Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g 1/84 s. 30-31
  • Dünyaya Bakış

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Dünyaya Bakış
  • Uyanış!—1984 (Bilimsel Seri 9-12)
Uyanış!—1984 (Bilimsel Seri 9-12)
g 1/84 s. 30-31

Dünyaya Bakış

● SAVAŞ TEHLİKESİ ARTIYOR

Worldwatch İnstitute of Washington (Dünyayı Gözetleme Enstitüsü) adlı araştırma grubu, çağımız teknolojisinin nükleer savaş tehlikesini artırdığına dair uyarıda bulunuyor. Raporun yazarı Daniel Deudney’e göre, haberleşme ve bilgi alma teknolojisinde öylesine büyük ilerlemeler kaydedildi ki, bu ilerlemeler, silahlanma yarışında “giderek daha merkezi bir rol” oynamaya başladı. Raporda, bilgi alma teknolojisinin savaş silahlarını kontrol altında tutacağı yerde, bir nükleer saldırının çekiciliğini artırdığı söyleniyor. Çok gelişmiş haberleşme sistemleri, saldırıya çok açık olduğu için, “kriz durumlarında ilk saldırının daha çekici olduğu” ileri sürülüyor.

● BİRLEŞMİŞ MİLLETLERDE İHTİLAF

Birleşmiş Milletlerde iki örgüt görünürde bir çıkar çatışması içindedir. Sorun, Üçüncü Dünya ülkelerinde tütün yetiştirmekle ilgilidir. Gıda ve Tarım Örgütünün resmi yayını olan Ceres’te, “tütün yetiştirmenin bölgesel ve sanayii işyerleri ve milli gelir sağladığı” söyleniyor. ‘Aslında tütün, gelişmekte olan küçük ülkelerde, hemen elle tutulur sosyal ve ekonomik çıkarlar sağlayabilecek bir ürün türüdür.” Öte yandan, Dünya Sağlık Teşkilatı ise “gelişmekte olan ülkelerde sigara içme meselesini kontrol altına almanın, tüm koruyucu tıp alanında sağlığı geliştirmek ve ömrü uzatmak için ... başka herhangi bir hareketten daha etkili olacağı” fikrindedir. Bu haberi veren Kanada’da Toronto’nun The Journal gazetesi, geçenlerde Cenevre’de bir toplantı yapan bu iki örgütten söz ederek toplantılarının “onların soruna çok farklı bir yaklaşım gösterdiklerini ve destekleyicilerinin de çok farklı davrandıklarını” yazdı.

● SİGARA İÇMEKLE İLGİLİ YASAKLAR YAYGINLAŞMAKTADIR

“Önce Amerika’da başlayan ‘sigaranın zararları’ ile ilgili konferanslar açılan kampanyalar, umumi yerlere konan “sigara içmek yasaktır” levhaları, yavaş yavaş bütün dünyaya yayılmaktadır.” Bu haberi yazan 26 Ekim 1983 tarihli “Tercüman” gazetesi şöyle devam ediyor: “Öncelikle kadınların başı çektiği bu akımın tahmin edilenden çok daha fazla benimsendiği görülüyor. Bu kampanyanın getirdiği sigara içme yasağı yüzünden insanlar ister istemez eğlence yerlerinde, lokantalarda, sinemalarda ve büyük binalarda keyifli keyifli sigara tüttüremiyorlar. Üstelik sigaraların keyfine varamadan söndürmek zorunda kalıyorlar. Bu kurallara şimdi herkesin isteye isteye uyması ve uymayanları da zorlaması, hayret ve mutluluk verici”dir. Gazete sonra ümidini şu sözlerle dile getirdi: “Ne dersiniz Amerika’dan yola çıkan bu akım belki bizim ülkemizi de ziyaret eder . . . . O zaman da izmaritçilere gün doğdu demektir.” Evet, sigaranın zararları hakkında bilgi sahibi olan daha fazla insanın bu alışkanlıktan vazgeçtiği görülüyor.

● YENİ BİR GEZEGEN SİSTEMİ Mİ?

Başka bir gezegen sisteminin varlığını imleyen ilk direkt deliller Infrared Artronomy Satellite (Kızılötesi Astronomi Uydusu) tarafından keşfedilmiştir. Britanya, Hollanda ve Amerika Birleşik Devletlerinin ortaklaşa bir yörüngeye oturttukları bu gözlemevi, Vega yıldızı etrafında dönen bazı katı nesnelerin varlığını saptadı. Büyüklükleri bir çakıl taşı ile bir gezegen arasında değişebilen bu cisimler, Vega’yı saran bir bulut veya kabuğun içindedirler. Bu bulut veya kabuğun alanı, güneş sistemindeki gezegenlerin kapsadıkları alandan daha geniştir. Kalifornia Teknoloji Enstitüsünün Jet Propulesion Laboratuvarı’nın görevlileri, bu yeni buluşu, “yıldız parçalarından oluşan eski bir güneş sistemi olabilen bu şeyi incelemek üzere ilk bilimsel fırsat” olarak nitelediler. Vega yıldızı yeryüzünden 250 trilyon kilometre uzaktadır ve güneşin büyüklüğünün iki katıdır.

● KENANLILARA AİT BİR KALE BULUNDU

Los Angeles Times gazetesinde çıkan bir habere göre, israilli arkeologlar, “Kenanlıların zamanında, Kral Davud Yeruşalim’i [Kudüs’ü] henüz fethetmeden önce, o şehrin en önemli binası olarak halka hizmet eden taştan yapılmış muazzam bir kalenin temeli”ni bulduklarına inandılar. Kudüs’te yapılan kazılara nezaret eden İbrani Üniversitesinin arkeologu Yigal Şiloh, 210 metre kare bir alana sahip olduğunu söylediği Kenanlılara ait kalenin temeli üzerinde Kral Davud’un kendi hisarını inşa ettiğini ileri sürdü. Bu haberler “şimdi Davud Şehri olarak bilinen” yerde, yani Süleyman’ın mabedi inşa ettiği yerin tam güneyinde ve Osmanlı Türklerinin inşa ettikleri şimdiki Eski Şehir surunun dışında bulunuyor.

● KİLİSENİN MÜLKÜ İSTİMLAK EDİLDİ

Malta’nın Meclisi, Roma Katolik Kilisesinin o ülkedeki mülkünün resmi olmayan tahminlerine göre yüzde 75’inden fazlasını istimlak etmek üzere harekete geçti. Malta’da kilise en büyük mülk sahibidir ve Maltalı çocukların yüzde 20-25’i kilise okullarına gider. Başbakan Dom Mintoff ile piskoposluk arasındaki ilişkiler gergindir; New York Times gazetesine göre, Vatikan, yapılması tasarlanan hareketi protesto edip resmen mahkûm etti. Gazetede değinildiği gibi Vatikan, “olağanüstü ağır bir dille hükümetin, Roma Katollik Kilisesinin ülkedeki mülklerinin çoğunu istimlak etmesinin Malta’daki dinsel barışı etkileyeceği”ne dair bir uyarı yaptı.

● HİÇ UNUTULMAYAN DEPREM

Yaklaşık 16 milyon kişi Japonya’da 1 Eylül 1983’te depremle ilgili bir tatbikata katıldı. Tokyo’da ve etrafındaki dokuz bölgede yapılan bu uygulama, trafiğin durdurulmasını, okul çocuklarının korunması için yazı masalarının altına saklanıp sonra da oyun sahasına çıkartılmasını kapsadı. Acaba neden bu kadar kapsamlı bir uygulama yapıldı? 1 Eylül 1923’teki Büyük Kanto Depreminin 60. yıl dönümünü anmak için. Tokyo’da ve etrafındaki bölgelerde meydana gelen bu deprem, o tarihte 142.800 kişiyi öldürmüştü; ayrıca şehirde büyük çapta yaygın yangınlara da neden olmuştu. Sismoloji uzmanları “yine büyük bir deprem olacağı tehlikesinin ciddi varlığına” değiniyorlar.

