-
EkKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
Ek
1 İbranice ve Yunanca Kutsal Yazılarda Tanrı’nın İsmi
2 “Gehenna”: Tam Bir Yok Oluşun Simgesi
3 “Can”: İnsan ya da Hayvan, Canlı Bir Varlık; Zekâya Sahip Bir Kişinin Yaşamı; Diğer Kullanımları
4 “Şeol”, “Hades”: Ölüler Diyarı; Mezarlık
5 Para, Ağırlık ve Diğer Ölçü Birimleri
6 Kutsal Kitabın Takvim Ayları
7 Başlangıç’a Göre Harita—Kenan Bölgesi
8 İsrail Kabilelerine Ait Bölgeler
9 Saul, Davut, Süleyman Dönemindeki Birleşik Krallık
10 İsa’nın Hizmeti Döneminde Filistin Bölgesi
11 Çıkış 26. Bölümde Tarif Edilen Kutsal Çadır
12 Süleyman’ın Döneminde Mabet
14 İsa: İlahi (tanrısal, tanrı benzeri) Bir Varlık
15 “Cinsel ahlaksızlık”, “Fuhuş”: Her Tür Yasak Cinsel İlişki
16 Mesih’in Hazır Bulunuşu (Parousia)
-
-
1 İbranice ve Yunanca Kutsal Yazılarda Tanrı’nın İsmiKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
1 İbranice ve Yunanca Kutsal Yazılarda Tanrı’nın İsmi
“Yehova.” İbranice, יהוה (YHVH)
Tanrı’nın özel ismi olan “Yehova” (İbranice, יהוה, YHVH), ilk kez Başlangıç 2:4’te geçer. Tanrı’nın ismi bir fiildir; İbranice הוה (havah, “olmak”) fiilinin ettirgen halidir ve bitmemiş bir eylemi gösterir. Dolayısıyla, Tanrı’nın ismi, “O Olmasını Sağlar” anlamına gelir. Bu isim Yehova’nın süregiden eylemlerle Kendisini, vaatlerini yerine getiren, amaçlarını her zaman gerçekleştiren Biri durumuna getirdiğini gösterir.
Çağdaş çevirmenler Tanrı’nın özel ismini ortadan kaldırarak ya da gözlerden gizleyerek Kutsal Kitabın asıl yazarına karşı en büyük saygısızlığı yapmışlardır. Aslında, O’nun ismi İbranice metinde 6.828 kez יהוה (YHVH) şeklinde geçer; bu ifade genelde Tetragrammaton (sözcük anlamıyla, “Dört harfli”) olarak adlandırılır. Bu çeviride biz “Yehova” ismini kullanarak özgün dildeki metinlere bağlı kaldık ve Tanrı’nın ismi olan Tetragrammaton’un yerine “Rab”, “Adonay” ya da “Tanrı” gibi unvanlar kullanma yoluna gitmedik.
“Yehova” ismi, Yeni Dünya Çevirisi’nin İbranice Kutsal Yazılar metninde 6.973 kez geçer. Aslında Tetragrammaton, İbranice metinde 6.828 kez geçer; bunlardan üçü bileşik isimler içinde yer alır (Başlangıç 22:14; Çıkış 17:15; Hâkimler 6:24), altısı da Mezmurların üst yazılarında bulunur (7; 18 [3 kez]; 36; 102). Tetragrammaton’u, metinde geçtiği 6.828 yerin hepsinde de Yehova olarak çevirdik; tek istisna Hâkimler 19:18’dir; o ayette (“evime” sözcüğünde) Tanrı’nın ismi yerine birinci tekil şahıs iyelik zamiri kullanıldı. Ayrıca Septuagint’e dayanarak Tekrar 30:16; 2. Samuel 15:20 ve 2. Tarihler 3:1 ayetlerinde de Tetragrammaton’u metindeki yerine koyduk. Yine, birinci tekil şahıs zamiri yerine Yehova isminin olması gereken İşaya 34:16 ve Zekeriya 6:8 ayetlerinde de Tanrı’nın ismini metne koyduk. Bütün bunlardan başka, Tanrı’nın ismi, Soferim’in Adonay ya da Elohim olarak değiştirdiği 141 yerde de metindeki yerlerine konuldu.
Çevirmenlik sınırlarını aşıp yoruma kaçmamak için, Yunanca Kutsal Yazılarda Tanrı’nın ismini kullanırken her zaman büyük bir titizlik göstererek İbranice Kutsal Yazıları temel almaya dikkat ettik. Tanrı’nın ismini kullandığımız yerlerin doğruluğunu sağlamak üzere, bu kullanımın Yunanca Kutsal Yazıların mevcut İbranice çevirileriyle uyum içinde olmasına özen gösterdik.
Klasik İbrani alfabesine ait karakterlerle Tetragrammaton (יהוה), hem İbranice metinde hem de Yunanca Septuagint çevirisinde kullanılmıştır. Dolayısıyla, İsa ve öğrencileri Kutsal Yazıları ister İbranice ister Yunanca okusunlar, okudukları kısımda Tanrı’nın ismiyle karşılaşıyorlardı. İsa Nasıra’daki havrada ayağa kalktığında kendisine verilen İşaya kitabından Tetragrammaton’un geçtiği 61:1, 2 ayetlerini okurken Tanrı’nın ismini söyledi. Bu onun, Babasına duasından da görüldüğü gibi, Yehova’nın adını bildirme konusundaki kararlılığına uygun bir davranıştı: “Dünyadan bana verdiğin kişilere Senin adını açıkça bildirdim. . . . . Ben de Senin adını onlara bildirdim ve bildireceğim” (Yuhanna 17:6, 26).
Yunanca Kutsal Yazıların çevirisinde Tanrı’nın ismini 237 kez kullandık. İsmin ana metinde tekrar yerine konduğu bu 237 düzeltmenin her biri, Yunanca Kutsal Yazıların çeşitli İbranice çevirileriyle uyum içindedir.
-
-
2 “Gehenna”: Tam Bir Yok Oluşun SimgesiKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
2 “Gehenna”: Tam Bir Yok Oluşun Simgesi
İbranice, גי הנם (ge hinnom, “Hinnom Vadisi”) Yunanca, γέεννα (geenna); Latince, gehenna
İbranice ge hinnom sözcüğünün Yunanca biçimi olan “Gehenna”, “Hinnom Vadisi” anlamına gelir. “Hinnom Vadisi” ifadesinin geçtiği Yeşu 18:16’da, Yunanca Septuagint tercümesinde “Gehenna” sözcüğü kullanılmıştır. Bu sözcük Yunanca Kutsal Yazılarda 12 kez geçer; ilki Matta 5:22’dedir. Yeni Dünya Çevirisi’nde geçtiği her ayette (Matta 5:22, 29, 30; 10:28; 18:9; 23:15, 33; Markos 9:43, 45, 47; Luka 12:5; Yakup 3:6’da) “Hinnom Vadisi” olarak çevrilmiştir.
Hinnom Vadisi, Yeruşalim’in pisliklerinin atıldığı ve yakıldığı bir çöplük yeri olmuştu. Hayvan leşleri yanıp kül olmaları için oraya atılırdı; ateşin sönmesini engellemek üzere kükürt kullanılırdı. Ayrıca onurlu şekilde bir mezara gömülmeye layık görülmeyen idam edilmiş suçluların cesetleri de oraya atılırdı. Leşler ve cesetler ateşin içine düşerlerse yanıp kül olurlardı, ama derin yamaçtaki düz bir çıkıntının üzerine düşüp kalırlarsa, solucan veya kurtçuklar bu kokuşan cesetleri sarardı ve bütün etleri yiyip bitirinceye, geriye sadece iskelet kalıncaya dek ölmezlerdi.
Hiçbir canlı hayvan ya da insan, diri diri yanması, azap çekmesi için Hinnom Vadisine atılmazdı. Dolayısıyla orası, insan canlarının gerçek bir ateşte ebediyen azap çektiği ya da ölmeyen kurtçukların saldırısına uğradığı görünmez bir diyarı simgelemiş olamaz. Cesetleri oraya atılan suçlular, dirilme ümidini simgeleyen bir mezara onurlu şekilde gömülmemiş olduklarından, İsa ve öğrencileri Hinnom Vadisini ebedi yok oluşun, Tanrı’nın yarattığı evrenden silinip atılmanın, diğer bir deyişle “ikinci ölüm”ün, yani sonsuz cezanın simgesi olarak kullandılar.
-
-
3 “Can”: İnsan ya da Hayvan, Canlı Bir Varlık; Zekâya Sahip Bir Kişinin Yaşamı; Diğer KullanımlarıKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
3 “Can”: İnsan ya da Hayvan, Canlı Bir Varlık; Zekâya Sahip Bir Kişinin Yaşamı; Diğer Kullanımları
İbranice, נפש (nefeş); Yunanca, ψυχή (psykhe)
İbranice Kutsal Yazılarda, İbranice nefeş sözcüğü 754 kez geçer; ilki Başlangıç 1:20’dedir.
Yunanca Kutsal Yazılarda, Yunanca psykhe sözcüğü kendi başına 102 kez geçer; ilki Matta 2:20’dedir. “Tüm benliğinizle” ifadesinin geçtiği Efesoslular 6:6 ve “candan” ifadesinin geçtiği Koloseliler 3:23 de bunlar arasındadır.
Hayvanlar birer candır
Başlangıç 1:20, 21, 24, 30; 2:19; 9:10, 12, 15, 16; Levioğulları 11:10, 46, 46; 24:18; Sayılar 31:28; Eyüp 41:21; Hezekiel 47:9.
Yaşayan kişi ya da her birey bir candır
Başlangıç 2:7; 12:5; 14:21; 36:6; 46:15, 18, 22, 25, 26, 26, 27, 27; Çıkış 1:5, 5; 12:4, 16; 16:16; Levioğulları 2:1; 4:2, 27; 5:1, 2, 4, 15, 17; 6:2; 7:18, 20, 21, 25, 27; 17:10, 12, 15; 18:29; 20:6, 6; 22:6, 11; 23:29, 30; 27:2; Sayılar 5:6; 15:27, 28, 30; 19:18, 22; 31:35, 35, 40, 40, 46; 35:30; Tekrar 10:22; 24:6, 7; 1. Samuel 22:22; 2. Samuel 14:14; 2. Krallar 12:4; 1. Tarihler 5:21; Mezmur 19:7; Özdeyişler 11:25, 30; 16:24; 19:2, 15; 25:25; 27:7, 7, 9; Yeremya 43:6; 52:29; Ağıtlar 3:25; Hezekiel 27:13; Elçiler 2:41, 43; 7:14; 27:37; Romalılar 13:1; 1. Korintoslular 15:45; 1. Petrus 3:20; 2. Petrus 2:14.
Yaratılan can ölümlüdür, yok edilebilir
Başlangıç 12:13; 17:14; 19:19, 20; 37:21; Çıkış 12:15, 19; 31:14; Levioğulları 7:20, 21, 27; 19:8; 22:3; 23:30; 24:17; Sayılar 9:13; 15:30, 31; 19:13, 20; 23:10; 31:19; 35:11, 15, 30; Tekrar 19:6, 11; 22:26; 27:25; Yeşu 2:13, 14; 10:28, 30, 32, 35, 37, 37, 39; 11:11; 20:3, 9; Hâkimler 5:18; 16:16, 30; 1. Krallar 19:4; 20:31; Eyüp 7:15; 11:20; 18:4; 33:22; 36:14; Mezmur 7:2; 22:29; 66:9; 69:1; 78:50; 94:17; 106:15; 124:4; Özdeyişler 28:17; İşaya 55:3; Yeremya 2:34; 4:10; 18:20; 38:17; 40:14; Hezekiel 13:19; 17:17; 18:4; 22:25, 27; 33:6; Matta 2:20; 10:28, 28; 26:38; Markos 3:4; 14:34; Luka 6:9; 17:33; Yuhanna 12:25; Elçiler 3:23; Romalılar 11:3; İbraniler 10:39; Yakup 5:20; Vahiy 8:9; 12:11; 16:3.
Zekâya sahip biri olarak sürdürülen yaşam
Başlangıç 35:18; Çıkış 4:19; 21:23; 30:12; Yeşu 9:24; Hâkimler 9:17; 12:3; 18:25; 2. Krallar 7:7; 2. Tarihler 1:11; Eyüp 2:4; 6:11; Özdeyişler 1:18; 7:23; 22:23; 25:13; Matta 6:25; 10:39; 16:25; Luka 12:20; Yuhanna 10:15; 13:38; 15:13; Elçiler 20:10; Romalılar 16:4; Filipililer 2:30; 1. Selanikliler 2:8; Yakup 1:21; 1. Petrus 1:22; 2:11, 25; 1. Yuhanna 3:16.
Ölüler diyarından (“Şeol” ya da “Hades”ten) kurtarılan can
Mezmur 16:10; 30:3; 49:15; 86:13; 89:48; Özdeyişler 23:14; Elçiler 2:27.
Ölü can ya da ceset
Levioğulları 19:28; 21:1, 11; 22:4; Sayılar 5:2; 6:6, 11; 9:6, 7, 10; 19:11, 13; Haggay 2:13.
Can, ruhtan ayırt edilmeli
Filipililer 1:27; 1. Selanikliler 5:23; İbraniler 4:12.
Tanrı da candır
1. Samuel 2:35; Mezmur 11:5; 24:4; Özdeyişler 6:16; İşaya 1:14; 42:1; Yeremya 5:9; 6:8; 12:7; 14:19; 15:1; 32:41; 51:14; Ağıtlar 3:20; Hezekiel 23:18; Amos 6:8; Matta 12:18; İbraniler 10:38.
-
-
4 “Şeol”, “Hades”: Ölüler Diyarı; MezarlıkKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
4 “Şeol”, “Hades”: Ölüler Diyarı; Mezarlık
İbranice, שאול (şeol); Yunanca, ᾅδης (haides); Latince, infernus; Süryanice, şiul
Şeol’ün Geçtiği Altmış Altı Ayet
“Ölüler diyarı” (Şeol) İbranice Kutsal Yazıların Yeni Dünya Çevirisi’nde 66 kez geçer. Geçtiği ayetler: Başlangıç 37:35; 42:38; 44:29, 31; Sayılar 16:30, 33; Tekrar 32:22; 1. Samuel 2:6; 2. Samuel 22:6; 1. Krallar 2:6, 9; Eyüp 7:9; 11:8; 14:13; 17:13, 16; 21:13; 24:19; 26:6; Mezmur 6:5; 9:17; 16:10; 18:5; 30:3; 31:17; 49:14, 14, 15; 55:15; 86:13; 88:3; 89:48; 116:3; 139:8; 141:7; Özdeyişler 1:12; 5:5; 7:27; 9:18; 15:11, 24; 23:14; 27:20; 30:16; Vaiz 9:10; Ezgiler 8:6; İşaya 5:14; [7:11]; 14:9, 11, 15; 28:15, 18; 38:10, 18; 57:9; Hezekiel 31:15, 16, 17; 32:21, 27; Hoşea 13:14, 14; Amos 9:2; Yunus 2:2; Habakkuk 2:5.
İbranice Kutsal Yazılarda “Şeol” sözcüğünün geçtiği yerlerin 65 tanesi İbranice Masoretik metinde görülür; ve diğer ayet olan İşaya 7:11’de “sen iste” anlamındaki şealah sözcüğü bulunur. Fakat bu sözcük, ünlü harflerinin seslendirme işaretinde yapılan küçük bir değişiklikle, çeşitli eski çevirilerle uyumlu olarak şeolah şeklinde kullanılmış ve “Şeol kadar” ya da “Şeol’e” olarak çevrilmiştir. Yeni Dünya Çevirisi’nde İbranice şeol için her defasında “ölüler diyarı” ifadesi kullanılır. Yunanca Septuagint’te şeol sözcüğü genelde haides olarak çevrilmiştir.
İbranice şeol sözcüğünün kökeni hakkında bir takım fikirler ileri sürülmekteyse de, anlaşılan bu sözcük, “istemek” ya da “talep etmek” anlamına gelen İbranice שׁאל (şaal) fiilinden türetilmiştir. Bu, Şeol’ün, her ölen insanı fark gözetmeden içine alan ve aldıkça daha fazlasını isteyen (bir durum değil) bir yer olduğunu, gösterir. (Rbi8, Başlangıç 37:35 ve İşaya 7:11’deki dipnotlara bakın.) Bu yeryüzünde bulunan bir yerdir ve hep ölülerle bağlantılıdır. Dolayısıyla Şeol’ün, insanlığın ortak mezarı, mezarlık ya da (denizde değil) yeryüzündeki ölüler diyarı anlamına geldiği açıktır. Buna karşıt olarak, İbranice kever sözcüğü tek bir mezar yeri ya da kabir anlamına gelir (Başlangıç 23:4, 6, 9, 20).
Hades’in Geçtiği On Ayet
Muhtemelen “görünmez yer” anlamına gelen “Hades” (Ölüler Diyarı), Yunanca Kutsal Yazıların Yeni Dünya Çevirisi’nde on kez geçer. Bu sözcüğün geçtiği ayetler şunlardır: Matta 11:23; 16:18; Luka 10:15; 16:23; Elçiler 2:27, 31; Vahiy 1:18; 6:8; 20:13, 14.
Elçiler 2:27’de, Petrus’un Mezmur 16:10’dan yaptığı alıntı, Hades’in Şeol’ün karşılığı olduğunu ve (tek bir insanın mezarı anlamına gelen Yunanca taphos sözcüğünün tersine) insanlığın ortak mezarı için kullanıldığını gösterir. Hades’in Latince karşılığı infernus’tur (bazen inferus) ve “aşağıda bulunan; aşağı bölge” anlamına gelir, yerinde olarak da mezarlık için kullanılır. Dolayısıyla, infernus Yunanca ve İbranice terimlere uygun bir karşılıktır.
İlhamla yazılmış olan Kutsal Yazılarda “Şeol” ve “Hades” sözcükleri, yaşamla ve canlılarla değil, ölümle ve ölülerle bağlantılıdır (Vahiy 20:13). Bu sözcüklerin anlamında hiçbir zevk ya da acı fikri, hatta iması bulunmaz.
-
-
5 Para, Ağırlık ve Diğer Ölçü BirimleriKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
5 Para, Ağırlık ve Diğer Ölçü Birimleri
Aşağıdakiler, Kutsal Kitaptaki kanıtlara ve arkeolojik bulgulara dayanan ortalama değerlerdir. Bu kitapta kullanılan tüm çağdaş karşılıklar yaklaşık değer olarak ele alınmalıdır.
Altın ya da gümüşün bugünkü değerlerini hesaplamak için, bir gramının en son fiyatını saptayıp bunu gramıyla çarpın.
“Mil.” Yunanca, milion (Matta 5:41). Muhtemelen Roma mili (1,479.5 m). Yunanca metinde Luka 24:13; Yuhanna 6:19; 11:18’deki uzaklıklar stadion olarak verilmiştir. (Bir Roma stadionu = 1⁄8 Roma mili; 185 m) Yeni Dünya Çevirisi’nde Luka 24:13; Yuhanna 6:19; 11:18’deki stadion rakamları mile ve kilometreye çevrilmiştir; her mil 5,280 ayağa denktir. Örneğin, Luka 24:13’te “altmış stadion” “on bir kilometre” olarak verilmiştir (yaklaşık 7,5 Roma mili).
İBRANİCE KUTSAL YAZILARDA PARALAR, AĞIRLIKLARI
1 gera
= 1⁄20 şekel
= 0,57 g
1 beka (yarım şekel)
= 10 gera
= 5,7 g
1 şekel
= 2 beka
= 11,4 g
1 mina (mane)
= 50 şekel
= 570 g
1 talant
= 60 mina
= 34,2 kg
1 darik (Pers altını)
—
= 8,4 g
1 darik (Pers gümüşü) (şekel de denir)
—
= 5,60 g
YUNANCA KUTSAL YAZILARDA YUNAN VE ROMA PARALARI, AĞIRLIKLARI
1 lepton (bakır ya da bronz, Yahudi parası)
= 1⁄2 quadrans
—
1 quadrans (bakır ya da bronz, Roma parası)
= 2 lepton (çoğul: lepta)
—
1 as ya da assarion (bakır ya da bronz, Roma ve eyalet parası)
= 4 quadrans
—
1 dinar (gümüş, Roma parası)
= 16 as
= 3,85 g
1 drahmi (gümüş, Yunan parası)
—
= 3,40 g
1 didrahmi (gümüş, Yunan parası)
= 2 drahmi
= 6,80 g
1 tetradrahmi (gümüş stater)
= 4 drahmi
= 13,6 g
1 mina
= 100 drahmi
= 340 g
1 talant (altın ya da gümüş)
= 60 mina
= 20.4 kg
SIVI ÖLÇÜLERİ
1 log
= 1⁄4 kab
= 0,31 L
1 kab
= 4 log
= 1,22 L
1 hin
= 3 kab
= 3,67 L
1 bat
= 6 hin
= 22 L
1 kora
= 10 bat
= 220 L
1 libre
—
= 327 g
KURU GIDA ÖLÇÜLERİ
1 kab
= 4 log
= 1,22 L
1 omer
= 1 4⁄5 kab
= 2,2 L
1 sea
= 3 1⁄3 omer
= 7,33 L
1 efa
= 3 sea
= 22 L
1 homer (kor)
= 10 efa
= 220 L
UZUNLUK ÖLÇÜLERİ
1 parmak genişliği
= 1⁄4 el genişliği
= 1,85 cm
1 el genişliği
= 4 parmak genişliği
= 7,4 cm
1 karış
= 3 el genişliği
= 22,2 cm
1 arşın
= 2 karış
= 44,5 cm
1 uzun arşınb
= 7 el genişliği
= 51,8 cm
1 kamış
= 6 arşın
= 2,67 m
1 uzun kamış
= 6 uzun arşın
= 3,11 m
1 kulaç
= 1,8 m
a Ayrıca homer’e denk bir kuru gıda ölçüsü.
b Muhtemelen 2. Tarihler 3:3’teki “eski” arşınla aynıdır.
-
-
6 Kutsal Kitabın Takvim AylarıKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
6 Kutsal Kitabın Takvim Ayları
Yahudi ayları yeni aydan yeni aya sürerdi (İşaya 66:23). İbranicesi kodeş olan “ay” sözcüğü (Başlangıç 7:11) “yeni” anlamında bir kökten türetilmiştir, oysa ay için kullanılan diğer sözcük, yerah “kameri ay” anlamına gelir.
AYLAR
HAVA DURUMU
ÜRÜN
Dinsel
Dindışı
1.
7.
Ürdün Irmağı yağmur ve kar sularıyla kabarır
Keten hasadı. Arpa hasadı başlar
2.
8.
Kuru mevsim başlar. Gökyüzü genelde açıktır
Arpa hasadı. Alçak kesimlerde buğday hasadı
3.
9.
Yaz sıcakları. Hava açık
Buğday hasadı. İlk incirler. Elmalar
4.
10.
Sıcaklık artar. Açık alanlarda yoğun çiy
İlk üzümler. Bitkiler ve pınarlar kurur
5.
11.
Sıcaklık en yüksek derecelere çıkar
Bağbozumu başlar
6.
12.
Sıcaklık sürer
Hurma ve yaz incirleri hasadı
7.
1.
Yaz sona erer. İlk yağmurlar başlar
Hasat sona erer. Toprağın sürülmesi başlar
8.
2.
Hafif yağmurlar
Buğday ve arpa ekilir. Zeytin hasadı
9.
3.
Yağmurlar çoğalır. Don. Dağlarda kar
Otlar büyür
10.
4.
Aşırı soğuklar. Yağmurlu günler. Dağlarda kar
Alçak bölgeler yeşerir. Tahıllar, çiçekler gelişir
11.
5.
Soğuklar azalır. Yağmurlar sürer
Badem ağacı çiçeklenir. İncir ağacı tomurcuklanır
12.
6.
Sık sık gök gürültüsü ve dolu
Keçiboynuzu ağacı çiçeklenir. Turunçgiller hasadı
13.
Her 19 yılda yedi kez, genelde ikinci bir Adar ayı (Ve Adar) olarak, takvime bir ay eklenir
(Ayrıntılı bilgi için lütfen bu yayına bakın)
1. NİSAN (ABİB) Mart—Nisan
14’ü Fısıh
15-21’i Mayasız Ekmek Bayramı
16’sı İlk Ürünün sunulması
Arpa
2. İYYAR (ZİV) Nisan—Mayıs
14’ü Zamanında Kutlanamayan Fısıh (Sy 9:10-13)
Buğday
3. SİVAN Mayıs—Haziran
6’sı Haftalar Bayramı (Pentekost)
İlk İncirler
4. TAMMUZ Haziran—Temmuz
Asmanın İlk Ürünü
5. AV Temmuz—Ağustos
Yaz Meyvesi
6. ELUL Ağustos—Eylül
Hurma, Üzüm, İncir
7. TİŞRİ (ETANİM) Eylül—Ekim
1’i Borazanların çalınması
10’u Kefaret Günü
15-21’i Çardaklar ya da Ürün Toplama Bayramı
22’si Büyük toplantı
Toprağın Sürülmesi
8. HEŞVAN (BUL) Ekim—Kasım
Zeytin
9. KİSLEV Kasım—Aralık
25’i Adama Bayramı
Sürülerin Kışlaması
10. TEVET Aralık—Ocak
Bitkilerin Büyümesi
11. ŞEVAT Ocak—Şubat
Bademin Tomurcuk Vermesi
12. ADAR Şubat—Mart
14, 15’i Purim
Turunçgiller
13. VE ADAR Mart
-
-
7 Başlangıç’a Göre Harita—Kenan BölgesiKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
7 Başlangıç’a Göre Harita—Kenan Bölgesi
(Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)
BÜYÜK DENİZ
Tuz Gölü
Yabbok Vadisi
Gerar Vadisi
Mısır Vadisi
Ürdün Irmağı
NECEF
ARABA
Siddim Ovası
ÜRDÜN BÖLGESİ
Atad, Abel-mitsraim
GİRGAŞİLER
REFAOĞULLARI
ZUZLAR
KENANLILAR
HİVİLER
PERİZZİLER
GİLEAD
YEBUSİLER
AMMON
HİTİTLER
KENİLER
AMORİLER
EMLER
KENİZZİLER
MOAB
AMALEKOĞULLARI
HORİLER
SEİR
EDOM
ŞUR
TEMANLILAR
Şehirler •
Sayda
Şam
Dan
Aşterot-karnaim
Ham
Dotan
Şekem
Sukkot
Penuel
Şilo
Beytel, Luz
Ay
Salem
Timna
Beytlehem, Efrat
Akzib
Adullam
Tseret-şahar
Gazze
Hebron, Kiryat-arba
Gerar
Beer-şeba
Gomorra?
Tseboyim?
Adma?
Sodom?
Tsoar, Bela?
Hatsatson-tamar?
Kadeş, En-mişpat
Yerler ◻
Gözcü Kulesi, Galed
Mahanaim
More’deki Büyük Ağaçlar
Şave Ovası
Moriya
Moriya Yehova-yire
Enaim
Eder Kulesi
Mamre
Makpela Mağarası
Şave-kiryataim
Şiba
Rehobot
Bered
Beer-lahay-roi
-
-
8 İsrail Kabilelerine Ait BölgelerKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
8 İsrail Kabilelerine Ait Bölgeler
(Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)
BÜYÜK DENİZ
Kinneret Gölü
Tuz Gölü
Ürdün Irmağı
Yabbok Vadisi
Arnon Vadisi
Mısır Vadisi
LÜBNAN DAĞI
HERMON DAĞI
KARMEL DAĞI
AŞER
NAFTALİ
(DAN)
MANASSE
ZEBULUN
İSSAKAR
MANASSE
EFRAİM
GAD
DAN
BENYAMİN
YAHUDA
RUBEN
(ŞİMEON)
AMMON
MOAB
EDOM
Şehirler •
Sayda
Şam
Tsarefat
Sur
Dan
Kadeş
Golan
En-dor
Megiddo
Şunem
Yizreel
Ramot
Dotan
Samiriye
Tirtsa
Şekem
Şilo
Rama
Yafa
Beytel
Ay
Gilgal
Rabba
Eriha
Ekron
Gibeon
Gibea
Aşdod
Gat
Kiryat-yearim
Yeruşalim
Betser
Aşkelon
Adullam
Beytlehem
Gazze
Hebron
En-gedi
Tsiklag
Beer-şeba
Yerler ◻
TABOR DAĞI
GİLBOA DAĞI
EBAL DAĞI
GERİZİM DAĞI
NEBO DAĞI
-
-
9 Saul, Davut, Süleyman Dönemindeki Birleşik KrallıkKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
9 Saul, Davut, Süleyman Dönemindeki Birleşik Krallık
(Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)
BÜYÜK DENİZ
Kinneret Gölü
Tuz Gölü
Ürdün Irmağı
Yabbok Vadisi
Arnon Vadisi
Besor Vadisi
Mısır Vadisi
LÜBNAN DAĞI
HERMON DAĞI
KARMEL DAĞI
Ela Ovası
Yeşimon
Çöl
Tuz Vadisi (?)
AMMON
MOAB
EDOM
Şehirler •
Sayda
Şam
Sur
Abel
Dan
Hatsor
Kabul
En-dor
Şunem
Megiddo
Afek
Rogelim
Yizreel
Beyt-şean
Ramot-gilead
Bezek
Yabeş-gilead
Tebets
Abel-mehola
Mahanaim
Sukkot
Tsereda
Şilo
Rama
Baal-hatsor
Efrain
Rabba
Aşağı Beyt-horon
Yukarı Beyt-horon
Beytel
Beyt-aven
Mikmaş
Gilgal
Gezer
Ayyalon
Rama
Geba
Eriha
Gibeon
Gibea
Kiryat-yearim
Yeruşalim
Nob
Medeba
Gat
Azeka
Soko
Beytlehem
Aşkelon
Keila
Gazze
Hebron
En-gedi
Aroer
Zif
Karmel
Tsiklag
Yattir
Maon
Eştemoa
Bor-aşan
Kabtseel
Beer-şeba
Aroer
Yerler ◻
GİLBOA DAĞI
Adullam Mağarası
Sira
Horeş
-
-
10 İsa’nın Hizmeti Döneminde Filistin BölgesiKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
10 İsa’nın Hizmeti Döneminde Filistin Bölgesi
(Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)
BÜYÜK DENİZ
Celile Gölü
Ürdün Irmağı
Tuz Gölü
Mısır Vadisi
HERMON DAĞI
KARMEL DAĞI
YAHUDİYE ÇÖLÜ
ABİLENE
FENİKE
İTUREA
CELİLE
TRAHONİTİS
DEKAPOLİS
SAMİRİYE
PEREA
YAHUDİYE
İDUMEA
ARABİSTAN
Şehirler •
Sayda
Şam
Filipos Sezariyesi
Sur
Ptolemais
Horazin
Beytsayda
Kefernahum
Kana
Taberiye
Nasıra
Gadara
Nain
Ürdün Irmağının Öte Yakasındaki Beytanya (?)
Sezariye
Pella
Salim (?)
Aynun (?)
Samiriye
Sihar (?)
Gerasa
Yafa
Arimatea
Efraim
Emmaus (?)
Eriha
Aşdod
Yeruşalim
Beytanya
Beytlehem
Gazze
Hebron
Beer-şeba
Yerler ◻
TABOR DAĞI
GERİZİM DAĞI
-
-
11 Çıkış 26. Bölümde Tarif Edilen Kutsal ÇadırKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
11 Çıkış 26. Bölümde Tarif Edilen Kutsal Çadır
[Sayfa 1758’deki şema]
(Ayrıntılı bilgi için lütfen yayına bakın)
En Kutsal Yer
Perde
Kutsal Yer
Direk
Çadır Bezleri
Keten
Keçi Kılı
Çadır Örtüsü
Kiriş
Koç Derileri
Fok Derileri
Dikey Çerçeve
Girişteki Perde
Huzur Ekmeği Masası
Direk
Köşe Desteği
Sandık
Buhur Sunağı
Şamdan
Kiriş için Halkalar
Çerçevelerin Tabanı
Gümüş Taban
Bakır Taban
-
-
12 Süleyman’ın Döneminde MabetKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
12 Süleyman’ın Döneminde Mabet
-
-
13 Başkâhinin GiysisiKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
13 Başkâhinin Giysisi
Sarık (Çıkış 28:39)
Adanmanın Kutsal İşareti (Çıkış 28:36)
Oniks Taşı (Çıkış 28:9)
Zincir (Çıkış 28:14)
Kareli Dokunmuş Keten Entari (Çıkış 28:39)
Hüküm Göğüslüğü (Çıkış 28:15, 16)
12 Değerli Taş (Çıkış 28:17-21)
Efod Üzerindeki Kuşak (Çıkış 28:8)
Efod (Çıkış 28:6)
Mavi Kolsuz Üstlük (Çıkış 28:31)
Nar Motifleri ve Çıngıraklar (Çıkış 28:33-35)
-
-
14 İsa: İlahi (tanrısal, tanrı benzeri) Bir VarlıkKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
14 İsa: İlahi (tanrısal, tanrı benzeri) Bir Varlık
Yuhanna 1:1—“Ve Söz bir tanrıydı (tanrısal bir varlıktı)”
Yunanca, καὶ θεὸς ἦν ὁ λόγος (kai theos en ho logos)
1808
“ve söz bir tanrıydı”
aThe New Testament, in An Improved Version, Upon the Basis of Archbishop Newcome’s New Translation: With a Corrected Text, Londra.
1829
“ve Logos bir tanrıydı”
bThe Monotessaron; ya da The Gospel History, According to the Four Evangelists, Vol. 1, John S. Thompson, Baltimore.
1864
“ve bir tanrıydı Söz”
cThe Emphatic Diaglott (J21, satırlararası okuma), Benjamin Wilson, New York ve Londra.
1879
“ve Söz bir tanrıydı”
dLa Sainte Bible, Segond-Oltramare, Cenevre ve Paris.
1928
“ve Söz tanrısal bir varlıktı”
eLa Bible du Centenaire, Société Biblique de Paris.
1935
“ve Söz tanrısaldı”
fThe Bible—An American Translation, J. M. P. Smith ve E. J. Goodspeed, Chicago.
1950
“ve Söz bir tanrıydı”
gNew World Translation of the Christian Greek Scriptures, Brooklyn.
1975
“ve Söz bir tanrıydı (ya da tanrısal bir varlıktı)”
hDas Evangelium nach Johannes, Siegfried Schulz, Göttingen, Almanya.
1978
“ve Logos, tanrı benzeri biriydi”
iDas Evangelium nach Johannes, Johannes Schneider, Berlin.
1979
“ve bir tanrıydı Logos”
jDas Evangelium nach Johannes, Jürgen Becker, Würzburg, Almanya.
1996
“Tanrı neyse Tanrısal Söz O’ydu.”
İncil, Çağdaş Türkçe Çeviri.
Bu İngilizce, Fransızca, Almanca ve Türkçe çeviriler “bir tanrı”, “tanrısal” ya da “tanrı benzeri” gibi sözcükler kullanıyor, çünkü Yunanca θεός (theos) sözcüğü yüklemden önce gelir, yüklem öbeğine ait bir tekil isimdir ve başında belgili tanımlık (harfi tarif) bulunmaz. Bu, tanımlıksız theos’tur. Söz ya da Logos’un birlikte olduğu Tanrı ise, burada Yunanca ǒ θεός ifadesiyle, yani başındaki ho belgili tanımlığıyla birlikte theos olarak adlandırılıyor. Bu, tanımlıklı theos’tur. İsim, tanımlıklı yapıda kullanıldığında bir kimliği, kişiyi gösterir. Oysa yüklem öbeği içinde, yüklemin başında tekil ve tanımlıksız olarak kullanıldığında birinin niteliğini gösterir. Dolayısıyla, Yuhanna’nın Söz ya da Logos’un “bir tanrı” olduğu ya da “tanrısal” olduğu şeklindeki ifadesi, onun, bizzat birlikte bulunduğu Tanrı olduğu anlamına gelmez. Bu yalnızca, Söz ya da Logos’un bir niteliğini anlatır, onu Tanrı ile bir ve aynı kişi olarak tanıtmaz.
Yunanca metinde, tanımlıksız tekil ismin yüklem öbeği içinde ve yüklemin başında bulunduğu birçok yer vardır. Markos 6:49; 11:32; Yuhanna 4:19; 6:70; 8:44; 8:48; 9:17; 10:1, 13, 33; 12:6; 18:37 ayetleri buna örnektir. Bu yerlerde, çevirmenler, kendi dillerinin gerektirdiği durumlarda öznenin niteliğini ya da tanıtıcı özelliğini göstermek üzere yüklemsel ismin önüne belgisiz tanımlık koyarlar. Bu tür metinlerde yüklem öbeğindeki ismin başına belgisiz tanımlık konulduğuna göre, Yuhanna 1:1’deki tanımlıksız θεός’tan önce de bir belgisiz tanımlığın konulması onun Türkçe’de “bir tanrı” olarak okunmasını sağlar. Bu yerinde bir uygulamadır. Kutsal Yazılar bu şekildeki tercümenin doğru olduğunu gösterir.
Philip B Harner, Philadelphia çıkışlı Journal of Biblical Literature’ın 1973 tarihli 92. Cildinin 85. sayfasında yer alan, “Qualitative Anarthrous Predicate Nouns: Mark 15:39 and John 1:1,” (Niteleyici Tanımlıksız Yüklemsel İsimler: Markos 15:39 ve Yuhanna 1:1) adlı makalesinde Yuhanna 1:1’deki gibi cümleciklerin “yüklemin başında bulunan, yükleme ait tanımlıksız isimle birlikte, öncelikle niteleyici anlam” taşıdığını yazıyor. “Bunlar logos’un theos yapısında olduğunu gösterir. Yüklemsel bir isim olan theos’u tanımlıklı gibi görmek için bir temel yoktur.” Makalesinin 87. sayfasında Harner şu sonuca varıyor: “Bana göre, Yuhanna 1:1’deki yüklemsel ismin niteleyicilik vasfı o derece açıktır ki, tanımlıklı olarak düşünülemez.”
-
-
15 “Cinsel ahlaksızlık”, “Fuhuş”: Her Tür Yasak Cinsel İlişkiKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
15 “Cinsel ahlaksızlık”, “Fuhuş”: Her Tür Yasak Cinsel İlişki
Matta 5:32—Yunanca, πορνεία (porneia); Latince, fornicatio
Yunanca porneia sözcüğünün anlamı çok geniştir. W. Bauer’in sözlüğünde porneia başlığı altında sözcüğün anlamı hakkında şunlar söyleniyor: “Fahişelik, iffetsizlik, cinsel ahlaksızlık, her tür yasak cinsel ilişki” (A Greek-English Lexicon of the New Testament and Other Early Christian Literature, F. W. Gingrich ve F. W. Danker, 1979 tarihli İngilizce ikinci basım, Chicago ve Londra, s. 693).
İsa’nın Matta 5:32 ve 19:9’daki sözleri hakkında Theological Dictionary of the New Testament’ın VI. Cilt, 592. sayfasında şöyle deniyor: “πορνεία [porneia] evlilik dışı cinsel ilişkiyi kasteder.” Dolayısıyla, Kutsal Yazılar porneia terimini evli kişilerle ilgili olarak kullanır. Aynı sözlüğün 594. sayfasında Efesoslular 5:3, 5 ayetleriyle bağlantılı olarak şunlar söyleniyor: “Pavlus, bedensel isteklerine hâkim olma vergisinin herkeste olmadığını kabul eder, 1 K. 7:7. Cinsel ahlaksızlığa karşı bir korunma olarak, bedensel isteklerine hâkim olamayan [bekâr] kişi, Tanrı tarafından tavsiye edildiği gibi yasal bir evlilik yapmalıdır, 1 K. 7:2.” Böylece, Kutsal Yazılar porneia sözcüğünü yasak cinsel ilişkide bulunan ve bu tür alışkanlıklar edinen bekâr kişilerle bağlantılı olarak da kullanır (1. Korintoslular 6:9’a bakın).
Westcott ve Hort Yunanca metninin editörlerinden B. F. Westcott, Saint Paul’s Epistle to the Ephesians adlı eserinde (1906, Londra ve New York, s. 76) Efesoslular 5:3 üzerine olan notunda porneia sözcüğünün Yunanca Kutsal Yazılarda bulunan farklı anlamları hakkında şu görüşü belirtiyor: “Bu, yasak cinsel ilişkilerin tümü için kullanılan genel bir terimdir, (I) zina: Hoş. ii. 2, 4 (LXX.); Mat. v. 32; xix. 9; (2) yasaya aykırı evlilik, 1 Kor. v. I; (3) burada [Efesoslular 5:3] olduğu gibi genel anlayışa göre cinsel ahlaksızlık.” “Genel anlayış” ifadesiyle, yalnızca evli olmayanlar arasındaki ilişkiyi kapsayan, sınırlı, modern bir ahlak kavramına değinildiği anlaşılıyor.
Yunanca Kutsal Yazıların bazı yerlerinde porneia, sözlüklerdeki bu anlamının yanı sıra sembolik bir anlamda da kullanılır. Bu anlamla ilgili olarak F. Zorell’in Lexicon Graecum Novi Testamenti adlı eserinde, (1961 tarihli 3. baskı, 1106. sütun) porneia başlığı altında şunlar söyleniyor: “tüm olarak ya da kısmen, hakiki imana isyan, tek gerçek Tanrı Yahve’den ayrılıp yabancı tanrılara yönelme [4Kr 9:22; Yer 3:2, 9; Ho 6:10 vs; Tanrı’yla Kendi toplumu arasındaki bağ ruhi anlamda bir tür evlilik gibi görülürdü]: Vh 14:8; 17:2, 4; 18:3; 19:2.” (Parantezler ve italikler yazara ait; LXX’teki 4Kr, Masoretik metindeki 2. Kralların karşılığıdır.)
Yunanca metinde porneia 25 kez, şu yerlerde geçer: Matta 5:32; 15:19; 19:9; Markos 7:21; Yuhanna 8:41; Elçiler 15:20, 29; 21:25; 1. Korintoslular 5:1, 1; 6:13, 18; 7:2; 2. Korintoslular 12:21; Galatyalılar 5:19; Efesoslular 5:3; Koloseliler 3:5; 1. Selanikliler 4:3; Vahiy 2:21; 9:21; 14:8; 17:2, 4; 18:3; 19:2.
Bununla bağlantılı olan porneuo fiili “cinsel ahlaksızlık (ya da fuhuş) yapmak” olarak tercüme edilmiştir ve asıl metinde 8 yerde geçer: 1. Korintoslular 6:18; 10:8, 8; Vahiy 2:14, 20; 17:2; 18:3, 9.
Yine bununla bağlantılı olan ekporneuo fiiliyse, yalnızca bir kez Yahuda 7’de geçer ve “cinsel ahlaksızlığa dalmak” olarak tercüme edilmiştir.
Bu kavramla bağlantılı diğer bir sözcük olan porne ismi, “fahişe” olarak tercüme edilir ve 12 yerde geçer: Matta 21:31, 32; Luka 15:30; 1. Korintoslular 6:15, 16; İbraniler 11:31; Yakup 2:25; Vahiy 17:1, 5, 15, 16; 19:2.
Bağlantılı diğer bir sözcük pornos ismi “cinsel ahlaksızlık yapan” olarak tercüme edilir ve 10 yerde geçer: 1. Korintoslular 5:9, 10, 11; 6:9; Efesoslular 5:5; 1. Timoteos 1:10; İbraniler 12:16; 13:4; Vahiy 21:8; 22:15. Bu sözcük, H. Liddell ve R. Scott’un A Greek-English Lexicon adlı eserinde, (1968 basımı, s. 1450) “cinsel amaçla kullanılan oğlan, eşcinsel, cinsel ahlaksızlık yapan, putperest” olarak tanımlanıyor.
-
-
16 Mesih’in Hazır Bulunuşu (Parousia)Kutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
16 Mesih’in Hazır Bulunuşu (Parousia)
Matta 24:3—Yunanca, τὸ σημεῖον τῆς σῆς παρουσίας (to semeion tes ses parousias)
1864
“SENİN hazır bulunuşunun ALAMETİ”
The Emphatic Diaglott (J21), Benjamin Wilson, New York ve Londra.
1897
“senin hazır bulunuşunun alameti”
The Emphasised Bible, J. B. Rotherham, Cincinnati.
1903
“Senin hazır bulunuşunun işareti”
The Holy Bible in Modern English, F. Fenton, Londra.
1950
“senin hazır bulunuşunun alameti”
New World Translation of the Christian Greek Scriptures, Brooklyn.
Yunanca parousia ismi sözcük anlamıyla “yanında olma” demektir; bu ifade, para (yanında) edatı ile ousia (“olma”) sözcüğünden oluşmuştur. Parousia sözcüğü Yunanca Kutsal Yazıların asıl metninde 24 defa geçer. Bu ayetler Matta 24:3, 27, 37, 39; 1. Korintoslular 15:23; 16:17; 2. Korintoslular 7:6, 7; 10:10; Filipililer 1:26; 2:12; 1. Selanikliler 2:19; 3:13; 4:15; 5:23; 2. Selanikliler 2:1, 8, 9; Yakup 5:7, 8; 2. Petrus 1:16; 3:4, 12 (dipnot); 1. Yuhanna 2:28’dir. Bu ayetlerde parousia sözcüğü bağlamın izin verdiği yerlerde “hazır bulunuş” olarak çevrilmiştir.
Bu ismin fiil şekli olan pareimi, sözcük anlamıyla “yanında olmak” demektir. Bu fiil Yunanca Kutsal Yazıların asıl metninde 24 kez geçer. Bu ayetler Matta 26:50; Luka 13:1; Yuhanna 7:6; 11:28; Elçiler 10:21, 33; 12:20; 17:6; 24:19; 1. Korintoslular 5:3, 3; 2. Korintoslular 10:2, 11; 11:9; 13:2, 10; Galatyalılar 4:18, 20; Koloseliler 1:6; İbraniler 12:11; 13:5; 2. Petrus 1:9, 12; Vahiy 17:8’dir. Bu ayetlerde pareimi fiili bağlama göre “şimdi”, “bir yerde” veya “birinin yanında” olarak ya da farklı şekillerde tercüme edilmiştir.
“Hazır bulunuş” anlamındaki parousia ifadesi, “geliş” anlamına gelen Yunanca eleusis sözcüğünden farklıdır. Bu sözcük Yunanca metinde bir kez, Elçiler 7:52’de geçer; sözcük burada eleuseos (Latince adventu) biçiminde bulunur. Parousia ve eleusis sözcükleri birbirinin yerine kullanılmaz. Theological Dictionary of the New Testament (5. Cilt, sayfa 865) şunları belirtiyor: “Bu sözcükler [pareimi ve parousia] hiçbir zaman Mesih’in insan olarak gelişi için kullanılmaz ve παρουσία [Parousia] asla dönüş anlamına gelmez. Birden fazla parousia fikrine ilk kez Kilisenin sonraki dönemlerinde [MS ikinci yüzyılda, İustinos’tan sonra] rastlanır . . . Hıristiyanlığın ilk dönemlerinin düşünce dünyasını anlayabilmek için temel bir ön koşul, kendimizi bu fikirden [birden fazla parousia olduğu düşüncesinden] tamamıyla kurtarmaktır.”
İlahiyat doktoru Israel P. Warren bu sözcüğün anlamı hakkında The Parousia adlı eserinde şunları yazdı: “Biz sık sık ‘ikinci advent’, ‘ikinci geliş’ ve benzeri ifadeler kullanırız, fakat Kutsal Yazılar hiçbir zaman ‘ikinci Parousia’dan söz etmez. Onun özelliği ne olursa olsun, bu benzersiz bir şeydi; daha önce hiç olmamış ve bir daha asla olmayacak bir şey. Bu, bir hazır bulunuştu; onun insanlara göründüğü diğer tüm olaylardan farklı ve onlardan üstün bir şey. Böylece bu sözcüğün neye atfettiği herhangi bir sıfata gerek kalmadan kendiliğinden anlaşılacaktı” (Portland, Maine, 1879, sayfa 12-15).
Ayrıca, W. Bauer tarafından yazılan A Greek-English Lexicon of the New Testament and Other Early Christian Literature adlı sözlükte şunlar belirtiliyor: “[Parousia] yüksek makamdaki bir kişinin, özellikle bir eyaleti ziyaret eden kralların ve imparatorların ziyareti için kullanılan resmi bir terim oldu” (İngilizce ikinci baskı, F. W. Gingrich ve F. W. Danker, Chicago ve Londra, 1979, s. 630). Matta 24:3’ün yanı sıra, 1. Selanikliler 3:13 ve 2. Selanikliler 2:1 gibi başka ayetlerde de geçen parousia sözcüğü, İsa Mesih’in bu ortamın son günlerinde Kral olarak tahta çıkmasıyla başlayan hazır bulunuşunu kasteder.
-
-
17 “İşkence Direği”Kutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
17 “İşkence Direği”
Yunanca, σταυρός (stauros); Latince, crux
“İşkence direği” ifadesi Matta 27:40’ta İsa’nın Golgota ya da Kafatası denen yerde idam edilmesi bağlamında kullanılır. Burada geçen Yunanca stauros sözcüğünün, putperestlerin Mesih’ten önceki yüzyıllarda dinsel bir simge olarak kullandıkları haç ile aynı anlama geldiğine ilişkin hiçbir kanıt yoktur.
Klasik Yunancada stauros sözcüğü sadece dik bir direk, sırık ya da yapıların temelinde kullanılan bir kazık anlamına geliyordu. Stauroo fiili ise kazıklarla çit çekmek anlamına geliyordu. Yunanca Kutsal Yazıların yazarları, ortak Yunanca (koine) dilinde yazdılar ve stauros sözcüğünü klasik Yunancadakiyle aynı anlamda kullandılar. Bu sözcük, herhangi bir açıyla kesişen iki sırık için kullanılmaz; stauros tek bir sırık ya da kazık anlamına gelir. Bunun aksini gösteren bir kanıt yoktur. İsa’nın elçileri Petrus ve Pavlus, onun çivilendiği işkence aletine değinirken ksülon sözcüğünü de kullanmışlardır. Bu da onun başka bir parçayla kesişmeyen düz bir direk olduğunu gösterir, çünkü bu özel bağlamda ksülon bu anlama gelir (Elçiler 5:30; 10:39; 13:29; Galatyalılar 3:13; 1. Petrus 2:24). Septuagint çevirisinde ksülon sözcüğünü Ezra 6:11’de (2 Esdras 6:11) görüyoruz. Tıpkı Elçiler 5:30 ve 10:39’da olduğu gibi, orada da suçluların asılacağı bir direkten söz ediliyor.
W. E. Vine, stauros sözcüğünün anlamıyla ilgili şunları belirtiyor: “STAUROS (σταυρός) öncelikle dik bir sırık ya da direk demektir. İdam edilecek suçlular bunların üzerine çivileniyordu. Hem bu ismin, hem de bir direk ya da kazık üzerine bağlamak anlamına gelen stauroo fiilinin, kilisede kullanılan, kesişen iki direkten oluşan haç şekliyle ilgisi yoktur. Haç şeklinin kökeni eski Kalde’ye dayanır. O ülkede ve Mısır gibi komşu ülkelerde bu işaret, Tammuz tanrısının (isminin baş harfi T, yani mistik Tau) simgesi olarak kullanılırdı. MS 3. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, kiliseler Hıristiyan inancına özgü bazı öğretilerden saptılar ya da başka inançları taklit ederek bunları değiştirdiler. İmana isyan eden kilise sisteminin prestijini artırmak amacıyla, putperestler, imanda yeniden doğmadan kiliselere kabul edildiler; kendi putperest işaret ve simgelerini de kullanmalarına geniş ölçüde izin verildi. Böylece en yaygın şekliyle mistik Tau veya T’nin yatay parçasının biraz aşağı kaydırılmış hali olan haç, Mesih’in haçının simgesi olarak benimsetildi” (An Expository Dictionary of New Testament Words, 1966 basımı, Cilt 1, sayfa 256).
Lewis ve Short’un Latince sözlüğü, crux sözcüğünün temel anlamı olarak “suçluların gerildiği ya da asıldığı bir ağaç, darağacı ya da ağaçtan yapılmış diğer infaz aletleri” tanımını veriyor. “Haç” crux sözcüğüne sonradan verilmiş bir anlamdır. Bir suçlunun gerilmesi için kullanılan tek bir direğe Latincede crux simplex denir. Böyle bir işkence aleti Justus Lipsius (1547-1606) tarafından De cruce libri tres adlı eserinde (Anvers, 1629 basımı, sayfa 19) resmedilmiştir. Söz konusu resim arka sayfada görülmektedir.
Hermann Fulda, Das Kreuz und die Kreuzigung (Haç ve Çarmıha Geriliş) adlı eserinde (Breslau, 1878 basımı, sayfa 109) şöyle der: “Halka açık infazlar için seçilen her yerde ağaç bulunmuyordu. Bu yüzden düz bir direk toprağa saplanırdı. Kanunu çiğneyenler, elleri yukarı doğru kaldırılmış olarak ve çoğunlukla ayaklarından da bu direğe bağlanır ya da çivilenirdi.” Fulda, bu konuda birçok kanıt sunduktan sonra sayfa 219, 220’de şu sonuca varıyor: “İsa basit bir idam direği üzerinde öldü. Bunu destekleyen şu noktalar var: (a) Doğuda o zamanlar yaygın olarak bu infaz aracının kullanılması, (b) İsa’nın çektikleriyle ilgili tarihsel kaydın dolaylı olarak gösterdikleri ve (c) ilk kilise babalarının birçok ifadesi.”
Basel Üniversitesinde profesör olan Paul Wilhelm Schmidt, Die Geschichte Jesu (İsa’nın Öyküsü) adlı eserinde (Cilt 2, Tübingen ve Leipzig, 1904 basımı, sayfa 386-394) Yunanca stauros sözcüğü üzerine yaptığı ayrıntılı araştırmayı kaleme aldı. Eserinin 386. sayfasında şöyle diyor: “Dik duran her direğe ya da ağaç kütüğüne σταυρός [stauros] denir.” P. W. Schmidt, İsa’ya verilen cezanın infazıyla ilgili sayfa 387-389’da şunları yazdı: “İncil kayıtlarına göre, İsa’ya verilen cezayla ilgili olarak kırbaçlanma dışında söz konusu olan tek şey Roma’nın en basit çarmıha germe usulüdür; yani çıplak bedeni bir direk üzerine asmak. Bu arada utanç verici cezanın şiddetini artırmak amacıyla direk infaz yerine kadar İsa’ya taşıttırıldı ya da çektirildi. . . . Toplu idamlarda infaz şekli olarak yalnızca doğrudan direğe asma usulü söz konusudur: Varus bu yöntemle 2.000 kişiyi idam ettirdi (Jos. Ant. XVII 10. 10), Quadratus (Yahudi Savaşları II 12. 6), Vali Feliks (Yahudi Savaşları II 15. 2 [13.2]), Titus (Yahudi Savaşları VII. 1 [V 11. 1]) da toplu idamlar yaptırdı.”
O halde, İsa Mesih’in dik açıyla kesişen iki kereste parçası üzerinde çarmıha gerildiği konusunda hiçbir kanıt yoktur. Kutsal Yazılara putperest kökenli haç kavramını sokarak Tanrı’nın yazılı Sözüne bir şey eklemeyi asla istemediğimiz için, stauros ve ksülon sözcükleri en yalın anlamlarıyla çevrildi. İsa stauros sözcüğünü takipçilerinin çektiği acının, utancın ve işkencenin temsili olarak kullandığından (Matta 16:24), stauros sözcüğü “işkence direği” olarak çevrilip, “direk” olarak çevrilen ksülon sözcüğünden ayrılmıştır.
[Sayfa 1765’teki resim]
Crux simplex
-
-
18 “Eski Ahit” ve “Yeni Ahit” İfadeleriKutsal Kitap Yeni Dünya Çevirisi
-
-
18 “Eski Ahit” ve “Yeni Ahit” İfadeleri
2. Korintoslular 3:14—Yunanca, ἐπὶ τῇ ἀναγνώσει τῆς παλαιᾶς διαθήκης (epi tei anagnosei tes palaias diathekes);
Latince, in lectione veteris testamenti
1611
“eski ahdin okunmasında”
King James Version.
1808
“eski ahdin okunmasında”
The New Covenant, Commonly Called the New Testament: Yunancadan Tercüme, Charles Thomson, Philadelphia.
1869
“eski ahit okunurken”
The New Testament: Tischendorf’un Yunanca metninden Tercüme, George R. Noyes, Boston.
1958
“eski ahdin okunmasında”
Kitabı Mukaddes, Kitabı Mukaddes Şirketi.
2001
“Eski Antlaşma okunurken”
Kutsal Kitap – Yeni Çeviri, Kitabı Mukaddes Şirketi.
İbranice ve Aramca yazılmış Kutsal Yazılardan “Eski Ahit” olarak söz etmek günümüzde yaygın bir uygulamadır. Bu ifade 2. Korintoslular 3:14’e dayandırılmaktadır: “Onların zihinsel yetileri körelmişti. Örtülen o peçe eski ahit okunurken hâlâ duruyor, çünkü ancak Mesih aracılığıyla kaldırılabilir.”
Fakat elçi Pavlus burada İbranice ve Aramca Kutsal Yazıların tümünden söz etmiyordu. Ayrıca, ilham edilmiş Yunanca Kutsal Yazılara “yeni ahit” olarak da değinmiyordu. Pavlus, Musa’nın ilk beş kitapta (Pentatök) kaydettiği ve İsa’dan önceki Kutsal Yazıların sadece bir kısmını oluşturan eski Kanun ahdinden söz ediyordu. Bu nedenle sonraki ayette “Musa’nın kitapları” ifadesini kullanmıştır.
Dolayısıyla, İbranice ve Aramca Kutsal Yazıların “Eski Ahit”, Yunanca Kutsal Yazıların da “Yeni Ahit” diye adlandırılmasının geçerli bir temeli yoktur. İsa Mesih, Tanrı tarafından ilham edilen metinlerin bütününden “Kutsal Yazılar” diye söz etmişti (Matta 21:42; Markos 14:49; Yuhanna 5:39). Elçi Pavlus da bu metinlerden “Kutsal Yazılar” diye söz etti (Romalılar 1:2; 15:4; 2. Timoteos 3:15). Dolayısıyla, “eski ahit” ve “yeni ahit” ifadeleri yerine, “İbranice Kutsal Yazılar” ve “Yunanca Kutsal Yazılar” gibi daha uygun ifadeleri kullanmak için geçerli nedenler vardır.
-