Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g93 Ağustos s. 30-31
  • Dünyaya Bakış

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Dünyaya Bakış
  • Uyanış!—1993
  • Altbaşlıklar
  • Fransa’da Kan Skandalı
  • Dürüstlük Azalıyor
  • Egzersiz ve Uyku
  • Genç Yaşta Çok İçenler
  • Tarihin En Kötü Vebası
  • Sünnet ve AIDS
  • “Karasevda Çağı” Mı?
  • Maun Tehdidi
  • Zehirli Atıkların İhracatı
  • A Vitamini Eksikliği
  • Faaliyetsiz Beyin Paslanır
  • Kötü Hava
Uyanış!—1993
g93 Ağustos s. 30-31

Dünyaya Bakış

Fransa’da Kan Skandalı

“Batı Avrupa’da görülmemiş bir felaket.” Fransız Le Monde gazetesi yakın bir zaman önce, nakil için kullanılmak üzere mahpuslardan kan toplama skandalı hakkında böyle yazdı. 1980’lerde 5.000 kadar Fransız, hastalık taşıyan kandan aldıklarından AIDS’e yakalandı; söylendiğine göre, bu, dünyadaki en yüksek bulaşma oranıydı. 1985’te hapishanelerden toplanan kanlar, hastalık taşıyan kan birimlerinin yüzde 25’inden fazlasını oluşturuyordu. Müfettişler Sosyal İşler Kurumu ve Müfettişler Hukuki Hizmetler Kurumu tarafından hazırlanan bir rapora göre, hapishanelerde kan toplama alışkanlığı, herhalde raporun “ekonomik etkenler” olarak adlandırdığı nedenlerin etkisiyle, 1954’te başladı. 1983 gibi erken bir tarihte Fransız Sağlık Müfettişliği kanların yüksek riskli vericilerden alınmamasını tasviye etti; buna rağmen, sonraki yıl hapishane görevlileri kan toplama işini hızlandırdılar.

Dürüstlük Azalıyor

“Ahlaksal ozon tabakasında bir delik var ve büyük ihtimalle büyüyor.” ABD’nin Kaliforniya eyaletinde, Ahlak Enstitüsünün kurucusu ve başkanı olan Michael Josephson bu sonuca vardı. Onun enstitüsü, 7.000’e yakın lise ve kolej öğrencisini kapsayan bir araştırma yaptı; elde edilen bulgular kaygı vericiydi. Lise öğrencilerinin üçte biri ve kolej öğrencilerinin yedide biri önceki yıl dükkânlardan bir şeyler çaldığını itiraf etti. Kolej öğrencilerinin sekizde biri şunların hepsini yapmıştı: sigorta şirketine yalan söylemiş, kredi kayıtlarını doldururken yalan söylemiş, yapılan masraflar hakkında yalan söylemiş ve geri ödemeye hiç niyeti olmadan ödünç para almıştı. Josephson’a göre, gençlerde görülen tüm bu dürüst olmayan davranışlar, “yetişkinler dünyasının en kötü tarafının sadece kuvvetlendirilmiş bir yankısıdır.” The Washington Post Josephson’ın görüşünü şu sözlerle özetliyor: “Dürüst olmayan ve ahlak dışı davranış biçimleri genç Amerikalılar arasında yaygındır, çünkü bu yetişkinler arasında giderek daha çok görülmektedir.”

Egzersiz ve Uyku

Arthritis Today dergisi, “Yaşı ilerlemiş erkekler için daha iyi uyuyabilmek egzersizle mümkün olabilir” diyor. ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde geçenlerde yapılan bir araştırmada 60 ila 72 yaşları arasında olan 24 erkek iki gruba ayrıldı. Gruplardan bir tanesi en azından bir yıl boyunca haftada üç veya daha fazla defa sıkı bir egzersiz yaptı; öbür grup az ve düzensiz olarak egzersiz yaptı. Düzenli şekilde sıkı egzersiz yapan erkeklerin, yerlerinden pek kımıldamayanlara oranla, ortalama olarak iki kez daha çabuk uykuya daldıkları görüldü. Bu hem onların egzersiz yaptığı günlerde hem de diğer günlerde geçerliydi. Dergi şunları ekliyor: “Aynı zamanda gece uyanık geçirdikleri vakit daha az idi.”

