Dünyaya Bakış
Korkunç Organ Kaynağı
1988 yılının başlarında Guatemala’nın Santa Catherina Pinula bölgesinde gazetelerde pek haber konusu olmayan bir duruma rastlandı. Avrupa Parlamentosunun bildirdiğine göre, yöresel yetkililer orada bir “casa de engorde” veya “şişmanlatma merkezi”ne rastladılar. O yerde 20 dolar kadar küçük bir meblağa satın alınan yeni doğmuş bebekler, 75.000 dolara Amerikalı ve İsrailli ailelere satıldılar. Hangi amaçla? Habere göre, bebekleri satın alan ailelerin amacı, organlarını, organ nakli için kullanmaktı. Haberde aynı zamanda, 1978 yılında Honduras’ta bulunan “şişmanlatma merkezi”ne “yakın bir yerde, bazıları yeni doğmuş olmak üzere birçok çocuğun cesedine rastlandığı ve bunlardan bir veya daha fazla organın çıkarılmış olduğu” söylendi. Bir başka merkeze ise, Guatemala City’de rastlandı. “Oranın defteri 170 bebeğin dış ülkelere . . . . satıldığını gösteriyordu. Çocuğun organlarının çıkarılması için, Amerika Birleşik Devletlerine gönderildi.” Bu korkunç işlerden sorumlu olanlara karşı gereği gibi harekete geçilmesi için, Parlamentonun kararı, çeşitli kurum ve hükümetlere gönderildi.
Din Özgürlüğü Mü?
The Toronto Star gazetesiyle bir söyleşi yapan Moskova’nın Bilimsel Ateizm Enstitüsünün müdürü, Sovyet halkına ilerde daha çok din özgürlüğü verileceğini söyledi. Müdüre göre, Mukaddes Kitaplar, hiçbir yerde satın alınamıyor, ama Sovyet lideri Gorbaçev’in Glasnost (Açıklık) politikası gereğince, yüz bin kadar Mukaddes Kitap ithal edildi. Resmi haber ajansı Tass kısa bir zaman önce Sovyet İnsan Hakları Komisyonunun dinsel nedenlerle cezaevinde yatanların hepsinin affedilmesini tavsiye ettiğini haber verdi.
Başka Bir Teori Çürütüldü
Yeryüzündeki hayatın okyanusun dibindeki deliklerden fışkıran sıcak suda başladığı teorisi yakın tarihli deneyler tarafından çürütüldü. “Orası herhalde hayatın başlaması için en uygunsuz yerdir,” denildi. Kaliforniya Üniversitesinden kimyager Jeffrey L. Bada içinden sıcak su fışkıran deliklerde iri midye ve solucanlar gibi organizmalarla birlikte bol bakteri bulunduktan sonra sonra, söz konusu teori ortaya atıldı. Deliklerin sıcaklığı ve basıncına benzer koşulları yarattıkları zaman Bada ve meslektaşı Stanley L. Miller hayatın yapı taşlarından olan amino asitlerin böyle koşullar altında çabucak çözüldüklerini buldular. The New York Times gazetesine göre “amino asitlerinin büyük peptid molekülleri halinde birleştirilmesinin, ki sıcak olan suyun içinde bunun mümkün olmadığı görülmüştür. Canlı organizmaların bir koşulu olan genetik kodun taşıyıcısı olan daha karmaşık moleküller, aşırı sıcaklıkta uzun süre varolmadı.” Times gazetesine göre, araştırmacılar, “ilk okyanuslardaki sıcak suların organik bileşimleri yaratacağına onları yok edeceği” sonucuna vardılar.
Vatikan Biliyor Muydu
İtalya Corriere della Sera gazetesi, geçenlerde, Nazi soykırımı yapılmaktayken, Vatikan’ın bundan haberi olup olmadığı sorunuyla ilgileniyordu. Çıkan makalede Yahudilerin soykırımı ve başka insanların katledilmesi hakkında, Vatikan’a direkt olarak haber veren, güvenilir görgü tanıklarının bir listesi verildi. Örneğin, bir hastane treninde olan bir ordu papazı “gözyaşları içinde Papa’ya şunları söyledi: ‘Yahudilerin ve bedensel özürlülerin katliamı devam ediyor. Zavallı Yahudiler yiyecek almak için vesikaları olmadığından açlıktan ölüyorlar.’” Makalede soykırım hakkında Vatikan’a haber verenlerin listesinde şunlar yer alıyor: Berlin’deki Papa delegesi, Münster ve Vienna başpiskoposları, Alman genel kurmayındaki Papa büyükelçisi ve Reich’in Papalık Büyükelçisi. Makalede hangi sonuca varıldı? Evet, soykırımını “Vatikan biliyordu.”
Yağmacı Çekirgeler
İngiltere’nin The Economist dergisinin bir haberine göre, son çeyrek yüzyılda görülen “dünyanın en kötü çekirge belası” Kuzey Afrika’da ilerleyerek yolunda bulunan her şeye zarar veriyor. Üç yıl önce Habeşistan’da yayılmaya başlayan çekirgeler, şimdi 65 ülkeyi tehdit etmektedir. B.M. Gıda ve Tarım Teşkilatı, kontrol edilmeyen bu belanın daha iki yıl devam edeceğini tahmin ediyor. Doymak bilmez iştahı olduğundan göç eden bir çöl çekirgesi günde kendi ağırlığı kadar yiyebilir. The Economist’e göre, aşağı yukarı 50 milyon çekirgeyi kapsayan 800 metre karelik bir sürü, “tek günde 500 nüfuslu bir köyün bir yıldaki yiyeceğini yiyebilir.”
Önlenebilir Ölümler
İngiltere’de önlenebilir ölümlerin başlıca nedenleri tütün ve alkoldür. Bunu söyleyen İngiltere hükümetinin baş tıp görevlisi olan Sir Donald Acheson, kısa zaman önce çıkarılan On the State of the Public Health for the Year 1987 (1987 Yılı İçin Kamu Sağlığı Durumu Üzerinde) başlıklı raporunda bu iki tehlikenin masum kurbanlarına dikkat çekiyor: Rahimdekiler, başkalarının içtiği sigara dumanının ve sarhoş araba kullananların kurbanlarıdır.
Almanya’nın İntihar Olayları
Federal Alman Cumhuriyetindeki intihar oranı çok artmıştır. Alman İntiharı önleme Kurumu’nun Regensburg’ta yaptığı yıllık toplantısında sıraladığı önemli nedenler alkolizm, uyuşturucular ve işsizliktir. Böyle olmakla birlikte Alman Schweinfurter Tagblatt gazetesine göre, uzmanlar intihara eğilimin kalıtsal olduğuna ilişkin ciddi belirtiler buldular. Ülkede her yıl 13.000 intihar ve yarım milyon intihara teşebbüs oluyor.
En Çok Ormanı Bulunan
“Dünyanın en çok ormana sahip ülkesi acaba hangisidir?’ diye sordu Asiaweek dergisi. “Kanada mı? Norveç mi? Brezilya mı? Hayır, Japonya.” “Tüm yüzölçümü orantısına göre, hiçbir büyük veya orta büyüklükteki ülkenin ormanı ona yaklaşamaz.” Japonya’nın tam yüzde 67’si, ki 377.728 kilometre karedir, çoğu dağ yamaçlarında, yaz kış yeşil olan ağaçlar olmak üzere ormanlarla kaplıdır. Ülkenin 38,9’unu ikamet için yapılmış olan ev ve apartmanlar, ülkenin yüzölçümünün sadece yüzde 2,5’ini fabrikalar ve başka sanayi bölgeleri ise ancak yüzde 0,4’nü oluştururlar.
‘Kılıçlarını Kılıç Yapıyorlar’
Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliğinin geçen yılda imzaladıkları “INF (Kısa Menzilli Nükleer Füzeler) antlaşması her bir ülkenin depoladığı nükleer başlıklı füzelerin sayısını bir tek taneyle bile azaltmıyor” diyor Parade Magazine. Söz konusu antlaşma 2.612 füzenin imhasını gerektiriyorsa da, her iki taraf da, “bu füzelerden ilk önce başlıkları çıkarıp yeni bir silah sistemine aktarabilir . . . veya onları ayarlayıp değişik türden bomba ya da top mermisi haline getirebilir.” İngiltere’nin Manchester Guardian Weekly haftalık gazetesine göre, bunu yapmak “kılıçlarını yeniden kılıç yapmaya” benzetilebilir ve “silahlanma yarışını durdurmakta uzun vadeli bir ilerlemenin kaydedilmediği” anlamına gelir. Olası “yeni tür silahlar” için bölünür bazı malzemeler bırakmak, “bir silah indirimi antlaşması vasıtasıyla başarmaya çalışılanın tam tersi”dir.
Barış Ümitleri Artıyor
“Bir barış havasının birdenbire dünyayı ısıtmakta olduğu görülüyor” diyor New York Times gazetesinin bir başyazısı. Gerçekten de geçen yılda dünya barışı için yeni ve olağanüstü ümitler doğdu. 1988 yılı boyunca, uzun süreli ve çetin 5 yöresel savaş sanki şiddetini kaybedip barışçı bir çözümle sonuçlandı. Yılın başında Ortadoğu, Asya, Afrika ve Orta Amerika’da hararetle süren çatışmalar, yılın sonuna doğru barış görüşmelerine başlanacak kadar soğudu. Times gazetesi şöyle dedi: “Böylesine birçok savaşın birdenbire sanki sona ermekte olduğu ender görülmüştür.”
Saldırgan Müzik
Batı Berlinli bir müzik araştırmacısı, bir araba sürücüsü, sözleri anlaşılabilen bir müzik parçasını dinlerse, saldırgan olabilir, diye iddia ediyor. Alman Süddeutsche Zeitung gazetesinin açıkladığı gibi, “bunun nedeni beynin iki yarısının (sol taraf sözleri, sağ taraf ise müziği kaydeder) da çalıştırılmasıdır.” Sözsüz ve sözleri yabancı dilde olduğundan anlaşılmayan müzik parçaları tercih edilmelidir. Araştırmanın gösterdiği başka bir nokta ise, müziğin ses şiddetinin de sürücünün araba sürme alışkanlığını etkilediğidir: Sesin şiddeti ne kadar çok ise, sürücü o kadar gerilim duyuyor.
Sağlık İçin Uyumak
Bol bol uyumanın vücudun hastalığa karşı savaşmasına yardım ettiği doğru mu? Bilim adamlarına göre, bunun cevabı evettir. Onlar, vücudun bağışıklık sistemiyle, derin uyku arasında kesin bir bağlantının bulunduğunu keşfettiler. American Health dergisine göre, onlar, muramil peptitler olarak bilinen küçücük proteinlerin rüyasız uyku olan en dinlendirici uyku türüne neden olup, “vücudun savunma sisteminin çok önemli bir parçası olan interlökin 1’in üretilmesine sebebiyet verdiğini” buldular. Bir araştırmacı olan Dr. James M. Krueger, “uykunun gerek günün faaliyetinden gerekse de hastalıktan sonra tekrar kuvvet kazanma sürecinde bir rol oynayabileceğine” inanıyor.