Dünyaya Bakış
Daha İyi Liderlik İsteniyor
Küre çapında insanlar liderlerinden bıkmış durumdadır. The Wall Street Journal: “Bazıları, şu anki dünya liderlerinin görevlerini yerine getirmekte yeterli olamadıklarını iddia ediyor” diyor. Fransa’nın eski başkanı Valéry Giscard d’Estaing şunu söylüyor: “Temsilî demokrasinin içinde bulunduğu krizi görmekteyiz.” Toplumdaki hoşnutsuzluklar neden artıyor? İnsanlar “karşı karşıya kaldıkları sorunların büyük olduğu bir zamanda liderlerin bu kadar küçük görünmesinden rahatsızlık duyuyorlar” cevabını veren Journal devamen şöyle diyor: “Yönlendirme ararken kararsızlık ve yolsuzluk bulduklarında iğreniyorlar. Ve hatta sadece politikacılar toplumun düş kırıklığının hedefi olmuyor, Japonya ve İtalya gibi yerlerde tüm siyasal sistemden kuşku duyuluyor.” Hükümetler ekonominin güç dönemlerinde güvenilirliklerini yitirir, ancak “bu sefer durum olağandışıdır, çünkü değişik yerlerde aynı anda görülmekte ve sadece iktidardakileri değil, muhalefet partilerini de etkilemektedir.” Bay Giscard d’Estaing’e göre, yeniden bir iyimserlik havası yaratmak için, ekonominin düzeltilmesinden daha fazla şeyler gerekmektedir. “Toplumlarımızın gelecekle ilgili bir öngörüsü olmalıdır.”
İnsan Hakları Anlamsız
İsviçre’nin Cenevre kentindeki BM İnsan Hakları Merkezi’nin tahminine göre, “insanlığın yarısı insan haklarının ciddi şekilde ihlal edilmesinin kurbanıdır.” Alman gazetesi olan Süddeutsche Zeitung böyle yazdı. Bu ihlaller işkence, tecavüz ve idamdan, kölelik, açlık ve çocuk istismarına kadar değişiyor. Merkez, 50’den fazla ülkede, sayıları 150 ile 200 milyon arasında bulunan çocuğun zorla çalıştırıldığını tahmin ediyor. Ayrıca milyonlarca kişi ırkçılık ve yabancı düşmanlığının kurbanıdır. Merkezin müdürü olan Bay İbrahim Fall: “Fakirlik ve yoksulluk ortamında insan hakları anlamsızdır” diyor. “İnsanı aya gönderdiğimiz gerçi doğrudur, fakat yaşadığımız dünya zor, tehlikeli ve sık sık ölüm saçan bir yer olmaya devam ediyor.”
Bir Ev Kadınının Emeği
“Bir maraton koşucusu gibi çalışıyor . . . . ancak bir madalya alma sevincini bile yaşayamıyor.” İtalyan Il Messaggero gazetesi sıradan bir ev kadınından söz ederek böyle söyledi. Roma Spor Bilimleri Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalar, normal bir ev kadınının ev işlerinde harcadığı enerjinin (saatte 200 kaloriden fazla) “birkaç spor dalındakine eşit durumda” oduğunu gösterdi. Bazı spor türlerinde çok daha fazla kalori harcanıyorsa da, “bir ev kadınının işiyle her gün yaklaşık sekiz saat meşgul olduğu düşünülürse” istatistikler daha anlamlı hale gelir. Sürat koşusunda rekor sahibi olan Marisa Masullo şöyle diyor: “Evde çalışırken antreman yaptığım zamankinden daha fazla yoruluyorum.”
Sulu Bir Gezegen
Eğer dünyanın tüm suları gezegenin yüzeyine eşit olarak yayılmış olsaydı, küre çapında, 2 kilometre derinlikte bir okyanus oluşacaktı. Bunu söyleyen People & the Planet dergisine göre, yeryüzünün tüm toprak parçaları, Pasifik Okyanusunun havzası içine bol bol boş yer kalacak şekilde sığabilirdi. Bununla beraber, yeryüzünde bulunan büyük miktardaki suyun sadece yüzde 3’ü tatlıdır. Ayrıca tatlı suların ancak yüzde 1’i insanların doğrudan tüketimine hazır durumdadır. Gerisi, buzullarda ve kutuplarda saklı veya yeraltında bulunuyor. Buna rağmen, bu suların yüzde 1’i bile dünyanın şu anki nüfusunun iki veya üç katı için yeterlidir. Dergi şöyle yakınıyor: “Ne yazık ki, tatlı sular eşit şekilde dağılmış değildir ve her yerde israf ediliyor.” Sonuç olarak, yapılan bir tahmine göre, dünya nüfusunun iki milyarı suyun ciddi biçimde az olduğu bölgelerde yaşamaktadır.
Çöplerin Uzun Ömrü
Çöpler ne kadar zaman içinde ayrışır? İtalyan Focus dergisinin yayımladığı rakamlara göre, kağıt mendil veya sebze atıklarının yok olması için üç ila altı ay, sigara filtreleri için 1 ila 2 yıl, çiklet için 5 yıl ve alüminyum kutuları için 10 ila 100 yıl gereklidir. Fakat bazı plastik maddeler, “yüzyıllar boyunca değişime uğramadan duruyor . . . . Suda çözünmüyor . . . . ve hiçbir mikroorganizma onlardan beslenebilecek durumda değildir.” Genellikle ambalaj malzemesinin yapımında ve yiyecek ve içecek kaplarında kullanılan polistiren, belki ancak bin yıllık bir süre içinde ayrışacak ve cam şişeler doğal devirdeki dönüşümlerini tamamlayıncaya kadar 4.000 yıl geçmesi gerekecek.
Çürükler Bulaşıcıdır
“Diş çürükleri bulaşıcıdır.” Agence France-Presse haber ajansının İsviçre’deki bir diş okulu ve Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından yönetilen bir inceleme hakkında verdiği haberde böyle deniyor. Yaptıkları araştırmalar, diş çürümesine yol açan Streptococcus mutans bakterilerinin, örneğin ana-babalar çocuklarıyla bir kaşığı paylaştıkları veya bebeğin biberonunu vermeden önce tadına baktıkları zaman, sık sık bir aile üyesinin ağzından diğerine geçtiğini göstermektedir. Söz konusu risk, bir kişinin tükürüğünde bulunan bakteri miktarına göre artar. Şekeri dişlere etki eden bir asit haline dönüştüren bakteriler, özellikle bir ila dört yaş arasındaki çocukların ağzında bol bol bulunmaktadır—işte o zaman çocukların dişleri çürümeye özellikle açıktır.
Kara Vebadan Beter
“On dördüncü yüzyılda kara veba, Avrupada, yaklaşık yirmi beş milyon kişinin, yani her dört kişiden birinin ölümüne neden oldu.” Bunu söyleyen American Health dergisi şöyle devam ediyor: “Yeni verilere göre, insanlar, şimdiki oranlarla içmeye devam ederse, sigara sonuç olarak on kat daha fazla, yani 250 milyon kişinin ölmesine yol açacak. Bu, gelişmekte olan ülkelerde şimdi yaşayan her beş kişiden birinin ölmesi demektir.” Bir milyondan fazla kişiyi kapsayan, geniş çapta bir incelemeye dayanan bu bulgular, sigara içmenin önceden düşünüldüğünden daha da öldürücü olduğunu gösterdi. İngiltere’nin Oxford Üniversitesinde profesör olan Dr. Richard Peto şöyle dedi: “Sigara içenlerin dörtte birinin bu alışkanlıklarından dolayı öleceğine inanırdık. Ama şimdi tüm sigara içenlerin hiç olmazsa üçte birinin—ve büyük olasılıkla daha da fazlasının—bu yüzden öleceğini biliyoruz. Sigaranın bir ülke nüfusundaki ölüm oranları üzerindeki etkisi başka herhangi bir etkenden çok daha büyüktür.” Beklenen 250 milyon ölüm vakasının yarısından fazlası, 35 ila 69 yaşları arasındaki kişilerde görülecek. Onların ömrü sigara yüzünden ortalama olarak 23 yıl kısalacaktır.
Plastiğe Karşı Ağaç
Çiğ et veya tavuk keserken, plastik bir kesme zemininin ahşap olandan daha sağlıklı olduğu sanılabilir. Yakın geçmişte yapılan bir araştırma bunun tam tersini gösterdi. Berkeley Wellness Letter’e göre, ABD Wisconsin Üniversitesinden iki mikrobiyolog bilerek plastikten ve tahtadan yapılmış kesme zeminine, gıda zehirlemesine neden olan salmonella gibi bakteriler bulaştırdı. Hayret uyandıracak şekilde, bakteriler plastik kesme zeminlerinde gelişip çoğalırken, tahta kesme zeminlerinde—bazı durumlarda sadece üç dakika içerisinde—öldü veya zararsız hale getirildi. Bulaştırılmış halde bir gece bekletildiklerinde tahta kesme zeminleri sabahleyin bakterisizken, plastikten olanlarda ise bol bakteri kültürleri bulunuyordu. Bu açıdan tahtadan yapılmış eski kesme zeminleri yenilerine oranla daha kullanışlı idi. Plastikten olan kesme zeminlerinin özellikle yüzeyleri çizilmişse temizlenmesi daha zordu. Türüne bakmaksızın, üzerinde çiğ et kesildikten sonra kesme zeminlerinin sabun ve sıcak suyla yıkanması zorunludur.
Dik Durun
Eğri durursanız, sırtınız zarar görür. International Herald Tribune’da çıkan bir rapora göre, kötü bir duruş bele dik bir duruştan 15 kat daha fazla baskı yapar. Eğri durmak aynı zamanda yetersiz nefes alınmasına neden olur ve bu da vücut için daha az oksijen demektir. Bu da enerjinizi tüketip, özellikle boyun ve sırtta olmak üzere, ağrılara neden olabilir. Dik yerine kambur durmak sizi daha yaşlı, daha şişman ve kendinizden daha az emin gösterecek. Rapora göre, iyi bir duruş, kulak memelerinizin, omuzlarınızın, kalçanızın ortasının, diz kapaklarınızın ve ayak bileklerinizin dikey bir çizgide bulunması demektir. Ancak bu, dizler bitişik, baş ve omuzlar arkaya doğru, askeri bir hazır ol duruşu demek değildir. Bu duruş bel kemiğini fazla zorlar. Uzmanlar, yanlış bir duruşun genellikle düzeltilebilen kötü bir alışkanlık olduğunu söylüyor.
Sırada Bekleyen Kazalar
“Sırasını bekleyerek yüzen bir felaketler filosu.” International Environmental Update’e göre, bazı eleştiriciler tarafından dünyadaki petrol tankerlerine verilen ad buydu. Derginin iddia ettiğine göre, “dünya, en önemli yakıtının taşınması için hâlâ paslı, yaşlı, düzensiz ve mürettebatı iyi eğitilmemiş yüzlerce tankere güvenmekte”dir. Büyük bir tankerin ömrünün 15 yıl olması beklenmektedir. Ancak, dünya tanker filosunun yüzde 65’i en az bu yaştadır. Petrol endüstrisinin bazı görevlileri bile, bu eskimiş tankerlerin birçoğunun hurda olması gerektiğini kabul ediyor. Ancak bu gemilerin hizmetten alınmasını emredecek hiçbir yetkili kurumun mevcut olmadığı görülüyor. Oysa sorun, gemilerin kendilerinden çok, kullanılışlarında yatıyor olabilir. Dergi, petrol kirliliği konusunda uzman olan birinin şu sözlerini aktarıyor: “Tanker kazalarının büyük çoğunluğu insan hatalarından kaynaklanmaktadır.”