanırken yumurtaların ve yavruların yok edilmesi bazı salangan kolonilerinin sayıca bir hayli azalmasına ve başkalarının da yok olmasına neden oldu.

Evden Kaçan Çocuklar

The Independent gazetesi, İngiltere’de her yıl 98.000 çocuğun evden kaçtığını bildiriyor. Birçoğu ailedeki şiddetten kaçmak için ayrılıyor. On binden fazlası 16 yaşından önce en az on kere kaçıyor. Sosyal yardım alamayacak kadar küçük olan kaçaklardan birçoğu suça ve fahişeliğe yöneliyor. Çocuk Kurumu başkanı Ian Sparks, eğer soruna önem vermezsek bu gençler büyüyüp “toplumdan kopmuş evsiz yetişkinler” olacaklar, diye uyarıyor. Sparks eğer “bütün olarak toplum” ana-babalara yardım etmeye ve destek olmaya önem verseydi, o zaman “pek çok sorun zaten ortaya çıkmayacaktı” diye belirtiyor.

Hapis Oranı Artıyor

Dünya çapında suçlar arttıkça hapis oranı da artıyor. Rusya şimdi her 100.000 kişide 558 hapis oranına sahip; onu 100.000 kişide 519’la Amerika Birleşik Devletleri takip ediyor. Sonra 368’le Güney Afrika, 229’la Singapur ve 116’yla Kanada geliyor. Eski Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Rusya’da cinayetler ve diğer suçlar büyük oranda arttı; hapis oranı hızla artarak daha önce başta olan Amerika Birleşik Devletlerini geçti. Birçok Avrupa ülkesindeki hapis oranının Amerika Birleşik Devletlerininkinin altıda biri kadar olmasının nedeni nedir? U.S.News & World Report şunları söylüyor: “Bir açıklama, genel suç oranları ülkeler arasında pek fazla değişim göstermese de fiziksel şiddetin Amerika Birleşik Devletlerinde, Rusya’da ve Güney Afrika’da daha yaygın olduğu şeklindedir. Nedeni her neyse, hapis oranı farkının büyüme olasılığı fazladır.”

Gürültü Kirliliği

Dünya nüfusunun en az yüzde 10’unun bir derece işitme kaybı var. Brezilya dergisi Globo Ciência, “insan kulağı uygarlığın meydana getirdiği gürültülere dayanması için yapılmamıştır” diye açıklıyor. Sağlığa zararlı gürültü seviyelerine her gün maruz kalmak aynı zamanda dikkat dağılımına, zayıf üretkenliğe, saldırganlığa ve iş kazalarına katkıda bulunabilir.

Strese Karşı Övgü

Kalp krizleri Almanya’da her yıl 200.000 kişinin yaşamını sona erdiriyor. Bunun asıl nedeni nedir? Süddeutsche Zeitung gazetesi Almanya’da çalışmak “işe kendini tümüyle verme ve sürekli stres” gerektirdiğinden sebebin “stres” olduğunu bildiriyor. İşte stres, hastalık yüzünden işe devamsızlık oranının artmasıyla sonuçlanıp yıpranmaya neden oluyor. Hemşirelerin yarısında stres belirtisi var ve her üç öğretmenden biri “sinir gerginliği” yüzünden erken emekli oluyor. Sağlık sigortası yapan şirketler, işte stresin nasıl azaltılacağını araştırıyor. Orta büyüklükteki yüzlerce firma arasında yapılan bir araştırmada olası bir etkene parmak basılıyor: Araştırmaya konu olan işçilerin yüzde 44’ü işte hiç övgü almadı.

Kırk Yılda 80.000 Yer Sarsıntısı

Frankfurter Allgemeine Zeitung’un bildirdiğine göre, “Köln’ün [Almanya] yakınında, Bensberg’deki sismoloji istasyonu dünya çapında 80.000’den fazla yer sarsıntısı kaydetti.” Bu açıklama, 40 yıldır yer sarsıntılarını ve hareketlerini izleyen istasyonun müdürü olan Profesör Ludwig Ahorner tarafından yapıldı. İstasyon dünyanın diğer bölümlerinde meydana gelen yer sarsıntılarını nasıl kaydedebiliyor? Bu, 200 kilometre kadar uzaktaki Kuzey Denizi Kıyısında, kış fırtınalarının oluşturduğu dalgaların vuruşunun yerde neden olduğu zayıf titreşimleri bile fark edecek kadar hassas aletlerle yapılıyor. Almanya’da istasyon tarafından kaydedilen en kuvvetli yer sarsıntısı 1992 Nisan’ında oldu. Richter ölçeğine göre 5.9 şiddetindeydi.

‘Son Mutlak Yetki Sistemi’

Roma günlük gazetesi La Repubblica, II. John Paul’ün yeni atadığı 30 kardinalle yaptığı son buluşmadan sonra “Alman Katolik Kilisesinde Vatikan’ın muhafazakâr yönlendirmesine karşı hoşnutsuzluk artıyor” diye bildiriyor. Ünlü muhalif teolog Hans Küng, bundan sonraki papa seçiminde, “bütün Katolik Kilisesini gerçekten temsil eden bir seçmenler grubuna acil ihtiyaç” olduğunu ileri sürüyor. Küng, “papanın, sadık kilise üyelerinin büyük bir bölümünün güvenini açıkça kaybettiğine” inanıyor. Küng şöyle devam ediyor: “Stalinizmin çöküşünden sonra, Roma [Katolik] sisteminin, Batı dünyasında kalan son mutlak yetki sistemi olduğu gözardı edilemez.”

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş