Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g95 Haziran s. 28-29
  • Dünyaya Bakış

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Dünyaya Bakış
  • Uyanış!—1995
  • Altbaşlıklar
  • Dünya Kupası ve Tanrı
  • Küba’daki Yehova’nın Şahitleri
  • Alerjisi Olanlar için Çare
  • Kamyon Sürücüleriyle Yayılan AIDS
  • Delhi’nin Kayıp İnsanları
  • Kekemeler İçin Ümit
  • 62 Yaşında Anne
  • Ana-baba/Çocuk İlişkisi
  • Eşsiz bir Gezegen
  • Antarktika—Bir Zamanlar Sıcak ve Yeşildi
Uyanış!—1995
g95 Haziran s. 28-29

Dünyaya Bakış

Dünya Kupası ve Tanrı

“[Brezilya] dördüncü Dünya [futbol] Kupasını kazanma mücadelesinde her türlü dinsel hareket geçerlidir.” Bu sözleri Jornal da Tarde gazetesi yazıyor. “Oyunlardan önce, oyunlar sırasında ve sonrasında törenler yapılır.” Brezilya’nın Bebeto’su, “eminim bu Dünya Kupasında [Tanrı] Brezilya’yı tutacak” diye iddia etti. Maçtan sonra, oyuncuların zaferi Tanrı’ya atfettiğini gören kardinal Dom Lucas Moreira Neves şöyle yazdı: “Dünya Kupasının kazanılması birçokları açısından kişisel, ailevi ya da sosyal değer taşıyabilir . . . . : özsaygı ve özgüvenin dirilişi; onca keder içinde bir teselli; hatta perişan bir ülke için Katarsis [arınma].” İlginç olan, futbol yıldızı Mauro Silva’nın şu ifadesiydi: “Ben Brezilya Takımının bazı oyuncuları gibi, Tanrı’nın Dünya Şampiyonluğunu kazanmak üzere bize yardım ettiğine inanmıyorum. Tanrı taraf tutmuyor ve futbolla hiç ilgilenmiyor.”

Küba’daki Yehova’nın Şahitleri

Küba’daki Yehova’nın Şahitleri, Tanrı’nın Gökteki Krallığının iyi haberini insanlarla paylaşmalarını mümkün kılan vaaz etme faaliyetini yerine getirmek üzere daha fazla özgürlüğe sahip oluyorlar. Faaliyetin resmen tanınmamasına ve yasallaşmamasına rağmen, eski bürolarını kullanmalarına izin verildi ve küçük çapta çevre toplantıları yapacak ölçüde, tapınmak üzere birlikte daha serbestçe toplandılar. Dergi basmaları için yetki verildi. Bu son gelişmelerin verdiği sevinç ve coşkuyla dolan Şahitler, Mukaddes Kitabın ümit mesajını iletmek için büyük çaba harcayarak vaaz etme faaliyetlerine devam ediyor.

Alerjisi Olanlar için Çare

Globo Ciência adlı Brezilya dergisi, Dünya Sağlık Örgütüne göre, dünya nüfusunun yüzde 20’sinin herhangi bir şekilde alerjisi olduğunu bildirdi. İmmünolog Júlio Croce, “bütün göstergeler, alerjinin uygarlığın getirdiği bir hastalık olduğu yönündedir,” diyor. “Havada on binden fazla zararlı madde vardır.” Toz böcekleri ve kirlilik gibi yaygın etkenlere ek olarak stres, aşırı ilaç kullanımı, gıda maddeleri, kozmetik ve içeceklerdeki kimyasal maddeler diğer etkenlerdir. Aşırı fiziksel egzersiz bile astıma neden olabilir ya da şiddetlendirebilir. Bununla birlikte, Dr. Croce, eğer insanlar doğru solunumu öğrenirlerse, “egzersiz, nöbetlerin şiddetini ve sıklığını azaltmaya yardım edebilir,” diyor. Alerjisi olanlar, yatak odalarını temiz ve iyi havalandırılmış tutmalı; parfüm ve diğer kuvvetli koku yayan ürünlerden olduğu kadar köpek, kedi ya da kuş gibi evcil hayvanlarla temastan, ani ısı değişimlerinden, sigaradan ve alkollü içkilerden kaçınmalı ve asla reçetesiz ilaç kullanmamalıdırlar.

Kamyon Sürücüleriyle Yayılan AIDS

Hindistan’da kamyon sürücüleri AIDS virüsünü (HIV) alma bakımından yüksek riske sahip bir grup olarak düşünülüyor. Ailelerinden uzun süreler ayrı kalan binlerce sürücü, Bombay’ın genelevlerine sürekli gidiyor, tahminlere göre orada çalışan 80.000 fahişenin yüzde 50 ila 60’ında HIV bulunabilir. Sürücüler Bombay’dan ülkenin her tarafına gidiyorlar. Otoyolların kenarındaki bazı köylerde, köy kızlarının kamyon sürücüleriyle cinsel ilişkiye girerek para kazandıkları kulübeler bulunuyor. Yakın kentlerden zengin genç erkekler de buralara sık sık uğruyor ve The Times of India’da belirtildiği gibi, bu durum “virüsle ilgili karışık ve haritada belirlenmesi zor bir temas zinciri oluşturuyor.” Sorunu büyüten bir etken de, birçok kamyon sürücüsünün batıl inanç olarak, sıcak havalarda araç kullanırken, vücutlarını serin tutmaları açısından seksin vazgeçilmez olduğuna inanmalarıdır.

Delhi’nin Kayıp İnsanları

Hindistan’ın başkenti Delhi’de her yıl 10.000’den fazla kişi kayıp olarak rapor ediliyor. Bunların sadece üçte biri bulunuyor. Kayıpların yüzde ellisi 18 yaşın altındaki çocuklardır; erkeklerin sayısı ise, kadınların iki katıdır. The Times of India’da bildirildiğine göre, binlerce genç kız, kendini genelevlerde buluyor. Genç erkek çocuklar, çeteler tarafından dilenmeye ya da küçük lokantalarda az bir ücretle saatlerce çalışmaya zorlanıyor.

Kekemeler İçin Ümit

Çocukken kekeleyerek konuşmanın ezikliğini yaşamış olan Avustralyalı bir anne, çocuklarının da erken yaşlarda kekelemeye başladığını işittiğinde mahvoldu. Bu nedenle, Sidney’deki bir hastanenin ve Yeni Güney Galler’deki Sidney Üniversitesinin konuşma terapistlerinin ortaklaşa geliştirdikleri bir programa katıldı. Anlaşıldığına göre, başarının sırrı, çocukların mümkün olduğunca küçük yaşta tedavi edilmesinde yatıyor. Birçok ana-baba, çocuğun büyüdükçe bu alışkanlıktan kurtulacağı gibi hatalı bir görüşe dayanarak sorunla ilgilenmeyi daha sonraya bırakıyor. The Sydney Morning Herald’ın bildirdiğine göre, program “çok başarılı olmuştur ve ilk kez kekemeliğin tamamen tedavi edilebileceğine ilişkin ümit vermektedir.” Gazete, küçük çocukları tedavi etmenin terapistlerin sadece on saatini alırken, daha büyük çocukları ve yetişkinleri tedavi etmenin, ana-babaların evde harcadıkları zamana ilaveten yüzlerce saat gerektirdiğine dikkat çekiyor. Gazete şunları yazdı: “Devam eden araştırma, tedaviden sonraki bir ila altı yıl boyunca izlendiklerinde iki ila beş yaşları arasında tedavi edilen 43 çocuktan hiçbirinin, eski durumlarına dönmediklerini ortaya çıkardı.”

62 Yaşında Anne

62 yaşındaki bir İtalyan kadın çocuk doğurdu. Anne ve 3 kilo 270 gram ağırlığındaki erkek bebek iyi durumda. Bu mutlu olay kutlamaların yanında ahlaksal ilkeler açısından da gürültülerin kopmasına neden oldu. Anne yapay döllemeyle hamile kalmıştı. Doğumu yaptıran Profesör Severino Antinori şunları söyledi: “Bu olayın birçok yorum ve eleştiriye neden olacağını biliyorum; fakat bu, uç bir durum olarak sayılmalıdır.”

Ana-baba/Çocuk İlişkisi

Ana-babalar çocuklarına yaşıtları gibi mi davranmalı? São Paulo Üniversitesinde eğitimci olan Lisandre Maria Castello Branco, Brezilya gazetesi O Estado de S. Paulo’da şunları söylüyor: “Ana-babalar asla çocuklarıyla eşit değildir ve bu, açıklığa kavuşturulmak zorundadır. . . . . Otorite boşluğu olursa, genç, yetim gibi ortada bırakılmış olur. Bir çocuk, ana-babasından, birini eğitmeye karar vermiş bir yetişkinin sorumluluğunu daima bekler.”

Eşsiz bir Gezegen

Bilim adamları uzun süreden beri, başka gezegenlerde yaşam olasılığıyla ilgili fikirler ileri sürdüler. Yeryüzünde yaşamı mümkün kılan koşulların, evrendeki yüz milyarlarca galaksinin başka bir yerinde de olduğunu varsaydılar. Fakat, Fransız dergisi Le Nouvel Observateur, “yeryüzünde insanın ortaya çıkmasından önce, çok fazla mucizevi rastlantının meydana geldiğinin” şimdi giderek daha açık olduğunu ve evrenle bizzat yeryüzü hakkındaki en son keşiflerin, “aynı doğal sürecin başka bir yerde meydana gelmesinin zaten küçük olan olasılığı çok büyük ölçüde azalttığını” söylüyor. Dergi, başka bir gezegende aynı koşulların varlığının matematiksel açıdan neredeyse olanaksız olduğu üzerine yorum yaparak, bilim adamlarının yaşamın en azından bir gezegende olduğundan emin olduklarını açıklıyor: Bizimkinde.

Antarktika—Bir Zamanlar Sıcak ve Yeşildi

The Australian gazetesi, bir grup Avustralyalı ve Amerikalı bilim adamının, “Güney Kutbundan sadece 500 kilometre uzaklıkta . . . . günümüzden 20-25°C daha sıcak bir iklime işaret eden yosun ve böcek yumurtalarıyla birlikte yapraklar, ağaç ve polen” fosilleri bulduğunu bildiriyor. Kınkanatlı yumurtalarının keşfi, iklimin böcekleri yaşatacak kadar sıcak olduğunu doğruluyor. Ayrıca, su sıvı halde kalmış ve büyüme mevsimi bitkilerin olgunlaşması ve gelişmesi için yeterli uzunlukta olmuş olmalı. Haber, aynı dönemde Tasmanya’da (Avustralya’da anakaranın güneyindeki ada eyaleti), günümüzde oranın 1600 kilometre kuzeyinde bulunan, merkezi Yeni Güney Galler’den daha güneyde yetişmeyen bitkilerin olduğunu ekliyor. Bu da, bir zamanlar bölgede daha sıcak bir iklimin varlığını dolaylı olarak desteklemektedir.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş