Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • “Dünyayı Saran Güven Bunalımı”
    Uyanış!—2010 | Ekim
    • “Dünyayı Saran Güven Bunalımı”

      Batı Afrika’da 12 yaşında bir çocuk sahte bir sıtma ilacı yüzünden hastanede yatıyor. Oysa annesi ilacı güvenilir bir eczaneden almıştı. Bir hastane hekimi “Piyasada 15 yıldır sahte ilaçlar görüyoruz” diyor.a

      Asya’da yeni doğmuş bebeklerini sözde zenginleştirilmiş bir sütle besleyen anne baba, sütün içinde zararlı bir madde olduğunu öğrenince şok geçiriyor. Ne yazık ki minik bebek ölüyor.

      Amerikalı saygın bir iş adamı, müşterilerini milyarlarca dolar dolandırıyor. “Yüzyılın dolandırıcılığı” olarak adlandırılan bu olayda binlerce kişi emeklilik yatırımlarının uçup gittiğini öğrenip yıkılıyor.

      GÜNÜMÜZ dünyasında neredeyse herkes öyle ya da böyle güvenini sarsan bir olay yaşamıştır. Küresel ekonomik kriz bile büyük ölçüde, Le Monde gazetesinin deyimiyle “dünyayı saran güven bunalımının” sonucudur.

      Peki günümüzdeki güven bunalımına ne yol açtı? Gerçekten güvenebileceğiniz kimse var mı?

      [Dipnot]

      a Le Figaro gazetesi (Fransa).

  • Güvenecek Kimse Kalmadı mı?
    Uyanış!—2010 | Ekim
    • Güvenecek Kimse Kalmadı mı?

      Ağrı tedavisinde önde gelen uzmanlardan biri olarak tanınırdı ve yürüttüğü araştırmalar tanınmış tıp dergilerinde yayımlanırdı. Fakat bu önemli anestezistin, araştırma sonuçlarını 1996’dan itibaren on yıldan uzun süre boyunca uydurmuş olduğu ortaya çıktı.

      “BİR insan neden böyle bir yol seçer aklım almıyor.” Dr. Steven L. Shafer Anesthesiology News adlı dergide böyle dedi.

      Böyle saygın insanların başka insanları aldatmasının ardında ne yatıyor olabilir? Dört olası nedeni ele alalım.

      ● Açgözlülük. The New England Journal of Medicine dergisinin eski editörü Dr. Jerome Kassirer The New York Times’a şöyle dedi: “Araştırmacılar, gelirlerinin büyük kısmı ilaç şirketlerine bağlı olduğunda genelde o şirketlerin yararına olacak raporlar sunuyorlar.”

      ● Ne pahasına olursa olsun başarılı olma arzusu. Almanya’da tıp öğrencilerinin, “Doktor” unvanını kazanmak için öğretmenlerine binlerce euro rüşvet verdikleri düşünülüyor. The New York Times’ın değindiği bir araştırmaya göre etik kuralları çiğneyen öğrencilerin çoğu, başarıya ulaştıktan sonra “yüksek ahlak standartlarına bağlı kalacağını” söyledi.

      ● Örnek alınacak kimsenin olmaması. The New York Times’da sözleri alıntılanan bir profesör, lise öğrencileri hakkında şöyle dedi: “İnsanın içinden ‘ahlak pusulalarını kaybetmişler’ demek geliyor. . . . . Fakat aslında öğretmenlerinin, danıştıkları kişilerin ve toplumun geri kalanının, bir ahlak pusulası oluşturup benimsemelerine hiçbir zaman yardım etmediğini söylemek daha doğru olur.”

      ● Değerlerle davranışlar arasındaki tutarsızlık. Yaklaşık 30.000 öğrenciyle yapılan bir ankette öğrencilerin yüzde 98’i insan ilişkilerinde dürüstlüğün çok önemli olduğunu söyledi. Fakat yüzde 80’i anne babasına yalan söylediğini, yüzde 64’ü de önceki yıl sınavlarda kopya çektiğini kabul etti.

      En Üstün İlkeler

      Bu sayfadaki çerçevede belirtildiği gibi güven duymak insanın yapısında vardır. Yine de Kutsal Kitap gerçekçi olarak “insanın yüreğinin eğilimi gençliğinden itibaren kötüdür” der (Başlangıç 8:21). Peki siz bu eğilime nasıl karşı koyabilirsiniz? Etrafınızdakiler dürüstlüğünü yitirirken siz nasıl koruyabilirsiniz? Kutsal Kitaptaki şu ilkelerin yardımı olabilir:

      ● “Senin yanında güven duyana kötülük tasarlama” (Özdeyişler 3:29).

      İnsan sevgimiz varsa onların iyiliğini düşünürüz, güvenlerini suiistimal etmeyiz. Herkes bu ayetteki ilkeyi uygulasaydı ilk başta söz ettiğimiz sahte ilaç ticareti gibi açgözlülükten kaynaklanan sayısız kötülük son bulurdu.

      ● “Hakikatten şaşmayan dudaklar sonsuza dek kalır; yalancı dil ise bir an içindir” (Özdeyişler 12:19).

      Günümüzde birçok insan dürüstlüğün bir dezavantaj olduğunu düşünüyor. Fakat kendinize şöyle sorun: “Hangisi daha değerli? Dürüstlüğümü bozarak sağlayacağım anlık bir kazanç mı yoksa özsaygı da dahil dürüstlüğümü koruyarak elde edeceğim kalıcı yararlar mı?” Bir öğrenci sınavlarda kopya çekerek bilgisi ve yetenekleri konusunda başkalarını aldatabilir, fakat ileride işe başladığında ne kadar başarılı olacak?

      ● “Doğru kişi dürüstlük yolunda yürür. Kendisinden sonra çocukları da mutlu olur” (Özdeyişler 20:7).

      Bir anne ya da babaysanız, ‘dürüstlük yolunda yürüyerek’ çocuğunuza iyi bir örnek olun. Ona doğru olanı yapmaktan nasıl yarar gördüğünüzü anlatın. Anne babasının ‘dürüstlük yolunda yürüdüğünü’ gören bir çocuk büyük ihtimalle dürüst bir kişi olacaktır (Özdeyişler 22:6).

      Yukarıdaki ilkeleri uygulamak gerçekten yarar sağlar mı? Günümüzde hâlâ güvenebileceğimiz insanlar var mı?

      [Sayfa 4’teki pasaj]

      Le Figaro gazetesine göre Fransa’da gittikçe daha çok insan “siyasette, ekonomide, sosyetede ve sanatta toplumun önde gelenlerinin erdemli olmadığını düşünüyor ve kendileri de erdemli olmaya gerek duymuyor.”

      [Sayfa 5’teki çerçeve]

      GÜVEN DUYMAK İNSANIN DOĞASINDA MI VAR?

      Frankfurt Üniversitesi’nde (Almanya) işletme profesörü olan Michael Kosfeld, yaptığı deneylerde güvenin “insan yapısının biyolojik bir özelliği” olduğu sonucuna vardı. Kosfeld, iki insan arasında iletişim olduğunda insan beyninin güven duygusu uyandıran oksitosin hormonunu salgıladığını keşfetti. Kosfeld “Güven aslında insan ırkını diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri” diyor. “Güven olmadığında bir anlamda insanlığımızı kaybediyoruz.”

  • Güvenebileceğiniz İnsanlar
    Uyanış!—2010 | Ekim
    • Güvenebileceğiniz İnsanlar

      Arjantin’de taksi şoförlüğü yapan Santiago, arabasında bir çanta unutulduğunda hiç tereddüt etmeden sahibine ulaştırdı. Santiago’nun yaptığı normal bir şeymiş gibi gelebilir, ama çantanın içinde 32.000 dolardan fazla para vardı!

      DÜNYADAKİ herkes dürüst olsaydı hayat nasıl olurdu bir düşünün! Çocuğunuzu hiç korkmadan bir bakıcıya emanet edebilirdiniz. Anahtarlara ya da kapı kilitlerine ihtiyacınız olmazdı. Bu sadece bir hayal mi?

      Ahlaki Değerlere Sahip Olmanın Yararı

      Elçi Pavlus kendisi ve iman kardeşleri hakkında ‘Her konuda dürüst davranmak istiyoruz’ demişti (İbraniler 13:18). Yehova’nın Şahitleri de böyle davranmaya çalışırlar. Onlar İşaya 33:15’te dediği gibi “doğruluktan ayrılmayan, hep doğruyu söyleyen, dolandırıcılıkla haksız kazanç elde etmeyi reddeden, rüşveti elinin tersiyle iten” kişiler olmak isterler. Böyle dürüst yaşayan bazı kişilerin bunu nasıl yaptığını görelim.

      ● ‘Doğruyu söyledi.’ Bir Yehova’nın Şahidi olan Domingo, Filipinler’de kopra (kurutulmuş hindistancevizi) üretilen bir çiftlikte çalışıyor. O “Çoğu işçi işverenine karşı dürüst davranmıyor” diyor. “Mesela kopra topladıklarında işverene aslında kaç çuval topladıklarını söylemiyorlar. Bu sayede bazı çuvalları kendilerine saklayıp gizlice satabiliyorlar.”

      Domingo ve ailesi bir keresinde üretim miktarı konusunda yalan söylemek istemedikleri için neredeyse kovuluyorlardı. Domingo şöyle diyor: “İşverenimize, kovulacak olsak bile yalan söylemeyeceğimizi söyledik. Bir süre sonra Yehova’nın Şahitlerinin iyi ve güvenilir insanlar olduğunu söyledi ve bize işlememiz için daha fazla toprak ayırdı.”

      ● ‘Haksız kazanç elde etmeyi reddetti.’ Kamerun’da bir bölgenin vergi dairesi başkanı olan Pierre’in karşısına kolay yoldan para kazanmak için birçok fırsat çıkıyor. Ona geçici işçilerin maaşını ödeme görevi verildiğinde ödemelerde bir anormallik olduğunu fark etti. Pierre “Kontratı bitmiş ve ölmüş kişilere hâlâ maaş ödeniyordu” diyor. “Bu parayı alıp kullanabileceğimi düşünmek yerine titizlikle kayıt tutup bir kasada sakladım.”

      Sonuç ne oldu? Pierre şöyle anlatıyor: “İki yıl sonra durumu kontrol etmeye geldiler. Sakladığım para o zamana kadar hatırı sayılır bir miktara ulaşmıştı. Tüm bu parayı teslim etmekten ve tuttuğum eksiksiz kaydı göstermekten gurur duydum. Denetçiler dürüstlüğümden dolayı beni içtenlikle övdüler.”

      ● ‘Rüşvet almayı’ kabul etmedi. Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinde bir noter olarak çalışan Ricardo’ya birçok kez rüşvet teklif edildi. Şöyle anlatıyor: “Bir keresinde bir avukat bana rüşvet vermeye kalktı. Haberim olmadan evime bir CD çalar yollamış. O zamanlar CD çalar daha yeni çıkmıştı ve lüks bir şeydi.”

      Ricardo ne yaptı? Şöyle diyor: “Eşimle paketi açmamaya karar verdik. Avukatın bürosuna gidip paketi masasının üstüne koydum. Çok şaşırdı. Ama bu sayede, hediyesini neden geri getirdiğimi anlatmak için fırsatım oldu. Özellikle sekreteri yaptığımdan çok etkilendi.”

      Elbette dünyada dürüst yaşamaya çalışan başka birçok insan da var, fakat Yehova’nın Şahitleri bir toplum olarak dürüstlükleriyle tanınırlar. Bu yüzden geçenlerde Polonya’daki bir giyim mağazaları zinciri sadece Yehova’nın Şahitlerini işe almaya karar verdi. Satış müdürü şunu söyledi: “Her yerde dürüst insanlar bulabilirsiniz, fakat Yehova’nın Şahitlerinin ilkeleri var ve bunlara sıkıca bağlı kalıyorlar.”

      Yoksul Ama Dürüst

      Birçok kişi yoksulluğun dürüst olmamak için geçerli bir neden olduğunu düşünüyor. Örneğin CNN’in bir haberinde, günlerini internette insanları dolandırmakla geçiren 14 yaşındaki Nijeryalı bir çocuğun hikâyesi anlatıldı. O kendini şöyle savunuyor: “Başka ne yapmamı bekliyorsunuz ki? Tüm ailemin, kardeşimin, annemin, babamın karnını doyuruyorum. İnsan bir şekilde hayatta kalmalı.”

      Tabii ki Kutsal Kitap dürüstlüğünü koruyanlara zenginlik vaat etmez, fakat temel ihtiyaçlarının karşılanacağına dair güvence verir. İşaya 33:16 şöyle der: “Ekmeği verilecek, suyu hiç tükenmeyecek.”

      Yine de bazıları şöyle sorabilir: “Peki her gün karnını zar zor doyuranlar ne yapsın? Dürüst olmak onlara nasıl yarar sağlayabilir?”

      Kamerun’da yaşayan Berthe’in nasıl geçindiğine bakalım. O küçük tezgâhında miando, yani manyoktan yapılan atıştırmalık çubuklar satıyor. “Normalde her pakette 20 miando çubuğu olmalı” diyor. “Genelde dükkân sahipleri paketlerin çoğuna 17 ya da 18 tane koyuyorlar, fakat ben insanları aldatarak para kazanmak istemiyorum.”

      Peki Berthe’in işleri çok mu iyi gidiyor? Her zaman değil. O “Bazen bütün gün hiçbir şey satamadığım oluyor” diyor. “O zaman yiyecek satanlara gidip halen hiçbir şey satamadığımı söylüyorum ve bir kap yemek istiyorum. Onlar da veriyorlar, çünkü para kazanır kazanmaz yemeğin parasını ödeyeceğimi biliyorlar. Bu bir güven meselesi ve güven zamanla kazanılıyor.”

      Yaratıcımıza Güvenebiliriz

      Birinin verdiği sözleri tuttuğunu gördükçe ona duyduğumuz güven artar. Yehova Tanrı’nın eski toplumuna önderlik edenlerden Yeşu şöyle demişti: “Yehova’nın . . . . verdiği bütün güzel vaatlerin hiçbiri boş çıkmadı, tümü gerçekleşti” (Yeşu 21:45). Bizim de Tanrı’ya güvenmek için birçok nedenimiz var.

      Tanrı’nın vaatleri o kadar güvenilirdir ki O, Sözünü yağmura benzetir (İşaya 55:10, 11). Gerçekten de, yağmurun yere düşüp toprağı ıslatmasını ve yeşertmesini kim engelleyebilir? Hiç kimse! Benzer şekilde Tanrı’nın verdiği sözleri gerçekleştirmesini de hiçbir şey engelleyemez.

      Yaratıcımızın vaatlerinden biri 2. Petrus 3:13’te kayıtlıdır: “Biz O’nun vaadine dayanarak, yeni gökler ve yeni bir yer bekliyoruz; onlar doğruluğun barınağı olacaktır.” Tanrı, insanları aldatan ve sömürmeye çalışan kişileri yeryüzünden silip atmayı amaçlıyor. O’nun bu amacını nasıl gerçekleştireceğini öğrenmek ister misiniz? Bunu öğrenmek için, yörenizdeki Yehova’nın Şahitleriyle temasa geçebilir ya da bu derginin 4 ve 5. sayfasındaki adreslerden sizin için uygun olanına yazabilirsiniz.

      [Sayfa 8’deki çerçeve/​resim]

      DÜRÜSTLÜĞÜ ÖDÜLLENDİRİLDİ

      Lucio, Filipinler’de yaşayan bir Yehova’nın Şahidi. O dürüstlüğünü sınayan bir durumla karşılaştı. Bir büronun eski bir evrak dolabını temizlemesi istendiğinde orada 27.500 dolar buldu. Büro o sırada iş gezisinde olan patronunun bürosuydu ve para ona aitti. Lucio “Hayatımda ilk defa dolar görmüştüm!” diyor.

      Patron döndüğünde Lucio ona parayı teslim etti. Sonuç ne oldu? Lucio “Patronum bana daha çok sorumluluk verdi” diyor. “Ayrıca tüm ailemin kalabileceği bir oda verdi. Filipinler’de hayat zor ama Yehova Tanrı’nın kanunlarına bağlı kaldığımız sürece O’nun bizimle gerçekten ilgilendiğini gördük.”

      [Sayfa 9’daki çerçeve/​resim]

      DÜRÜST TERAZİ

      Moïse, Douala’daki (Kamerun) bir pazarın iyi tanınan balıkçılarından. O “Küçük dükkânımın adını ‘Terazi’ koydum” diyor. “Çünkü benim terazim pazarda ayarıyla oynanmamış nadir terazilerden biri. İnsanların arada sırada dürüstlüğümü sınadığını biliyorum. Benden bir kilo balık isterlerse o kadar veriyorum. Müşteriler torbayı başka bir yerde tarttırmanın bir yolunu mutlaka buluyorlar. Ve bunu yaptıklarında, kullandıkları terazi bir kilodan fazla gösteriyor! O zaman onları kandırmaya çalışmadığımı anlıyorlar. Birçok kişi bana ‘Senden alıyoruz, çünkü sen dürüstsün’ diyor.”

      [Sayfa 7’deki resim]

      “İşverenimize, kovulacak olsak bile yalan söylemeyeceğimizi söyledik” (Domingo, Filipinler).

      [Sayfa 7’deki resim]

      “Denetçiler dürüstlüğümden dolayı beni içtenlikle övdüler” (Pierre, Kamerun).

      [Sayfa 7’deki resim]

      ‘Bir avukat bana rüşvet vermeye kalktı, fakat eşimle paketi açmamaya karar verdik’ (Ricardo, Brezilya).

      [Sayfa 7’deki resim]

      Berthe bazen bütün gün hiçbir şey satamıyor. O zaman yiyecek satanlar ona yemek veriyorlar, çünkü para kazanır kazanmaz parasını ödeyeceğini biliyorlar.

Türkçe Yayınlar (1974-2027)
Oturumu Kapat
Oturum Aç
  • Türkçe
  • Paylaş
  • Tercihler
  • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
  • Kullanım Şartları
  • Gizlilik İlkesi
  • Gizlilik İlkesi
  • JW.ORG
  • Oturum Aç
Paylaş