Genç Yaşta Çok İçenler

Londra’nın The Sunday Times gazetesine göre “Britanya’da 90.000’e yakın çocuk fazla içenler grubunda kabul ediliyor.” Britanya hükümeti, alınan haftalık azami alkol miktarını erkekler için 21 ünite ve kadınlar için 14 ünite olarak tanımlıyor. Bir ünite, bir bardak şarap veya bir ölçü sert içki veya bir bardak bira olur. Kısa bir zaman önce okul çağındaki 18.000 Britanyalı çocukla ilgili yapılan bir araştırma, 15 yaşındaki erkek çocukların yüzde 11,5’inin yetişkin erkekler için salık verilen bu limitin üzerinde içki içtiğini gösterdi. Kızlar arasında 14 ve 15 yaşındakilerin 20’de biri, yetişkin kadınlar için konulan limitten fazla içtiğini itiraf etti. Araştırmacılar bu rahatsız edici verilerin sorunun gerçek boyutlarını yansıtmadığına inanıyor.

Tarihin En Kötü Vebası

Bilimsel çevreler İspanyol gribinin etkisinin büyüklüğünü yeniden doğruluyor. The New York Times Magazine’e göre sadece Birleşik Devletlerde 1918’in Ekim ayı boyunca 196.000 kişi ölmüştü. Dergi şöyle diyor: “1918-19 kışının sonunda dünya çapında 2 milyar insan gribe yakalanmış ve 20 ila 40 milyon arasında kişi ölmüştü.” Maryland, Bethesda’da bulunan Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’nde görevli John R. La Montagne’nin söylediği gibi, 1918 yılının İspanyol gribi “tarihte şimdiye kadar görülmüş en harap edici vebaydı.” Gerçi, 1347’de hıyarcıklı veba veya Kara Ölüm, insanlığa dört yıl boyunca ezici bir darbe vurmuştu. Ancak, dergiye göre, 1918’deki “veba yüzünden bir tek yılda, dört yıl boyunca Kara Ölüm’den ölenler kadar kişi öldü.”

Sünnet ve AIDS

Fransız La Revue Française du Laboratoire dergisi, erkeklerin sünnet olmasının AIDS gibi cinsel yolla aktarılan hastalıklara yakalanmayı önlemekteki yararının anlaşıldığını yazıyor. Dergi, erkeklerin sünnetinin AIDS’in yayılmasını önleyici bir rol oynadığını gösteren üç ayrı tıbbi araştırmadan alıntıda bulunuyor. Laboratuvarda maymunlar üzerinde yapılan araştırmalar, başka dokulara oranla, sünnet derisinin dokularında AIDS virüsünün bulaşmasına duyarlı olan daha çok hücrenin bulunduğunu gösterdi. Ayrıca, Kanada’da düzenlenen ve Afrika’nın 140 değişik bölgesini içine alan bir araştırma, AIDS’in, sünnet alışkanlığı olmayan gruplarda, sünnet alışkanlığı olan gruplara oranla daha çok görüldüğünü ortaya çıkardı. Başka bir araştırma ise, sünnet olmuş heteroseksüel Amerika’lı erkekler arasında daha az AIDS vakası olduğunu gösterdi.

“Karasevda Çağı” Mı?

1955’ten sonra mı doğdunuz? Öyle ise hayatınızın belli bir noktasında önemli bir depresyon geçirme olasılığınız, büyükanne veya büyükbabanızınkinin üç katıdır. Dokuz ülkede 39.000 kişiyi kapsayan uluslararası bir araştırma bu sonucu ortaya çıkardı. Araştırmayla ilgili haberi yazan International Herald Tribune gazetesinin gösterdiği gibi, günümüzde depresyona katkıda bulunan etkenler arasında sanayileşmeyle birlikte gelen stresler, zehirli maddelere maruz kalma, öbür dünyaya veya Tanrı’ya inancını kaybetme ve bazı kadınlar için, ulaşılamayacak güzellik hayalleri vardır. Tribune gazetesi, insanlığın belki de “Karasevda Çağı’nın doğuşu”nu görmekte olduğunu öne sürüyor.

Maun Tehdidi

Brezilya’nın Amazon ormanında yaşayan çeyrek milyon Kızılderili, geleneksel evlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Hükümetin Kızılderili Hizmetleri müdürüne göre, “en büyük tehdit” maun ticaretinden kaynaklanmaktadır. Londra’nın The Guardian gazetesinin yazdığına göre, maun ağaçlarının izinsiz kesimi, Pará eyaletinin güneyinde yaklaşık 3.000 kilometre uzunluğundaki yasal olmayan yolların yapımına neden oldu. Bir tek maun ağacının kesildiği her keresinde, 20 kadar farklı türden ağaç zarar görüyor. Açgözlü tüccarlar ormanı kestikçe, göçmenler, altın arayanlar ve binlerce kereste fabrikası için yol açmış oluyorlar. Bugünkü tüketim hızıyla giderse, sadece 32 yıllık bir stoku kalan maun ağacının geleceği, Kızılderililerinki kadar belirsiz görünüyor.

Zehirli Atıkların İhracatı

Atıkların işlenmesi çok masraflı olduğundan, “zengin ülkeler zehirli atıklarını fakir ülkelere ihraç ediyorlar.” Bunu, Brezilya Yenilenebilen Doğal Kaynaklar ve Çevre Enstitüsünden Sebastião Pinheiro söyledi. Veja dergisinde belirtildiğine göre, bir araştırma, “yılda yaklaşık bir milyon ton tehlikeli atığın Üçüncü Dünya ülkelerine ihraç edilmekte” olduğunu gösterdi. İthal edilen zehirli atıklar ne işe yarayabilir? Yeni elektrik santrallarında yakıt olarak kullanılabilir. Brezilya’da bir çevre kurumunun danışmanı şöyle diyor: “Gelişmekte olan ülkeler bunun, pahası ne olursa olsun iş olanakları yaratmak için gerekli olduğu ilkesini savunuyorlar.” Bununla beraber, dünyada bu konuyla ilgili pek çok soru sorulmaktadır. Londra’nın Financial Times gazetesi şunu soruyor: “Fabrikaların nerede bulunacağıyla ilgili kararlar insan hayatının değerinin nerelerde daha düşük olduğu üzerine yapılan tahminlere mi dayanmalıdır?” Veja iğneleyici biçimde şunu ekliyor: “Cevabın evet olduğu anlaşılıyor.”

A Vitamini Eksikliği

Her yıl henüz okula gitmeyen yarım milyon kadar çocuk sadece A vitamini içeren yiyecekleri yeterince yemediklerinden kör oluyor. Bu çocukların üçte ikisi kör olduktan sonraki birkaç ay içinde ölüyor. Dünya Sağlık Teşkilatına göre bu durum özellikle, sarı meyve, sarı sebze, koyu yeşil sebze, kalın yapraklı sebze ve A vitamini içeren başka yiyeceklerin çok az miktarda yendiği Afrika, Asya ve Latin Amerika’nın bazı kısımlarında görülmektedir. Dünya çapında 40 milyon çocukta A vitamini eksikliği vardır ve 13 milyonunun gözleri zaten zarar görmüştür. A vitamini eksikliği aynı zamanda fiziksel büyümeyi engelleyebilir, enfeksiyonları ağırlaştırabilir, bebek ve küçük çocuklarda ölüm olasılığını artırabilir.

Faaliyetsiz Beyin Paslanır

Uzun faaliyetsizlik dönemleri beyin için yararlı mıdır? Almanya, Düsseldorf’ta, Tıbbi Malzemeler Fuarından profesör Bernd Fischer’e göre bunun cevabı kesinlikle hayırdır. Der Steigerwald-Bote gazetesinin bildirdiği gibi, profesörün bulguları, “yapılan deneylerin, bir kişinin düşünme yeteneğinin sadece birkaç saat boyunca hiçbir uyarım görmemesinin sonucunda büyük ölçüde azaldığını gösterdiğini” belirtti. Kendisi, tembel bir faaliyetsizliği ideal tatil olarak görenlerin bir daha düşünmelerini önerdi. Gazete şu yorumu yaptı, “alıştırılmamış bir kas gibi, tatilde görülen uzunca bir faaliyetsizlikten sonra beynin önceki verim düzeyini bulması için belirli koşullar altında üç hafta gerekecek.” Spor, oyun ve ilginç okuma malzemelerinin beyni tatil boyunca paslanmaktan koruduğu söylendi.

Kötü Hava

“Hava kirliliği dünyanın en büyük kentlerinin bazılarında giderek daha çok ciddi sağlık sorunları yaratmaktadır ve şimdi her yerde kent hayatının neredeyse kaçınılmaz bir kısmıdır.” Geçenlerde Dünya Sağlık Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından ortaklaşa yayımlanan bir rapor böyle dedi. Yirmi kent üzerinde yapılan bilimsel incelemeye dayanan bu rapor motorlu araç trafiğinin hava kirliliğinin önemli bir nedeni olduğunu gösteriyor. Ayrıca dünya çapında halen yaklaşık 630 milyon olan motorlu araç sayısının büyük olasılıkla gelecek 20 veya 30 yılda ikiye katlanacağını da belirtiyor. Hava kirliliği solunum ve kardiyo-vasküler sistemleri olumsuz yönde etkileyerek artar şekilde hastalığa, sakatlığa ve ölüme yol açmaktadır.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş