Yeni Çağ Akımı Nedir?
BU, bir teşkilat değildir; ancak yüzlerce teşkilat onun öğretilerini yaymaktadır. Merkezi bir liderliği yoktur; ancak filozof ve üstatlarının sayısı belki de binlerle ifade edilmektedir. Dogma ve inançlarını anlatan resmi bir kitabı bulunmamaktadır; ancak taraftarları, neredeyse dünyadaki halka açık her kütüphanede inançlarını besleyip geliştirme olanağı bulabilirler. Tapınılacak özel bir tanrısı yoktur; ancak genellikle her yerde veya herhangi bir yerde bulunabilecek bir tanrı fikrini desteklemektedir.
Bu nedir? “New Age” veya Yeni Çağ akımıdır: Doğu gizemciliğiyle, normalüstüyle, gizli güçlerle (okült), hatta modern psikolojinin bazı türleriyle birleştirilmiş olan dinsel, kültürel, sosyal, siyasal ve bilimsel ideolojilerin gevşek bir karışımdır. Bu karışım astrolojiye, reenkarnasyona, dünya dışındaki yaşama, evrime ve ölümden sonraki hayata ilişkin inançları içerir. Çevre ve sağlık sorunları da kapsadığı önemli konular arasındadır.
Bu akım herkese açıktır. Bir başlama töreni ya da vaftiz yoktur. Bu akıma dahil olmak için insanların dinsel bağlantılarından vazgeçmeleri de gerekmez. Öte yandan birçokları, sırf Yeni Çağ akımınca benimsenen bazı kavramlara inandıkları ya da Yeni Çağ sanatının veya müziğinin bir kısmından zevk aldıkları için “Yeni Çağcı” olarak etiketlenmelerine içerliyor.
Bu akıma bağlı kişiler kendilerini çok ender olarak Yeni Çağcı olarak tanıtırlar. Aslında “Yeni Çağ” ifadesi, çoğunlukla medya tarafından kullanılıyor. Son zamanlarda Yeni Çağ kitapları, mağazaları, seminerleri ve eğitim programları genellikle bu terimden kaçınıyor. The Library Journal dergisi şu açıklamada bulunuyor: “Medyanın 1980’lerin sonuna doğru fazlaca teşhir etmesi, Yeni Çağ akımının yan unsurlarına (UFO’lar, ruhlarla iletişim sağlayan ‘kanallar,’ kristaller vb.) karşı tepki yarattı; bu tepki, büyük yayınevlerinin . . . . ve hatta Yeni Çağ basınının Yeni Çağ teriminden giderek daha çok vazgeçmesiyle sonuçlandı.” Bu nedenle birçok insan, hiç farkına varmadan, Yeni Çağ düşüncelerinin etkisi altında olabilir.
Yeni Olan Nedir?
Yeni Çağ akımı, birçoklarınca modern bir olgu olarak düşünülüyor. Denver Üniversitesinden Profesör Carl Raschke’ye göre Yeni Çağ düşünüşü, esasında “altmışlı yılların karşı-kültürünün son parıltılarıdır.” Başka yorumcular da, hippilerin özgürlük ve hakikat arayışlarıyla 1960’lı yıllara, Yeni Çağ akımının başlangıcı olarak işaret ediyorlar. Şimdi 40’lı ve 50’li yaşlarda olan birçok eski hippi, hâlâ o bulunamayan hakikati arıyor. Fakat onların arayışları, artık erinlik çağındaki gençlerin kaprisli arzuları olarak reddedilmiyor. Birçoğu bilimin saygın dallarında profesyonellerdir, siyasette etkindirler ve artık toplumun aklı başında üyeleri olarak görülüyorlar.
Onlar, 1970’li ve 1980’li yıllarda, entelektüel ve parasal kaynaklarını, bu arayışlarını sürdürmekte kullandılar. Sonuç ne oldu? Oluşturdukları inanç karışımı geniş bir kabul ve saygınlık gördü. Medya bu durumu çabucak yakaladı, bu da, Yeni Çağ felsefesinin yaygın şekilde duyulmasıyla sonuçlandı.
Aslında Yeni Çağ inançları ile ilgili olarak yeni olan çok az şey vardır. Örneğin felsefesi, temel olarak binlerce yıllık bir geçmişe sahip Doğu gizemciliğine dayanmaktadır. Sadece birkaç Yeni Çağ fikrine bir bakalım.
Yeni Çağ Ümidi
2000 yılına yaklaşırken, daha iyi bir gelecek ve daha iyi bir milenyum (binyıl) kavramı popülerlik kazanıyor. Temel bir inanç, şimdi bildiğimiz şekliyle modern toplumun, yerini ütopyacı bir topluma bırakacağıdır.a Yeni Çağ öğretmenlerine göre bu, alışılagelmiş düşünce şeklinin, yakın geçmişe kadar gizli kalmış ya da ihmal edilmiş olan gizemli bilgi sayesinde kökten değiştirilmesiyle sağlanacak. Onlar bu yeni uyum çağının, insanda var olan potansiyeli serbest bırakacağını ve evrensel çapta ruhsal bir barışa yol açacağını söylüyorlar.
Göründüğü kadarıyla bu ümit, temel olarak günümüzün, geçmekte olan (Pisces) Balık çağı ile gelmekte olan (Aquarius) Kova çağı arasında bir eşik olduğuna işaret eden astrologların tahminlerine dayanıyor. Bu kuramı ortaya atanlar, Balık burcunun insanlık üzerinde yaklaşık 2.000 yıldır olumsuz bir etkisi olduğunu iddia ediyorlar. Onlar, maddeci ve geri kalmış bir toplumun meydana gelmesinde temel suçlu olarak Hıristiyan âlemini gösteriyorlar. Hıristiyan âlemi, hakikatin gelişmesine engel olmakla suçlanıyor. Fakat günümüzde bu hakikatin gizli güçlerde bulunduğu varsayılır ve önümüzdeki ruhsal aydınlanma çağı olan Kova çağında, yani yeni çağda bu hakikat açık hale getirilecektir.
Yeni Çağcılar, bu yeni toplumun dünyadışı güçlerce mi, yoksa insan gayretleriyle mi meydana getirileceği konusunda bölünmüş durumdalar. Bir kuram, “aydınlanmış eski bilgelerce 3.500 yıl önce ekilmiş olan genetik tohumlardan ortaya çıkacak olan, mutasyona uğramış bir Yeni Çağ Homo sapiens ırkının, yakında boy atarak dünyayı hırs ve açgözlülükten kurtaracağını” iddia ediyor.—The Wall Street Journal—11 Ocak 1989.
Bu tür bir altın çağ ütopyası ya da yeni bir dünya ümidi yeni değildir. Hemen her büyük kültürün folklorunda, gelecekteki bir ütopyacı toplum ümidi vardır. Sümer, Yunan, Roma ve İskandinav mitolojileri bu inancı içerir. The Encyclopedia of Religion şunları belirtiyor: “Kişinin yoksulluktan uzak olduğu ve barış ve refahın tam bir hâkimiyet sürdüğü bir ütopya özlemi, Qin hanedanı öncesi zamanlardan beri (MÖ 221’den önce) Çin dininin ayrılmaz bir parçası olmuştur.” En eski kutsal kitap olan Mukaddes Kitap, insanlığın kâmilliğe ulaştırılacağı ve savaş, suçlar, acı ve ölümün yok edileceği bir milenyumdan bahseder.—Vahiy 21:1-4.
Ben’in Dini
İçimdeki Yolculuk (Out on a Limb) adlı otobiyografik filminde, ünlü artist ve Yeni Çağ yazarı Shirley MacLaine, rüzgârlı bir plajda kollarını uzatmış bir şekilde ayakta durur ve şöyle bağırır: “Ben Tanrı’yım! Ben Tanrı’yım!” MacLaine gibi başka Yeni Çağcılar da, daha yüksek bir ben arayışını ve insanın içindeki Tanrı fikrini destekliyorlar. Onlar, insanların, tanrısallıklarını bulabilmeleri için sadece bilinçlerini artırmaları gerektiğini öğretirler.
Onların iddialarına göre, bu bir kez başarıldığında, evrendeki her şey arasında karşılıklı bir bağlantı olduğu gerçeği açık hale gelir—her şey tanrıdır ve tanrı her şeydir. Bu, hiçbir şekilde yeni bir fikir değildir. Eski Mezopotamya ve Mısır dinleri, hayvanların, suların, rüzgârın ve göğün tanrısallığına inanırdı. Daha yakınlarda ise Adolf Hitler’in, “Doğadaki Tanrı’ya, kendi halkımızdaki, kaderimizdeki, kanımızdaki Tanrı’ya olan güçlü ve cesur inancı” benimsemeye başkalarını teşvik ettiği söylenir.