● UYGUN BİR GİYSİ ONUR KAZANDIRIR

Brezilya’nın Millet Meclisinde gereken onur ve şeref havasının korunması için bir milletvekili olan Ricardo Izar, geçenlerde tüm erkek üyelerin ceket giymesini ve kravat takmasını gerektiren bir karar tasarısını Meclise sundu. Böyle giyinmeyenlerin, Mecliste kalmalarına izin verilmeyecekti. Acaba neden? Izar şöyle dedi: “Millet Meclisi üyelerinin umumi görünüşleri, özsaygıları olduğunu gösteren ağırbaşlılık ve edep kurallarına uygun olmalıdır.” Şunu da ekledi: “Meclis faaliyetleri, bir milletvekiline Meclis’in vakarına uygun elbiseler giyinme yükümlülügünü verir.” Bay Izar meslektaşlarından bazılarının işçi gibi görünmeye çalışarak meclis oturumlarına blue jeans veya T-şörtle geldiklerini, oysa eskiden işçi üyelerin bile şık giyindiklerini hatırlattı. Gazetelerin başyazarları, devlet adamlarının edep kurallarına uymalarının takdire layık bir hareket olduğuna, fakat ahlak standartlarına uymalarının daha da büyük takdir toplayacağına hemen işaret ettiler.

● EMNİYET KEMERLERİ YARARLIDIR

Emniyet kemerlerinin geçekten hayatları kurtardığı, bu yılın başında onların kullanılmasının kanunen mecburi olduğu İngiltere’de kanıtlanmıştır. Görevliler ve doktorlar şubat ayının başında kanun yürürlüğe girdikten bu yana, araba kazalarında yaralanan yolcularının sayısında önemli bir düşüş olduğunu haber veriyor. Başlarını otomobilin ön camına vurdukları zaman yolcularda meydana gelen yüz, göz ve baş yaralanmalarında özellikle bir düşüş kaydedildi

● GÜLÜMSEMENİN DEĞERİ

Bilimsel araştırmalar, Mukaddes Kitabın şu meselini doğruluyor: “Sevinçli yürek yüzü iyileştirir.” (Süleymanın Meselleri 15:13) The New York Times gazetesinde çıkan bir raporda şöyle deniliyor: “Araştırmacıların bulduklarına göre, sırf yüz kaslarının kasılmasıyla sevincin veya başka duyguların karakteristik ifadelerini izhar etmek, sinir sistemi üzerine, bu duygulara normal olarak eşlik eden etkileri meydana getirebilir.” Araştırmacıların başlıcası olan Dr. Ekman, bu bulguların oldukça şaşırtıcı olduğunu söylüyor. Kendisi, yüz kaslarının hareketinin kalbin vuruşunu, soluk alışı ve hayat için gerekli diğer doğal faaliyetleri kontrol eden sinir sistemine bağlı olduğuna inanıyor. Makale, aktörlerin “rolde talep edilen bir duyguyu göstermenin gerçekten fiziksel sonuçlar meydana getirebileceğini” bildiklerini açıklıyor.

● TÜRKİYE’DE YILDA 50 TON DETERJAN YUTULUYOR

25 Ekim 1983 tarihli “Güneş” gazetesinde çıkan bir habere göre, “deterjanla yıkanan ve gerekli durulama yapılmadığı için arınmayan kaplarda yenen yemeklerle birlikte yılda 50 ton deterjan” yutuluyor. Antalya’da düzenlenen ve çok sayıda bilim adamı ve uzmanın katıldığı “Batı Akdeniz Bölgesi Kıyılarını Koruma” sempozyumunda “deterjan ile yıkanan kaplarda, durulama ile giderilemeyen kalıntılardan yılda kişi başına bir gram deterjan yutulduğu belirtildi. İçme suyunda bulunmasına izin verilebilecek miktarın kişi başına 0.5 miligram/litre olduğunu” kaydeden uzmanlar, “ülke nüfusu gözönüne alındığında yılda 50 ton deterjan yutulduğuna dikkati çekerek, bunun müsamaha gösterilemeyecek ve ihmal edilemeyecek bir oranda olduğunu belirttiler. Yer altına sızan artık suların içindeki deterjanlar bakteriler tarafından parçalanamadığı için, yeraltındaki kaynaklara karışarak içme sularının kokusunu ve tadını da değiştirdiğine değinen uzmanlar, deterjanların kirlettikleri ortamı temizlemek için yeni yöntemler denenmesinin gerektiğini savundular.”

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş