Dünyaya Bakış
Radyo İstasyonu Müziğini Değiştirdi
Kaliforniya’da, daha çok rap müziği çalan bir radyo istasyonu, geçenlerde olağandışı bir kararla “sosyal açıdan sorumsuz” olarak nitelediği şarkıları artık yayımlamayacağını bildirdi. Bu, “uyuşturucu kullanımını öven, cinselliğe açıkça yer veren, şiddeti teşvik eden veya kadınları alçaltan” her tür müziği içeriyordu. Kısa bir süre önce The New York Times’ta yazıldığına göre, söz konusu radyo istasyonu şimdiden bazılarının adının bile basılması mümkün olmayan dokuz şarkıya yasak koydu. İstasyonun program yöneticisi, bu değişikliğin topluma daha iyi hizmet verme arzusuyla yapıldığını söyledi. Rakip radyo istasyonları ise, bu yeni uygulamanın reklam amacıyla yapıldığını iddia ediyor.
Yolunu Bulan Karınca
Karıncalar her yerde yollarını nasıl bulurlar? Birçoğu yuvalarına dönüş yolunu bulabilmek için kimyasal bir iz bırakır. Ancak, İsviçre’nin Zürih Üniversitesinde zoolog olan Dr. Rudiger Wehner, Sahra’daki karıncaların yollarını nasıl bulduklarını merak etti. Çünkü çöl güneşi kimyasal bir izi birkaç dakikada buharlaştırır. Texas Üniversitesinde verdiği bir konferansta Dr. Wehner, çöl karıncasının II. Dünya Savaşında uçaklar için kullanılan sisteme benzeyen ileri bir yol bulma yöntemini nasıl kullandığını anlattı. Karınca göğe bakar ve insan gözüyle görülemeyen karmaşık polarılmış ışık düzenlerini görür. Bulunduğu yeri saptamak amacıyla ışık düzeni altında birkaç daire çizdikten sonra, doğruca yuvasının yolunu tutar. The Dallas Morning News gazetesi şu espriyi yaptı: “Eğer kuzey Sahra çölünde günün ortasında yolunuzu kaybettinizse, bir karıncaya sormanız en iyi yoldur.”
Bir Sahte Fosil Daha
Bir kehribar veya fosilleşmiş reçine parçası içinde asılı bulunan bir sinek uzun zamandır bilimciler arasında 38 milyon yıl öncesine ait kusursuz biçimde korunmuş bir örnek olarak sayılıyordu. Ancak New Scientist dergisinin yazdığına göre, bu değerli örneğin aslında “Piltdown hilesi düzeyindeki bir böcekbilim sahtekârlığı” olduğu ortaya çıktı. Anlaşıldığı kadarıyla, en azından 140 yıl önce, becerikli bir dolandırıcı kehribar parçasını ortadan keserek bir tarafında oyuk açıp, içine bildiğimiz kara sineklerden birini koydu. 1922 yılında İngiltere’nin Doğa Tarihi Müzesine satılan bu “fosil” o zamandan beri ünlü bilim adamları tarafından incelenmekte, hatta 1992 gibi yakın bir tarihte fosiller hakkında yazılan bir kitapta sözü edilmektedir.
İlk Ordu İmamı
ABD silahlı kuvvetlerinde, yakın tarihlere dek hepsi “Yahudi-Hıristiyan” türünden 243 farklı dinin temsilcileri olan 3.152 papaz hizmet ediyor. The Washington Post gazetesine göre, şimdi ordu ilk imamını tayin etti. İmam, üniformasında hilal şeklinde bir rütbe işareti taşıyor. ABD Savunma Bakanlığı, Amerikan ordusunda 2.500 müslümanın bulunduğunu söylüyor, oysa ordudaki bir İslam grubu gerçek sayının 10.000’e yakın olduğunu iddia ediyor. Bazı Amerikalı askerlerin Körfez savaşı sırasında Suudi Arabistan’da bulunurken İslam dinine geçtiği söyleniyor. Şimdi Budist askerler de orduda din adamı olarak kendilerini temsil edecek bir aday arıyor.
“TV Bulimisi”
Yakın tarihte yapılan bir araştırmaya göre, giderek artan sayıda İtalyan “TV bulimisi”nden, yani gittikçe daha çok TV programı tüketmek üzere duyulan aşırı istekten etkilenmektedir. La Repubblica’ya göre, örnek olarak alınan bir hafta boyunca İtalyanların yüzde 82’si TV seyretti “ve bunu yapanlar ortalama olarak [günde] beş saatten biraz az bir zaman boyunca ekranın önünde kaldılar.” Dört ila yedi yaşları arasında olanlarda TV tüketimi geçen yıla oranla yüzde 15 arttı. Ama “TV bulimisinden en çok etkilenenler erinlik çağındakiler ve ilkokuldan sonra öğrenime devam etmeyenlerdi.” TV, artık daha iyi olduğundan dolayı mı daha çok seyredilmektedir? Araştırmayı analiz eden enstitünün müdürü Francesco Siliato şunları söyledi: “Rakamların yayımlanan programların kalitesiyle hiç ama hiç ilgisi olmadığı anlaşılıyor.”
Okumayı Zevk Haline Getirin
The Toronto Star gazetesinin yakın tarihli bir haberine göre, yapılan istatistikler 2.9 milyon Kanadalının “günlük yaşamdaki okuma malzemeleriyle başa çıkamayacak kadar” kötü okuyucular olduğunu gösteriyor. Okuma oranının düşüklüğü ile mücadele etmek üzere “okuma sevinci ve sevgisi”ni özendirmek için Kanada Çocuk Kitapları Haftası düzenleniyor. Bugünkü müzik, televizyon ve video çağında çocuklara okumayı sevdirmek kolay olmuyor. Kilit nokta, çocuklar çok küçükken buna başlamak ve dikkat dağıtıcı etkenleri en aza indirmektir. Gazete, ailesi TV’yi evden kaldıran on yaşındaki bir kızın şu sözlerini aktardı: “[Okumak] zevkli ve öğrenimime yardımcı oluyor.” On yaşındaki bir erkek çocuk şöyle dedi: “Okumayı seviyorum, çünkü her yere açılan bir pencereye benziyor.”
Uykusuzluk Çekenlere Yardım
Harvard Tıp Okulundaki araştırmacılar, uykuya dalmakta ciddi sorunları olan insanlar için bir öneri listesini hazırladı. The Harvard Mental Health Letter’a göre, uykuya dalmak için yaklaşık olarak 80 dakikaya ihtiyacı olan bir grup hastada önemli iyileşmeler görüldü. Letter’ın söylediği gibi, tedavi birkaç hafta uygulandıktan sonra, “uykuya dalmaları için ortalama olarak sadece on dokuz dakika gerekliydi (yüzde 75’lik bir azalma).” Önerilen yöntemler arasında şunlar var: Yatakta yedi saatten fazla zaman geçirmekten kaçının; yatakta ortalama uyuma sürenizin dışında bir saatten fazla kalmaktan kaçının; hafta sonları dahil olmak üzere her gün aynı saatte kalkın; sadece uykunuz geldiği zaman yatmaya gidin; ve yattıktan sonraki 20 dakika içinde uyumadıysanız, kalkın ve tekrar uykunuz gelene kadar dinlendirici bir şeyler yapın.
Binlerce Bitki Gözardı Ediliyor
“Tarih boyunca insanoğlu yiyecek olarak birkaç bin bitki türünü kullanmıştır, ancak şimdi sadece 150 tür yetiştirilmekte ve bitkilerden sağlanan kalori ve proteinlerin yüzde 60’ı yalnız üç türden temin edilmektedir.” BM Gıda ve Tarım Teşkilatı’nın bu sözleri uluslararası çapta yapılan tarımsal araştırmalar tarafından doğrulanmaktadır. İnsanoğlu doğada bulunan besleyici binlerce başka bitkiyi görmezlikten gelerek bildiği yiyecek türlerine—pirinç, mısır ve buğdaya—bağlı kalmaktadır.
Evrendeki En Soğuk Nokta
Bütün evrendeki en düşük sıcaklık geçenlerde 0,000.000.000.28 Kelvin olarak ölçüldü. Bu aşırı derecede düşük olan sıcaklık, mutlak sıfır noktasından bir derecenin çok cüzi bir yüzdesi kadar daha yüksektir. Bu sıcaklık nerede ölçüldü? New Scandinavian Technology dergisine göre Kuzey Avrupa ülkesi Finlandiya’da. Ancak Finlandiya’daki çoğu kişi bu olayın farkında değildi, çünkü bu düşük sıcaklığa Helsinki Teknoloji Üniversitesindeki Düşük Sıcaklık Fiziği Laboratuvarında yapay olarak erişildi. Bilim adamları mutlak sıfıra asla ulaşamadılar. Mutlak sıfır noktası, New Scandinavian Technology’de “atomun içinde tüm ısıl devinimlerin durduğu sıcaklık” olarak tanımlanmaktadır.
Manzaranın Değeri
ABD’deki Michigan Üniversitesinde araştırmacılar tarafından yapılan bir incelemeye göre, penceresinden manzara görenler işlerinde daha başarılıdırlar. Genel kanının tersine, pencereden görülen manzara mutlaka düş kurmayı teşvik etmez. Business Week dergisine göre, 1.200 kişiyi kapsayan bir araştırma, “dış dünyayı görebilenlerin, işlerinde daha hevesli, daha az sinirli, daha sabırlı, dikkatlerini daha iyi toplayabilen ve daha az fiziksel rahatsızlıkları olan işçiler olduğunu” gösterdi. Buna karşıt olarak, penceresiz odalarda çalışanlar büyük olasılıkla “daha az yaratıcı ve daha fazla sinirli”dirler ve dikkatlerini toplamakta daha zorluk çekerler.
İçkiliyken Yürümek
“İçki ve araba birlikte yürümez,” deniyor ve içkiliyken araba kullananlara sıkı cezalar uygulanıyor. Hemen hemen tüm dikkat sarhoş sürücülere verildiği halde içkiliyken yürüyenlerle fazla ilgilenilmiyor. Ulusal Otoyol Trafiği Güvenliği Dairesi’ne göre, Amerika Birleşik Devletlerinde 1992 yılında 5.546 yaya araba çarpması sonucu öldü ve bu yayaların üçte birinden fazlası sarhoştu. Bunlar ölümle sonuçlanan araba kazalarının yüzde 14’ünü oluşturuyor. 14 yaşından büyük olanların yüzde 36’sının kandaki alkol miktarı, direksiyonun arkasında olsalardı sarhoş araba kullanma yüzünden mahkemeye celbedilebilecekleri kadar yüksekti. Bu ölümlerin nasıl önleneceği ve kimlerin en büyük riskte olduğu konusunda halen fazla bir şey bilinmiyor.