Kompakt Disk—Nedir Ve Nasıl Çalışır?
1980’Lİ YILLARIN başlarında piyasaya sürülüşünden bu yana, lazerle okunan sayısal kompakt disk, Edison’un 1877’de icat ettiği, ince kalay yaprağı sarılı silindiri olan fonograftan veya 1960’lı yılların başlarında ortaya çıkan stereofonik sesten sonra ses kayıt alanında yapılan en büyük ilerleme olarak görülüyor.
Amerika Birleşik Devletlerinde, Billboard adlı ticaret dergisinde yayımlanan bir rapora göre, 1992 yılında üreticiler tarafından yüklemesi yapılan 414 milyon kompakt diskin yanında vinil plak sayısı sadece 22 milyonda kaldı. Kompakt disk satışlarının çok fazla olması bazı plak şirketlerinin artık plak üretmemelerine neden oldu. Buna rağmen, bu küçük parlak disk birçok kişi için hâlâ bir sır olarak kalıyor. Sayısal ses nedir? Gerçekten söylendiği kadar iyi midir? Disk nasıl çalışıyor? Benzer bir teknolojiyi uygulayarak, örneğin Kule ve Uyan!dergileri gibi kaynaklardan oluşan bilgi kütüphanelerini depolayıp tekrar kullanmak mümkün müdür?
Sayısal Ses Kaydı Nedir?
Sayısal ses kaydının ne olduğunu anlamak için ilk olarak eski analog ses kaydının nasıl çalıştığı konusunda bir fikrimiz olmalı. Bildiğimiz vinil plaklarda, müzik, ses dalgasının bir tür görüntüsü veya benzeşimi (analog) olarak kesintisiz ve dalgalanan bir iz oyuğu şeklinde kaydediliyor. Müziği yeniden oluşturmak için pikabın iğnesi dönen plaktaki ize indirilir. İğne izi takip eder ve izdeki dalgalanmayla iğnede titreşim oluşur. Bu titreşim ise, mikrofonun kayıt stüdyosunda aldığı seslerin kopyası olan küçük bir elektrik sinyali üretir. Sonra, sinyal yükseltilir—ve müzik duyulur!
Sayısal kayıt ise başka bir yöntem kullanıyor. Sayısal bir kayıt aracı belirli aralıklarla—saniyede onbinlerce defa—sinyalin büyüklüğünü ölçüp örnekler ve bu ölçülen değerleri dijital, yani sayısal olarak kaydeder. Ölçümler bilgisayar dilinde, yani sadece 0’lar ve 1’lerden oluşan ikili sayılar olarak kaydedilir. Sonra bu sayı seli bir bilgisayarda işlenir ve genellikle bir bantta depolanır. Tekrar çalmak için, bir bilgisayar sayıları okuyarak orijinal olanına benzer bir sinyal meydana getirir. Sonra sinyal yükseltilir—ve yine—müzik duyulur!
Bu süreç kayıt ve üretim araçlarının getirdiği sınırlamalardan analog kayıt kadar etkilenmez. Sonuç olarak, cızırtı, bozuk ses ve kayıtların kalitesini düşüren etkenler daha azdır. Ek olarak, sayısal durumdaki bilgi çok az yer kaplayacak şekilde depolanabilir ve sonra kolaylıkla tekrar kullanılabilir. Sayısal kayıt, bir bilgisayar ile bir kayıt aracının birleşiminin doğal ürünü olarak tarif edilebilir.
Plak şirketleri yıllardan beri stüdyolarında sayısal kayıtlar yapmaktadırlar. Fakat pleybek donatımı evdeki müzik sistemleri için çok fazla karmaşıktır. Tüketiciler için sayısal kayıttaki asıl ilerleme, ortalama bir kullanıcının evde yararlanabileceği, teknik açıdan uygun ve fazla masraflı olmayan bir pleybek sisteminin geliştirilmesiydi. Sayısal kompakt disk (CD) ve kompakt disk sürücü bunun sonucudur.
İkili sayılar veya bitler, parlak alüminyum kaplamalı bir plastik diskin yüzeyinde mikroskobik ölçüde bir dizi çukurluk ve düzlük şeklinde şifrelenir. Diskin çapı sadece 120 mm’dir. Alüminyum kaplama, şeffaf plastik bir koruyucu kaplamanın altında muhafaza edilir. Müziğin çalması için, gümüş gibi parlayan disk bir CD sürücüye sokulur. İğne yerine, titizlikle odaklanmış bir lazer ışın demeti çukur dizisini izler. Işın demeti mikroskobik çukurlara değince dağılır, fakat düz yüzeye değince, bir alıcıya geri yansıtılır. Bu şekilde CD’nin yüzeyindeki çukurlar ve düzlükler sürücünün karmaşık elektrik devrelerinde deşifre edilmek üzere bir dizi elektronik vuruşa dönüştürülür.
Ne Kadar İyidir?
CD gerçekten vinil plaklardan daha iyi midir? Şimdi, şunları bir düşünün: CD’yi çalmak üzere elmas uç yerine ışın demeti kullanıldığından, müzik kaç kez çalınırsa çalınsın, aşınma ve bozulma olmaz. Diskin yüzeyindeki küçük kusurlar ve lekeler bile sesi olumsuz yönde etkilemez, çünkü lazer ışın demeti diskin yüzeyinde değil çukurlarda odaklanır. Plak dinleyen herkesin epeyce alışkın olduğu, sinir bozan tıklamalar, patlamalar ve cızırtılar artık geçmişe aittir. Bütün bunlar CD’ye plağın ulaşamayacağı bir kalıcılık derecesi kazandırıyor. Teorik olarak, kompakt disk sonsuza dek dayanır—tabii eğer doğru şekilde üretilirse ve kullanılırsa.
CD’nin çalma süresinin uzunluğu ve boyutlarının daha küçük olması da onun lehinde olan yönlerdir. Kalkıp plağı çevirmeye gerek olmaksızın bir saatten fazla müzik çalınabilir! Bir uzunçaların beşte birinden daha küçük olan CD’yi kullanmak ve saklamak da daha kolaydır. Ayrıca, CD sürücüler bilgisayar gibi çalıştıklarından, birçoğu CD’nin bölümlerinin istenilen sırayla çalması veya tekrarlanması için programlanabilir. Bazı sürücülerin ayrıca müzikteki herhangi bir noktayı bulmak üzere kullanılabilecek arama fonksiyonları var. Bu kullanışlı özellikleri birçoklarının beğenisini kazanmıştır.
Ya ses kalitesiyle ilgili ne söylenebilir? İlk defa bir CD’yi dinleyen hemen herkes sesin ne kadar net ve canlı olduğuna şaşırır. Müzik sessiz bir arka plandan nefes kesici ayrıntılarla çıkar. Bunun bir nedeni, CD’de kayıt edilebilecek en kısık ve en sesli müziğin—yani dinamik eriminin—ortalama bir uzunçalardan çok daha geniş olmasıdır. Cızırtı ve ses bozukluğunun olmayışının yanı sıra bu da CD’lerden dinlenen müziğe daha fazla gerçeklik katıyor.
Öte yandan, ortalama bir CD bir plaktan çok daha pahalı olabilir. Buna rağmen CD’nin, seslendirme konusunda halka geçmişte sadece birkaç hırslı hi-fi amatörünün sahip olabildiği bir duruluk derecesi kazandırmış olduğu kabul edilmelidir.
Kompakt Diskler Ve Bilgisayarlar
Aynı teknoloji büyük miktarda bilgi veya veri saklamakta kullanılabildiğinden, son zamanlarda CD’lerle ilgili tamamen yeni bir alan açıldı. İçine yerleştirilmiş veya dıştan takılmış bir CD okuyucusu olan bir bilgisayarla, kompakt diskte bulunan bilgiye kolaylıkla erişilebilir. Bir müzik CD’sinin herhangi bir kısmına bir CD sürücüyle kolaylıkla ulaşılabildiği gibi, başka bir tür CD okuyucusuyla ve uygun bilgisayar programları yoluyla, kaydedilmiş bilginin herhangi bir kısmı birkaç saniye içinde okunabilir, aranabilir veya başka bir yere aktarılabilir.
Kompakt diskin inanılmaz bir depolama kapasitesi var. Bilgisayar diliyle, 600 mega byte’tan fazla, yani 1.000 diskete veya 200.000 yazılı sayfaya eşit büyüklükte bir hafızası var. Başka sözlerle, sayısal duruma dönüştürülen 20 ciltlik bir ansiklopedinin 10 takımı yalnızca bir kompakt diske kaydedilebilir! Fakat tek avantajı muazzam kapasitesi değildir.
1985 yılına doğru bilgisayarlarda kullanılan CD’ler piyasaya sürülmeye başlandı. Bunlara CD-ROM, yani compact disc read-only memory (kompakt disk sadece okumalı bellek) adı verildi. Onlar çoğunlukla ansiklopediler, sözlükler, rehberler, kataloglar, bibliyografik ve teknik veriler ve çeşitli arşiv ya da koleksiyonlar gibi başvuru malzemesi içerirlerdi. İlk başta, masraflı oldukları için, çoğunlukla kütüphanelerde ve başka akademik veya resmi kuruluşlarda kullanılırlardı. Aslında birkaç yıl önce yüzlerce dolara mal olan bir disk bugün çok daha ucuza satın alınabilir.
Çok geçmeden CD-ROM’un gelişmesi yalnızca yazılı bilgi kaydetmenin ötesine geçti. Son birkaç yıl içinde renkli resimler ve ses efektleri içeren CD-ROM’lar piyasaya sürülmeye başlandı. Şimdi bir kişinin biyografisini okumak ve resmini görmekle kalmayıp konuşmasını da dinleyebilirsiniz. Ve tabii ki, ses efektleri ve hareket eden renkli görüntüleri olan çeşitli bilgisayar oyunları da var. Bilgisayarı evdeki elektronik eşyalarla birleştiren ve multimedya adı verilen bu etkileşimli sistemler geleceğin habercileri gibi görünüyor.
Sayısal kompakt disk gerçekten hem eğitim hem eğlence açısından son derece yararlı olabilen gerçek bir teknoloji harikasıdır. CD’nin sahip olduğu potansiyelin kullanılıp kullanılmayacağı ilerde belli olacak.
[Sayfa 21’deki çerçeve]
CD’nin Minyatür Dünyası
Kompakt disk yanlış bir terim değildir. Bu avuç büyüklüğündeki diskin yüzeyinde sarmal şeklinde düzenlenmiş beş ila altı milyar mikroskobik çukur var. Bunlar tek sıra halinde dizilseydi, uzunluğu 5,6 kilometreden fazla olurdu. Diskte içten dışa doğru giden 20.000 sarmal halinde düzenlenmiş izler o kadar sıkışık yerleştirilmiştir ki 60 tanesi bir plağın iz oyuğuna sığabilir. Tahmin edildiğine göre, her çukur bir pirinç tanesi büyüklüğünde olsaydı, disk dört futbol sahasından daha büyük olurdu.
Bu ufacık boyutlar yüzünden, CD’ler, havanın iyice filtrelenmiş olduğu temiz odalarda yapılmalı. CD’deki çukurlardan birinden yaklaşık beş kat büyük olan ortalama bir toz zerresi, kodları kayıtta hata oluşturacak şekilde silebilir. Bir mühendis şöyle diyor: “Bizim temizlik standartlarımızda bir ameliyathane domuz ahırı gibi kalır.”
Disk çalındığında dakikada 500 devre ulaşabilen bir hızla döndüğünden, lazeri ufacık çukurlarda odaklamak ve sıkı bir sarmal halindeki izden kaymasını önlemek akıllara durgunluk veren ölçüde bir hüner gerektirmektedir. Bunun başarılabilmesi için, lazer ışın demeti şaşırtıcı derecede karmaşık olan bir kılavuz sistem tarafından kontrol ediliyor.
[Sayfa 23’teki çerçeve]
Yehova’nın Şahitlerinin Merkez Kütüphanesi—CD-ROM
Yehova’nın Şahitlerinin Teşkilatı Gökteki Krallığın menfaatlerini ilerletmek üzere uygun teknolojik gelişmeleri kullanmayı her zaman yerinde bulmuştur. Geçmişte Teşkilat iyi haberi ilan etmek için filmler, radyo istasyonları ve seyyar fonograflar kullanmakta önderlik etmiştir. Yehova’nın Şahitlerinin Teşkilatı şimdi İngilizce olarak 1993 yılı itibarıyla yayınlarla ilgili bilgi kütüphanesini yayınlamıştır. Bunun Mukaddes Kitap tetkiki ve araştırması için harikulade bir araç olacağından eminiz.
Bu yeni yayın gerçekten bir kütüphanedir. Elektronik olarak Mukaddes Kitabın orijinal dillerden tercümesinin, Teşkilatın 1950’den 1993’e kadar yayımladığı dergilerin yıllık ciltlerinin, iki ciltli Mukaddes Kitap ansiklopesinin ve 1970’den beri yayımladığı çeşitli başka kitaplar, kitapçıklar, küçük kitaplar ve broşürlerin metnini içeriyor. Ek olarak, teşkilatın 1930’ten 1993’e kadar çıkan bütün yayınlarının indeksini içeriyor.
Bu büyük veri tabanıyla birlikte, bu CD-ROM’da yukarıda söz edilen herhangi bir yayında geçen bir sözcüğü, sözcük grubunu veya ayet alıntısını aramanızı mümkün kılan kullanımı kolay bir arama programı da var. Doğrudan herhangi bir yayının belirli bir bölümü, makalesi veya sayfası da açılabilir. Arama sonuçları bilgisayar ekranında görülebilir veya bir konuşma veya mektupta kullanılmak üzere bir yazılım programına kopyalanabilir. Programda kişisel tetkik projeleri hazırlamaya ve notlar eklemeye yarayan bir özellik de var.
Bu yeni araçla daha çok kişinin “kâmil olan kanuna, hürriyet kanununa” bakmaya devam edebileceğini ümit ediyoruz.—Yakub 1:25.