Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g 10/82 s. 20-23
  • Nazca Çizgileri—Bir “Uçan Daire”nin Uzay Alanı Mı?

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Nazca Çizgileri—Bir “Uçan Daire”nin Uzay Alanı Mı?
  • Uyanış!—1982 (Bilimsel Seri 1-4)
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • RESİMLER
  • ŞEKİLLERİN YAPILIŞI
  • NEDEN ÇİZİLDİLER?
  • Peru’nun Olağandışı Mezarları Bize Ne Öğretir?
    Uyanış!—2004
  • Okuyucuların Soruları
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1995
  • Yaratma Gücü—‘Göğün ve Yerin Yaratıcısı’
    Yehova’ya Yaklaşın
  • Proteinler, Genler ve Bizzat Siz
    Uyanış!—1983 (Bilimsel Seri 5-8)
Daha Fazla
Uyanış!—1982 (Bilimsel Seri 1-4)
g 10/82 s. 20-23

Nazca Çizgileri—Bir “Uçan Daire”nin Uzay Alanı Mı?

PERU semalarında bir uçaktan aşağı bakıldığı zaman muazzam boyutlarda çizilmiş olan hayvan ve kuş resimleri ve geometrik şekiller görebilirsiniz. Alışılagelenin dışında olan bu işaretler Büyük Sahra’dan daha kuru bir çöl olan Nazca düzlüklerinde bulunuyor. Bunları kim ve neden çizmiştir?

Nazca çizgileri diye bilinen bu şekiller, asırlar boyunca önemsenmemiştir. Dev boyutları ve görülmek üzere bölgeye hâkim tepeleri olmayan bir düzlükte çizilmiş oldukları için adeta saklı kalmışlardır.

Sanki görünmeyen, saklı bir sanat! Yerden görülemeyecek kadar büyük! Evet, gerçek bir bilmece! Bu çizgiler bütünüyle görülüp fark edilebilmek için, uçağın icadını beklemek zorunda kaldı. 1927 yılında bir pilot eski çift kanatlı uçağı ile Lima şehrinin 450 km. güneyindeki bu bölgenin üstünden uçarken ilk defa bu garip işaretleri fark etti. Ancak bu çizgiler kendisini pek ilgilendirmedi. 1939’da ise, eski sulama kanallarını incelemek üzere Peru’ya gelen Dr. Paul Kosok bu resimleri eşsiz bir şey olarak değerlendirdi.

Çizgilerin bu yakın geçmişteki keşifleri, kökenleri ve amaçları hakkında çok merak uyandırdı ve tahminlere yol açtı. Bu şekiller, sadece gökten bakılınca anlam kazandığına göre, acaba “uçan daireler” ile mi ilgili idi?

Çizgileri yapan Nazca/Paracas uygarlığında yaşayanlar, her ne kadar çok yönlerden ilerlemiş idilerse de, yazılı bir kayıt bırakmamışlardır. Böyle bir kayıt olmadan da Nazca çizgileri ile ilgili birçok sorunun kesin cevabını ancak gelecekte bulmak mümkün olacak. Buna rağmen epey şey de öğrenilmiştir. Ölçü aletleri ile son 35 yılını bu düzlükte geçiren arkeolog Maria Reiche, Nazca çizgileri bilmecesine bazı cevaplar bulmaya çalışmıştır. Reiche ve başka arkeologlar neler buldular?

RESİMLER

Yüzyıllar boyunca güneybatıdan esen devamlı rüzgârların etkisinde kalan Nazca düzlüğü ideal bir resim tahtasını andırır. Rüzgâr bütün kumları temizlemiştir ve koyu kahverenkli demir oksidi çakıllardan ve kayalardan bir örtü bırakmıştır. Ancak bu birkaç santimlik üst tabaka kazılınca, sarımtırak renkte bir alt tabaka ortaya çıkmaktadır. Sadece bu üst tabakayı kazmak, bu şekilleri yapanlar için yeterli olmuştur. Uygun iklim şartları yönünden ve hemen hemen hiç yağmur yağmaması nedeniyle bu çizgiler bin yılı aşan bir süre aynen kalmışlardır.

Aynı düzlükte, hepsi ancak gökten görülebilen oyulmuş dev örümcekler, kuşlar, katil balinalar, üçgenler, trapezler, kilometrelerce uzanan düz çizgiler ve başka şekiller de bulunmaktadır.

Bunların arasında uzunluğu 300 m. kanatlarının arası 60 m. olan dev bir kolibri kuşu, başka bir şekilde, Nazcaların kafatası avcılığına şahadet eden ağzından insan başına benzer bir şey sarkan, muazzam bir katil balina; denizle olan bağlarını gösteren, kanatlarının arası 150 m. olan fregat kuşu; şekilleri görenlerin en beğendiklerinden biri de, muhtemelen güney yarım kürenin takım yıldızlarından birini temsil eden örümcektir. Ayrıca, Nazcaların kumaş yapmayı güzel sanat haline getirdikleri gerçeğini anlatan zikzak çizen bir iplik ile dar iğneye benzeyen bir şekil vardır. Düzlükteki büyük şekillerden çoğu Nazcaların dokuma giysilerindeki ve seramik çömleklerindeki şekillere çok benzemektedir.

Başka bir şekil sadece kenarları çizilerek bir maymunu oluşturmuştur. Kafasında gözleri, burnu ve ağzı gösterilmiştir. Resim 80 m. uzunluğundadır. Göze çarpan bir kısmı ise 30 m. çapında kıvrılmış dev kuyruğudur. Kuyruk, Nazca çizgilerinde devamlı görülen büyük helezonlarla bitmektedir. Bu Mandala adında, evreni temsil ettiği söylenen Ortadoğuda kullanılan bir şekle çok benzemektedir. Eğer ilgi kurulabilirse, aslında resimlerin dev bir yıldız haritasını oluşturduğu söylenebilir.

Resimlerin gökle ilgili harita olduğu fikrini daha da belirgin kılan kolibrinin gagasında göze çarpan birden fazla çizginin varlığıdır; bunların sonuncusu güneşin 21 Aralıkta doğduğu yere işaret eder. Başka bir kuş şekli de doğan güneş ile ilgilidir; kuşun gagası güneşin 24 Haziran’da doğduğu yere işaret eder. Bu tarih, İnkaların güneşi şereflendirdikleri dinsel kutlamanın bir tarihidir.

ŞEKİLLERİN YAPILIŞI

Acaba çizilen, tamamlanmış bu şekilleri göremediklerine göre, bu resimleri nasıl yaptılar? Tabii ki, bunları rasgele çizmek mümkün değildir. Soyut düşünce ve geometrik şekiller hakkında bilgi gerektirir. Herhalde resimlerini dikkatli bir şekilde planlamış olmalıdırlar. Önce belirli bir ölçekle çizip, sonra da kazık ve iplerle düzlüğe uygulamış olmalıdırlar.

Resimlerdeki 26 m. uzunluğu devamlı tekrarlanan bir uzunluk olarak dikkati çekiyor. Bu uzunluğun bölünmesi ile herhalde ölçü birimleri ortaya çıkıyordu. Tutarlı biçimde tekrarlanan 26 metrenin bir uzunluğunun 20’de biri, yani 1,31 m.’nin, bu uzunluğun alt bölümü olduğu kabul ediliyor. Bu mesafe de o zaman yaşayan bir Perulunun tam açılan kollarının parmak uçları arasındaki uzunluk olabilir. Bu, tabii bir uzunluk birimi olacaktı. Bütün ölçüler bu ana birimin ya kendisi, ya çarpımı ya da bölümleri olmalıydı. Şekillerde bu ana ölçü biriminin kullanılması ile sayısal mesajın kodlanmış olabileceği iddia edildi ise de, günümüze kadar bu kodu hiç kimse çözemedi.

NEDEN ÇİZİLDİLER?

Bu çizgiler tam anlaşılmamış olmasına rağmen, uçan dairelerle ilişkili olma ihtimalini ortadan kaldıracak kadar bilgi edinilmiştir.

Nazca/Paracas uygarlığının şekilleri yapmak için uzaydan yardım istediği fikri, onların diğer başarıları ile uyumlu değildir; ayrıca bu iddia onların zekâ derecelerini küçümser. (Herhangi bir lise öğrencisi bile temel geometri bilgisi yardımıyla ve ipler kullanarak bu şekillerin aynını yapabilir.)

Örneğin, onlar, yılın büyük kısmında kuru olan bir nehrin yatağında bulunan bir yeraltı akıntısıyla mükemmel bir sulama sistemi geliştirmişlerdi. Nehir yatağının altında yatan bir kil tabakasının suyun süzülüp kaybolmasını önlediğini gördüler. Yüzeydeki suların korunmasına rağmen üzerinden su yine de akıyordu. Bu suyu toplayıp tarlalarına dağıtmak üzere yeraltı tünelleri ve galerileri açtılar. Su toplayıcı kanallarından bazılarının saniyede 30 litrelik bir akıntısı vardır. Böylece çok kuru ve su barınağı olmayan bir iklimde yaşamalarına rağmen, yıl boyunca yüksek And dağlarından kaynaklanan su ile ihtiyaçlarını giderebiliyorlardı.

Nazca/Paracas uygarlığı aynı zamanda mükemmel dokumaları ile de ün kazanmıştır. Bu dokumaların çoğu, eski mezarlarda bulunmuştur. El tezgâhlarındaki dokumacılığı eski uygarlıklarda bulunan en iyi kumaşları yapabilecek derecede geliştirdiler. Ayrıca çömlekleri de, artistik yapıları yönünden dünya çapında ünlüdür.

Başka arkeolojik keşifler, onların dinleriyle ilgili olarak yıldızları inceleyen astronomlar olduklarını göstermiştir. Onlar da İnkalar gibi güneş, ay ve yıldızlara tapınıyorlardı. Perulu bir arkeolog olan Dr. Guillermo Illescas, maymun ve örümcek gibi bazı şekillerin, belki de hepsinin, takım yıldızlarını temsil ettiğinden emindir. Bu arkeolog, başka uygarlıkların belirli takımyıldızlarını tanıtıp resimlerini çizmek için bazı şekiller buldukları gibi (örneğin, Babilliler aslan, yengeç ve başka hayvanları kullanmışlardır) Nazcaların da güney yarımküredeki takımyıldızlarını temsil etmek için kolibri kuşu, maymun, örümcek ve diğer şekilleri kullandıklarını söylüyor.

Ayrıca, düz çizgilerin birçoğunun, güneşin yıl boyunca bulunduğu yerleri işaretlediği kesinlikle kanıtlanmıştır. Örneğin, güney kış dönümünün tarihi olan 21 Haziran gibi. Başka çizgiler de muhtemelen güneşin ekim ve hasat zamanlarındaki yerini işaretliyor.

Nazca/Paracas kültüründeki bütün faaliyetler, dinsel faaliyetlerle ilgili olduğuna göre, çizgilerin de dini bir anlamı olduğu zannedilmektedir. Şekiller şüphesiz, kâhinler sınıfı tarafından yapılıp, dinsel faaliyetlerinin bir kısmı olarak oluşturulmuştur. Acaba tanrıları tarafından görülsün diye mi böyle yapmışlardır? Belki de öyledir, fakat başka gezegenlerden gelen ziyaretçilere hiçbir ilgileri yoktur.

Acaba bu işte mizahın da payı var mıdır?—Kendilerinin ve hiç kimsenin göremeyeceği kadar büyük şekiller yapmanın anlamı mizah olabilir mi? Ayrıca küçük şekilleri büyütüp çölün zeminine yapmak işi de onlara meydan okuyordu.

Başka uygarlıklarda da, yerden tam görülemeyecek kadar büyük olan, dolayısıyla gözden gizli kalan anılar vardır. Örneğin, Kaliforniya’daki Blythe’da çöle çizilmiş olan 50 m.’den daha uzun bir insan şekli vardır. Başka bir anıt da, Ohio eyaletinde yumurta yiyen bir yılanı temsil etmektedir. Bu bir metre yüksekliğinde ve 400 m. uzunluğundadır. Ve yerden bakıldığı zaman tamamen fark edilemez. Başka bir tanesi ise, güney İngiltere’de bulunan 100 m. uzunluğundaki Uffington’un Beyaz At’ıdır. Japonya’da dev bir anahtar deliği şeklinde yapılan Yamatotohimomosohime türbesi bulunur. Bunların hiçbiri yerde duran birinin gözüyle tüm olarak görülemez.

Bu anıtlar acaba neden yapılmışlardır? Kimse bu soruya tam olarak cevap veremez. Fakat Nazca çizgilerinin varlığı, uygarlıkları Peru kıyıları boyunca MÖ 300’den MS 900 yıllarına kadar gelişerek süren Nazcaların zihinsel yeteneklerinin açık bir kanıtıdır. Yehova Tanrı “adil olan” ve “adil olmayan”ların diriltilmesini vaat ettiğine göre (Resullerin İşleri 24:15, YD) mutlaka O’nun yeni nizamında diriltilecek olanların arasında Nazcalardan da birçok kimse olacak. Böylece şimdi bizi şaşırtan sorulardan birçoğu o zaman cevaplanacak. Nazca çizgilerinin anlamını onları yapanlardan daha iyi kim açıklayabilir?

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş