Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g95 Ağustos s. 8-13
  • Tütünü Savunanlar Boş Balonlar Uçuruyorlar

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Tütünü Savunanlar Boş Balonlar Uçuruyorlar
  • Uyanış!—1995
  • Benzer Malzeme
  • İnsanlar Neden Sigara İçer? Neden İçmemelidirler?
    Uyanış!—1988 (Bilimsel Seri 25-28)
  • Tütün Şirketleri Alevler İçinde
    Uyanış!—1996
  • Sigara Neden Bırakılmalı?
    Uyanış!—2000
  • Neden Bu Kadar Çok Sigara İçiliyor?
    Uyanış!—1983 (Bilimsel Seri 5-8)
Daha Fazla
Uyanış!—1995
g95 Ağustos s. 8-13

Tütünü Savunanlar Boş Balonlar Uçuruyorlar

LONDRA 1940’larda kuşatma altında bir kentti. Alman savaş uçakları ve uçan bombalar dehşet ve yıkım yağdırıyordu. Fakat durum o denli korkunç olmasaydı kent sakinlerini eğlendirebilecek tuhaf bir görüntü de vardı.

Havada uzun kablolarla bağlı binlerce büyük balon uçuyordu. Onların amacı, alçaktan yapılan hava saldırılarını önlemek ve mümkünse birkaç uçan bombayı havada engellemekti. Oysa, ustaca tasarlanmasına karşın, balon barikatı pek de başarılı olmadı.

Sigara şirketleri de kendilerini benzer şekilde kuşatma altında buldular. Bir zamanlar siyasal ve ekonomik gücün fethedilmez kaleleri olan geniş tütün imparatorlukları her taraftan saldırıya uğruyorlar.

Tıp çevreleri suçlama niteliğinde sayfalar dolusu incelemeler çıkarıyor. Seferberlik halindeki sağlık görevlileri durumu kendi çıkarlarına göre yönlendiriyorlar. Çileden çıkmış ana-babalar çocuklarının kullanıldığını ileri sürüyorlar. Kararlı yasa koyucular sigara dumanını iş hanlarından, lokantalardan, askeri tesislerden ve uçaklardan kovuyorlar. Birçok ülkede, tütün reklamları televizyonda ve radyoda yasaklandı. Amerika Birleşik Devletlerinde, eyaletler sağlık masrafları için milyonlarca dolarlık davalar açıyor. Avukatlar bile bu savaşa katılıyorlar.

Bu yüzden, kendilerine saldıranları püskürtmeye çalışırken, tütün şirketleri kendi savunma balonlarını uçurdular. Bununla birlikte, görünen o ki, bu balonlarda havadan başka bir şey yok.

ABD kamuoyu, geçen yıl içinde öfkeli yasa koyucuların ve devletin sağlık görevlilerinin tütün endüstrisine karşı yürüttükleri büyük bir kampanyayı canlı olarak izleyebildi. Nisan 1994’te ABD kongresinin bir komisyonunda yapılan oturumlarda, ABD’deki yedi büyük tütün şirketinin yöneticisi suçlayıcı istatistiklerle karşı karşıya getirildi; her yıl 400.000’den fazla Amerikalı bu nedenle ölüyor; başka milyonlarca kişi de hasta, ölmek üzere ve bağımlı durumda.

Buna karşılık ne diyebildiler? Kuşatılmış yöneticiler savunmalarında bazı ilginç şeyler söylediler. Bir Tütün Enstitüsü sözcüsü şöyle iddia etti: “Sigara içmenin . . . . hastalıkların oluşmasında etkin bir rol oynadığı henüz kanıtlanmamıştır.” Dahası, sigara alışkanlığı şeker yemek veya kahve içmek gibi zevk veren diğer herhangi bir faaliyet kadar zararsız olarak gösterildi. Bir tütün şirketinin genel başkanı şöyle dedi: “Nikotinin bulunması sigarayı uyuşturucu yapmaz veya sigara içmeyi bir bağımlılık haline getirmez.” Tütün şirketinde görevli bir bilim adamı da şöyle iddia etti: “Sigaradaki nikotinin herhangi bir düzeyde bağımlılık yarattığı tezi doğru değildir.”

Komisyon, karşılık olarak, sigara bağımlılık yaratmıyorsa, tütün şirketlerinin neden ürünlerindeki nikotin düzeylerini değiştirmeye çalıştıklarını sordu. Bir başka tütün şirketi yöneticisi, “damak zevki için,” diye açıkladı. Tatsız bir sigaradan daha kötü bir şey yok mu? Kendi şirketine ait dosyalardan nikotin bağımlılığını ima eden bir yığın araştırma gösterildiğinde bile hikâyesinden vazgeçmedi.

Anlaşılan, mezarlıklar tütün kurbanlarıyla dolup taşsa da o ve diğerleri bu görüşe bağlı kalacaklar. 1993’ün başlarında, Amerikan Tıp Derneği Üye Heyetinin başkanı Dr. Lonnie Bristow ilginç bir meydan okumayı gündeme getirdi. The Journal of the American Medical Association şunları bildiriyor: “Büyük ABD tütün şirketlerinin yöneticilerini kendisiyle birlikte hastane koridorlarını dolaşıp sigara içmenin sonuçlarından biri olan akciğer kanserine yakalanmış hastaları ve akciğer rahatsızlığı olan başka kişileri görmeye çağırdı. Kimse çağrıyı kabul etmedi.”

Tütün endüstrisi, işsizliğin giderek arttığı dünya ekonomisinde iyi iş olanakları sağlamakla övünüyor. Örneğin, Arjantin’de tütün endüstrisi bir milyon iş olanağı yarattı, başka dört milyon iş de bu endüstriyle dolaylı olarak bağlantılıdır. Yüksek vergi gelirleri tütün şirketlerinin birçok hükümetin gözüne girmesini sağladı.

Bir tütün kuruluşu vatanseverlik gösterisi yaparak özellikle azınlık gruplarını cömert bağışlarla destekledi. Oysa, şirketin özel belgeleri, bu “seçim bölgesini kalkındırma bütçesi”nin gerçek nedenini ortaya koydu—olası seçmenler arasında bir iyi niyet havası yaratmak.

Aynı tütün şirketi müzelere, okullara, dans akademilerine ve müzik kurumlarına büyük bağışlarda bulunarak güzel sanatlar alanında da dostlar edinmiştir. Sanat derneklerinin görevlileri, fazlasıyla ihtiyaç duydukları, tütünden gelen parayı kabul etmek üzere büyük bir kararlılıkla bekliyorlar. Geçenlerde, New York City sanat topluluğunun üyeleri kendilerini zor duruma sokan bir ikilemle karşılaştı; bu tütün şirketi onlardan sigara karşıtı yasalar aleyhinde lobi oluşturma çabalarını desteklemelerini istedi.

Tabii, zengin tütün devleri, nüfuzlarını tütünün çıkarlarına zarar verecek tekliflere karşı kullanabilen politikacılara para dağıtmaktan çekinmiyorlar. Yüksek konumlardaki hükümet memurları tütün şirketlerinin davasını savundular. Bazılarının tütün endüstrisiyle parasal bağlantıları var veya kendilerini seçim kampanyası için tütün parasıyla yapılan cömert desteği geri ödemeye zorunlu hissediyorlar.

Bildirildiğine göre, bir ABD kongre üyesi sigara şirketlerinden 21.000 doların üzerinde bağış aldıktan sonra, sigara karşıtlığıyla ilgili bir takım davalarda aleyhte oy kullandı.

Bir zamanlar senatörlük yapmış olan, çok sigara içen ve daha önce iyi para kazanan bir tütün lobicisi geçenlerde gırtlak, akciğer ve karaciğer kanseri olduğunu öğrendi. Şimdi çok pişman ve “bizzat neden olduğu bir hastalık yüzünden yatağa düşmenin” insanda aptal olduğu hissini uyandırdığından yakınıyor.

Tütün devleri, reklama yatırdıkları dolarların tüm gücüyle muhalefete sert bir şekilde saldırıyorlar. Bir reklam özgürlük bayrağını açıp ciddi bir havayla şu uyarıda bulunuyor: “Bugün Sigara. Yarın Ne Olacak?” Güya fanatik yasakçıların daha sonraki kurbanlarının kafein, alkol ve hamburgerler olacağını ima ediyor.

Gazete ilanları, pasif sigara içmeyi kanserojen olarak niteleyen ABD Çevre Koruma Ajansının geniş çapta söz edilen bir araştırmasını yalanlamaya çalıştı. Tütün endüstrisi mahkemeye başvurmayı planladığını açıkladı. Bir televizyon programı, bir şirketi, bağımlılığı teşvik etmek üzere nikotin düzeyleriyle oynamakla suçladı. Programı yayımlayan TV istasyonu derhal 10 milyar dolarlık bir davayla karşı karşıya kaldı.

Tütün şirketleri çetin bir mücadele vermişlerdir, buna rağmen suçlamalar giderek her yanı kaplıyor. Geçen kırk yıl boyunca yapılan yaklaşık 50.000 inceleme, tütün kullanımının tehlikeleriyle ilgili sürekli büyüyen, dağ gibi bir kanıt yığınıyla sonuçlandı.

Sigara şirketleri kendilerine yöneltilen suçlamalardan nasıl kurtulmaya çalıştılar? İnatla, gerçek olduğu düşünülen bir varsayıma bağlı kaldılar: Sigarayı bırakanlar var. Onlara göre, bu nikotinin bağımlılık yaratmadığını gösteriyor. Oysa, istatistikler başka bir şeyi gösteriyor. Gerçi 40 milyon Amerikalı sigarayı bıraktı. Fakat 50 milyon kişi hâlâ içmeye devam ediyor ve onların yüzde 70’i bırakmak istediğini söylüyor. Her yıl, sigarayı bırakmaya çalışan 17 milyon kişinin yüzde 90’ı o yıl içinde başarısızlığa uğruyor.

Sigara içen Amerikalıların yaklaşık yüzde 50’si akciğer kanseri ameliyatı geçirdikten sonra bu alışkanlığa geri dönüyor. Kalp krizi geçirmiş olan sigara içenlerin yüzde 38’i daha hastaneden ayrılmadan çakmağı çakıyor. Kanserli gırtlağı alınan sigara içenlerin de yüzde 40’ı tekrar sigara içmeye çalışacaktır.

Amerika Birleşik Devletlerinde, sigara içen milyonlarca gencin dörtte üçü sigarayı bırakmak üzere en az bir kez ciddi girişimde bulunduğunu, fakat başarısızlığa uğradığını söylüyor. İstatistiklerin gösterdiği gibi, birçok genç için tütün kullanmak daha sert uyuşturuculara geçiş basamağıdır. Ergenlik çağındaki sigara içenlerin kokain kullanma olasılığı sigara içmeyenlerinkinden 50 kat daha fazladır. Sigara içen 13 yaşındaki bir kız bu fikre katılıyor. Şöyle yazıyor: “Sigaranın uyuşturucunun ilk basamağı olduğuna hiç kuşkum yok. Üç kişinin dışında, tanıdığım herkes uyuşturucu kullanmadan önce sigara içiyordu.”

Katran oranı düşük sigaralar hakkında ne söylenebilir? İncelemeler, onların daha da tehlikeli olabileceğini gösteriyor; şu iki nedenden: Birincisi, sigara içen kişi bedeninin arzuladığı nikotini tütünden çıkarmak için çoğu kez daha derinden çekerek akciğer dokusunun daha büyük kısmını dumanın zehirli etkilerine maruz bırakıyor; ikincisi, daha “sağlıklı” bir sigara içtiği yanılgısı sigarayı tamamen bırakma çabasına girmesini engelleyebiliyor.

Sadece nikotin üzerinde 2.000’den fazla inceleme yapılmıştır. Bu incelemeler, nikotinin insanın bildiği, en çok bağımlılık yaratan ve en zararlı maddelerden biri olduğunu gösteriyor. Nikotin, kalp atışını hızlandırıp damarları daraltıyor. Kan tarafından soğurulması yedi saniye sürüyor; yani doğrudan toplardamara yapılan bir enjeksiyondan bile hızlı gerçekleşiyor. Beynin, bazılarınca eroinden iki kat fazla bağımlılık oluşturduğu söylenen bir arzuyla daha çok istemesini sağlıyor.

Tüm inkârlarına rağmen, tütün şirketleri nikotinin bağımlılık yaratan özelliklerinin bilincindeler mi? Kanıtlar, bunu uzun zamandır bildiklerini gösteriyor. Örneğin, 1983 yılına ait bir rapor bir tütün şirketi araştırmacısının kobay olarak kullanılan farelerin düzenli bir şekilde anahtarlara basarak kendi kendilerine nikotin dozları uyguladıklarını, böylece tipik bağımlılık semptomları gösterdiklerini belirtiyor. Bildirildiğine göre, söz konusu inceleme tütün endüstrisi tarafından hemen durduruldu ve ancak geçenlerde ortaya çıktı.

Her taraftan top ateşine tutulurken, tütün devleri boş oturmadılar. The Wall Street Journal’a göre, New York City’deki Tütün Araştırma Konseyi “ABD ticaret tarihindeki en uzun süren yanlış bilgilendirme kampanyası”nı yürütüyor.

Konsey, bağımsız araştırma sancağı altında, saldırganlarla mücadele etmek üzere milyonlarca dolar harcadı. Her şey 1953’te, Memorial Sloan-Kettering Kanser Merkezinden Dr. Ernst Wynder’in farelerin sırtına sürülen tütün katranlarının tümörler oluşturduğunu fark etmesiyle başladı. Tütün endüstrisi, ürünlerine karşı biriken net kanıtları etkisiz hale getirmek amacıyla kendi bilimsel kanıtlarıyla karşılık vermek üzere söz konusu konseyi kurdu.

Bununla birlikte, konseydeki bilim adamları diğer araştırmacı çevrelerin bulgularına bu kadar ters düşen sonuçları nasıl üretebildiler? Son zamanlarda ortaya çıkan belgeler karmaşık bir entrika ağına işaret ediyor. Yazılı kontratlarla elleri kolları bağlanan ve kurnaz avukat ekipleri tarafından kontrol edilen birçok konsey araştırmacısı sağlık konusunda artan kaygıların haklı olduğunu fark ettiler. Fakat konsey gerçeklerle karşı karşıya kaldığında, The Wall Street Journal’a göre, “sigara içmeyi bir sağlık riski olarak gösteren kendi incelemelerini bazen görmezlikten geldi veya yarıda kesti.”

Kapalı kapılar arkasında, daha zararsız bir sigara arayışı yıllarca devam etti. Bunu alenen yapmak, sigara içmenin gerçekten sağlığa zararlı olduğunu dolaylı olarak kabul etmek anlamına gelirdi. 1970’lerin sonuna doğru, bir tütün şirketinin kıdemli bir avukatı “zararsız” sigara üretme çabaları boşuna olduğundan bundan vazgeçilmesini ve bütün ilgili belgelerin saklanmasını önerdi.

Yıllar boyunca süren deneyler iki şeyi açıkça gösterdi: Nikotin gerçekten bağımlılık yaratıyor ve sigara içmek öldürüyor. Açıkça ve hararetle inkâr etmelerine rağmen, tütün şirketleri hareketleriyle bu gerçekleri gayet iyi bildiklerini gösteriyorlar.

Bu şirketlerin bilinçli olarak yanlış yönlendirme yaptıklarını iddia eden ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) yetkilisi David Kessler şunları söyledi: “Bugünkü sigaralardan bazıları bağımlılık yaratmaya ve bunu sürdürmeye yeterli olan . . . . tam olarak hesaplanan miktarlarda nikotin aktaran, yüksek teknoloji nikotin aktarım sistemleri olarak nitelenebilir.”

Kessler, tütün şirketlerinin sahip oldukları patentlerin onların niyetlerini kanıtladığını açıkladı. Birisi bilinen en yüksek nikotin oranına sahip, genetik değişime uğratılmış bir tütün bitkisi türüyle ilgilidir. Başka bir yöntemle filtreler ve kağıtlar nikotinle işlemden geçirilerek ek bir nikotin desteği oluşturuluyor. Diğer bir üretim yöntemiyle, sigara içene ilk soluklarda son soluklardan daha fazla nikotin veriliyor. Ayrıca, tütün endüstrisine ait dokümanlar tütünden daha çok nikotin çıkarmak için sigaralara amonyak bileşimleri katıldığını gösteriyor. New York Times’ta bir haber şöyle diyor: “Sigara içenin kanına, solunan normal miktarın neredeyse iki katı girdi.” FDA, nikotinin bağımlılık yaratan bir uyuşturucu olduğunu ilan edip sigaralara daha sıkı bir kontrol uygulamayı hedef aldı.

Hükümetler sigaraya başka bir yönden bağlıdır. Örneğin, ABD hükümeti tütün ürünlerinden yılda 12 milyar dolar federal vergi ve eyalet vergisi topluyor. Oysa, federal Teknoloji Değerlendirme Bürosu’nun hesabına göre, sigara yüzünden yapılan sağlık masrafları ve üretim kaybı nedeniyle yılda 68 milyar dolar zarar ediliyor.

Ekonomik yararlar ve bol iş olanaklarıyla ilgili iddialar, güzel sanatların cömertçe desteklenmesi, sağlık risklerinin şiddetle inkâr edilmesi—evet, tütün endüstrisi kendini savunmak amacıyla birkaç tuhaf görünümlü balon uçurmuştur. Londra üzerindeki balon barikatından daha etkili olup olmayacakları daha sonra belli olacak.

Fakat açıkça görülüyor ki, dev şirketler gerçek kimliklerini artık saklayamazlar. Milyonlar kazandılar ve milyonları öldürdüler; fakat göründüğü kadarıyla, bilançonun korkunç bir can kaybı olması onların umrunda değil.

[Sayfa 8’deki pasaj]

Görünen o ki, bu balonlarda havadan başka bir şey yok

[Sayfa 9’daki pasaj]

Hükümet tarafından yürütülen bir inceleme, pasif sigara içmeyi kanserojen olarak niteliyor

[Sayfa 10’daki pasaj]

Nikotin bilinen maddeler arasında en çok bağımlılık yaratanlardan biridir

[Sayfa 11’deki pasaj]

Milyonlar kazandılar; milyonları öldürdüler

[Sayfa 10’daki çerçeve]

50.000 İnceleme—Ne Buldular?

Aşağıda araştırmacıların sağlık konusunda tütün kullanımıyla bağlantılı olarak gündeme getirdiği kaygılardan birkaçı sıralanıyor:

AKCİĞER KANSERİ: Sigara içenler, akciğer kanserinden ölenlerin yüzde 87’sini oluşturuyor.

KALP HASTALIKLARI: Sigara içenlerin kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski yüzde 70 oranında fazladır.

GÖĞÜS KANSERİ: Günde 40 veya daha fazla sigara içen kadınların göğüs kanserinden ölme olasılığı yüzde 74 daha yüksektir.

İŞİTME BOZUKLUKLARI: Sigara içen annelerin bebekleri sesleri algılamakta oldukça zorluk çekiyorlar.

ŞEKER HASTALARI TEHLİKEDE: Tütün içen veya çiğneyen şeker hastalarının böbreklerinde hasar riski daha büyüktür ve retinopati (bir retina rahatsızlığı) onlarda daha hızlı gelişiyor.

KOLON KANSERİ: 150.000’den fazla kişiyi kapsayan iki araştırma sigara içmekle kolon kanseri arasında kesin bir bağlantı olduğunu gösteriyor.

ASTIM: Başkalarının dumanı gençlerde astımı ağırlaştırabiliyor.

SİGARA İÇME EĞİLİMİ: Hamilelik sırasında sigara içen kadınların kızlarının sigara içme olasılığı dört kat daha yüksektir.

LÖSEMİ: Sigara içmenin omur iliği lösemisine neden olduğu anlaşılmaktadır.

EGZERSİZ YARALANMALARI: ABD Silahlı Kuvvetlerince yapılan bir araştırmaya göre, sigara içenlerin egzersiz yaparken yaralanma olasılığı daha fazladır.

HAFIZA: Yüksek dozda alınan nikotin, karmaşık işler yaparken kişinin zihinsel becerilerini azaltabilir.

DEPRESYON: Psikiyatrlar sigara içmekle ciddi depresyon ve şizofreni arasında bağlantılar bulunduğu yolundaki kanıtları araştırıyorlar.

İNTİHAR: Hemşirelerle ilgili bir araştırma sigara içen hemşireler arasında intihar olasılığının iki kat daha yüksek olduğunu gösterdi.

Listeye eklenebilecek başka tehlikeler: Ağız, gırtlak, boğaz, yemek borusu, pankreas, mide, ince bağırsak, idrar torbası, böbrek ve rahim ağzı kanseri; felç, kalp krizi, kronik akciğer hastalıkları, dolaşım sistemi hastalıkları, mide ülserleri, şeker hastalığı, kısırlık, düşük kilolu bebek doğumu, osteoporoz ve kulak enfeksiyonları. Ayrıca, sigara içmek ev, otel ve hastanelerde çıkan yangınların başlıca nedeni olduğuna göre, yangın tehlikesi de eklenebilir.

[Sayfa 12’deki çerçeve]

Dumansız Tütün—Tehlikeli Bir Alternatif

Cirosu 1,1 milyar dolar olan enfiye endüstrisinin lideri aromalı enfiyeyle acemileri cezbetmeye çalışıyor. Elinde popüler, aromalı karışımlar var. Bu maddeleri kullanarak “tütünle kafayı hafifçe dumanlama” ancak kısa süreli bir doyum sağlar. Bu tütün şirketinin eski bir müdür yardımcısı şöyle dedi: “Birçok kişi aromalı ürünlerle başlıyor olabilir, fakat sonunda [en güçlü markaya] geçerler.” Onun reklamı, “Güçlü Erkekler İçin Güçlü Bir Çiğnem” ve “Tatmin Eder” şeklinde yapılıyor.

The Wall Street Journal, şirketin bu stratejisiyle ilgili haberinde, onun “nikotin düzeylerini ayarladığını” inkâr ettiğinden söz ediyor. Ayrıca, Journal’ın belirttiğine göre, konu hakkında ilk kez konuşan şirketin iki eski tütün kimyacısı, “şirketin nikotin düzeylerini ayarlamamakla birlikte, kullanıcıların içine çektiği nikotin miktarını ayarladığını” söylediler. Şirketin, enfiyesine alkali niteliğini artırmak üzere kimyasal maddeler kattığını da söylüyorlar. Enfiye ne kadar alkali özellikteyse, “o kadar fazla nikotin çıkar.” Journal enfiye ve çiğneyerek kullanılan tütünle ilgili şu aydınlatıcı bilgiyi ekliyor: “Zaman zaman çiğneyerek kullanılan tütünle karıştırılan enfiye, kullanıcıların çiğnemeyip emdikleri, kıyılmış tütündür. Kullanıcılar bir tutam alıp yanak ile dişeti arasına koyarak bunu dilleriyle oynatır ve ara sıra tükürürler.”

Acemiler için yapılan aromalı markalar, kan tarafından soğurulması için nikotinin sadece yüzde 7 ila 22’sini çözer. En güçlü marka, yeni kullanıcıların midelerinin kalkmasına neden olabilir. Bu, “gerçek” erkekler için çok ince kıyılmış bir türdür. İçerdiği nikotinin yüzde 79’u “serbest” durumdadır ve kan tarafından anında soğurulabilir. Amerika Birleşik Devletlerinde kullanıcılar enfiyeye ortalama olarak dokuz yaşında başlarlar. Dokuz yaşındaki hangi çocuk daha güçlü markalara geçerek “gerçek” erkeklere katılmanın çekiciliğine uzun süre dayanabilir?

Sonuçta ulaşılan nikotin dozu aslında sigaranınkinden daha etkilidir. Rapor edildiği gibi, kullanıcıların diğer kişilere oranla ağız kanseri olma olasılığı 4 kat, gırtlak kanseri olma riski ise 50 kat daha fazladır.

Amerika Birleşik Devletlerinde ağız kanserinden ölen eski bir liseli spor yıldızının annesinin bir tütün şirketine açtığı dava kamuoyunda geçici olarak ses getirdi. 12 yaşındayken bir rodeoda ona bir teneke kutu ücretsiz enfiye verildi ve o zamanla haftada dört kutu kullanmaya başladı. Dilini, çenesini ve boynunu parça parça eden acı veren birtakım ameliyatlar geçirdikten sonra, doktorlar mücadeleyi bıraktı. Delikanlı 19 yaşında öldü.

[Sayfa 13’teki çerçeve]

Sigara Nasıl Bırakılabilir?

Milyonlarca insan nikotin bağımlılığından kurtulmayı başarmıştır. Sigara içiyorsanız, hatta yıllardır içiyorsanız bile, siz de bu zararlı alışkanlığı bırakabilirsiniz. Burada yararlı olabilecek birkaç öneri var:

• Önceden nelerle karşılaşabileceğinizin bilincinde olun. Bıraktığınızda kaygı, sinirlilik, baş dönmesi, baş ağrısı, uykusuzluk, mide rahatsızlıkları, açlık, aşırı istekler, dikkat zayıflığı ve titreme gibi yoksunluk belirtileri baş gösterebilir. Pek hoş bir tablo değil tabii, fakat en şiddetli belirtiler sadece birkaç gün sürüyor ve vücut nikotinden arındıkça kayboluyor.

• Şimdi asıl zihinsel savaş başlıyor. Nikotini sadece vücudunuz istemiyor, zihniniz de sigara içmek üzere koşullandırılmış durumdadır. Alışkanlıklarınızı inceleyip ne zaman düşünmeden bir sigara yaktığınızı saptayın ve bu davranış biçimini değiştirin. Örneğin, hep yemeklerden sonra sigara içtiyseniz, hemen kalkıp yürüyüşe çıkmaya veya bulaşık yıkamaya karar verin.

• Belki stresli bir anda güçlü bir isteğe kapılırsanız, dürtünün genelde beş dakika içinde geçeceğini hatırlayın. Bir mektup yazarak, egzersiz yaparak veya sağlıklı bir şeyler atıştırarak zihninizi meşgul etmeye hazır olun. Dua, özdenetim geliştirmek için güçlü bir yardımdır.

• Sigarayı bırakma çabalarınız başarısız olduğundan cesaretiniz kırıldıysa, pes etmeyin. Önemli olan, çaba göstermeye devam etmektir.

• Kilo alma düşüncesi size engel oluyorsa, sigarayı bırakmanın yararlarının birkaç kilo almanın tehlikelerinden çok daha baskın olduğunu hatırlayın. Hazırda meyve veya sebze bulundurmak yararlı olabilir. Ayrıca bol bol su için.

• Sigarayı bırakmakla, tütünden devamlı uzak kalmak bambaşka şeylerdir. Sigara içmemek üzere süreler hedefleyin; bir gün, bir hafta, üç ay, sonsuza dek.

İsa şöyle demişti: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” (Markos 12:31) Komşunuzu sevmek için, sigarayı bırakın. Kendinizi sevmek için, sigarayı bırakın.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş