Öldürücü Mikropların Yayılması
Londra’dan New York’a giden uçağa bindikten sonra Eloise’e ve diğer yolculara Sağlık Uyarı Kartları dağıtıldı. 1995 Mayısıydı. Kartların ön yüzünde şunlar yazılıydı:
“YOLCUYA: Bu kartı cüzdan veya portföyünüzde 6 hafta saklayın. Eğer bu süre içinde hastalanırsanız, kartı doktorunuza verin ve ona son günlerde ABD dışına yaptığınız yolculuktan söz edin.
ABD’ye dönmeden önce bulaşıcı bir hastalıkla temas etmiş olabilirsiniz; doktorunuzun bunu bilmesi teşhis koymasına yardımcı olabilir.”
Uçaktaki yolculara, Zaire’de pek çok insanı öldürmüş olan virüs kökenli Ebola hastalığının yeniden patlak verdiğini anlatan gazeteler de dağıtılmıştı.
Eloise amansız, ölümcül bir hastalık olan Ebola hakkında yazılanları okuyordu. Virüsün bulaştığı kişilerde önce ateş, boğaz ağrısı ve baş ağrısı görülüyordu; hemen ardından da kusma, karın ağrısı ve ishal geliyordu. Sonra kontrol altına alınamayan şiddetli iç ve dış kanamalar görülüyordu. Her 10 hastadan 9’u hemen ölüyordu.
Aylar önce başka garip ve ölümcül hastalıklar hakkında da haberler gelmişti: Örneğin, Hindistan’daki veba. Başka bir yerde de, medyanın “et yiyen mikrop” olarak adlandırdığı bir bakteri yüzünden insanlar birkaç saat içinde ölmüşlerdi.
Eloise kartı çevirdi. Arkasında şunlar yazılıydı:
“Doktora: Size bu kartı veren hasta kısa bir zaman önce yurt dışındaydı, bu yüzden ABD’de yaygın olarak görülmeyen bir bulaşıcı hastalıkla temas etmiş olabilir. Bu durumda (kolera, kanamalı humma, sıtma, sarı humma gibi) ender görülen bir bulaşıcı hastalıktan kuşkulanıyorsanız, lütfen bunu hemen kent, il veya Eyalet Sağlık Görevlisine ve aynı zamanda (ödemeli telefonla) Georgia (Atlanta) Hastalık Denetim Merkezleri Karantina Bölümüne haber verin.”
Bu kart, dünyanın herhangi bir yerinde bir salgın hastalık başlatıp sonra başka yerleri de saman alevi gibi çabucak sarabilen öldürücü mikropların —parazitler, bakteriler ve virüslerin— yayılmasına karşı giderek artan uluslararası endişeyi yansıtıyor. Eloise ve yanındaki yolcuların tersine, mikroplar ne pasaport taşır, ne de ulusal sınırlara aldırır. Hastalığın bulaştığı insanın vücudunda hiç fark ettirmeden kolaylıkla dolaşırlar.
Eloise, Sağlık Uyarı Kartını cüzdanına dikkatle yerleştirirken kendine şunları soruyordu: ‘Bu öldürücü hastalıklar nereden kaynaklanıyor? Görünüşe bakılırsa çağdaş tıp bilimi bunları yenemeyecek, ama neden?’ Belki siz de bunları merak ediyorsunuz.