“Öfkeyi Bırak”
“Hiddetten çekin, öfkeyi bırak; üzülme, o ancak şerre götürür.” Mukaddes Kitabın öğüdü böyledir. (Mezmur 37:8) Yıllar boyunca, insanların hikmeti bu görüşle hemfikir değildir. Pek çok psikoterapist, “öfkeyi açığa vurmak sağlıklıdır” şeklinde konuştular. “İçini dök” fikri yaygındır. Oysa, yeni yapılan bilimsel araştırmalar, öfkeyi kontrol etmenin önemini vurguluyor. Örneğin, bir sosyal psikolog olan Carol Tavris “Anger: The Misunderstood Emotion” (Öfke: Yanlış Anlaşılan Duygu) başlıklı yeni kitabında şöyle diyor: “Öfkeni göstermek, seni daha öfkeli yapar, öfkeli tutumunu pekiştirir ve düşmanca davranışa neden olur.” Bu nedenle şu öğüdü veriyor: “Sinirlendiğiniz anlarda sakin kalıp, öfkeniz geçinceye kadar hoşunuza giden bir uğraşla oyalanırsanız, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz ve hatta bağırmakla üzerinizdeki kontrolu kaybettikten sonra kendinizi iyi hissetmenizden muhtemelen daha çabuk bile iyi hissedeceksiniz.”
Duka University Medical Center, yedi yıl süren bir araştırma sonunda, çabuk öfkelenen kişilerin diğerlerinden daha erken ölebilecekleri sonucuna vardı. Yapılan incelemeler, aşırı düşmanlıkların, sigara ve yüksek tansiyon kadar kalbe zarar verebildiğini göstermektedir. Böylece istatistikler, öfke sonundaki patlamanın sağlıklı olduğu yolunda az delil sunduğuna göre, Süleymanın Meselleri 14:29’daki şu öğüde kulak vermek daha iyi olmaz mı? “Sakin kalırsan hikmetlisin, ama çabuk öfkelenirsen, yalnız ne kadar akılsız olduğunu gösterirsin.”—“Today’s English Version.”