Dünyaya Bakış
Yüzde Bir Milyon Enflasyon
Yugoslavya Federal Cumhuriyetinde, Federal İstatistikler Bürosuna göre, Aralık 1993’te ülkedeki enflasyon oranı yüzde bir milyona çıktı. Hayat pahalılığı, önceki aydan 2.839 kat ve yılın başlarında olduğundan 6 milyar kat daha yüksekti. Sonuç olarak kağıt para tedavüle çıktıktan sonraki birkaç gün içinde değersiz kalıyor. Bununla başa çıkmak için Merkez Bankası dinardan sıfırlar atmaktadır. Sadece üç ay içinde beş milyar dinarın değeri yalnızca beş dinar oldu.
Dindarlık
Yapılan bir araştırmada Amerikalıların yüzde 90’ından fazlası Tanrı’ya inandığını söyledi ve yüzde 40’ından fazlası her hafta kiliseye gittiğini iddia etti. 1992’de yapılan bir Gallup anketi, Amerika Birleşik Devletlerindeki Protestanların yüzde 45’inin ve Katoliklerin yüzde 51’inin her hafta kiliseye gittiğini gösterdi. Bununla birlikte, yapılan yeni araştırmalar gösteriyor ki, aslında olduğundan daha çok kişi dindar olduğunu ve kiliseye düzenli olarak gittiğini iddia ediyor. Bir araştırmacı ekibine göre, gerçekte her hafta Protestanların sadece yüzde 20’si ve Katoliklerin yüzde 28’i kiliseye gidiyor. Başka bir araştırmacılar ekibi, yetişkin Amerikalıların sadece 36 milyonunun—yüzde 19—dinlerini düzenli olarak uyguladıklarını ve 18’ini geçmiş Amerikalıların hemen hemen üçte birinin tamamıyla dindışı bir görüşe sahip olduğunu ortaya koydu. Newsweek: “Din Amerikanın genel görünümüne nüfuz ederken, bunu ciddiye alan sadece bir azınlıktır. Amerikan nufüsunun yarısı tutumları veya davranışları üzerinde etkisi olmayan bir dine sahip olduğunu iddia ediyor,” dedi.
Papa Evden Eve İşini Destekliyor
Katolik Yeni Kateşizm hareketinin taraftarlarından bazıları, II. John Paul’un ısrarlı teşviklerini kabul ederek Roma sokaklarında, banliyölerinde ve evden eve vaaz etmeyi kabul etti. La Repubblica gazetesinin bildirdiği gibi, “Yehova’nın Şahitlerinin bu konuşkan rakipleri İsa’nın yaşam öyküsünü anlat”acaklar. İlk grup sadece 15 aileden oluşmaktadır, ama papa bu projenin “her yerde bol bol meyve vermesini” umuyor. Bu yeni adıma neden gerek görüldü? Sosyolog Maria Macioti’ye göre, Katolik hiyerarşi “dinsel çekiciliğini, büyüleme yeteneğini kaybettiğini” fark ediyor. Ve papa “duygulara güçlü biçimde hitap etmekle dine yeni kişiler kazandırmak için” böyle hareketleri teşvik ediyor. Katolik yazar Sergio Quinzio şunları ekliyor: “Kendisi, sanki herhangi bir şeyin yararlı olabileceği ümidi veya hayaliyle hiçbir fırsatı kaçırmak istemiyormuş gibi davranıyor.”
Açlık İnsanlığın Büyük Bir Kısmını Tehdit Ediyor
Yeryüzü insanlığı doyurmak için daha önce hiçbir zaman böylesine çok gıda üretmedi; buna rağmen hiçbir zaman insanlığın bu kadar büyük kısmı açlıkla karşı karşıya kalmadı. France-Press haber ajansının bildirdiği gibi, Dünya Bankasının en son istatistiklerine göre, açlık 1990’da yaklaşık olarak 1,13 milyar kişinin hayatına hâkim oldu; daha önce hiçbir zaman bu kadar yüksek bir rakam görülmemişti. Açlık, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların yüzde 30’unu etkiliyor. Dünyanın en kötü etkilenen bölgeleri açlık çeken 562 milyon kişiyle (nüfusun yüzde 49’u) Güney Asya; 216 milyon kişiyle (nüfusun yüzde 47,8’i) Afrika; 73 milyon kişiyle (nüfusun yüzde 33,1’i) Yakındoğu ve Kuzey Afrika; ve 108 milyon kişiyle (nüfusun yüzde 25,2’si) Latin Amerika ve Karaipler’dir. Bu sayılara kötü beslenen diğer bir milyar kadar kişi dahil değildir.
Geliri Sansasyonla Artırmak
1993 yılının başında Almanya’daki Para-bilimlerle ilgili Bilimsel Araştırma Kurumu, astrologlar tarafından yapılan 70 kehaneti toplayarak yıl sonunda sonuçları değerlendirdi. Kehanet konusunda daha önceki yıllarda yaşanan başarısızlık karşısında (Uyan! 1 Ağustos 1992, sayfa 31’e ve 1 Eylül 1993, sayfa 29’a bakın) astrologlar 1993’te daha mı başarılı oldular? Nassauische Neue Presse’nin yazdığına göre, “bir yığın yalan söylediler.” Kurumun bir sözcüsü, “astrologların çoğu kendi yıllık kehanetlerine bile inanmıyor,” dedi. Fakat Almanya’da astroloji, 57 milyon dolar tutarındaki yıllık geliriyle (100 milyon Alman markı) büyük bir iştir. Birçok falcı, gelirini artırmak için sansasyonel kehanetlerde bulunmayı “gazete manşetlerine girmenin başarılı bir yolu” olarak görüyor.
Çocukların İş Piyasası
Brezilya’da yaklaşık sekiz milyon çocuk iş piyasasında yer alıyor. Bu haberi O Estado de S. Paulo gazetesi veriyor. Bu küçükler yetişkinlerin yapacağı işleri yapabilirler. Bununla beraber, genellikle haklarından az para aldıklarından, aile gelirine katkıları fazla olmuyor. Yeterli eğitim olmadan bu küçük işçiler büyük bir olasılıkla yarı cahil ve ana-babaları gibi fakir kalacak. Dahası, Çalışma Bakanlığından Luiz Cláudio de Vasconcelos şöyle diyor: “Çalışan çocuklar büyüklerin maaşının üçte birini almaya razı olduğundan, aile reisi olan başkalarının işlerini alıyorlar.”
Dünya Nüfusu AIDS’ten Darbe Yiyor
◻ Birleşmiş Milletlerin Nüfus Fonu’na Populi dergisi şöyle bir uyarıda bulunuyor: “HIV’ın en yüksek yayılma oranının görüldüğü 15 ülkede, AIDS insan hayatlarını alarak büyük tahribat yapacaktır.” Dergi yakın geçmişte yayımlanan World Population Prospects: The 1992 Revision adlı BM raporuna dayanarak, on yıl kadar sonra “bu ülkelerdeki nüfus artışının AIDS yüzünden 12 milyon daha az olacağını” söylüyor. “Bu ülkelerde 9 milyon kişi daha AIDS’ten ölecek, ve kadınlar çocuk doğurabildikleri yaşta öldükleri için daha az çocuk doğacaktır.”
◻ Dünya AIDS Günü 1 Aralık 1993’te kutlandı. Ancak hastalığa karşı mücadele kampanyalarının sonuçları kutlanmaya değer fazla bir şey sunmadı. Bir WHO (Dünya Sağlık Örgütü) yetkilisi resmen şöyle kabul etti: “Açıkçası, Afrika’da AIDS konusunda etkili olduğumuzu hiç sanmıyorum.” Hastalığa karşı mücadelede evlilikte sadakatin önemini vurgulamak gerektiğini kabul etti. Cape Times gazetesi, “dünyadaki kayıtlı vakaların üçte birinin” Afrika’da olduğunu yazdı. WHO’ya göre Afrika’da Sahra’nın güneyinde yaklaşık bir milyon yetişkin AIDS’li bulunuyor.
Sigaraya Engel Artırılıyor
Avustralya Başkent Toprakları’nda sigara içmenin tehlikeleri hakkında kesin uyarılar konulmasını öngören yeni yasalar çıkarıldı. 1 Nisan 1994’ten başlayarak tüm sigara paketlerinde açıkça görülecek şekilde şuna benzer uyarılar yazılması gerekiyor: “Sigara İçmek Öldürür,” “Sigara İçmeniz Başkalarına Zarar Verebilir,” “Sigara Bağımlılık Yaratır” ve “Hamileyken Sigara İçmek Bebeğinize Zarar Verir.” The Canberra Times’e göre bu uyarılar sigara paketinin ön tarafının yüzde 25’den azını kaplamamalı. Paketin arka tarafında, yüzeyinin en azından üçte birini kaplayacak şekilde şu sözler yazılmalı: “Tütün dumanı birçok kanserojen kimyasal madde içerir. Duman akciğere çekildiğinde bu kimyasal maddeler ciğerlere zarar verebilir ve kansere neden olabilir. Akciğer kanseri sigaranın neden olduğu en yaygın kanser türüdür. Akciğer kanseri genellikle fark edilmeden önce büyüyüp yayılıyor. Bu kanser çoğu vakada çabuk öldürür. Alkol ve tüm diğer uyuşturucu maddeler nedeniyle ölenlerin neredeyse üç katı [sigara] yüzünden ölüyor. Her yıl araba kazalarında ölen insanların altı katı sigara içmenin etkilerinden ölüyor.”
Meyve Toplayan Robot
İtalyan tarım teknolojisindeki en son gelişme “bir saatte ağaçlardan doğrudan 2.500 kadar portakal” toplayabilen bilgisayar güdümlü bir robottur. La Stampa’ya göre, makine, her birinin elektronik gözü olan “son derece duyarlı” mekanik sekiz kolla donatılmış ve “renklerin yoğunluğunu algılamak” ve “olgun olmayan meyveleri nazikçe elledikten sonra yanılmayarak geçip olgun meyveleri” seçmek üzere programlanmıştır. Bir ray üstünde “bir dizel motoruyla işletilen” robot “kötü hava şartları içinde bile gece gündüz çalışabilir ve üç buçuk metre yüksekliğe kadar ağaçlardan portakal toplayabilir . . . . Meyve toplarken azami olarak saatte sekiz kilometre hızla ilerleyen robotun seyir hızı 500 kilo kadar yüklü bir römorku çektiğinde saatte 14 kilometreye kadar çıkabilir.
Yabani Otlar Gözde
“Yabani otlar tüm parkı kaplıyor ve orada birçok meyve ve kestane ağacı bulunuyor.” Asahi Evening News Tokyo’daki yeni bir park türünü böyle tanımlamaktadır. Döşenmiş yolları yok ve “salıncak, kaydırak ve kum bahçeleri bulunamaz.” Parkın yakınında oturanlar çok memnun. İki yıl önce mahalle encümenine öneride bulunarak parkta “çimenler ve böcekler ve küçük havyanlar bulunması” ve “çocukların çukur kazıp toprakla oynabilmesi ve yasak işaretlerinin bulunmaması gerektiğini” söylediler. O zamandan bu yana Tokyo’da “yabani otlarla bezenmiş, doğal duruma yakın” olarak tanımlanan ikinci bir park yapıldı. Ülke çapında kent planlayıcıları ve park tasarımcıları kentte oturanların bu tür parkları ne kadar çok istediklerine hayret ettiler ve buna sahip olduktan sonra temizlik ve bakım işlerine hevesle katıldıklarını gördüler.
Cehennem Ateşini Soğutmak
Princeton Üniversitesinden bir sosyolog olan Robert Wuthnow’a göre “kiliseler artık” geçmişteki kadar “ateş ve kükürt içerikli eski vaazlarını vurgulamamaktadır.” Neden böyle? Kanada çıkışlı The Edmonton Journal gazetesinin söylediği gibi, “cehennem mahkûmiyeti artık eskiden olduğu kadar etkili değil.” Geçenlerde yapılan bir Gallup araştırmasının gösterdiği gibi, Amerikalıların yüzde 60’ı ateşli bir cehenneme inandığını söylerken, yalnız yüzde 4’ü oraya gideceğini düşünüyor. Kanada’da anket yapılanların yüzde 38’i cehennem ateşine inanmakta; İspanya’da yüzde 27’si; ve İsveç’te yüzde 7’si. Pentikostçu din adamı Bruce Klepp’in öne sürdüğü gibi, “cehennem düşüncesinin artık insanları Tanrı’ya hizmet etmeye veya kurtarıcı olarak Mesih’i kabul etmeye yöneltmediği anlaşılıyor.” The Toronto Star’dan Tom Harper’e göre, cehennem ateşi “öğretisi sonuçta artık hiçbir ahlaksal anlam taşımıyor.”
İnsan Haklarının Durumu: “Kaygılandırıcı”
“İnsan haklarına saygı insanlığın gelecekteki iyiliği için hayatidir.” Bu sözleri İnsan haklarıyla ilgili genel sekreter yardımcısı İbrahima Fall, BM İnsan Hakları üzerine yapılan Dünya Konferansı’nda söyledi ve şöyle devam etti: “Ancak birçok [ülkede] insan hakları sürekli çiğnenmektedir ve bunun ulaştığı düzey kaygılandırıcıdır.” World Conference on Human Rights adlı bir BM haber bülteni, bugün dünya nüfusunun en azından yarısının insan haklarının çiğnenmesinden etkilendiğini doğruluyor. Bay Fall şöyle ilave ediyor: “Ölüm, yıkım, ayrım, fakirlik, zulüm, ırza tecavüz, kölelik, açlık ve sakatlıklar milyonlarca kişi için günlük bir bela olarak kalmaktadır.” Daha da kötüsü, BM’nin uyardığı gibi, “haklar sorunu” “hızla arttığı” için bu bela yayılmaktadır.
Zaman Ayarlı Bir Bomba—Kanser
Avustralya’da Cilt ve Kanser Kurumu tarafından yapılan bir araştırma, cilt kanserinin şimdi o ülkedeki en yaygın kanser türü olduğunu gösteriyor. Her yıl tahminen 1.000 kadar Avustralyalı cilt kanserinden ölmektedir. Sydney’nin (Avustralya) The Daily Telegraph Mirror gazetesine göre, araştırma “geçmişte birçok Avustralyalı’nın güneşten korunmaya karşı gösterdiği aldırmazlığın zaman ayarlı bir bomba yarattığını” söyledi. Bugünün kurbanlarının çoğu 60, 70 ve 80’li yıllarda güneş banyosu yapan gençlerdir.
Korsanlık Artıyor
Birleşmiş Milletlerin korsanlığa ve gemilere yapılan silahlı soygunlara karşı mücadele eden bir ajansı olan Londra merkezli Uluslararası Denizcilik Teşkilatı’nın verdiği habere göre, korsanlık “son yıllarda hem sayı hem de mürettebata karşı girişilen vahşet açısından büyük artış kaydetti.” Rapor edilen 400 korsanlık olayından çoğu Güneydoğu Asya’nın Malakka Boğazında gerçekleşmesine rağmen, korsanlar Afrika’nın batı sahilleri ve Güney Amerika’nın kuzeydoğu sahilleri boyunca dolaşıyor. UN Chronicle dergisinin yazdığı gibi, korsanlık “dünya çapında bir sorun olacağa benziyor.”