Dünyaya Bakış
● DİN İNSANLIK İÇİN KÖTÜ MÜ YOKSA İYİ MİDİR?
Birçok kişi, dinin insanlık üzerindeki etkisinin genellikle olumlu olduğuna inanıyor. Ama Kanada’da çıkan Toronto Star gazetesinin bir yazarı olan H. Gordon Green, az zaman önce “dinin insan ve dünyası için gerçekten kötü bir etkisi olduğunu ve iddia edildiği gibi barış ve kardeşlik getirmediği, aksine güvensizlik, nefret ve savaşlara neden olduğunu” yazdı. Green şöyle devam etti:
“Tarih kitaplarının pek çok sayfasını kırmızıya boyayan kutsal savaşlar her zamanki kadar kanlıdır. Şu anda İrlanda, İsrail ve İran’da görülen nefretin kökeni kesinlikle dindir ve ülkelerin her birinde insanlar hâlâ atalarının inancı için öldürmeye ve ölmeye hazırdırlar.” Devamen geçenlerde Lübnan’daki bir mülteci kampımda yapılan katliama değinen Green, “ ‘Hıristiyan’ diye adlandırılan bir ordunun günlerimizin en korkunç soy kırımından birini işlediği” gerçeğine değinerek, olayı şiddetle kınadı.
● “BARIŞ İÇİNDE SAVAŞ”
Londra’da, War In Peace (Barış içinde Savaş) başlıklı yeni bir kitap, II. Dünya Savaşından beri 100’ü aşkın ülkede yapılan aşağı yukarı 130 askeri çatışmada, yaklaşık olarak 35 milyon kişinin öldüğünü iddia ediyor. Kanadalı Toronto Star gazetesi, büyük güçlerin 1968’den beri başlattıkları askeri harekâtların yüzde 80’inin uluslararası yasaları çiğnediğine dikkati çekerek “bu çatışmaların büyük gücü olan Amerika, Britanya, Fransa ve Sovyetler Birliğinin önemli rolü olduğunu söylüyor. Yasaları çiğneyenler cezalandırılıyor mu? Star gazetesinin cevabı şöyle: “Güvenlik Konseyinin veto usulü sayesinde, hiçbir zaman bir ceza uygulanamadı” Ayrıca, “büyük güçler, Batılı müttefikleriyle birlikte silah yapımı ve satışlarını gıda maddelerinden daha çok nakit para kaynağı haline getirmekle, dünya ülkelerinin savaşma arzusunu körüklemişlerdir.”
● 1960’TAN BERİ SAVAŞTA ÖLENLER
1960’tan beri yirmi yıldan fazla zaman içinde, tüm dünyada yapılan savaşlarda sivil ve asker olmak üzere 10.7 milyonu aşkın kişi öldürülmüştür. Bunu açıklayan, World Priorities adlı, özel bir araştırma teşkilatı tarafından yıllık olarak yayımlanan World Military and Social Expenditures’in son baskısıdır. Raporda dünyanın aşağı yukarı üçte ikisini temsil eden 49 ülkede yapılan 65 savaş sıralanmaktadır. Bu listeye, sadece bini aşkın kişinin öldürüldüğünü savaşlar dahil edilmiştir. Hatta verilen rakamların noksan olduğu söylenmektedir; çünkü hükümetler, ölen sivillerin tam sayısını tespit etmek için sıkı çaba harcamadılar. 1960’tan beri yapılan savaşlarda bir milyondan fazla hayatın kaybedildiği ülkelerin arasında şunlar vardır; Bangladeş (1.500.000), Nijerya (2 milyon), Vietnam (2.080.000) ve Kamboçya (2.310. 000)
● TARAFSIZ YER KALMADI
Ölmüş Sovyet Cumhurbaşkanı Brejnev’in danışmanlarından biri olan Georgy Arbatov, İsveç’in Stockholm kentinde verdiği bir konuşmada şöyle dedi: “İkinci Dünya Savaşı boyunca, bir ülke komşularını kışkırtmamakla tarafsız kalabildi. Böyle bir politika, tüm Avrupa’yı yok edecek olan bir nükleer savaş sırasında, herhalde mümkün olamayacaktır” Dinleyicilerini şöyle uyardı: “Nükleer silah çağında İsveç’in tarafsız kalması mümkün değildir.” Eğer bu durum İsveç için doğru ise, başka ülkeler için de aynı derecede doğrudur. Öyle ise, Mukaddes Kitabın önceden bildirdiği, “şaşkınlıkta olan milletlere yeryüzünde şiddetli ıstırap (YD) olacaktır” (Luka 21:25) sözüne şaşmamak gerek.
