Dünyaya Bakış
Plastik Para
● Haiti ve Man Adasında şimdi plastik banknotlar kullanılmaktadır. Haitililer, paralarını ayakkabılarına koymaya alışık olduklarından, tedavüle daha dayanıklı paralar çıkarıldı. Şimdi Amerika Devletleri de kalp para yapanlara engel olmak amacıyla plastik para basmayı düşünüyor. New Scientist dergisine göre, bunun nedeninin banknotlarda hologramlar (üç boyutlu resimler) kullanılması ve plastik paraların ömrünün şimdikilerden üç kat fazla olacağıdır. Kolayca fark edilen hologramlar, sıradan baskı makineleriyle kopya edilemez. Bir uzmana göre şimdi Amerika parası, “herhalde en kolay sahtesi yapılandır.”
Klasik Müzikle Balina Kurtarılışı
● Şubat’ta, Rusya’nın Senyavin Denizinde, olağanüstü buz kitleleri arasına sıkışan 1000 ile 3000 kadar beluga balinası için bir çıkış yolu açmak üzere bölgeye bir Sovyet buzkıran gemisi yollandı. Fakat Rusya’da kutup yunus balığı olarak da bilinen balinalar, gemiyi takip etmediler. İzvestia gazetesi şöyle bir haber verdi: “Sonunda birisi yunus balıklarının müziğe derhal olumlu tepki gösterdiklerini hatırladı. Böylece üst güverteden müzik yayınına başlandı. Müzik türü popüler, askeri marş ve klasikti. Belugaların en sevdiği müzik türü klasik müzikti.” Zamanla balinalar tamamen gemiye alıştılar. Haber şöyle devam etmektedir: “Geminin her tarafını sardılar. Çocuklar kadar mutlu olup oynaşarak bütün buz alanına yayıldılar.” Sonunda Şubat’ın bitiminde, 24 Kilometre uzunluğunda buzlar kırılıp geçildikten sonra, gemi balinaları açık denize ulaştırdı.
Sigara İçenler İçin Tedavi Yolu
● Hamile bir kadın, sigara içmemesi gerektiğine nasıl ikna edilir? The Toronto Star gazetesi şöyle dedi: “İngiliz doktorları, hamile kadınları sigarayı bırakmaya ikna etmenin bir çaresinin, annelere sigaradan bir nefes çekmesinden sonra rahmindeki bebeklerin kalp atışlarını ve hareketlerini dinletmek olduğunu buldular. Kadınların birçoğu, sigara içmelerinin kendi henüz doğmamış bebekleri üzerinde etki yaptığını duyduktan sonra, sigarayı bıraktılar.”
Faal Beyinler
● Pennsylvania Eyaleti Üniversitesinde yapılan bir araştırma hakkında bir yazı yazan The Vancouver Sun gazetesi şöyle dedi: “Bulmaca gibi meşguliyetler için beyinlerini kullanan orta yaşlı insanların, zihinleri tembel olanlara oranla, sonraki yıllarda zihinsel yeteneklerini daha iyi muhafaza etmesi olasıdır.” 1956 yılında başlayan bu araştırmada her yedi yılda bir defa, 400 kişi tarafından yapılan testler ve bu kişilerin işleri, gelirleri, eğlenceleri ve seyahat tecrübeleri incelendi.” Yaşlanmak korkusunda bir otorite sayılan, insan gelişimi ve psikolojisi profesörü olan Warner Schaie şöyle dedi: “Beyinlerini fazla meşgul etmeden yaşayanların, beyin faaliyetlerinde çarpıcı bir azalma görülüyor.” Araştırmada, yaşlı kişinin zihinsel başarılarda jenetik ve psikolojik etkenlerin de rolü olduğu kabul edildi. Schaie’ye göre, bu araştırma, insanın yaşlanınca zihinsel yetenekleri üzerinde hiç kontrolü olmadığı fikrini çürütüyor.
Ahlâksal Olmayan Bir Davranış
● Atletik başarılarını artırmak gayesiyle kan alan sporcular var. Buna taraftar olanlar, atletin vücuduna oksijen taşıyan al yuvarlar katmakla onun dayanma gücünü de artırdığını söylüyorlar. The New York Times gazetesine göre, geçenlerde Amerikan bisiklet takımının en az altı, belki de dokuz üyesi, Los Angeles’teki Olimpiyatlarda yarışlara katılmadan önce kan aldıklarını itiraf ettiler. Amerika Birleşik Devletleri Olimpiyat Heyetinin yöneticisi olan F. Don Miller, kan naklinin yazılı olarak kesinlikle yasak olmadığını kabul etmekle birlikte, böyle şeyleri, “ahlâksal olmayan bir davranış” olarak mahkûm etti.
Kurbağayı Kurtarın
● ‘Bangladeş, Hindistan ve Endonezya’dan gelen kurbağa bacaklarını kullanmaktan vazgeçin.’ World Wildlife Fund (Dünya Hayvan Hayatı Fonu) bu üç ülkenin en etkili haşarat kontrolunu yapanları korumak amacıyla lokanta sahipleri ve otel yöneticilerine bu istekte bulundu. 1983 yılında sadece Bangladeş 70 milyon kurbağa ihraç etti. Ama World Wildlife Fund’a göre 70 milyon kurbağa günde, sıtma taşıyan sivrisinekler dahil 100 ton böcek yiyor. Bu kurbağalar olmadan sivrisinekler alabildiğine çoğalıyor. W.W.F. Haberleri editörü Elizabeth Kemf buna şunları ekledi: “Bangladeş’te böcek zehiri ithal etme masrafı [kurbağa ihracatından] kazanılandan çok fazladır.”
Ayda 41.000 Hayat
● Birleşmiş Milletlerin yakın tarihte yayımladığı bir rapora göre, II. Dünya Savaşından bu yana silahlı çatışmalar 21 milyona yakın hayat aldı; bu, her ay ortalama 33.000 ile 41.000 arasında insan ölüyor demektir. Dünyanın geçen yılki 800 milyar doları aşan toplam askeri harcamalarının yüzde 80’i silah ve silahlı kuvvetler için kullanıldı. B.M.’in raporu şunu belirtti: “Bir tek yeni nükleer denizaltının değeri toplam 160 milyon okul çağındaki çocuğu olan az gelişmiş 23 ülkenin yıllık eğitim bütçesine eşittir.”
Nerenizden İğne Olmalısınız
● CDC’e (Hastalık Kontrolü Merkezleri) göre aşının etkili olması doktorun aşıyı vücudun hangi kısmına yaptığına bağlı olabilir. CDC tarafından yapılan iki ayrı araştırma ve hepatit B aşısının getirdiği bağışıklık oranını inceleyen bir aşı yapıcısının vardığı sonuç buydu. CDC’ye göre: “Her iki araştırmada, aşıya gösterilen duyarlık, koldan iğne yapan hastahanelerde, kaba ete yapılandan daha kuvvetliydi.” The New York Times gazetesi buna şunları ekledi: «Kaba etten çok, koldan yapılanın daha uygun olduğunu düşünenler, şimdi bilimsel araştırmalardan destek görüyorlar.”
40.000 Enflasyon Oranı
● The Wall Street Journal gazetesine göre, “Bolivya’daki enflasyon oranı dünyanın en yüksek olanıdır. 1984 yılında fiyatlar % 2.700 arttı, oysa önceki yılda bu artış sadece % 329 idi. Uzmanlar enflasyon oranının bu yıl % 40.000 olabileceğini tahmin ediyorlar.” Fiyatlar her gün hatta her saat yükseliyor. Son gelen bir habere göre, bir parça çikolatanın fiyati 50.000 pesos olmuştur: çikolatadan daha ağır olan 5 cm’lik bir kâğıt para yığını. Bir eczacı, üç yıl önce aldığı lüks Toyota marka arabasının o zamanki fiatının, şimdi üç kutu aspirin için istenen fiatın aynısı olduğunu söyledi. Bir habere göre, “haftada iki defa Batı Almanya ve İngiltere’deki matbaalardan birkaç uçak dolusu para geliyor. Bolivya’nın geçen yılki parasının değeri 20 milyon doları geçerek buğday ve madencilik gereçlerinin ithalinden sonra üçüncü sırada geliyor.”
İngiltere’de Aids Korkusu
● Kanada’nın Toronto şehrinde yayımlanan The Globe and Mail gazetesinde şu haber çıktı: “İngiltere Kilisesinin bir hapishane papazının AIDS’ten ölmesi . . . . İngiltere’de büyük bir sağlık korkusu yarattı.” 38 yaşında olan bu din adamı Britanya’da AIDS’in 52. kurbanı oldu. Bir bölge sağlık memuru olan Dr. Anthony Kirkland şöyle anlattı: “Kilise ayini sırasında papazla aynı kadehten şarap yudumlamış olan saygıdeğer kilise hanımları bize telefon ediyor ve kaygıyla hastalık kapıp kapmadıklarını soruyorlar. Kaygılanacak hiçbir şey olmadığını kesinlikle söyleyebilirim.” Kirkland papazın eşcinsel olduğunu söyledi. Buna şunu da ekledi: “O hayatının bu iki yönünü tamamen ayrı tuttu.”
Elle Bulaşan Nezle
● İki tıp grubunun geçenlerde yaptığı denemelerin sonuçları hakkında Paris çıkışlı International Herald Tribune gazetesi şunu yazdı: “Gitgide artan bilimsel deliller, nezleye neden olan yüzlerce virüsün, öksürük veya hapşırmakla değil, çoğunlukla elle bulaştığı fikrini uyandırıyor.” Biri Virginia Üniversitesinden, öbürü Wisconsin Üniversitesinden olan bu iki grup, deneysel şartlar altında, yeni tür ilaçlanmış kâğıt mendilin nezlenin yayılmasına engel olmakta yüzde yüz başarılı olduğunu gösterdi. Fakat ilginç olarak, Virginya’da yapılan araştırmada sık sık normal kâğıt mendilin kullanılmasının da etkili olduğunu ancak soğuk alan kişinin, elini sıkarak sağlıklı birine de nezlesini geçirebileceği görüldü. Soğuk alan kişinin, akan burnuna dokunan elleriyle, sağlıklı kişinin ellerine virüsleri geçirebileceğine ve sağlıklı kişi de burnuna ve gözlerine dokunmakla nezleyi kendisine bulaştıracağına inanılıyor. Gazetedeki haber, nezleyi yaymayı önlemek için, ucuz ve eski bir yöntemi öğütlüyor: “Burnunuzu sık sık normal kâğıt mendille silin, ellerinizi daima temiz tutun.”