Yeni Çağ kültürü, kişideki potansiyeli ve kişinin kendi kendini geliştirmesini konu alan yayınlarla, seminerlerle ve eğitim programlarıyla doludur. “İçimdeki ben’le temas kurmak” ifadesi çok yaygın bir deyiş haline geldi. İnsanlar, kendi olanaklarını ortaya koymalarına yardımcı olabilecek herhangi bir şeyi ve her şeyi denemeye teşvik ediliyor. Wilson Quarterly dergisinde bir yazarın dile getirdiği gibi “akımın ana öğretisi ‘senin için faydalı olduğu sürece, neye inandığın önemli değildir’ şeklindedir.”
Bir Yeni Çağ savunucusu olan Margot Adler, kadınlara özgü Yeni Çağ hareketlerine katılan kadınların birçoğunun bunu “çok özel nedenlerle” yaptığını belirtiyor. “Vücutlarından nefret ediyorlar, kendilerinden nefret ediyorlar. Temelde size ‘Sen Tanrıçasın, sen harikasın’ diyen bu gruplara katılıyorlar.”
New York dergisi, bir grubun daha yüksek bir ben arayışını şöyle tarif ediyor: “Bir kadın monoton bir makamla şöyle okuyor: ‘Bizler Yeni Şafak’ın öğretmenleriyiz. Biz önemli olanlarız.’ Boynuzlu başlıklar, tüylü maskeler ve şeffaf elbiseler giymiş diğerleri ise hırıltılı sesler çıkararak, el işaretleri yaparak, ağlayıp inleyerek ormanda dans ediyor.”
Arındırılmış Gizlicilik
Bazı Yeni Çağ kavramları, gizli güçlerle ilgili yeni, hoş olmayan yönlerinden arındırılmış bir görüşü destekler. Yeni Çağcıların birçoğu artık Şeytancılığı gizli güçlerle bağlantılı bir kavram olarak görmüyor. Free Inquiry dergisinde bir yazar şunları söylüyor: “Hiçbiri Şeytancılığı kapsayan bir inancı benimsememesine rağmen büyücülerin sayısı artmaktadır.”
Yakın zamanlarda Almanya’da yapılan bir araştırma, bu ülkede 10.000 etkin büyücünün bulunduğunu ortaya koymuştur. Çocuklar dahi kurnazca gizli güçlere çekilmektedir. Der Griff nach unseren Kindern (Çocuklarımızı Ele Geçirme Teşebbüsü) adlı Almanca kitap, “çocukların, çocuk oyunu kasetleri yoluyla, cadıların iyi amaçlar uğruna büyü yapan normal kadınlar olduğu şeklindeki yeni görüntüye alışmakta” olduklarını açıklamaktadır. Kitap şunları da ekliyor: “Böylece küçük çocukların bile dikkati, kendilerini doğaüstüne götürebilecek bir Yeni Çağ yoluna çekilmektedir.”
Shirley MacLaine kitaplarında, ‘gizli’nin sadece ortaya çıkmamış bilgi olduğu ve onun saklı kalmış olmasının da, gerçek olmadığı anlamına gelmeyeceği fikrini işlemektedir. Bu felsefe, sayısız insanı kehanet, astroloji, telepati ve ruhlarla iletişim kurmak gibi egzotik ispritizmacı uygulamaları denemek üzere ayartmıştır. Bunlardan sonuncusu medyumluk olarak binlerce yıldır bilinmekteydi. Ancak Yeni Çağcılar bunu ‘kanallık yapmak’ olarak adlandırıyorlar. Onların kuramına göre, ölülerin ruhları insanlıkla iletişim kanalları olarak belirli kişileri seçmektedir.
Kanal olduklarını söyleyen bu insanlar istedikleri zaman trans durumuna geçerek, ölülerden ya da dünyadışı varlıklardan geldiği varsayılan “aydınlanma” mesajlarını konuşabiliyor ya da yazabiliyorlarmış. Ölülerin ruhları, tekrar doğmak üzere uygun zamanı bekleyen bilge üstatlar olarak görülüyor. Onlar bu arada, söylendiğine göre, insanlığa yeni bir çağa doğru rehberlik ediyorlar.
Birçok Yeni Çağcı, bu sözde üstatların, kanalları vasıtasıyla neler söyleyeceğini duyabilmek amacıyla düzenli olarak biraraya geliyor. Ve inananların, danışacakları ruhları seçme imkânları bulunuyor. Bugün konuştukları söylenenler arasında, John Lennon ve Elvis Presley’in ruhları, Attarro ve Rakorczy isimli dünyadışı varlıklar ve efsanevi Atlantis’ten gelen 35.000 yaşındaki Ramtha isimli savaşçı da bulunuyor.
Yeni Çağ ve Sağlık
Artan sayıda tıp pratisyeni, hastalara sadece bozulmuş makineler gibi davranılmaması ve kişinin zihinsel ve duygusal sağlığına da önem verilmesi gerektiğine inanıyor. Bu yaklaşım bütünlükçü (holistik) tıp olarak bilinmekte olup, Yeni Çağ akımıyla özel anlamda bir bağlantısı bulunmamaktadır. Ancak birçok Yeni Çağcı, ‘bütünlükçü tıbbı’ hevesle benimsemiştir. The Cosmic Self kitabında anlatıldığına göre Yeni Çağcılar, kurumsallaşmış tıbbı özel olarak reddetmeden, hastaya “bedeniyle, zihniyle ve ruhuyla dopdolu yaşayan bir organizma,” bir bütün olarak davranılmasının savunuculuğunu yapıyorlar.
Yeni Çağcılar, tam sağlığın geleneksel tıp alanının dışında da bulunabileceğini iddia ediyor. İngiliz gazetesi The Herald, “İnsanların çoğunun Yeni Çağ kavramları ile ilk defa karşılaştıkları yer, alternatif tıp dünyasıdır,” diyor. Ve en alışılmamış kavramlar araştırılıyor. Örneğin, Avustralyalı operatör veteriner ve yazar Ian Gawler, kanserin meditasyon ile tedavi edilebileceğini düşünüyor. Yeni Çağ etiketiyle sunulan diğer iyileştirme yöntemleri astrolojik teşhis, aura analizi, hipnoterapi, psişik cerrahi ve geçmiş-yaşamlar tedavisini kapsıyor. Bu iyileştirme yöntemleri, genellikle sağlık, doğal ilaçlar, vitaminler, egzersiz ve beslenme ile ilgili özel dergilerde sunulmakta ve teşvik edilmektedir.
Yeni Çağ ve Kristaller
Yeni Çağın iyileştirme yöntemlerinden popüler olan bir tanesinde kristaller ve kuvars, ametist, topaz, yakut, opal ve zümrüt gibi değerli taşlar kullanılır. Yeni Çağ kuyumcusu Uma Silbey şu iddiada bulunuyor: “Tarih boyunca kuvarsın ruhsal enerjiyi ve iyileştirme gücünü artırabileceğine inanmış kültürlere ilişkin örnekler görürsünüz. Sümerler, Mayalar ve diğer uygarlıklar kuvars kristalini tedavi amacıyla kullanmışlardır.”
Kristaller nasıl kullanılır? Kristal terapistlerinin iddialarına göre fiziksel ve zihinsel hastalıklar, kuvarsın ve diğer kıymetli taşların vücudun belirli bölgelerine yerleştirilmesiyle iyileştirilebilir. Yeni Çağ kristallerinin savunucularından biri olan Katrina Raphaell’in açıklamasına göre, kristaller “ulvi ve peygamberane rüyalar ilham etmek için uyku sırasında yastığın altına yerleştirilebilir. Tedavide duygusal bozuklukları dengelemek, sorunlu zihinleri teskin etmek amacıyla ve vücuttaki dengesizlikleri gidermek üzere yardımcı olarak kullanılabilirler. Doğum sırasında da ek güç kazanmak için elde tutulabilirler.”
Yeni Çağ ve Çevre
Yeni Çağ akımı “temizdir, yeşildir, revaçta olması gereken yoldur,” İngiltere’de yayımlanan TSBeat adlı gençlik dergisi böyle söylüyor. Ekolojik bilincin ve çevre korumasının yaygınlaşmasındaki payları, Yeni Çağ akımıyla ilgili olumlu bir imajın oluşmasına katkıda bulunmuş ve bu çevre dostu mesaj, birçokları için sözkonusu akımın öğretilerini çekici kılmıştır. Bununla birlikte, Yeni Çağın çevreyle ilgili kaygıları genellikle, yer tanrıçasına ithaf edilen ilkel törenlerdeki yöntemlere benzer şekilde doğaya doğrudan tapınma şeklinde ifade edilir.
Eski gizemciliğin bu çağdaş ifadesi bizim sorunlarımıza çözüm oluşturur mu? Gezegenimiz, büyücülerin ve dünyadışı varlıkların hikmetiyle mi kurtulacak? Barış ve refah dolu bir yeni çağ bir gün gelecek mi?
[Dipnotlar]
a Ütopya: “Yaşayanlarına kusursuz bir düzen içinde var olma olanağını sağladığı kabul edilen ideal ülke.”—Ana Britannica
[Sayfa 6’daki çerçeve]
MacLaine, Yeni Çağ ve Ramtha
“ASTRAL boyut, onu göremememize ve linear anlamda ölçülemez olmasına karşılık gerçektir. Bilinçle ‘algılanan’ realiteden daha büyük bir realite vardır. İşte bu düşüncenin yeni çağı diye adlandırılan şeydir. Bilinçlenmenin (farkındalığın) yeni çağı. . . .
. . . . Astral alemdeki ruhsal kılavuzlara ‘kanal’lık yapan güvenilir medyumlara gitmiştim. Bu ruhsal ‘varlıklar’la olan ilişkilerimi geliştirdim. . . . . Bunlardan biri diğerlerine oranla çok daha derin bir bilgeliğe sahiptir. . . . . O kendisini ‘Ramtha, Aydınlanmış Varlık’ olarak tanımlar. . . . . Atlantis döneminde dünyamızda yaşadığını ve aydınlanmasının o tek hayatta gerçekleştiğini söyledi. . . . . Ramtha’nın gözlerinin içine bakarken, ‘Atlantis döneminde sen benim erkek kardeşimdin, değil mi?’ diye sorduğumu fark ettim.
. . . . Gözlerinden yaşlar boşandı. ‘Evet, benim sevgili varlığım’ dedi. ‘Sen de benim erkek kardeşimdin.’”
MacLaine şöyle devam ediyor: “Onun ruhsal eğitiminin ana konusu, bize, aslında Tanrı olduğumuz gerçeğini bildirmekti. Bizler de onun kadar bilgi kapasitesine sahiptik.”—Shirley MacLaine, Sevginin Sonsuz Dansı.
Tekvin 3:5’te yılanın (Şeytan’ın) Havva’ya söylediği yalan ile karşılaştırın: “Allah bilir ki, ondan yediğiniz gün, o vakit gözleriniz açılacak, ve iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi olacaksınız.” Tanrısal tasvibi arzulayanlar, kötü ve aldatıcı ruh olan yaratıklarla her tür ilişkiden kaçınmalıdırlar. Musa Kanunu şunları belirtmişti: “Cincilere (ruh medyumlarına) ve bakıcılara (profesyonel fal bakıcılarına) dönmeyin, murdar olmak için onları aramayın; ben Allahınız RAB’İM (Yehova’yım).”—Levililer 19:31.
[Sayfa 9’daki çerçeve]
“Uyuşturucuların Kol Gezdiği Bir Toplumda Başka Bir Uyuşturucu” Mu?
“GARİP ve her derde deva âdetler ve modalarla dolu uzun tarihimizde son olarak yer alan Yeni Çağ akımı, bir gülünçlük, infial ve tehlike karışımını davet etmektedir. Sadece dindarlığın alçaltılması değil, bu hareketin pervasızca ticarileştirilmesi de, büyük çaplı dinsel bir sahtekârlık şüphesini uyandırmaktadır. . . . .
Yeni Çağ akımı, meditasyonu, pozitif düşünceyi, iman yoluyla yapılan iyileştirmeyi, . . . . gizemciliği, yogayı, su tedavilerini, akupunkturu, tütsüleri, astrolojiyi, Jung psikolojisini, biyolojik geribeslemeyi, duyudışı algılamayı, ispritizmacılığı . . . . evrim kuramını, Reich’in seks terapisini, eski efsaneleri . . . . hipnotizmayı ve belli başlı dinsel geleneklerden alınan unsurlar da dahil olmak üzere bilinçlenmeyi artıran her tür diğer tekniği birleştirmeye çalışmaktadır . . . .
Yeni Çağ tarafından dinin yerine konan şeyler, vicdanı dürtmek yerine onu yatıştırmaktadır. Onların temel öğretisi, sana faydası dokunduğu sürece neye inandığın önemli değildir’ şeklindedir. ‘Eğer bir şeye inanıyorsan o doğrudur;’ bu, Yeni Çağın sloganıdır . . . .
Sorun, Yeni Çağ terapilerinin gerçekten işe yarayıp yaramadıkları değil, dinin terapiye indirgenmesinin doğru olup olmadığıdır. Eğer din, ruhsal coşkudan başka hiçbir şey veremiyorsa, o zaman o da uyuşturucuların kol gezdiği bir toplumda başka bir uyuşturucu durumuna gelir.”—New York, ABD’deki Rochester Üniversitesi Tarih Profesörlerinden Christopher Lasch’ın “The New Age Movement: No Effort, No Truth, No Solutions, Notes on Gnosticism—Part V” adlı yayınından.
[Sayfa 7’deki resim]
Yeni Çağ grupları başka şeylerin yanında astroloji, telepati, meditasyon ve kristallerle de deneyler yapıyor
[Sayfa 8’deki resim]
Yeni Çağ iyileştirme yöntemleri, kristallerin kullanımını da kapsıyor