● RED KİT SİGARAYI BIRAKTI
Sevimli çizgi kahramanı Red Kit, Hollywood’da çevireceği yeni çizgi filminde ağzından hiç düşürmediği sigarası yerine ot çiğneyecek. Film yapımcıları milyonlarca seyirciye ulaşacak çizgi filminde sigara içen Red Kit’in kitleler üzerinde olumsuz etki yapacağı görüşünü savunarak, ünlü kovboyun sigara içmesini yasakladılar. Red Kit bundan böyle çevireceği filmlerde bira ve viski de içmeyecek. Filmin yapımına 5.200.000 dolar ayıran şirket, sevimli çizgi roman kahramanının özellikle çocuklar üzerinde olumsuz etkileri gözönüne alınarak Red Kit’in tüm kötü alışkanlıklarından arınmasını istiyor. (Güneş 17.3.1983, s. 5)
● SİGARA İÇMEYENE İNDİRİMLİ SİGORTA
İngiliz sigorta şirketleri birbiri ardınca ilanlar yayımlayarak, yaşam sigortası yaptıracak müşterilerine eğer sigara içmiyorlarsa sigorta pirimlerinde yüzde 20 ile 25 arasında değişen indirimler uygulayacaklarını açıklıyorlar. Ayrıca sigarayı bırakmaya karar veren ve bir yıl boyunca sigara içmediğini kanıtlayan eski müşterileri de bu indirimden yararlanabilecekler. (Güneş 17.3.1983, s.5)
● İĞNESİZ AKUPUNKTUR
A.B.D.’nin Massachusetts eyaletinin New Bedford kentinde bulunan Ağrı Kesme Merkezi’nin yöneticisi ve Almanya’da yetiştirilmiş bir doktor, eski Çin’de uygulanan akupunktur tedavi yöntemini en son teknolojik buluş, yani lazer ışınıyla birleştirdi. Vücudun geleneksel akupunktur noktalarına lazer ışınlarını yöneltmekle artrit, şiddetli baş ağrısı ve başka hastalıklar yüzünden çekilen ağrıları hafifletmekte yüzde 80-85 başarılı olduğunu iddia etti. Ruhsatlı bir akupunkturcu olan bu doktora göre, lazer ışınının “kullanımı, iğnelerden daha emin ve kolay”dır; kan damarlarına ve sinirlere çok az zarar verilmekte, çürük veya yara izi bırakmamakta ve tamamen ağrısız uygulanmaktadır.
● DOKTORLAR ELLERİNİZİ YIKAYIN
Hastanede bulunan hastalar, doktor ve hemşirelere kendilerine dokunmadan önce ellerini yıkamalarını söylemelidirler. Bu öneriyi, A.B.D.’de bir salgın hastalıklar uzmanı olan Maryanne McGuckin ve yoğun bakım müdürü olan Dr. Richardo Albert yapmaktadır. American Health dergisine göre, iki hastane ile ilgili yapılan araştırmada doktor Albert, “doktorların idrar tüplerini tuttuktan sonra ellerin yıkamadan entravenöz iğneler, yaptıklarını, sargıları değiştirdiklerini ve nefes alma aletlerini ayarladıklarını” gördü. A.B.D. hastanelerinde her yıl 2 milyon enfeksiyon olayı meydana gelmektedir.
● ALÜMİNYUM METALİNE DAİR YENİ BİLGİ
Alüminyum insanlar için zararsız olduğu zannedilmekteydi, ama geçenlerde bilginler bunamış yaşlı kişilerin beyinlerinde bu metale rastladılar ve senilitiye yol açabileceği sonucuna vardılar. Science dergisi, alüminyumun başka dejereratif bir hastalık olan amiyotrofik lateral skleroz’da (ALS)da bir rol oynayabileceğini haber veriyor. ALS’ye çok miktarda rastlanan Pasifik Guam adası sakinlerinin hastalanmış beyin dokularının incelenmesi, bunlarda normal bir grubunkine oranla çok daha fazla alüminyum bulunduğunu ortaya koydu. Fakat alüminyum tencerelerin tehlikeli olup olmadığı sorusuna bilginler hâlâ kesin bir cevap vermiyorlar.
● AY KAYALARI SUSKUN
Evrenin bazı sırlarını açıklamak için dünyaya getirilen ay kayaları çözüm yerine zihinlerde daha fazla soru uyandırmıştır. 10 yıl önce Astronotların aydan getirdiği kaya örneklerinin bir koruyucusu olan Dr. James R. Arnold şöyle dedi: “O sıralarda herkes, saflıkla, yalnızca bir düğmeye basmakla büyük buluşlar yapabileceği fikrine sahipti.” Her ne kadar bilginler geçen 10 yıl boyunca bu kayaları incelemişlerse de, hâlâ bunların nereden geldiğine ilişkin somut bir cevap bulunamamıştır.
● DOĞANIN HAVA FİLTRESİ
Bilginlerden edinilen bilgiye göre, ağaçlar havadan karbondioksit gazını alıp oksijen vermekle beraber ayrıca havayı başka kirletici maddelerden de temizleyebilmektedirler. Her yaprak bir hava temizleyici alet gibi çalışan yüz binlerce kıllarla ve gözeneklerle donatılmıştır. Havada bulunan duman ve başka maddecikler kıllar tarafından yutulur ve yağmur sayesinde temizlenir. Kayın ağacı veya karaağaç gibi büyük ağaçlar, yılda, dönüm başına havada bulunan 20 tonu aşkın kirletici maddeyi filtre edebilir. Ayrıca ağaçlar, gözlere fabrika bacalarından daha hoş görünmektedirler. Çevre uzmanları, bir şehrin hava kalitesini yükseltmek için, teknik aletlerin yanında, parkların ve ‘yeşil alanların’ da önemli olduğu kanısındadırlar.
● ÇALIŞANLARIN ÇALDIKLARI VAKİT
A.B.D.’de her büro veya fabrika işçisi, 1982’de ortalama olarak haftada 4 saat ve 8 dakikayı boşuna harcadı veya “çaldı.” Bunu, New Yorklu bir yönetici olan Robert Half’ın yaptığı ve 325 şirketi kapsayan bir araştırması ortaya çıkardı. Vakit çalma biçimleri ise, işe geç gelme, işten erken ayrılma, öğle tatillerini uzatma, arkadaşlarla sohbetler ve çalışma saatleri sırasında özel telefon konuşmaları olabiliyor. Bunlar toplam olarak yılda kişi başına 35 saatlık altı çalışma haftası demektir; böylece A.B.D.’nin ticaretine 125 milyar dolara mal oluyor. Bu sayı kundakçılık, hırsızlık, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme olaylarının tümünden fazladır. R. Half, bu “tüm A.B.D.’nin ekonomisi için büyük bir tehlike” oluşturuyor ve bunun “milletin üretkenliğini yok ettiğini ve enflasyonu desteklediğini” söylüyor.
● EN BÜYÜK NÜFUSA SAHİP ÜLKE
Yapılan en son genel sayımından sonra, Çin Halk Cumhuriyeti, nüfusunu 1.008.175.288 kişi olarak ilan etti. Bu ülkede her iki saniyede bir bebek dünyaya gelmektedir. Çin Basın Ajansı, beş milyon sayım memurunun, 1,5 milyonda bir hata ile doğru bir rakam çıkardıklarını iddia etti. Nüfusu en kalabalık olan ikinci ülke, Hindistan’dır; orada aşağı yukarı 700 milyon kişi yaşamaktadır.