İlginç Sorulara Cevaplar
◼ Yuhanna 15:15’teki sözlerini okuyan İsa’nın takipçileri, kendilerini onun “köleleri” mi, yoksa “dostları” mı saymalılar?
İkisi de olabilir ve olmalıdır da. Bunun nedenini anlamak için İsa’nın sadık resulleriyle geçirdiği son gecede onlara söylediği sözlere bir bakalım:
“Bir adamın dostları uğruna canını vermesinden daha büyük sevgi kimsede yoktur. Eğer size emrettiğim şeyleri yaparsanız, benim dostlarımsınız. Artık size kul demem; çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez; fakat size dost derim; çünkü Babamdan işittiğim bütün şeyleri size bildirdim.”—Yuhanna 15:13-15.
İlk olarak, İsa, vefakâr şakirtlerinin kul veya köle olduğunu söylemekle ne demek istedi? Köle sözcüğünü, Adem’den gelen bütün insanların nakâmil olarak doğdukları için günaha satılmış veya köle edilmiş olmaları anlamında kullanmamıştı. (Yuhanna 8:34; Romalılar 5:18, 19; 6:16; 7:14) O zamandan beri onun takipçileri için durum nasıl idiyse, resulleri de bir zamanlar aynı şekilde köle durumundaydılar. Ama İsa’nın kurbanlığı onları kurtarmak veya azat etmek için gerekeni sağlayacaktı. (I. Petrus 1:18, 19; Galatyalılar 4:5) Böylelikle onlar yine de bütünüyle kurtulmuş duruma gelmemişlerdi. Resul Pavlus’un daha sonra yazdığı gibi, onlar, İsa’nın kanıyla, yani, ‘paha ile satın alındılar’ bu nedenle de Tanrı’nın ve Mesih’in köleleri oldular.—I. Korintoslular 6:20; 7:22, 23.
İsa, Yuhanna 15:15’te, kısa bir zaman sonra alacakları mukaddes ruhla meshedilen sadık resullerin artık köle olmadığı fikrini uyandırmak istemedi. (Yuhanna 15:20 ile karşılaştırın.) Tabii, Mesih vasıtasıyla Tanrı’ya kölelik baskı yaratmaz ve ölüm getirmez. Sevgi doludur ve hayatı korur. (II. Timoteos 4:8; Titus 1:1, 2) Mesih’in kanının değerini istekle kabul eden bir takipçisi, Tanrı’nın kölesi olur, fakat daha sonra o kurbanlığı reddedip, kendisini yeniden günaha teslim ederse, tekrar günahın kölesi olur ve kalıcı ölümle karşı karşıya gelir. (Galatyalılar 1:10; 4:8, 9; İbraniler 6:4-6) Dolayısıyla İsa’nın şakirtleri Tanrı’nın ve Mesih’in kölesi olmaya devam eder, ancak köleden daha sıcak bir ilişkide olurlar. Neden?
İsa ve resulleri, o zamanlarda genellikle soğuk olan köle efendi ilişkisinde ‘kölenin efendisinin ne yaptığını bilmediğinin’ farkındaydılar. Normal olarak insan olan bir efendi, satın alınmış kölesiyle, meselelerini görüşmez, kişisel düşünce ve duygularını açıklamazdı.
Oysa İsa’nın sözlerinden, resulleriyle ilgili durumun farklı olduğunu anlıyoruz. İsa, şöyle dedi: “Size dost dedim; çünkü Babamdan işittiğim bütün şeyleri size bildirdim.” (Yuhanna 15:15) Evet, normalde yakın dostlar arasında olduğu gibi, İsa onlara, o zamana kadar gizli olan ayrıntıları ve anlayışları açıkladı. (Matta 13:10-12; I. Korintoslular 2:14-16) İsa vasıtasıyla hâlâ Tanrı’nın hizmetçileri veya köleleri oldukları halde, resullerin onlarla, güvenilir dostlar olduklarını gösteren sıcak bir yakınlığı vardı. (Mezmur 25:14) Bizim için de durum böyle olabilir ve olmalıdır da. Gökte, bizi güvenilir dost olarak gören Efendilerimizin olması ne büyük bir imtiyazdır!