Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g 1/91 s. 8-9
  • Silahlar—Bir Tür Ölüm Yolu

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Silahlar—Bir Tür Ölüm Yolu
  • Uyanış!—1991
  • Benzer Malzeme
  • Silahlar—Bir Yaşam Biçimi
    Uyanış!—1991
  • Silahlar—Sadece Erkekler İçin Değil
    Uyanış!—1991
  • Dünyaya Bakış
    Uyanış!—2010
  • Kendimi Savunmayı Öğrenmeli miyim?
    Uyanış!—1996
Daha Fazla
Uyanış!—1991
g 1/91 s. 8-9

Silahlar—Bir Tür Ölüm Yolu

ÖNEMLİ bir polis yetkilisi şunları söyledi: “Yanılıyorlar, zannediyorlar ki, silahlarını birisine doğrulttuklarında kontrolü ele alacaklar. Durum böyle olmayınca da duraklıyorlar, tıpkı birçok polisin de bir an duraklayacağı gibi ve bunu, hayatlarıyla ödüyorlar.” Bir A.B.D. kamu güvenliği görevlisinin gözlemleri de şöyledir: “Birçok insan, bir tabancaya sahip olduğunda, bir başka insanı öldürmenin sonuçlarıyla yaşamaya hazır olması gerektiği gerçeğini kavrayamamaktadır. Eğer gerçekte siz ateş etmezseniz ve bir cani size ateş ederse, bir silaha sahip olmak, hiç silaha sahip olmamaktan daha tehlikelidir.”

Son olarak da, eşi polis ve kendisi de bir atış uzmanı olan bir kadın gazeteci şunları yazmıştır: “Birazcık hayal gücü dahi, bütün bu güzel silahların, bizi dertlerden uzaklaştırmayacağını, aksine başımıza daha da dert açacağını görmemize yetmelidir. ‛Şık’ silahlar satın alan bu kadınlar, acaba patlamış beyinlerin estetik görüntüsü ile de karşılaştılar mı? Sonuçlar hiç de şık değildir. Ya da hiç yüzünden vurulmuş bir ceset gördüler mi?” Bu kadın gazeteci devamen şöyle soruyor: “Bir insanın kalbine nişan alabilir misiniz?”

Bir mütecavizin saldırısına uğradığınızda, sakladığınız silahınıza ne kadar çabuk ulaşabilirsiniz? Kadın yazarın bu konudaki tecrübesini dinleyelim: “Bir çılgın uyuşturucu müptelasının bıçaklı saldırısına uğradığımda, bıçağın çelik ucu, daha ben saldırganı görmeden ve duymadan boynuma dayanmıştı. Eğer ben de silahıma davranmaya çalışsaydım, fotofinişi kim kazanırdı acaba?” Kadın yazar şöyle devam etmektedir: “Kişisel korunma amacıyla bir silah bulundurmayı düşünmek dahi istemem. Bu, ahlaksal bir konu değil, tamamen pratik yönden geçerli bir konudur.”

Şimdi de bazı önemli gerçeklere bir göz atalım. 6 Şubat 1989 tarihli Time dergisindeki bir yazıya göre, “ev sahipleri ile soyguncular arasında nispeten ender olarak çıkan silahlı çatışmalarda, silah kullanma yönünden genellikle soyguncular daha yetenekli çıkmakta ve morga gidenler çoğunlukla ev sahipleri olmaktadır.” Silahların, soygun ve diğer cürümlere karşı olabilecek caydırıcı etkileri yanında, zarar verici etkileri daha fazladır. Örnek olarak intihar olaylarını düşünelim. Sadece Amerika Birleşik Devletlerinde ve 12 aylık bir dönem içerisinde, 18.000’den fazla kişi silahla intihar etmiştir.

Bu intiharların kaçının anlık bir kararın sonucu olduğunu ve dolayısıyla el çantasında ya da çekmecede bir silah bulundurulmasaydı, olayın gerçekleşmemiş olabileceğini kimse bilemez. Ancak şurası kesindir ki, hemen erişebilecekleri bir silahın bulunması, bazı kurbanların, serinkanlı bir şekilde düşünebilmeleri ve belki de hayatlarını kurtarmaları için yeterince zaman bulmalarına engel olmuştur. A.B.D.’deki silahlı intihar sayısını, dünyanın geri kalan ülkelerindeki silahlı intiharlarla topladığınızda, ortaya çıkan rakam herhalde çok şaşırtıcı olacaktır.

17 Temmuz 1989 tarihli Time dergisinin raporuna göre, 1989 yılı Mayıs ayının ilk haftasında, sadece Amerika Birleşik Devletlerinde 464 kişi silahla öldürülmüştü. Time dergisi: “Bu yıl 30.000’den fazla kişi aynı akıbeti paylaşacaktır” demektedir. Derginin raporuna göre, “her iki yıl boyunca silah kullandıklarından dolayı ölen Amerikalıların sayısı, bu tarihe kadar AIDS’den ölenlerin toplam sayısından daha fazladır. Benzer şekilde her iki yıl boyunca silahlar, tüm Vietnam savaşının aldığı hayattan daha fazlasını almaktadır.”

Silah sahibi olan ana-babalar, bu silahları kullanan ve kendilerinin ya da başkalarının hayatlarına son veren çocuklarının sorumluluğunu taşımalıdırlar. Polis raporlarını aktaran bir gazete şöyle yazmıştır: “1988 yılında gençlerin intihar olaylarındaki artış kısmen, mülklerini korumak için silah bulunduran ev sahiplerinin artmasından kaynaklanmaktadır . . . . Eğer evinizde bir silah varsa, çocuklarınızın bir gün onu bulması ihtimal dahilindedir.” 1989 yılının Haziran ayında A.B.D’de yayımlanan bir televizyon programında, “geçen yıl [1988] 3.000’den fazla çocuğun diğer çocuklar tarafından vurularak öldürüldüğü” rapor edilmiştir.

Ana-babalar, silahlarınızın nerede olduğunu biliyor musunuz? Bir baba silahının nerede olduğunu biliyordu, fakat onun on yaşındaki oğlu da biliyordu. 26 Ağustos 1989 tarihli New York Times gazetesi şöyle yazdı: “Babasının güçlü av tüfeğini doldurdu ve video oyunlarında kendisinden daha iyi olmakla övünen bir kızı vurarak öldürdü.” Çocuğunuzu okula gönderirken, onun beslenme çantasında sandviç ve çöreklerden başka neler olduğunu biliyor musunuz? Sizin silahınızın da orada olabileceğini düşünebilir misiniz? Yuvaya giden beş yaşındaki bir çocuğun ana-babası, yuva yöneticileri kendilerini arayıp, yüzlerce çocuğun sandviç ve çörek yiyip, süt içtiği kalabalık bir yemekhanede çocuklarının elinden 25 kalibrelik dolu bir tabancayı aldıklarını söylediğinde, acaba ne düşündü?

Daha sonra 1989 yılında, ilkokul birinci sınıfa giden altı yaşında bir çocuk, dolu bir tabancayı övünerek arkadaşlarına gösterirken yakalandı. Aynı ay içinde 12 yaşında bir çocuk da, okulda dolu bir tabanca taşıdığından tutuklandı. Tüm bu olaylar, aynı okul bölgesinde olmuştu. Florida’da ise bir öğrenci, bir çocuğun elindeki dolu silahın kötü sonucundan kaçamadı. Bu öğrenci kız, 11 yaşındaki bir kızın, arkadaşlarına göstermek üzere okula getirdiği silahın kazaen ateş alması ile sırtından vuruldu.

Bir okul müdürü şunları söyledi: “Altı yaşındaki öğrencilerimiz evlerine gidiyorlar ve hemen hemen hepsi, evlerinde bir silah olduğunu biliyorlar.” Bir üçüncü sınıf öğretmeni de şunları söyledi: “Birçokları, bir silah bulundurmanın yol açtığı sonuçları bilmektedir; belki bir baba, bir amca ya da bir ağabey, bu yüzden artık evlerinde değil.” Bazı okullar ise, büyük öğrenciler şöyle dursun, küçüklerin dahi okula getirdikleri silahları yakalamak üzere metal detektörleri kullanma ihtiyacı duymaktadırlar! Özellikle evlerinde çocuklarının erişebilecekleri yerlerde silah bulundurmayı uygun görenler başta olmak üzere, tüm ana-babalar, çocuklarının bu davranışının sorumluluğunu taşımamalı mıdır?

Ana-babalar, silahlarını çocuklarının ya da başkalarının bulamayacağı bir yerde sakladıklarını düşünerek rahatlayabilirler. Ancak, ölen çocuklar, ana-babalarının bu düşüncelerini yalanlamaktadır. Bu arada işin gerçek olan bir başka yönünü de düşünmek gerekir. Bir polis şefi şunları söyledi: “Her ikisi aynı zamanda başarılamaz. Eğer silahınızı gerçekten, çocuklarınızın, ziyaretçilerin ya da başka masum insanların bulamayacağı ve kendilerine zarar veremeyeceği kadar iyi saklamışsanız, o zaman silahınıza ihtiyaç duyacağınız acil durumlarda, ona pek de kolay erişemeyeceksiniz.”

Time dergisindeki bir raporda, polisin hesaplamalarına göre, “evdeki silahın kullanılması durumunda, bunun, bir aile ferdine ya da bir tanıdığa karşı kullanılma ihtimalinin, bir mütecavize karşı kullanılma ihtimalinin altı katı olduğu“ belirtilmektedir. Bir kamu güvenliği yöneticisi: “Bir eş ya da anne, bir soyguncu geldiğini sanır ve sonunda eve geç dönen kocasını ya da oğlunu vurur” demiştir. ‘O halde, insanlar, evlerini nasıl korumalıdırlar?’ diye sorulduğunda da, “belki de kendizi en iyi koruma yolu, canınızdan ziyade malınızı riske etmektir” diye cevap vermiştir. Bir soyguncu ya da hırsız, malınızı çalmak için evinize girmiştir; sizi öldürmek için değil. Evlerdeki öldürme olaylarının çoğu, ev sahibinin silahıyla olmuştur. Şehirde oturanlar korunmalarını, cürme karşı ‛bekçilik ve gözetim’ görevi yapacak ekipler teşkil ederek sağlamalıdırlar.” Ve nihayet, silah sahibi olanlar, kendilerine, bir el çantası veya cüzdanın içindekileri ya da evlerindeki birkaç kıymetli eşyayı korumak için bir başka insanın canını almayı göze almaya hazır olup olmadıklarını sormalıdırlar.

Eğer hikmetliyseniz, para ya da değerli eşyalarınız için hayatınızı tehdit edene karşı koymayacaksınız. Hayatınız bütün bunlardan daha değerlidir.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş