Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g93 Temmuz s. 31
  • Dünyaya Bakış

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Dünyaya Bakış
  • Uyanış!—1993
  • Altbaşlıklar
  • Bulut Hasadı
  • İrlanda’da Kilisede Azalma
  • Küreyi Elinde Tutan TV
  • Aile Kanı Daha Güvenilir Değil
  • Hiç Gelmeyen Yardım
  • Afrika’dan Gelen Tozlar
Uyanış!—1993
g93 Temmuz s. 31

Dünyaya Bakış

Bulut Hasadı

Şili’nin küçük, fakirleşmiş balıkçı köyü olan Chungungo yıllardır temiz içme suyuna sahip değildi. Oysa dikkate değer bir su toplama yöntemi sayesinde bu durum geçenlerde değişti. Bu bölgeye az yağmur düşüyor, fakat Pasifik Okyanusundan sık sık sis gelmektedir. Köyün üzerindeki 780 metrelik dağdan geçince, bu sisler özellikle yoğundur. Orada Kanada’lı ve Şili’li bilim adamlarından bir ekip, bu bulutlardan su toplamak için tasarlanmış olan 50 tane geniş, plastik, ince gözlü ağ gerdi. Ağ gözleri üzerinde toplanan damlacıklar birleşip ağın dibindeki bir boruya akmaktadır. Borular birleşip suları köye taşımaktadır. Enerji kullanımı gerektirmeyen ve bakımı kolay olan bu sistem Chungungo’nun 350 sakininin her birine günde yaklaşık 25 litre temiz su sağlamaktadır. Projeye katılan araştırmacılar, altı kıtadaki yaklaşık 22 ülkenin böyle bir sistemden yararlanabileceğine inanmaktadır. Oysa bu fikir hiç yeni sayılmaz; ağaçlar binlerce yıldır sisten su toplamaktadır.

İrlanda’da Kilisede Azalma

Irish Times gazetesinde yayımlanan rakamlara göre, İrlanda Cumhuriyetinde dinsel bir meslek edinen kişilerin sayısı hızla azalmaktadır. 1970’te Katolik Kilisesinde dinsel bir görev alan 750 kişi vardı. 1989’da bu rakam 322’ye düştü, ki yüzde 57’lik bir azalış demektir. 1977 ile 1989 arasında papaz olan erkeklerin sayısı 206’dan 139’a düştü; bir mezhebe girenlerin sayısı 261’den 99’a ve yeni rahiplerin sayısı 98’den 9’a düştü.

Küreyi Elinde Tutan TV

Televizyon dünya çapında ne kadar popülerdir? International Herald Tribune gazetesine göre, kürede bir milyardan fazla TV cihazı bulunmaktadır; bu beş yıl önceki miktarın % 50 daha fazlası demektir. Japon evlerinde tuvaletlerden daha fazla TV cihazı bulunmaktadır. Meksika’da evlerin sadece yaklaşık yarısında telefon var, ama hemen hemen hepsinde ev halkının bir TV’si vardır. Birçok Amerikalı için ise seçim yapabilecekleri 24 ila 30 kanal söz konusudur. Tribune şöyle diyor: “Bu küresel televizyon devriminin kültürel, siyasal ve ekonomik sonuçları muazzamdır . . . . bazıları, TV’yi böylesine çok seyretmenin dünyanın kalan kısmının okuma iştahını yitirmesine neden olacağından endişelenmektedirler, tıpkı iki kuşak Amerikalı üzerinde zaten gerçekleşmiş olduğu gibi.”

Aile Kanı Daha Güvenilir Değil

Birleşik Devletlerin beş önemli bölgesinde bir milyondan fazla kan bağışı üzerinde hükümetçe yaptırılan bir inceleme, dostların veya aile üyelerinin kan bağışlarının yabancılardan gelenlerden daha güvenilir olduğuna ilişkin genel inancın yanlış olduğunu ortaya çıkardı. Örneğin, yapılan bir test, akrabayla dostlardan gelen kan bağışlarının yüzde 2,6’sına hepatit B bulaşmış olduğunu gösterdi, oysa isimsiz vericilerde bu oran 1,8 idi. Aile üyeleriyle dostların bağışladığı kanlara frengi, hepatit C, ve kanserojen bir virüs olan HTLV-1’in daha büyük ölçüde bulaşmış olduğu anlaşıldı. Federal Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinden Lyle Petersen şöyle dedi: “Dostlardan veya akrabalardan kan istemekle risk azalmıyor.”

Hiç Gelmeyen Yardım

Afrika’daki açlık ve fakirliği hafifletmek için yapılan uluslararası yardımların sadece yüzde 7’si bundan yararlanması düşünülenlere ulaşıyor. Bunu söyleyen, Afrika Kalkındırma Bankası’nın başkan yardımcısı Ferhat Yunes’tir. Bu trajedi Afrikalı milyonlarca çocuğun umutsuz durumuyla daha da önem kazanıyor. İspanyol El País gazetesine göre, kıta çapında kötü beslenmiş olan 30 milyon çocuk ve yetersiz gıda yüzünden büyümeleri geciken 40 milyon çocuk daha vardır. 44 Afrika ülkesinden gelip Senegal’in Dakar kentinde toplanan temsilciler söz konusu çocukların durumunu iyileştirmek için iki önemli adım olarak yardım dağıtımınının tek merkezden yapılmamasını ve savunma harcamalarının kısılmasını salık verdi.

Afrika’dan Gelen Tozlar

Bilim adamlarına göre, Afrika’da savanlar ve çalılık arazilerden sıcak, kuru rüzgârların alıp götürdüğü tozlar gezegenin başka kısımlarına yarar sağlıyor. International Herald Tribune gazetesine göre, kısmen Güney Afrika’daki uzun süreli kuraklığın etkisiyle, sadece 1992’de Afrika’da milyonlarca ton tarıma elverişli toprak koyu toz bulutlarına dönüştü. Bu tozların büyük bir kısmı Atlantik Okyanusuna düşmekte ve besin zincirinin ilk halkaları olan plankton ve krillere özellikle gereksinim duydukları mineralleri sağlamaktadır. Tozların kalan kısmı Amerika kıtasına sürüklenmektedir. Amazon yağmur ormanlarında yapılan araştırmalar Afrika’dan gelen tozların oradaki besin değeri az olan toprakların canlandırılmasına yardım ettiğini gösteriyor. Virginia Üniversitesinden Dr. Michael Garstang şöyle diyor: “Afrika’dan gelen ve Atlantik ile Amerika’yı besleyen bu tozlar çok büyük ve uzak ekosistemlerin birbirine nasıl bağımlı olduğunu gösteriyor. Mesaj şu ki, bizim gezegenimiz ancak çok azını anladığımız birçok karşılıklı bağlantılı ve bağımlı sistemden oluşmaktadır. Biz henüz ilk adımdayız.”

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş